Saygı Öztürk

 

Gazeteci Yazar
SAYGI ÖZTÜRK


Saygı Öztürk > Saadet zincirinin hesabı sorulur
5/2/2013

Saadet zincirinin hesabı sorulur

Prof.Dr. Recep Akdağ’ın, Sağlık Bakanı olarak, AKP’nin oylarının yükselişine büyük katkı sağladığı biliniyor. Sağlıkla yükselişe geçen AKP’nin, sağlıkta halkın cebine el atmasıyla birlikte oy oranının düşmesinde de etkili olacağı değerlendiriliyor. Bakanlığı döneminde “ben bilirim” anlayışını terk etmeyen, odaları “yok” sayan Akdağ’ın açıkçası son dönemlerde sinirleri de hayli bozulmuştu.



Bakan görevden ayrılmadan 15 gün önce müsteşar yardımcıları Yasin Erkoç ile Ekrem Akbakan, bakanın gündeme getirdiği bir öneriye karşı çıktılar. Bakanın tepkisi de sert oldu. Neler söylediğini yazmıyorum ama iki bürokrat bu sözleri kaldıramadı ve “çok yorulduk” gerekçesiyle görevlerinden ayrıldılar.

Teftiş kurulunu bitirdiler
Yolsuzluk sıralamasında sağlık sektörü hep ilk sırada yer alır. Aslında Sağlıkta yaşanan olumsuzlukları bu bakanlığın müfettişleri de ortaya çıkarabilirdi. Ancak, bakan ayrılmadan önce Teftiş Kurulu’nu bitirdi. Artık, bu haliyle bakanlıkta üst düzey bürokrat bağlantılı yolsuzlukları ortaya çıkartmak olanaksız hale getirildi.

Bakandan başka hiç kimseden emir ve talimat almadan inceleme ve soruşturma yapan müfettişlerin bu kadroları (unvanları) kaldırıldı. Müsteşar onayı ile atanıp yine Müsteşar onayı ile görevden alınan “Denetçi” kadrolarına atandılar. Aynı dönem çıkan Kanun Hükmünde Kararnamelerle diğer bakanlıkların denetim birimleri Teftiş Kurulu Başkanlığı adı altında birleştirilirken ve Bakandan aldığı emirlerle inceleme ve soruşturmalar yapmaya devam edip hiyerarşideki üst konumlarını muhafaza ederken Sağlık Bakanlığında bunun tam tersi yapıldı.

Yıllarca görev yapmış, bir çok yolsuzluk ve usulsüzlüğü ortaya çıkarmış teftiş kurulunu kapatılıp 5 ayrı denetim birimi oluşturuldu. Hiçbir kriter uygulanmaksızın bu birimlere “denetçi” olarak dağıtılan müfettişler, daire başkanlarının altında çalıştırılmaya başlandı. Denetim etkisizleştirildi, müfettişler pasif ize edildi. Açıkçası, Daire Başkanına bağlı olarak “denetçi” unvanı ile memur konumuna getirildi. Böylece onların müsteşar yardımcısı, genel müdür, genel müdür yardımcısı gibi bürokratların denetimlerini yapmaları da ortadan kaldırıldı.

Yandaş bürokrata lojman satışında öncelik
Müfettişler önce unvanlarını kaybetti, şimdi de oturdukları “görev tahsisli” lojmanlarını kaybediyorlar. Çünkü, lojmanlar üzerinde de büyük oyun var. Anlatalım:

Bakanlık, 21 Aralık 2012’de “lojman genelgesi” yayımladı ve denetçilerin lojmandan tahliye edilmesi talimatını verdi. Çünkü, onları çıkartıp, kendi atadığı yeni bürokratları AKP Genel Merkezine 300 metre uzaklıkta bulunan lojmanlara yerleştiriliyor. Söğütözü Lojmanlarında Devlet imkanları kullanılarak son aylarda hummalı bir yenileme çalışması yapılmasının nedenleri de bu genelge ile ortaya çıktı. Başbakanın talimatıyla Devlet lojmanlarının satışa çıkarılacağı, satışta lojmanda oturanlara kolaylık sağlanacağı yönünde yapılacak muhtemel düzenlemeden önce bazı bürokratlara bu lojmanların tahsis edilmesi de tesadüf değildir.

Yeni adlarıyla “Denetçi” olan 200’ü aşkın eski müfettiş, uğradıkları özlük hakları kaybı için İdare Mahkemesi’ne dava açtı. Sağlık Bakanlığı, savunmasında “denetçi” yapılan müfettişlerin hiçbir özlük hak kaybına uğratılmadığını öne sürdü. Bakanlık, resmen alay ediyor. Görev tahsisli lojmandan çıkarılmak istenmeleri bile tek başına kayıp değil mi? Diğer Bakanlıkların müfettiş ve denetçilerin görev tahsisli konut hakları aynen korunurken, sağlıkçılar Recep Beyden iyi bir darbe yedi…

“Doktor sayısı yetersiz” diyordu
Sağlık Bakanlığındaki bürokratların maaşlarını yükseltmek için hülle sözleşmeler imzalayıp, bir hastanenin Başhekimi ya da Yöneticisi olarak sözleşmeli statüye geçerken, “bunların hizmetine bakanlık merkezinde ihtiyaç var” denip, ballı sözleşme ücretine ek olarak Müsteşar Yardımcısı, Genel Müdür, Kurum Başkanı ve Başkan Yardımcısı, Daire Başkanı görevlerinden vekalet ücreti alınması uygulaması da yine bu Bakanlığa has bir uygulamadır.

Recep Akdağ, bakanlığı döneminde hep “doktor sayısı yetersiz” diyordu. Bunu söyleyen bakan, İdari ve Mali İşler Başkanlığı, Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığına bile ekonomist, işletmeci ya da bilgisayar mühendisi yerine doktor atadığını bilmiyor muydu?

Büyük özel hastanelerin yöneticileri (CEO) iktisat, işletme veya hukuk mezunu iken, “özel sektör zihniyetiyle devlet hastanelerini yöneteceği” iddiasını bakanlığının son gününe kadar tekrarlayan Recep bey, 16 bin lira aylıkla siyasetçi yakını doktorları yöneticiliğe atamadı mı? Bakanlıktaki “saadet zinciri”nin hesabı bir gün kendisinden mutlaka sorulur.
------

Facebook'ta paylaş    Twitter'da paylaş



Saygı Öztürk > Saadet zincirinin hesabı sorulur

Diğer Yazıları:
31/12/2019 “Vatan toprağı işgal altındayken”
29/12/2019 Ankara’da coşku, bizde hüzün vardı
27/12/2019 İslami bankada olmayanlar bizde başladı
25/12/2019 Kulelerde, FETÖ araştırmasını MHP istemiş
24/12/2019 Her olayın altından aynı kadın çıkıyor!
22/12/2019 Kanal İstanbul gerçekleri
20/12/2019 Özkök: FET֒ye hep dikkat çektim
18/12/2019 17 yıldır ödenmeyen namus borcu
17/12/2019 Eski vekiller de “çakarlı” olacak
15/12/2019 Skandal ihaleye, suç duyurusu
13/12/2019 İşte, Gökçek’in mal varlığı
11/12/2019 Vetonun ardından geleceklere bakalım
10/12/2019 Bunlar yapılmadan mücadele olmaz
  8/12/2019 İhalede 88 milyon lira farkın bir anlamı yok…
  6/12/2019 O veto edildi, ya diğer yasa?
  4/12/2019 Onca konutun parası kimin cebinde?
  3/12/2019 Bakan, Öksüz için ne söylemek istedi?
27/11/2019 O sanık, son güne kadar müdürdü
26/11/2019 Kadın öğretmenlere mezarlık görevi!
24/11/2019 Yavaş ne yapsın! 100 bin iş başvurusu 12 bin görüşme talebi
22/11/2019 Karar: Gökçek’in mal varlığı araştırılacak
20/11/2019 HDP, önemli bir karar aşamasında
19/11/2019 Hukukçuların sınavına besmeleli hazırlık kitabı
17/11/2019 Acı tablonun sorumlusu…
15/11/2019 Pes doğrusu! Bakanlık, öğretmenleri icralık etti


 


..:: KİTAPLARI ::..

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010


Kod Adı Mürted Tanıklar ve belgeler ışığında 15 temmuz
Kod Adı Mürted
Tanıklar ve Belgeler Işığında 15 Temmuz
2016

Balyoz'da Kumpas

Balyoz'da Kumpas
Belgeleriyle Balyoz Davası ve Sonrası
2014

Örgüt Pazarı

Örgüt Pazarı
Sağ-Sol Örgütler, Kürtçülük ve Tarikatlar
2013

Belgelerle 28 Şubat

Belgelerle 28 Şubat
Dünü ve bugünü ile 28 Şubat
2013

Son Babalar
Son Babalar
Türkiye'deki yeraltı örgütlenmesinin değişen yüzü, değişen kimlikleri...
2011

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010

MGK
MGK
28 Şubat'ta kapalı kapılar ardında neler yaşandı. Belgeleriyle bu kitapta..
2011

Taşeron Mesih
Taşeron Mesih
Mehmet Ali Ağca’yı belge ve bilgilerin ışığında daha yakından tanıyacaksınız
2010

Ölüm Kuyuları
Ölüm Kuyuları
İddiadan gerçeğe Şemdinli olayları
2009

Belgelerle Ergenekon
Belgelerle Ergenekon
Herşey Ümraniye'de bulunan bombalarla başladı..
2008

5-6-2 Tamam Reis
5-6-2 Tamam Reis
Kırcı, Ağca ve bir dönemin cinayetleri
2008

Apo Olayının Perde Arkası
Apo Olayının Perde Arkası
Abdullah Öcalan'ın yakalanışının ve sonrasının belgeler ile anlatımı
2009

33 Kurşun
33 Kurşun
33 erimizin şehit edildiği katliamın tanıkları anlatıyor
2008

İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşanın gizli raporu 75 yıl sonra ortaya çıktı
2007

Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
1. Kuzey Irak Harekatı'nn Öyküsü
2007

Devletin Derinliklerinde
Devletin Derinliklerinde
Belgelerle Sususrluk'un perde arkası
2002

Madalyalı Mahkum
Madalyalı Mahkum
Korkut Eken Olayı
2007


twitter.com/saygi_ozturk
tr.linkedin.com/in/saygiozturk
facebook.com/saygiozturk

Saygı Öztürk Kimdir

webmaster Site Haritası

© 2018  www.saygiozturk.com I www.saygiozturk.net Saygı Öztürk kitapları ve yazıları