Saygı Öztürk

 

Gazeteci Yazar
SAYGI ÖZTÜRK


Saygı Öztürk > Kanal İstanbul gerçekleri
22/12/2019

Kanal İstanbul gerçekleri

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 18 Aralık 2019'da Cenevre'de, “Montrö'de bize tanınan bir hak yok. Gemiler Boğazlardan istedikleri gibi gelip geçiyorlar. Düşünün: Sizin Boğazınızı kullanıyorlar ama hiçbir şey elde edemiyorsunuz. Öyle bir durum var. Kanal İstanbul ise böyle değil. Süveyş Kanalı'nda ve diğerlerinde oraların nasıl kendilerine ait hakları varsa, biz de bu yatırımı yaptığımız zaman bu tür bir hukukumuz doğacak” dedi.



Erdoğan'ın iddia ettiği gibi gemiler Boğazlardan istedikleri gibi gelip geçemiyor. Sözleşmenin birinci kısmında ticaret gemilerinin, ikinci kısmında ise savaş gemilerinin barış ve savaş zamanında Boğazlardan nasıl geçecekleri ayrıntılı bir şekilde yer alıyor.

KONTROL VE DENETİM BİZDE

Ticaret ve savaş gemilerinin geçişi tamamen Türkiye'nin kontrol ve denetimi altında. Ticaret gemileri, geçişi düzenleyen Seyir Planı-1'de (SP-1) belirtilen kurallara uymak, seyir planını 24 veya 48 saat önceden Trafik Kontrol Merkezi'ne vermekle yükümlü.

Erdoğan'ın Başbakanlığı döneminde, SP-1 kurallarına uymayan İngiliz bayraklı Scan Bothnia adlı ticaret gemisine yapılan işlemi hatırlatayım: Karadeniz'den gelerek İstanbul Boğazı'na giriş yapan Scan Bothnia gemisinin Derince Limanı'nda bir kısım yükünü boşaltması sırasında geminin askeri silah ve mühimmat taşıdığı tespit edilmiş ve gemiye 12 Haziran 2006'da el konulmuştu. Silah taşımasına rağmen SP-1 raporunda yükünü genel kargo olarak belirten İngiliz gemisi bir hafta limanda tutulduktan sonra para cezası verilerek serbest bırakılmıştı. 13 Haziran 2006 tarihli gazetelerde konuya ilişkin ayrıntılı haberler de yayımlanmıştı.

Yine Erdoğan'ın Başbakanlığı döneminde, 2008 yılında Rusya-Gürcistan savaşı devam ederken, Gürcistan'a iki adet Hastane Gemisi göndermek isteyen ABD'ye izin verilmemişti. İnsani amaçla Karadeniz'e gönderilecek gemilerin tonajı 8 bini tonu aşamaz. Amerikan Deniz Kuvvetleri'ne ait hastane gemilerinin her birinin tonajı 70 bin ton olduğu için gemilerin Karadeniz'e geçişine izin verilmemişti.

TEHLİKE, KAÇINILMAZ

Ege'de 18 adamızın Yunanlar tarafından işgal edildiğini belgelerle ortaya koyan, denizlerimizle ilgili gelişmeleri, Montrö ve Boğazlar konusunu yakından izleyen, araştıran isimlerin belki de en başında gelen Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri emekli Kurmay Albay Ümit Yalım'a sordum, şunları anlattı:

“Kanal İstanbul'un açılması halinde, kanaldan geçecek gemilere, Montrö Türk Boğazları Sözleşmesi'nde belirtilen güvenlik kurallarını uygulamak mümkün değildir. Böyle bir durumda Türkiye'nin güvenliğinin tehlikeye girmesi kaçınılmazdır. Montrö Türk Boğazlar Sözleşmesi'ne göre Boğazlardan geçiş yapan savaş gemilerinden ücret alınmıyor. Ancak, ticaret gemileri, Türk Boğazlarından herhangi bir limana uğramaksızın geçiş yapsa bile ücret ödüyor. Kılavuzluk ve römorkör hizmetleri ile sağlık denetimi de ücrete tabi. Altın-Frank üzerinden alınan ücretler, Bülent Ulusu hükümeti döneminde Şubat 1983'te, ABD Doları üzerinden tahsil edilmeye başlanmıştı.”

ÜCRET FARKI

Türk Boğazlarından geçiş ücretleri, T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'na bağlı olan Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü tarafından tahsil ediliyor. Türk Boğazlarından uğraksız geçiş yapan yabancı ticaret gemileri net ton başına yaklaşık 0,90 ABD Doları ödüyor.

Örneğin 100 bin tonluk akaryakıt tankeri veya kargo gemisi 90 bin ABD Doları ücret ödüyor. Kanal İstanbul'dan geçiş yapacak gemiler için net ton başına 5,5 ABD Doları ücret alınması öngörülüyor. Böyle bir durumda, 100 bin tonluk ticaret gemisinin, Montrö kapsamında 90 bin ABD Doları ödemek yerine 550 Bin ABD Doları ödeyerek Kanal İstanbul'dan geçmesi beklenemez.

GERİ ADIM

2002 tarihli Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Teşkilatları Yönetmeliği'ne göre “Türk Boğazlarındaki kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetleri, kamu eliyle yürütülür. Bu yetki özel kuruluşlara devredilemez” hükmü yer alıyordu. 31 Aralık 2018 tarihinde yönetmelik değişikliğiyle “Türk Boğazlarında kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerinin özel kuruluşlar tarafından verilebileceği” yönünde düzenleme yapıldı.

Bu durumu Ümit Yalım, “Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'nün kılavuzluk ve römorkör hizmetlerini verecek çok geniş imkanlara sahip olmasına rağmen anılan hizmetlerin özelleştirilmesi, Montrö'den geri adım atmak ve Boğazların yeniden yabancıların kontrolüne geçmesi için davetiye çıkarmaktır” diye açıklıyor.

Konu yargıya taşınmıştı. Danıştay'ın Montrö Sözleşmesi'ne uygun hareket ederek düzenlemeyi iptal etmesini, uzmanlar “Türkiye'nin yararına” diye niteliyor. Askerlerin, kanalın yapılması halinde doğacak güvenlik sorununu da kimse yabana atmamalı.

Facebook'ta paylaş    Twitter'da paylaş



Saygı Öztürk > Kanal İstanbul gerçekleri

Diğer Yazıları:
31/12/2019 “Vatan toprağı işgal altındayken”
29/12/2019 Ankara’da coşku, bizde hüzün vardı
27/12/2019 İslami bankada olmayanlar bizde başladı
25/12/2019 Kulelerde, FETÖ araştırmasını MHP istemiş
24/12/2019 Her olayın altından aynı kadın çıkıyor!
22/12/2019 Kanal İstanbul gerçekleri
20/12/2019 Özkök: FET֒ye hep dikkat çektim
18/12/2019 17 yıldır ödenmeyen namus borcu
17/12/2019 Eski vekiller de “çakarlı” olacak
15/12/2019 Skandal ihaleye, suç duyurusu
13/12/2019 İşte, Gökçek’in mal varlığı
11/12/2019 Vetonun ardından geleceklere bakalım
10/12/2019 Bunlar yapılmadan mücadele olmaz
  8/12/2019 İhalede 88 milyon lira farkın bir anlamı yok…
  6/12/2019 O veto edildi, ya diğer yasa?
  4/12/2019 Onca konutun parası kimin cebinde?
  3/12/2019 Bakan, Öksüz için ne söylemek istedi?
27/11/2019 O sanık, son güne kadar müdürdü
26/11/2019 Kadın öğretmenlere mezarlık görevi!
24/11/2019 Yavaş ne yapsın! 100 bin iş başvurusu 12 bin görüşme talebi
22/11/2019 Karar: Gökçek’in mal varlığı araştırılacak
20/11/2019 HDP, önemli bir karar aşamasında
19/11/2019 Hukukçuların sınavına besmeleli hazırlık kitabı
17/11/2019 Acı tablonun sorumlusu…
15/11/2019 Pes doğrusu! Bakanlık, öğretmenleri icralık etti


 


..:: KİTAPLARI ::..

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010


Kod Adı Mürted Tanıklar ve belgeler ışığında 15 temmuz
Kod Adı Mürted
Tanıklar ve Belgeler Işığında 15 Temmuz
2016

Balyoz'da Kumpas

Balyoz'da Kumpas
Belgeleriyle Balyoz Davası ve Sonrası
2014

Örgüt Pazarı

Örgüt Pazarı
Sağ-Sol Örgütler, Kürtçülük ve Tarikatlar
2013

Belgelerle 28 Şubat

Belgelerle 28 Şubat
Dünü ve bugünü ile 28 Şubat
2013

Son Babalar
Son Babalar
Türkiye'deki yeraltı örgütlenmesinin değişen yüzü, değişen kimlikleri...
2011

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010

MGK
MGK
28 Şubat'ta kapalı kapılar ardında neler yaşandı. Belgeleriyle bu kitapta..
2011

Taşeron Mesih
Taşeron Mesih
Mehmet Ali Ağca’yı belge ve bilgilerin ışığında daha yakından tanıyacaksınız
2010

Ölüm Kuyuları
Ölüm Kuyuları
İddiadan gerçeğe Şemdinli olayları
2009

Belgelerle Ergenekon
Belgelerle Ergenekon
Herşey Ümraniye'de bulunan bombalarla başladı..
2008

5-6-2 Tamam Reis
5-6-2 Tamam Reis
Kırcı, Ağca ve bir dönemin cinayetleri
2008

Apo Olayının Perde Arkası
Apo Olayının Perde Arkası
Abdullah Öcalan'ın yakalanışının ve sonrasının belgeler ile anlatımı
2009

33 Kurşun
33 Kurşun
33 erimizin şehit edildiği katliamın tanıkları anlatıyor
2008

İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşanın gizli raporu 75 yıl sonra ortaya çıktı
2007

Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
1. Kuzey Irak Harekatı'nn Öyküsü
2007

Devletin Derinliklerinde
Devletin Derinliklerinde
Belgelerle Sususrluk'un perde arkası
2002

Madalyalı Mahkum
Madalyalı Mahkum
Korkut Eken Olayı
2007


twitter.com/saygi_ozturk
tr.linkedin.com/in/saygiozturk
facebook.com/saygiozturk

Saygı Öztürk Kimdir

webmaster Site Haritası

© 2018  www.saygiozturk.com I www.saygiozturk.net Saygı Öztürk kitapları ve yazıları