Saygı Öztürk

 

Gazeteci Yazar
SAYGI ÖZTÜRK


Saygı Öztürk > Çözümün sırrı o belgede
9/10/2019

Çözümün sırrı o belgede

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın “Bir gece ansızın girebiliriz” sözlerinin üzerinden 9 ay geçti. O sözlerden sonra sınıra yığınak yapılmaya başlandı. Bölgeye giden her askeri birlik, her zırhlı araç haber yapıldı. Ancak, “O gece” bir türlü gelmediği için askerde de heyecan azaldı. Bölgedeki komutanlar olayı diri tutmaya çalıştı ama siyasi iradeden bir türlü “sınır ötesi harekat emri” gelmediği için hep beklemede kalındı.



Gelinen nokta ise şu: ABD Türkiye'yi bataklığa sokacak şekilde oyun oynuyor. “Ben aranızdan çekiliyorum, siz ne yaparsanız yapın” havasında. Bu durum Türkiye'yi hem Suriye ile hem de terör örgütleriyle karşı karşıya bırakmaktır. Her ne kadar Birleşmiş Milletler sınır ötesi harekat koşullarımız olsa bile, Türkiye işgalci ülke olarak gösterilecek ve uluslararası alanda zor duruma düşürülecek.

VERECEĞİNİ VERDİ

ABD, terör örgütleri YPG/PKK'ya vereceğini verdi. Cumhurbaşkanı verilen silah, mühimmat, diğer askeri malzemelerin 30 bin TIR dolusu olduğunu açıkladı. Bununla ordu donatılır. Yetmedi, teröristlere asker üniforması giydirildi, eğitimleri ABD ve Fransız uzmanlar tarafından verildi. Donatılan teröristlere “Gerilla eğitimi” de verildi. Yani, düzenli ordumuzla, teröristler Suriye'de karşı karşıya gelmek durumunda bırakıldı. Teröristler pusu ve önceden yerleştirilen patlayıcılarla Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına kayıp verdirmeye çalışacak.

Aslında bu yıl çok kayıp verdik. 119 askerimiz, polisimiz ve güvenlik korucumuzu son 9 ayda şehit verdik. Fırat'ın doğusuna gerçekleştirilecek bir harekatta, asla istemeyiz ama yaralılarımız ve şehitlerimiz de olur. ABD silahlandırmakla, eğitmekle kalmadı, teröristlere her türlü hazırlığı yapabilmeleri için bugüne kadar zaman da kazandırdı. Onların her istediğini yerine getirdi. Tüm amacını, Türkiye'yi Suriye'ye girdiği zaman zor duruma düşmesine göre planladı.

KAZANCIMIZ OLACAK MI?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geliyoruz, giriyoruz” açıklamalarını yaparken, ABD ile uzlaşma olmadan girilemeyeceğini asker de çok iyi biliyordu. ABD askerleri orada bulundukça yetkililerimiz ne kadar “Gireceğiz”, “Süre doluyor” dese de bunlar inandırıcı değildi. Açıkçası, ABD askerinin bulunduğu yerde askerimiz olmayacaktı. ABD, sınırda bulunan gözetleme ve devriye hizmetlerini yürüten askerlerini üslerine çekti. Yani “Çekilme” dedikleri üslerine dönmeleridir. Oradan gelişmeleri sadece izleyemeyecek, eğitip donattığı teröristlere en azından istihbarat desteğini sürdürecektir.

Silahlı kuvvetlerimiz Suriye topraklarına girince başarılı olacaktır. Ama Suriye'ye girmekle kazancımız olur mu? Konuştuğum bazı askeri makamlara göre Türkiye'nin kazancı olmayacak. Suriye yönetimi, topraklarını işgal ettiğimizi öne sürüp Birleşmiş Milletlere başvuracak. Suriye haklı çıkacak. Belki, ülkemize karşı yaptırımlar da gündeme gelebilecek.

SADECE SİLAHLA OLMUYOR

Askerimiz sınırda uzun süredir bekletildiği için savaş motivasyonu azaldı. Heyecanla sınıra giden askerin, heyecanı azaldığına göre, zaman geçirmeden askerimizi psikolojik olarak sınır ötesi harekata hazır hale getirmek, askerlerin durumunu da iyi değerlendirmek, sadece silaha güvenmemek de gerekiyor.

Silahlı Kuvvetlerimizin harekatında teröristlerle karşı karşıya geleceği yerler daha çok insanların yaşadığı yerler olacağı için teröristler, ele geçmemek için halkın arasına girer. Dahası bunlar Özgür Suriye Ordusu'nun bile içine karışır. Çünkü, çoğu paraya bakıyor. Türkiye'den Suriye'ye bazı vakıflar aracılığıyla götürülen ve orada savaşan gençlerimiz de var. IŞİD saflarında savaşmak için ülkemizin 72 ilinden gidenler olduğu Devletin resmi raporlarında da yer almıştı. Gidenler şimdi nerede?

SURİYE OLMADAN

Türkiye, sınır ötesi harekatlar konusunda deneyimli. Sadece Irak'a çok kapsamlı 29 harekat gerçekleştirilmişti. Girip de 3-4 ay Irak topraklarında kalındığı dönemlere de tanık olduk. Suriye'ye askerimiz girince orada ne kadar kalacak? Suriye Devletiyle temas kurmadan nasıl sonuç alacağız? Yani “Ben girdim” demekle sorunlar çözülmediği gibi daha ağırlaşan konular da çıkacaktır.

Türkiye, olayları bu hale getirmeden Suriye ile anlaşıp sınırlarımızda terör faaliyetlerine izin vermezdi. Suriye kendi tarafından, Türkiye de sınır boylarından bu mücadeleyi birlikte yürüttüğünde, sınır komşumuzla gerilim de yaşamayacaktık. Artık o günler geride kaldığına göre yapılması gereken bundan sonra ilişki kurup geliştirmek olmalı. Bunun adımları da 1998'de Adana Mutabakatı'yla atılmıştı. O mutabakat zaptı, iki ülkenin teröristlere karşı ortak mücadelesini öngörüyordu.

İşte, o belgeyi okumanın ve uygulamanın zamanı geçiyor…

Facebook'ta paylaş    Twitter'da paylaş



Saygı Öztürk > Çözümün sırrı o belgede

Diğer Yazıları:
31/12/2019 “Vatan toprağı işgal altındayken”
29/12/2019 Ankara’da coşku, bizde hüzün vardı
27/12/2019 İslami bankada olmayanlar bizde başladı
25/12/2019 Kulelerde, FETÖ araştırmasını MHP istemiş
24/12/2019 Her olayın altından aynı kadın çıkıyor!
22/12/2019 Kanal İstanbul gerçekleri
20/12/2019 Özkök: FET֒ye hep dikkat çektim
18/12/2019 17 yıldır ödenmeyen namus borcu
17/12/2019 Eski vekiller de “çakarlı” olacak
15/12/2019 Skandal ihaleye, suç duyurusu
13/12/2019 İşte, Gökçek’in mal varlığı
11/12/2019 Vetonun ardından geleceklere bakalım
10/12/2019 Bunlar yapılmadan mücadele olmaz
  8/12/2019 İhalede 88 milyon lira farkın bir anlamı yok…
  6/12/2019 O veto edildi, ya diğer yasa?
  4/12/2019 Onca konutun parası kimin cebinde?
  3/12/2019 Bakan, Öksüz için ne söylemek istedi?
27/11/2019 O sanık, son güne kadar müdürdü
26/11/2019 Kadın öğretmenlere mezarlık görevi!
24/11/2019 Yavaş ne yapsın! 100 bin iş başvurusu 12 bin görüşme talebi
22/11/2019 Karar: Gökçek’in mal varlığı araştırılacak
20/11/2019 HDP, önemli bir karar aşamasında
19/11/2019 Hukukçuların sınavına besmeleli hazırlık kitabı
17/11/2019 Acı tablonun sorumlusu…
15/11/2019 Pes doğrusu! Bakanlık, öğretmenleri icralık etti


 


..:: KİTAPLARI ::..

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010


Kod Adı Mürted Tanıklar ve belgeler ışığında 15 temmuz
Kod Adı Mürted
Tanıklar ve Belgeler Işığında 15 Temmuz
2016

Balyoz'da Kumpas

Balyoz'da Kumpas
Belgeleriyle Balyoz Davası ve Sonrası
2014

Örgüt Pazarı

Örgüt Pazarı
Sağ-Sol Örgütler, Kürtçülük ve Tarikatlar
2013

Belgelerle 28 Şubat

Belgelerle 28 Şubat
Dünü ve bugünü ile 28 Şubat
2013

Son Babalar
Son Babalar
Türkiye'deki yeraltı örgütlenmesinin değişen yüzü, değişen kimlikleri...
2011

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010

MGK
MGK
28 Şubat'ta kapalı kapılar ardında neler yaşandı. Belgeleriyle bu kitapta..
2011

Taşeron Mesih
Taşeron Mesih
Mehmet Ali Ağca’yı belge ve bilgilerin ışığında daha yakından tanıyacaksınız
2010

Ölüm Kuyuları
Ölüm Kuyuları
İddiadan gerçeğe Şemdinli olayları
2009

Belgelerle Ergenekon
Belgelerle Ergenekon
Herşey Ümraniye'de bulunan bombalarla başladı..
2008

5-6-2 Tamam Reis
5-6-2 Tamam Reis
Kırcı, Ağca ve bir dönemin cinayetleri
2008

Apo Olayının Perde Arkası
Apo Olayının Perde Arkası
Abdullah Öcalan'ın yakalanışının ve sonrasının belgeler ile anlatımı
2009

33 Kurşun
33 Kurşun
33 erimizin şehit edildiği katliamın tanıkları anlatıyor
2008

İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşanın gizli raporu 75 yıl sonra ortaya çıktı
2007

Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
1. Kuzey Irak Harekatı'nn Öyküsü
2007

Devletin Derinliklerinde
Devletin Derinliklerinde
Belgelerle Sususrluk'un perde arkası
2002

Madalyalı Mahkum
Madalyalı Mahkum
Korkut Eken Olayı
2007


twitter.com/saygi_ozturk
tr.linkedin.com/in/saygiozturk
facebook.com/saygiozturk

Saygı Öztürk Kimdir

webmaster Site Haritası

© 2018  www.saygiozturk.com I www.saygiozturk.net Saygı Öztürk kitapları ve yazıları