Saygı Öztürk

 

Gazeteci Yazar
SAYGI ÖZTÜRK


Saygı Öztürk > Gizli tanık ifadeleriyle hayatlar karartılıyor
9/4/2013

Gizli tanık ifadeleriyle hayatlar karartılıyor

Emekli Tuğgeneral Levent Ersöz, “Balyoz”, “Ergenekon” davalarından sonra şimdi de 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın zehirlenerek öldürülmesinin tek sanığı. Kendisi 15 Ocak 2009’dan bu yana tutuklu ve ciddi sağlık sorunları yaşıyor. Bir gizli tanığın ifadesiyle, bir anda 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ı “zehirleten” kişi oldu. Yani, böyle büyük bir olayı Ersöz, üstelik Şırnak’ta binbaşı olarak görev yaptığı dönemde tek başına gerçekleştirmiş…



Geçen hafta “Balyoz” davası için mahkemenin “mutlaka getirin” kararı olmamasına rağmen Ersöz kanamalı olarak doktor ve hemşire eşliğinde mahkemeye götürüldü. Ersöz, mahkemedeki ifadesini de, mahkemeye gittiğini de hatırlamıyor.

“Ergenekon”, “Balyoz” bir yana, “Zirve Davası”nın sanığı olmaktan son anda kurtuldu. Zaman aşımına 12 gün kala Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ı zehirleme iddiası çıktı. Eşi aracılığıyla bize şunları söyledi:

“Turgut Özal, 17 Nisan 1993’te vefat etti. Ben ise 1991-1993 tarihlerinde Şırnak Tugayı’nda Kurmay Başkanı olarak görev yapıyordum. 1989-1991 tarihlerinde de İtalya’da ataşe olarak bulundum. 4 yıl Ankara’da yoktum. Nasıl zehirlerim? İddianamede Ergenekon örgütünün 1999’da kurulduğu belirtiliyor. Oysa, Turgut Özal 1993’te vefat etti. Yani olmayan örgüt Özal’ı nasıl öldürsün? Şaşkın vaziyetteyim.”

Ama işin içine gizli tanıklar girince, bilimsel raporlara göre “zehirlenme” olmasa bile “Cumhurbaşkanını karısına bile zehirletiriz” dediği iddia edilebilir. Orgeneral Hurşit Tolon’la aynı birimlerde hiç çalışmamış olsa bile onunla birlikte çalıştığı söylenir. Bunlar söylenince de kendinizi sanık sandalyesinde bulabilirsiniz. Bugün, “Ergenekon” olarak bilinen davanın içinden çıkılmaz boyutlara ulaşmasının ve yargıya olan güven bunalımının da en büyük nedeni “gizli tanık”, “PKK itirafçıları” değil mi?

Semra Hanım’a mektup

Muzaffer Hanım ve Levent Paşa aynı zamanda kardeş çocukları. Muzaffer Hanım da son yıllarda yaşadıklarıyla adeta “acıların kadını” oldu. Gizli tanıkların yalanlarına alışmışlardı ama şimdi de 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ı eşinin zehirlediği iddiası şaşkınlıklarını daha da artırdı. Askerlerin, gizli tanıklar, PKK itirafçılarıyla bu kadar itibarsızlaştırılmasına rağmen, Genelkurmay bu konuda sessizliğini koruyor. Peki, bu insanların hakkını, hukukunu kim koruyacak?

Muzaffer Ersöz, rahmetli Turgut Özal’ın eşi Semra Özal’a bir mektup gönderdi. Mektubuna “Yıl 1983, Burdur 1. Topçu Tugayı” diye başlıyor. O birlikte Ahmet Özal’ın askerlik yaptığını kaydediyor. Kendisinin de, Semra Hanım’ın ‘manevi kardeşim’ dediği Arif Ersöz’ün kızı olduğunu hatırlatıyor ve mektubunu şöyle sürdürüyor:

“Merhum cumhurbaşkanımızın ölümü konusunda bilimsel raporlara rağmen, iki yalancı gizli tanığın sözleriyle, çirkin oyunun içerisine eşim emekli Tuğgeneral Levent Ersöz’ü de sokmaya çalışmaktadırlar. Bunu, gerçek dışı beyanlar ve Sayın Özal’ın rahatsızlandığı gün, bizlerle hiç ilgisi olmayan gerek köşkte, gerekse hastanede yapılan işlemlerdeki aksaklıklar ile otopsi yapılamamasından tutun da, hiçbir somut delil ve gerekçelerle örtüştüremedikleri yalanlar da ‘bu planı kurmak’ için çalışanların, ‘hazır kıta şeklinde’ bekleyerek hiçbir kasıt yokken soruşturma açmalarına imkan vermektedir.

Bu soruşturmada da gördük ki, önce ‘suça iştirak etmek’ ifadelerini kullananlar, eşimin ifadesinde ortaya çıkardığı gerçekler üzerine ‘çevir kazı yanmasın’ deyiminde olduğu gibi suçu ‘azmettirici’ şeklinde dönüştürmekte hiçbir beis görmemektedirler. Doğal olarak bu iddiaları ortaya atanlara karşı tüm yasal haklarımızı kullanacağız.

Sözümüz Genelkurmay’a

Bir çift sözüm de Genelkurmay Başkanlığı‘na. Bütün bunlar karşısında acaba neden sessiz kalıyor? Silah arkadaşlığı ve ahde vefa bu mudur? TSK’nın değerli mensuplarının ‘olursa birine, olmazsa diğerine, o da olmazsa bir başkasına’ denilerek insafsızca ve hukuka uygun olmayacak şekilde gerçeklere dayanmayan davalara monte edilmesine, daha ne kadar seyirci kalacak? Bu oyunlar, Türk Ordusu’nun şerefli mensuplarını itibarsızlaştırırken, Türk Milleti’nin vicdanlarını yaralıyor.

Bizim ailemizi yakinen tanıyan büyüklerimiz olarak, bu atılan iftiralara gerçekten inanıyor musunuz? Şayet vicdanınız rahat ve huzurlu ise söyledikleri yalanlara inanıyorsanız ki oğlunuz, yalancı tanık Deniz Uygar, açık kimliği İ.Ç. olan, ordudan atılan uzman çavuşun ifadelerini inanılır bulduğunu görsel medyada açıklamıştı. Bizler bugüne kadar onurumuz ve gurumuz için ayakta durma savaşı verirken sizler yalan ve iftiralarla bizlerin nerelere çekilmek istendiğini görerek sessiz kalmayacağınızı düşünüyor, saygılarımı sunuyorum.”

Gizli tanıklar, iftiracılar ne hayatlar söndürüyor, ne acılar yaşatıyor bir bilebilseniz…

Facebook'ta paylaş    Twitter'da paylaş



Saygı Öztürk > Gizli tanık ifadeleriyle hayatlar karartılıyor

Diğer Yazıları:
31/12/2019 “Vatan toprağı işgal altındayken”
29/12/2019 Ankara’da coşku, bizde hüzün vardı
27/12/2019 İslami bankada olmayanlar bizde başladı
25/12/2019 Kulelerde, FETÖ araştırmasını MHP istemiş
24/12/2019 Her olayın altından aynı kadın çıkıyor!
22/12/2019 Kanal İstanbul gerçekleri
20/12/2019 Özkök: FET֒ye hep dikkat çektim
18/12/2019 17 yıldır ödenmeyen namus borcu
17/12/2019 Eski vekiller de “çakarlı” olacak
15/12/2019 Skandal ihaleye, suç duyurusu
13/12/2019 İşte, Gökçek’in mal varlığı
11/12/2019 Vetonun ardından geleceklere bakalım
10/12/2019 Bunlar yapılmadan mücadele olmaz
  8/12/2019 İhalede 88 milyon lira farkın bir anlamı yok…
  6/12/2019 O veto edildi, ya diğer yasa?
  4/12/2019 Onca konutun parası kimin cebinde?
  3/12/2019 Bakan, Öksüz için ne söylemek istedi?
27/11/2019 O sanık, son güne kadar müdürdü
26/11/2019 Kadın öğretmenlere mezarlık görevi!
24/11/2019 Yavaş ne yapsın! 100 bin iş başvurusu 12 bin görüşme talebi
22/11/2019 Karar: Gökçek’in mal varlığı araştırılacak
20/11/2019 HDP, önemli bir karar aşamasında
19/11/2019 Hukukçuların sınavına besmeleli hazırlık kitabı
17/11/2019 Acı tablonun sorumlusu…
15/11/2019 Pes doğrusu! Bakanlık, öğretmenleri icralık etti


 


..:: KİTAPLARI ::..

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010


Kod Adı Mürted Tanıklar ve belgeler ışığında 15 temmuz
Kod Adı Mürted
Tanıklar ve Belgeler Işığında 15 Temmuz
2016

Balyoz'da Kumpas

Balyoz'da Kumpas
Belgeleriyle Balyoz Davası ve Sonrası
2014

Örgüt Pazarı

Örgüt Pazarı
Sağ-Sol Örgütler, Kürtçülük ve Tarikatlar
2013

Belgelerle 28 Şubat

Belgelerle 28 Şubat
Dünü ve bugünü ile 28 Şubat
2013

Son Babalar
Son Babalar
Türkiye'deki yeraltı örgütlenmesinin değişen yüzü, değişen kimlikleri...
2011

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010

MGK
MGK
28 Şubat'ta kapalı kapılar ardında neler yaşandı. Belgeleriyle bu kitapta..
2011

Taşeron Mesih
Taşeron Mesih
Mehmet Ali Ağca’yı belge ve bilgilerin ışığında daha yakından tanıyacaksınız
2010

Ölüm Kuyuları
Ölüm Kuyuları
İddiadan gerçeğe Şemdinli olayları
2009

Belgelerle Ergenekon
Belgelerle Ergenekon
Herşey Ümraniye'de bulunan bombalarla başladı..
2008

5-6-2 Tamam Reis
5-6-2 Tamam Reis
Kırcı, Ağca ve bir dönemin cinayetleri
2008

Apo Olayının Perde Arkası
Apo Olayının Perde Arkası
Abdullah Öcalan'ın yakalanışının ve sonrasının belgeler ile anlatımı
2009

33 Kurşun
33 Kurşun
33 erimizin şehit edildiği katliamın tanıkları anlatıyor
2008

İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşanın gizli raporu 75 yıl sonra ortaya çıktı
2007

Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
1. Kuzey Irak Harekatı'nn Öyküsü
2007

Devletin Derinliklerinde
Devletin Derinliklerinde
Belgelerle Sususrluk'un perde arkası
2002

Madalyalı Mahkum
Madalyalı Mahkum
Korkut Eken Olayı
2007


twitter.com/saygi_ozturk
tr.linkedin.com/in/saygiozturk
facebook.com/saygiozturk

Saygı Öztürk Kimdir

webmaster Site Haritası

© 2018  www.saygiozturk.com I www.saygiozturk.net Saygı Öztürk kitapları ve yazıları