Saygı Öztürk

 

Gazeteci Yazar
SAYGI ÖZTÜRK


Saygı Öztürk > Kimin çocukları kaçırılıyor?
27/5/2014

Kimin çocukları kaçırılıyor?

Güneydoğu’da etkili iki örgüt var. Biri PKK, diğeri ise Hizbullah… İkisinin de bağlantılı olduğu bilinen siyasi partisi var. PKK’nın partisi BDP, Hizbullah’ın partisi ise HÜDA Partisi. Geçmişte PKK-Hizbullah arasında yaşanan kanlı çatışmalar, son dönemlerde dağa kaçırılanların bazıları da Hizbullah yanlılarının çocukları olması nedeniyle yeniden alevlenecek gibi gözüküyor.



PKK, devletle anlaşmanın rahatlığıyla köylere baskın yapıyor, çocukları kaçırıyor. Karayollarında gündüz kimlik kontrolü yapıyor. Şantiyeleri basıyor, araçları yakıyor, çalışanları kaçırıyor, haraç alıyor. Devlet, karakol yapmak için neredeyse PKK’dan izin almak zorunda… “Kurtarılmış bölge” oluşturduğu izlenimi yaratıyor.

Aileler yalnız değil
Çocuklarının PKK tarafından zorla kaçırıldığını öne süren 9 aile Diyarbakır Belediyesi önünde eylem yapıyor, onların serbest bırakılmasını istiyor. Mehmet Sinan Böçüm’ün ailesinden sonra Hizan’da bir çocuğun ailesi daha kaymakamlık önünde oturma eylemi başlattı. Birkaç gündür Diyarbakır’da Büyükşehir Belediyesi önünde Ali Karaşin, Halime Gündüz, Fırat Aydın Eren ve Hatip Temel’in ailelerinin oturma eylemi başlamış durumda… Bu eyleme yörede destek verenlerin sesi cılız çıksa da, ailelere yalnız olmadıkları mesajı veriliyor.

Terör örgütü, bırakın silahsızlanmayı, silahlı kanadını güçlendirmek için her yola başvuruyor. Bugün silahlı güçlerinin sayısını, iki katına çıkardı. PKK’nın dağa götürdüğü ya da kaçırdığı çocukların sorunu yeni bir durum değil. Eskiden beri başvurduğu bir yöntemdi. O dönem örgütün kaçırdıklarına karşı pek tepki olmuyordu. İlk kez, Mehmet Sinan Böçüm’ün ailesinin çocuklarının getirilmesi için oturma eylemi başlatması ve bundan sonuç alması çocukları kaçırılan aileleri yüreklendirdi.

Sorumlusu hükümettir
Bu eyleme yasadışı örgütlerden, onların uzantısı olan partiden, ilişkisi olan sivil toplum kuruluşlarından da destek geliyor. Onlar, yaşananları şöyle aktarıyor:

“Çoğu 15 yaş sınırının altındaki çocuklar HDP yetkililerinin söylediği gibi kendi iradeleriyle dağa gitmediler. Tehdit, baskı sonucu kaçırıldılar. Ayrıca çocukların yaşları yasal olarak göz önüne alınırsa, onların iradesinin geçerli olması da söz konusu değil. Bu annelerin eylemi, oldukça medeni, hukuki, sivil, demokrat bir eylemdir. Bu eylem aynı zamanda sivil itaatsiz bir eylemdir. Sürekli sivil itaatsizlikten bahsedenler için de bir derstir. Haklıdırlar. Kürtlerin, hem devlete ve hem de PKK’nın diktatörlüğüne karşı demokratik kültür ve davranış biçimi içinde muhalefet etme hakları vardır.”

Bölgede, çocuklarının dağa çıkarılmasından birinci derecede iktidar sorumludur. PKK’nın başı Abdullah Öcalan, çocukların Kandil’de eğitime alınacağını söylememiş miydi? Kürt kökenli aydınların dediği gibi “Otoriter, totaliter, teokratik, oligarşik devletler, yönetimler, rejimler ve örgütler için insanların değeri yoktur. Bütün insanlar, uluslar, asker kabul edilir. Bu nedenle, herkesi, her yaşta insanı askere almak ve asker yapmak onlar için doğaldır. PKK da bu örgütlerden biridir. PKK, kendi diktatörlüğü, egemenliği, otoriter yapısı için bütün Kürtleri askeri kabul ediyor. Bu nedenle, sınır ve hukuk tanımazlıkla çocukları dağa çıkarıyor.”

Kızını dağa gönder
Kardeşi kaçırılan Sevim Uçakay, BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a “Kendi çocuğun nerede? Dizinin dibinde. Sizin çocuklarınız Amerika’da eğitimde. Benim kız kardeşim ise dağ başında. Gelip derdime derman olsunlar. ‘Kızım ne derdin var’ diye sorsunlar. Kız kardeşimi bana getirsinler” diye sesleniyor.

Çocukların dağa götürülmesinden alabildiğine memnun olanlar da var. HDP’li bir kadın milletvekilinin çocukları kaçırılan ailelere “Gurur duyun çocuklarınız dağa çıkıyor” dediği konuşuluyor. Ama o milletvekili gerçekten çocukların dağa götürülmesinden gurur duyuyorsa, kızını dağa göndermeli. Annelerin gözyaşını, feryatlarını henüz BDP ve HDP yetkilileri anlamış değil.

PKK’nın bölgedeki aleni baskıcı eylemleri ve totaliter bir tutum sergiler olması karşısında PKK dışındaki Kürt örgütleri bile seslerini çıkarırken, özellikle iktidarın, siyasi partilerin, insan hakları örgütlerinin, kadın örgütlerinin derin sessizliği ise hayli dikkat çekici…

Çözüm süreci bu olmalı
Hükümet yetkilileri zaman zaman “çözüm süreci”nden söz ediyor. İnanın, bu çözümün ne olduğunu kendileri de bilmiyor. Terör örgütü PKK, bu süreçten alabildiğine yararlanıyor. Bölge tamamen terör örgütüne terk edilmiş gibi bir hava var.

Batı illerimizde bir çocuk kaybolduğunda haklı olarak ortalık ayağa kalkıyor. Güneydoğu’da çocukların kaçırılması sıradan bir olaymış gibi kimsenin aldırdığı yok. Hükümet, olup bitenlere “çözüm süreci” deyip seyirci kalıyor. Eğer “çözüm süreci” diyorsanız bir an önce o çocukların serbest bırakılıp ailelerine ve okullarına dönmeleri sağlanmalı…
-------

Facebook'ta paylaş    Twitter'da paylaş



Saygı Öztürk > Kimin çocukları kaçırılıyor?

Diğer Yazıları:
  4/10/2017 Bunun kaybedeni Türkiye olur…
  3/10/2017 13 yılın en ağır kaybı
  1/10/2017 Danıştay’ın bu kararı yargılatmayanlara ders olsun
29/9/2017 Onlar parsel parsel kazanırken…
27/9/2017 Bu bayramı siz yine mi unuttunuz?
26/9/2017 HSK Başkanvekili, davaları SÖZCܒye anlattı
24/9/2017 Milletvekili rantına CHP’den veto
22/9/2017 Gerilim artıyor; Kerkük korkutuyor
20/9/2017 Barzani’nin mektubu… Nereden nereye?
19/9/2017 Barzani, baba vasiyetini unuttu mu?
17/9/2017 Hakkını yemeyelim bunlar hep AKP’nin eseri
15/9/2017 Bunlar, tehlikeli tırmanışlar
13/9/2017 İHA’nın ve SİHA’nın gördükleri
12/9/2017 Özel Kuvvetler Komutanlığı davasında ilginç sorular
10/9/2017 Çağlayan: Ben hesabını verdim
  8/9/2017 Yaklaşan tehlike, Cumhurbaşkanı’na 2.5 ay önce söylenmiş
  6/9/2017 Evet, gerçekten herkese lazım…
  5/9/2017 Öldürmeyin, yaşama döndürün
  3/9/2017 Gençlik bunlara mı emanet?
  1/9/2017 Bu nasıl sığınmacılık?
30/8/2017 Biri ‘Yeşil’ biri ‘Öksüz’
29/8/2017 İddianamenin “siyasi baskı” bölümü niçin kısaltıldı?
27/8/2017 Öksüz skandalında yeni perde
25/8/2017 Zekai Paşa SÖZCܒye konuştu
23/8/2017 Komutanların istifasının nedeni ByLock mu?


 


..:: KİTAPLARI ::..

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010


Kod Adı Mürted Tanıklar ve belgeler ışığında 15 temmuz
Kod Adı Mürted
Tanıklar ve Belgeler Işığında 15 Temmuz
2016

Balyoz'da Kumpas

Balyoz'da Kumpas
Belgeleriyle Balyoz Davası ve Sonrası
2014

Örgüt Pazarı

Örgüt Pazarı
Sağ-Sol Örgütler, Kürtçülük ve Tarikatlar
2013

Belgelerle 28 Şubat

Belgelerle 28 Şubat
Dünü ve bugünü ile 28 Şubat
2013

Son Babalar
Son Babalar
Türkiye'deki yeraltı örgütlenmesinin değişen yüzü, değişen kimlikleri...
2011

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010

MGK
MGK
28 Şubat'ta kapalı kapılar ardında neler yaşandı. Belgeleriyle bu kitapta..
2011

Taşeron Mesih
Taşeron Mesih
Mehmet Ali Ağca’yı belge ve bilgilerin ışığında daha yakından tanıyacaksınız
2010

Ölüm Kuyuları
Ölüm Kuyuları
İddiadan gerçeğe Şemdinli olayları
2009

Belgelerle Ergenekon
Belgelerle Ergenekon
Herşey Ümraniye'de bulunan bombalarla başladı..
2008

5-6-2 Tamam Reis
5-6-2 Tamam Reis
Kırcı, Ağca ve bir dönemin cinayetleri
2008

Apo Olayının Perde Arkası
Apo Olayının Perde Arkası
Abdullah Öcalan'ın yakalanışının ve sonrasının belgeler ile anlatımı
2009

33 Kurşun
33 Kurşun
33 erimizin şehit edildiği katliamın tanıkları anlatıyor
2008

İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşanın gizli raporu 75 yıl sonra ortaya çıktı
2007

Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
1. Kuzey Irak Harekatı'nn Öyküsü
2007

Devletin Derinliklerinde
Devletin Derinliklerinde
Belgelerle Sususrluk'un perde arkası
2002

Madalyalı Mahkum
Madalyalı Mahkum
Korkut Eken Olayı
2007


twitter.com/saygi_ozturk
tr.linkedin.com/in/saygiozturk
facebook.com/saygiozturk

Saygı Öztürk Kimdir

webmaster Site Haritası

© 2018  www.saygiozturk.com I www.saygiozturk.net Saygı Öztürk kitapları ve yazıları