Saygı Öztürk

 

Gazeteci Yazar
SAYGI ÖZTÜRK


Saygı Öztürk > Terörün, gaddar yol hikayeleri
18/9/2012

Terörün, gaddar yol hikayeleri

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in ayaklarını öpmeye çalışan Şanlıurfalı baba Cemal Çeçan, “Ne olur oğlumu kurtarın” diye yalvarıyordu. Acemi birliğinde eğitimini tamamlayan Reşat Çeçan, hemşerisi Hadi Gizli, Mardinli Ramazan Başaran ile birlikte yeni askeri birliğine katılmak için giderlerken Lice’nin Abalı köyü yakınında yolları kesilmiş, 6 Ağustos’ta PKK’lılar tarafından otobüsten indirilip kaçırılmışlardı.



Bu ne ilk, ne de sondu. Daha önce kaçırılıp da kendilerinden haber alınamayan askerler vardı. Dün, Hadi Gizli’nin ağabeyi İbrahim Halil Gizli’yi aradım. PKK’nın elinde olan kardeşinden bir haber alıp alamadığını sordum. Onu da daha çok ilgisizlik, Devletten kimsenin kendilerini arayıp sormamasını üzüyordu. Sesi titreyerek “İnanın, çok şaşkın durumdayız. İlgisizlik, alakasızlık bizi yiyip bitiriyor” diyor.

Baba Cemal Çeçan , “oğlum”, ağabey İbrahim Halil Gizli, “kardeşim” deyip 16 Ağustos’ta Şanlıurfa Valiliği’ne dilekçe verdiler. Askeri birliklerine gitmekteyken otobüsün PKK’lılar tarafından durdurulup Çeçan, Gizli ve Ramazan Başaran’ın götürüldüğünü belirtiyorlar. Sonra da Devlete şunu soruyorlar:

“Kaçırılıp kaçırılmadığı, hayatta olup olmadığı, arama ve kurtarma yapılıp yapılmadığı, yapılıyorsa ne aşamada olduğunu işin aciliyetine binaen detaylı bilgilerin tarafıma verilmesini…”

Terör örgütünün elinde AKP Hakkari İl Başkanı da, 20’ye yakın asker, polis, sivil de bulunuyor. Doğrusu söylenirse bunlardan Devlet bir haber alamıyor. Bunların sık sık yazılmasından da hükümet yetkilileri rahatsız oluyor.

Dondurmalarını yalıyor, sigaralarını içiyorlar
Tunceli yöresinde 4 ayrı silahlı örgüt faaliyette. Ancak, bunlar içinde etkili olan ağırlıklı olarak PKK’dır. Yolları onlar kesiyor, haracı onlar istiyor, araçları onlar yakıyor. Tunceli-Ovacık yolu da, bu olayların adeta ana yolu durumunda.

Tunceli-Ovacık arası 63 kilometre. Bu yol son dönemde sıkça kesiliyor. Tunceli’den Ovacık’a gıda maddeleri, sigara ve diğer ihtiyaç maddeleri taşıyan araçlar yolda teröristler tarafından durduruluyor. Kendilerinden, geçiş için 20 bin euro isteniyor. Aracına da el konuluyor. Eğer, istenen parayı biraz da pazarlık yapıp indirirseniz mesele yok. Aracınızı alıyorsunuz, yükünüzün bir bölümünü teröristler alıyor ve sizin Ovacık’a gitmenize izin veriliyor.

Para veremeyecek durumda olanların aracına ve içindeki ürünlere el konuluyor. Örneğin araçta sigara varsa, sigaraya el konuluyor. Dondurma, çikolata ve benzeri gıdalar varsa onlar boşaltılıyor. Üstüne üstlük aracı da orada yakıyorlar. Hem de, aracı yakarken dondurmalarını yalıyor, el koydukları sigaraları da tellendiriyorlar.

Bu bir değil, beş değil. Artık, esnaf Ovacık’a mal götüremez hale geldi. Verilen haraç bayinin cebinden çıkıyor. Hem malını hem aracını kaybediyorlar. 63 kilometrelik Tunceli-Ovacık arasında yol güvenliği bile sağlanamazken, Devlet yetkilileri de çıkıp “Terörle mücadelede hiç olmadığı kadar iyi bir noktadayız” açıklaması yapıyorlar. Bunlar inandırıcı değildir.

Terörle mücadelede bu kadar başarılı olunuyorsa, şehit cenazeleri için bu konvoylar niye? Bakıyorsunuz terör bir Hakkari’de, bir Şırnak’ta, bir Bingöl’de vuruyor. Hazin törenler yapılmaya daha çokk devam edilecekmiş gibi gözüküyor. Türkiye’nin dört bir yanına şehit cenazeleri gidiyor. Bazıları asker-polis ayrımı yapıyor. Bu ayrımın kimseye yararı yok. Terörle mücadelede asker-polis ayrışması değil, tam uyum içinde çalışması gerekiyor.

“Asker zorla taşıttırdı”
Hakkari’nin Yüksekova ilçesi Yeşiltaş Piyada Taburuna malzeme götüren 42 yaşındaki K.D yolu kesilen şoförlerden birisi. Karakolda verdiği ifadeyi okuyoruz:

“Saat 05.20’de Yeşiltaş karakolundan çıktım. Yaklaşık 10 dakika sonra ulaştığım beton köprünün, taşlarla kapalı olduğunu gördüm. Yolun sağında ve solunda 5 kişi bana ‘dur’ işareti yaptılar. Araçtan indim. Birisi bana ‘sen T.C. askerine malzeme götürdün’ dedi. Ben de, bu malzemeleri, askeri kişilerin zorla götürttüklerini belirttim. Karşılığında para verip verilmediğini sordular. Para vermediklerini söyledim. Karakolun kaç mevcudu olduğunu sorduklarında beni araçtan indirmediklerini, 5-6 kişiyi gördüğümü söyledim. Cebinden not defterini çıkarıp plakayı yazarken, aracımın niçin Ankara plakası olduğunu sordular. Aslen Erzincanlı olduğumu belirttim. Bana, ‘bak halo, canına, malına, arabana yazık. Bir daha geldiğinde canın ve araban sorgusuz-sualsiz infaz edilecektir. Şimdi ..ktir, Kürdistan topraklarını terk et’ dedi. Olay yerinden ayrıldım.”

Şoför canını kurtarabilmek için bu yalanları söylemek zorunda kalıyor. Terörle mücadelemiz başarılıymış! Askeri birliklere malzeme taşınmasının bile imkansız hale geldiği yörede seyahat özgürlüğünden söz edilebilir mi?
-----------------


Facebook'ta paylaş    Twitter'da paylaş



Saygı Öztürk > Terörün, gaddar yol hikayeleri

Diğer Yazıları:
31/12/2019 “Vatan toprağı işgal altındayken”
29/12/2019 Ankara’da coşku, bizde hüzün vardı
27/12/2019 İslami bankada olmayanlar bizde başladı
25/12/2019 Kulelerde, FETÖ araştırmasını MHP istemiş
24/12/2019 Her olayın altından aynı kadın çıkıyor!
22/12/2019 Kanal İstanbul gerçekleri
20/12/2019 Özkök: FET֒ye hep dikkat çektim
18/12/2019 17 yıldır ödenmeyen namus borcu
17/12/2019 Eski vekiller de “çakarlı” olacak
15/12/2019 Skandal ihaleye, suç duyurusu
13/12/2019 İşte, Gökçek’in mal varlığı
11/12/2019 Vetonun ardından geleceklere bakalım
10/12/2019 Bunlar yapılmadan mücadele olmaz
  8/12/2019 İhalede 88 milyon lira farkın bir anlamı yok…
  6/12/2019 O veto edildi, ya diğer yasa?
  4/12/2019 Onca konutun parası kimin cebinde?
  3/12/2019 Bakan, Öksüz için ne söylemek istedi?
27/11/2019 O sanık, son güne kadar müdürdü
26/11/2019 Kadın öğretmenlere mezarlık görevi!
24/11/2019 Yavaş ne yapsın! 100 bin iş başvurusu 12 bin görüşme talebi
22/11/2019 Karar: Gökçek’in mal varlığı araştırılacak
20/11/2019 HDP, önemli bir karar aşamasında
19/11/2019 Hukukçuların sınavına besmeleli hazırlık kitabı
17/11/2019 Acı tablonun sorumlusu…
15/11/2019 Pes doğrusu! Bakanlık, öğretmenleri icralık etti


 


..:: KİTAPLARI ::..

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010


Kod Adı Mürted Tanıklar ve belgeler ışığında 15 temmuz
Kod Adı Mürted
Tanıklar ve Belgeler Işığında 15 Temmuz
2016

Balyoz'da Kumpas

Balyoz'da Kumpas
Belgeleriyle Balyoz Davası ve Sonrası
2014

Örgüt Pazarı

Örgüt Pazarı
Sağ-Sol Örgütler, Kürtçülük ve Tarikatlar
2013

Belgelerle 28 Şubat

Belgelerle 28 Şubat
Dünü ve bugünü ile 28 Şubat
2013

Son Babalar
Son Babalar
Türkiye'deki yeraltı örgütlenmesinin değişen yüzü, değişen kimlikleri...
2011

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010

MGK
MGK
28 Şubat'ta kapalı kapılar ardında neler yaşandı. Belgeleriyle bu kitapta..
2011

Taşeron Mesih
Taşeron Mesih
Mehmet Ali Ağca’yı belge ve bilgilerin ışığında daha yakından tanıyacaksınız
2010

Ölüm Kuyuları
Ölüm Kuyuları
İddiadan gerçeğe Şemdinli olayları
2009

Belgelerle Ergenekon
Belgelerle Ergenekon
Herşey Ümraniye'de bulunan bombalarla başladı..
2008

5-6-2 Tamam Reis
5-6-2 Tamam Reis
Kırcı, Ağca ve bir dönemin cinayetleri
2008

Apo Olayının Perde Arkası
Apo Olayının Perde Arkası
Abdullah Öcalan'ın yakalanışının ve sonrasının belgeler ile anlatımı
2009

33 Kurşun
33 Kurşun
33 erimizin şehit edildiği katliamın tanıkları anlatıyor
2008

İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşanın gizli raporu 75 yıl sonra ortaya çıktı
2007

Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
1. Kuzey Irak Harekatı'nn Öyküsü
2007

Devletin Derinliklerinde
Devletin Derinliklerinde
Belgelerle Sususrluk'un perde arkası
2002

Madalyalı Mahkum
Madalyalı Mahkum
Korkut Eken Olayı
2007


twitter.com/saygi_ozturk
tr.linkedin.com/in/saygiozturk
facebook.com/saygiozturk

Saygı Öztürk Kimdir

webmaster Site Haritası

© 2018  www.saygiozturk.com I www.saygiozturk.net Saygı Öztürk kitapları ve yazıları