Saygı Öztürk

 

Gazeteci Yazar
SAYGI ÖZTÜRK


Saygı Öztürk > Eski MİT’çi anlattı: Böyle şeyler hiç olmazdı
23/1/2014

Eski MİT’çi anlattı: Böyle şeyler hiç olmazdı

Türkiye’den Suriye’ye TIR’lar dolusu silah ve mühimmat gönderildiği iddiası gündemde… MİT’te üst düzey görevlerde bulunmuş, emekli bir MİT mensubuna, “MİT’in organizasyonuyla geçmişte de benzer çalışmalar mutlaka yapılmıştır. O zaman niçin böyle yakalanmalar, aramalar olmuyordu?” diye sordum. Cevabı kısa oldu: Çünkü, devlet içinde bir koordinasyon vardı. Bugün yaşanan olayların hiçbiri yaşanmadı.



Dünyanın en demokratik ülkelerinde de, istihbarat teşkilatları devletin yasal olmayan perde arkası görevlerini yapar. Bunlar ülkenin çıkarlarıyla örtüşür. Ancak yapılan çalışmanın MİT’in de yasal yetkileri içinde olması gerekir. Eğer, yaptıkları yasadışı faaliyet açığa çıkarsa, buna “yasal görev” demek olmaz. Yani istihbarat kuruluşunun yaptığı her faaliyeti “yasal çerçeve” içine koyamazsınız. Bu durum, demokratik ülkelerde de böyledir.

Açıkları arayan koalisyon
Suriye’deki gelişmelerden Türkiye hayli etkileniyor. Ülkemizin çıkarlarını korumak için oradaki bazı gruplarla ilişkiler kurulur. Onlara silah desteği yapılma ihtiyacı da doğabilir. Nitekim, İran’ın Suriye’ye gerekli desteği verdiği biliniyor.

MİT, üretilen devlet politikasına paralel olarak çalışma yapar. Bu politikanın da doğru ve barışçıl olması gerekir. O politika içinde komşu ülkeye silah, mühimmat desteği de var mı? Bunu en iyi yetkililer biliyor. Çünkü, bugüne kadar Suriye’de Esad’a karşı mücadele edenleri Türkiye’nin desteklediği biliniyor. Dış basında yaygın olarak yer almasına, ülkemizde yakalamalar olmasına rağmen yetkililer silah-mühimmat gönderildiğini hiç kabul etmedi. Açıkçası Türk istihbarat kuruluşunun durumu tam anlamıyla açmazda.

“Kovuşturma için izin alınır”
Konuştuğum eski MİT mensubu, şu günlerde yaşanan “TIR krizleri”yle ilgili durumu şöyle yorumluyor:

“Son dönemlerde, silah ve mühimmat yüklü olduğu belirtilen TIR’larla ilgili olarak MİT ön plana çıkıyor. Ama ön plana çıkması gereken devletin politikası olmalı. MİT’e verilen görevin hukuka, ülke çıkarlarına uygun, MİT’in yasal yetkilileri çerçevesinde olması gerekir. Şimdiki durum çok ayrı bir şey. Hukuk, demokrasi krizi var. İktidarla, bağlantılı güçler arasında savaş var. Bunun arasına da MİT sıkışmış durumda… Bunun izahı da, analizi de zor. Açıkçası en zor durumda olan MİT mensuplarıdır.”

MİT mensuplarının görevleriyle ilgili suçlar sebebiyle Başbakan’ın onayı olmadan soruşturma, kovuşturma açılamayacağı belirtiliyor. Ancak hukukçular, Başbakan’ın dediği gibi söylemiyor. MİT mensupları hakkında Başbakan’ın onayı olmadan kovuşturma yapılamaz ama suçüstü durumunda ne olacak?

Bu durumu emekli Cumhuriyet Savcısı Fahri Artunç şöyle açıklıyor:

“C. savcısının, MİT mensupları hakkında soruşturma yapmak için Başbakan’dan, MİT’ten izin alması söz konusu olamaz. Bu tür olaylar soruşturulurken bakanlığa da bilgi verilir. Bilgi verilmesi demek, soruşturma için izin alınması anlamına gelmez. Aksi halde bağımsız yargıdan söz edilemez. TIR’larla ilgili konuda da cumhuriyet savcısı soruşturmasını yapar, sonuçlandırır, ilgili MİT görevlileri hakkında dava açma noktasına gelinirse, MİT Kanunu gereği Başbakan’dan izin istenir. Ayrıca, cumhuriyet savcısı kamyonda, TIR’da arama yapabilmek için de Başbakan’dan, başsavcıdan, validen izin almaz. Ancak olay sanki cumhuriyet savcısı bu izinleri almadan arama yapamaz, soruşturma yürütemez gibi kamuoyuna yansıtılıyor.”

Emri uygulamakla yükümlüler
Bu ülkenin istihbarat teşkilatı bu yapılanları herhalde ilk kez yapmıyor. Nitekim, konuştuğum bazı gümrük görevlileri, MİT’in çalışmalarına kendileri gibi devletin diğer birimlerinin de geçmişte yardımcı olduklarını, sınır kapılarından giriş-çıkışlarında bir sorunla karşılaşmadıklarını belirttiler. Aynı soruyu MİT’in üst düzey görevlerinde bulunmuş görevliye de sordum. Şunları anlattı:

“Devlet kuruluşları, MİT’e destek olmak zorundadır. MİT’in kontrolünde giden bir araç varsa, MİT bunun kendi görevleriyle ilgili olduğunu belirtiyorsa, işin mahiyeti gereği aranmaması gerekiyor. Bugün yaşanan durum, kurumlararası işbirliğinin olmamasından kaynaklanıyor. Eskiden sınır ötesinde yapılan bu tür faaliyetleri duyulmaz ve bu tür sorunlar da asla yaşanmazdı. Yaşananlar, hukuk devletinin, demokratik sistemin sorunlu olduğunu gösteriyor. Bugün olanlar, akıl alır gibi değil.”

Başbakan gibi AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik de, arama yapmak isteyen cumhuriyet savcısını, polis ya da jandarmayı eleştiriyor. Savcılık talimatı verince, emrindeki adli kolluk görevlileri, verilen talimatı yerine getirmek zorunda… O yüzden, Çelik’in polisi, jandarmayı hedef alması son derece yersiz… Herkes işini doğru yaparsa, kurumlar arasında eşgüdüm sağlanırsa bunlar da yaşanmazdı.

Şimdi, Türkiye’yi uluslararası alanda zor günler bekliyor.
----

Facebook'ta paylaş    Twitter'da paylaş



Saygı Öztürk > Eski MİT’çi anlattı: Böyle şeyler hiç olmazdı

Diğer Yazıları:
31/12/2019 “Vatan toprağı işgal altındayken”
29/12/2019 Ankara’da coşku, bizde hüzün vardı
27/12/2019 İslami bankada olmayanlar bizde başladı
25/12/2019 Kulelerde, FETÖ araştırmasını MHP istemiş
24/12/2019 Her olayın altından aynı kadın çıkıyor!
22/12/2019 Kanal İstanbul gerçekleri
20/12/2019 Özkök: FET֒ye hep dikkat çektim
18/12/2019 17 yıldır ödenmeyen namus borcu
17/12/2019 Eski vekiller de “çakarlı” olacak
15/12/2019 Skandal ihaleye, suç duyurusu
13/12/2019 İşte, Gökçek’in mal varlığı
11/12/2019 Vetonun ardından geleceklere bakalım
10/12/2019 Bunlar yapılmadan mücadele olmaz
  8/12/2019 İhalede 88 milyon lira farkın bir anlamı yok…
  6/12/2019 O veto edildi, ya diğer yasa?
  4/12/2019 Onca konutun parası kimin cebinde?
  3/12/2019 Bakan, Öksüz için ne söylemek istedi?
27/11/2019 O sanık, son güne kadar müdürdü
26/11/2019 Kadın öğretmenlere mezarlık görevi!
24/11/2019 Yavaş ne yapsın! 100 bin iş başvurusu 12 bin görüşme talebi
22/11/2019 Karar: Gökçek’in mal varlığı araştırılacak
20/11/2019 HDP, önemli bir karar aşamasında
19/11/2019 Hukukçuların sınavına besmeleli hazırlık kitabı
17/11/2019 Acı tablonun sorumlusu…
15/11/2019 Pes doğrusu! Bakanlık, öğretmenleri icralık etti


 


..:: KİTAPLARI ::..

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010


Kod Adı Mürted Tanıklar ve belgeler ışığında 15 temmuz
Kod Adı Mürted
Tanıklar ve Belgeler Işığında 15 Temmuz
2016

Balyoz'da Kumpas

Balyoz'da Kumpas
Belgeleriyle Balyoz Davası ve Sonrası
2014

Örgüt Pazarı

Örgüt Pazarı
Sağ-Sol Örgütler, Kürtçülük ve Tarikatlar
2013

Belgelerle 28 Şubat

Belgelerle 28 Şubat
Dünü ve bugünü ile 28 Şubat
2013

Son Babalar
Son Babalar
Türkiye'deki yeraltı örgütlenmesinin değişen yüzü, değişen kimlikleri...
2011

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010

MGK
MGK
28 Şubat'ta kapalı kapılar ardında neler yaşandı. Belgeleriyle bu kitapta..
2011

Taşeron Mesih
Taşeron Mesih
Mehmet Ali Ağca’yı belge ve bilgilerin ışığında daha yakından tanıyacaksınız
2010

Ölüm Kuyuları
Ölüm Kuyuları
İddiadan gerçeğe Şemdinli olayları
2009

Belgelerle Ergenekon
Belgelerle Ergenekon
Herşey Ümraniye'de bulunan bombalarla başladı..
2008

5-6-2 Tamam Reis
5-6-2 Tamam Reis
Kırcı, Ağca ve bir dönemin cinayetleri
2008

Apo Olayının Perde Arkası
Apo Olayının Perde Arkası
Abdullah Öcalan'ın yakalanışının ve sonrasının belgeler ile anlatımı
2009

33 Kurşun
33 Kurşun
33 erimizin şehit edildiği katliamın tanıkları anlatıyor
2008

İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşanın gizli raporu 75 yıl sonra ortaya çıktı
2007

Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
1. Kuzey Irak Harekatı'nn Öyküsü
2007

Devletin Derinliklerinde
Devletin Derinliklerinde
Belgelerle Sususrluk'un perde arkası
2002

Madalyalı Mahkum
Madalyalı Mahkum
Korkut Eken Olayı
2007


twitter.com/saygi_ozturk
tr.linkedin.com/in/saygiozturk
facebook.com/saygiozturk

Saygı Öztürk Kimdir

webmaster Site Haritası

© 2018  www.saygiozturk.com I www.saygiozturk.net Saygı Öztürk kitapları ve yazıları