Saygı Öztürk

 

Gazeteci Yazar
SAYGI ÖZTÜRK


Saygı Öztürk > O Cumhuriyet Savcıları kimler?
23/9/2011

O Cumhuriyet Savcıları kimler?

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın görevlerinden birisi de siyasi partilerin kuruluşunu, organlarını, Anayasaya uygun hareket edip etmediklerini incelemek, parti teşkilatlarının sicillerini tutmaktır.


İstanbul’da devam eden bir davada, AKP’nin kapatılması için Anayasa Mahkemesi’ne gönderilen çalışmalarda Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından kimlerin görev aldığı soruldu. Böyle bir sorunun yöneltilmesi belki de ilk kez yaşanıyordu.

Önce, Siyasi Partiler Kanunu’nun 106. maddesini okursanız, siyasi partilerle ilgili olarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarına, her savcının, her idari merciinin, valiliğin, kaymakamlığın elindeki bilgileri aktarması gerekiyor. Yasanın o maddesini okuyalım:

“Bu kanunun 101,103 ve 104 maddelerinde belirtilen fiil ve haller hakkında bilgi edinen idari merciiler, bu bilgileri mahalli Cumhuriyet savcılığına derhal ve yazılı olarak intikal ettirirler. Mahkemelerde bu gibi fiil ve halleri öğrendikleri zaman durumu derhal mahalli Cumhuriyet savcılığına yazı ile duyururlar. C. Başsavcılıkları bu bilgileri hemen Adalet bakanlığı’na ve belgeleriyle birlikte Başsavcılığa gönderirler.”

“Savcılar üzerinde baskı yaratılır”
Bu durumu, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Üyesi Ali Suat Ertosun’a sordum. Şunları söyledi:

“Tabii ki mahkemelerin takdir hakkına karışılmaz. Ancak, yasal görevi olan kuruluşlara, şu siyasi parti hakkında niçin araştırma yaptığının sorulması uygulamasını ben daha önce hiç duymadım. Üstelik, araştırılan belgeler de, savcılıkların Adalet Bakanlığı aracılığıyla gönderdiği belgelerdir. Bu belgeleri yalnız Savcılar değil, herhangi bir idari birim de gönderebilir. Gelen belgeyi araştırmak da C.Savcısının görevidir.”

Bana göre, böyle bir sorunun sorulmasıyla, savcılar üzerinde baskı yaratılır. Bu tür belgeler gönderecek olan idari merciiler, ‘acaba ilerde ne olur?’ düşüncesiyle görev yapamaz. Her siyasi partiyle ilgili bilgi toplanması Yargıtay C.Başsavcılığı’nın görevidir. Toplanan bilgiler değerlendirilir. Eğer, gelen yazılarda imzası bululanlara ‘bunu niçin gönderdiniz, bunu niçin böyle yazdınız?” derseniz, savcılar bir belge göndermeye, yazı yazmaya çekinir hale gelir. İdari makamlar yazılar konusunda daha gazla düşünür ve belki de bunların ilerde başına sıkıntı açabileceğini düşünüp göndermezler. Polis, araştırma sırasında elde ettiği bilgileri aktarmaz.”
Ertosun, yasa maddelerini sayıyor, örnekler veriyor ve son olarak şunları söylüyordu:

“Yasaları uygulayanlar kendilerini baskı altında görmemeli. Eğer, yasal görevini yaptığı için Savcılar, idari makamlar bu yüzden sorgulanacaksa çok vahim bir durumdur. C.savcıları görevini yapamaz hale getirilmemelidir.”

Sabih Kanadoğlu ne diyor?
Sabih Kanadoğlu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı görevlerinde bulundu. Bazı siyasi partilerin kapatılması için dava açtı. Mahkemenin, AKP’nin kapatılmasıyla ilgili çalışma yapan Yargıtay C.Savcıları hakkında bilgi istemesini hayli yadırgamış. Kanadoğlu, sohbetimizde şunları söyledi:

“Mahkemenin takdir hakkıdır ama görev yapan savcıların isimlerinin istenmesi diye bir şey olamaz, bana göre böyle bir şey düşünülemez. Eğer, mahkeme, ‘o çalışmayı hangi C.Savcıları yaptı?’ diye soruyorsa, bu yargı bağımsızlığına yapılan bir darbedir. Türkiye’nin hangi noktaya geldiğinin çarpıcı bir örneğidir.
Başsavcı istediği kişiye istediği görevi verir. Partiler bürosunda kimlerin çalıştığı soruluyorsa, bunun sebebinin de açıklanması zorunludur. Yarın, birileri de çıkan Anayasa Mahkemesi’nde ‘eylemlerin odağı” için kimlerin oy verdiği, hatta Anayasa’ya bu maddeyi kimin koyduğunun da isimleri araştırılır. Bunlar, savcıların bazı olayların üzerine gitmesi için engel oluşturur.”

“Bu, hukukla açıklanamaz”
AKP’nin kapatılmasına ilişkin çalışmaları yapanlardan birisi de Yargıtay C.Savcılığı görevinden alınan ve hakimliğe atanan Ömer Faruk Eminağaoğlu’na, mahkemenin gönderdiği yazıyı soruyorum. Eminağaoğlu da şunları söylüyor:
“ Anayasa ve Siyasi Partiler Kanuna göre verilmiş görevler yerine getirilmiştir. Anayasa Mahkemesi tüm yargı organlarını bağlarken, Başsavcılığın Anayasa ve yasalar içinde yaptığı görevi sorgularcasına talepte bulunması hukukla açıklanamaz. Bu, özel görevli mahkemelerin varlığının tartışmasını ortaya koyan son bir örnektir. Kaldı ki böyle bir yazı Başsavcılık tarafından da yanıtlanmaması gerekir. Yanıtlanırsa, bu da Yargıtay’daki değişimin sonuçlarını gösterir. İsimlerimizin gündeme getirilmesiyle de hedef oluyoruz.”

Yargıtay’da, siyasi partiler masasında çalışan C.savcılarının bundan sonra işleri hayli zor gözüküyor. Hangi siyasi partinin kapatılmasına ilişkin hangi C.savcısının işlem yaptığı sorulursa, C.savcıları kendilerini son derece güvensiz bir ortam içinde hissedebilirler…

Facebook'ta paylaş    Twitter'da paylaş



Saygı Öztürk > O Cumhuriyet Savcıları kimler?

Diğer Yazıları:
31/12/2019 “Vatan toprağı işgal altındayken”
29/12/2019 Ankara’da coşku, bizde hüzün vardı
27/12/2019 İslami bankada olmayanlar bizde başladı
25/12/2019 Kulelerde, FETÖ araştırmasını MHP istemiş
24/12/2019 Her olayın altından aynı kadın çıkıyor!
22/12/2019 Kanal İstanbul gerçekleri
20/12/2019 Özkök: FET֒ye hep dikkat çektim
18/12/2019 17 yıldır ödenmeyen namus borcu
17/12/2019 Eski vekiller de “çakarlı” olacak
15/12/2019 Skandal ihaleye, suç duyurusu
13/12/2019 İşte, Gökçek’in mal varlığı
11/12/2019 Vetonun ardından geleceklere bakalım
10/12/2019 Bunlar yapılmadan mücadele olmaz
  8/12/2019 İhalede 88 milyon lira farkın bir anlamı yok…
  6/12/2019 O veto edildi, ya diğer yasa?
  4/12/2019 Onca konutun parası kimin cebinde?
  3/12/2019 Bakan, Öksüz için ne söylemek istedi?
27/11/2019 O sanık, son güne kadar müdürdü
26/11/2019 Kadın öğretmenlere mezarlık görevi!
24/11/2019 Yavaş ne yapsın! 100 bin iş başvurusu 12 bin görüşme talebi
22/11/2019 Karar: Gökçek’in mal varlığı araştırılacak
20/11/2019 HDP, önemli bir karar aşamasında
19/11/2019 Hukukçuların sınavına besmeleli hazırlık kitabı
17/11/2019 Acı tablonun sorumlusu…
15/11/2019 Pes doğrusu! Bakanlık, öğretmenleri icralık etti


 


..:: KİTAPLARI ::..

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010


Kod Adı Mürted Tanıklar ve belgeler ışığında 15 temmuz
Kod Adı Mürted
Tanıklar ve Belgeler Işığında 15 Temmuz
2016

Balyoz'da Kumpas

Balyoz'da Kumpas
Belgeleriyle Balyoz Davası ve Sonrası
2014

Örgüt Pazarı

Örgüt Pazarı
Sağ-Sol Örgütler, Kürtçülük ve Tarikatlar
2013

Belgelerle 28 Şubat

Belgelerle 28 Şubat
Dünü ve bugünü ile 28 Şubat
2013

Son Babalar
Son Babalar
Türkiye'deki yeraltı örgütlenmesinin değişen yüzü, değişen kimlikleri...
2011

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010

MGK
MGK
28 Şubat'ta kapalı kapılar ardında neler yaşandı. Belgeleriyle bu kitapta..
2011

Taşeron Mesih
Taşeron Mesih
Mehmet Ali Ağca’yı belge ve bilgilerin ışığında daha yakından tanıyacaksınız
2010

Ölüm Kuyuları
Ölüm Kuyuları
İddiadan gerçeğe Şemdinli olayları
2009

Belgelerle Ergenekon
Belgelerle Ergenekon
Herşey Ümraniye'de bulunan bombalarla başladı..
2008

5-6-2 Tamam Reis
5-6-2 Tamam Reis
Kırcı, Ağca ve bir dönemin cinayetleri
2008

Apo Olayının Perde Arkası
Apo Olayının Perde Arkası
Abdullah Öcalan'ın yakalanışının ve sonrasının belgeler ile anlatımı
2009

33 Kurşun
33 Kurşun
33 erimizin şehit edildiği katliamın tanıkları anlatıyor
2008

İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşanın gizli raporu 75 yıl sonra ortaya çıktı
2007

Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
1. Kuzey Irak Harekatı'nn Öyküsü
2007

Devletin Derinliklerinde
Devletin Derinliklerinde
Belgelerle Sususrluk'un perde arkası
2002

Madalyalı Mahkum
Madalyalı Mahkum
Korkut Eken Olayı
2007


twitter.com/saygi_ozturk
tr.linkedin.com/in/saygiozturk
facebook.com/saygiozturk

Saygı Öztürk Kimdir

webmaster Site Haritası

© 2018  www.saygiozturk.com I www.saygiozturk.net Saygı Öztürk kitapları ve yazıları