Saygı Öztürk

 

Gazeteci Yazar
SAYGI ÖZTÜRK


Saygı Öztürk > Mahkemeden, çok konuşulacak bir karar
29/9/2019

Mahkemeden, çok konuşulacak bir karar

Bazen mahkemelerin verdiği, bazen de bölge adliye mahkemelerinin verdiği kararlar şaşırtsa da ama işte mahkeme kararı. O kararlar kimini üzüyor, kimini sevindiriyor, toplumda da “Böyle karar olur mu?” şaşkınlığına da neden oluyor.



Konya/Beyşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin verdiği bir karar Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi tarafından bozuldu. Bozma gerekçesi de ilginç olduğu için olsa gerek bazı hakimler, bu kararı bize ulaştırdı. Çünkü, bundan böyle kamu görevlisinin anasına en ağır sözlerle küfretmenin bir cezası olmayacak.

OLAY ŞÖYLE

Ö.A. hırsızlık suçundan aranıyordu. Yakalandı, mahkemeye sevk edildi ve tutuklanmasına karar verildi. Beyşehir Emniyeti'nde görevli polis memurları Fazlı Oğultekin ile Kamil Akkuş, tutuklanan Ö.A.'yı cezaevine teslim etmek üzere getirdiler. Cezaevinde görevli jandarma Ömer Cankır, İnfaz koruma Memuru Reşat Gümüş de ifadelerinde, “Sanık cezaevine teslim edilirken, kendisini getiren polis memurlarına, ‘Sizin ananızı s….. Sizi yaşatmayacağım. Benim çıkmamı dört gözle bekleyin' diye küfretmeye, hakaretler yağdırmaya başladı” dedi.

Sanık Ö.A. mahkemedeki savunmasında, “Ben olay günü sinirlendim. Kafamı duvarlara vurdum. Onlara sadece ‘Sizi s….' diye söz söyledim. Ancak tehditvari söz söylemedim. Beraatimi talep ediyorum” dedi. Mahkeme, Ö.A'yı kamu görevlilerine hakaretten toplam bir yıl beş ay 15 gün hapis cezasına çarptırdı. Ö.A.'nın avukatı kararı temyiz etti.

CEZA DAİRESİ'NİN KARARI

Sanık avukatı Sevcan Kumyol Yücel, ilk derece mahkemesinde verilen hükümlere karşı istinaf kanun yoluna başvurdu. 6. Ceza Dairesi itirazı inceledi ve şu kararı verdi: “Hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun incelenmesinde; hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.

BERAATIN GEREKÇESİ

“Olay günü sanığın, katılanlara ‘Sizin ananızı s….' şeklindeki sözlerinin zaman kipi ve bütünü gözetildiğinde hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine hükmedilmesi…

Yasaya aykırı, sanık müdafinin istinaf iddiaları bu nedenlerle yerinde ise de; olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeyip, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu aykırılık, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte olduğundan sanığın beraatine ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmektedir.

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; sanık Ö.A'nın, üzerine atılı ‘Kamu Görevlisine Karşı Görevinden Dolayı Hakaret' suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşılmakla, sanığın müsnet suçtan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca BERAATİNE, tehdit bakımından da uzlaşma için bozulmasına.”

Bu karar açıkçası hukukçular arasında da tartışılıyor. Böyle bir gerekçenin kamu görevlilerine benzer küfürlerin önünü de açabileceği belirtiliyor.

UYGULANMAYAN GENELGELER

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, sıkça genelge yayımlıyor. Genelgeyi okuduğunuzda, “Helal olsun” diyorsunuz. Ama, biraz geriye dönük araştırma yaptığınızda benzer genelgelerin sıkça yayımlandığını, ancak bunların uygulanmadığını biliyoruz.

Trafikte geçiş üstünlüğü olan ambulans, itfaiye, polis araçları. Ama günümüzde çakarlar öyle çoğaldı ki, artık bunların bir kısmını söndürmek için yeni bir genelge daha yayımlama gereği duyuldu. Sirenler çalarak öyle bir geliyorlar ki hız sınırına uyulmadığı gibi etrafa korku salıyorlar. Madem yasaktı yıllardır bu kişilere çakarları taktırmalarına niçin seyirci kalındı.

SADECE HATIRLATMA

Milletvekillerinin, belediye başkanlarının, kaymakamların, rektörlerin, daire başkanlarının, kurum müdürlerinin araçlarında zaten çakar olmaması gerekiyor. Ama dinleyen kim? Onlarla ilgili işlem yapan polislerin başlarına neler geldiğini de biliyoruz. Bakan yeni bir şey getirmedi. Yıllardır var olan genelgeyi bir kez daha hatırlattı. Trafikte bazı genelgeler vardır, ara ara gönderilir. Böylece, yöneticiler sorumluluğu üzerinden atmış olurlar. İşte, onlardan birisi yerine getirildi. Önemli olan genelge göndermek değil, bunu uygulamaktır. Dileriz, bunu oturtan da Soylu olur.

Facebook'ta paylaş    Twitter'da paylaş



Saygı Öztürk > Mahkemeden, çok konuşulacak bir karar

Diğer Yazıları:
31/12/2019 “Vatan toprağı işgal altındayken”
29/12/2019 Ankara’da coşku, bizde hüzün vardı
27/12/2019 İslami bankada olmayanlar bizde başladı
25/12/2019 Kulelerde, FETÖ araştırmasını MHP istemiş
24/12/2019 Her olayın altından aynı kadın çıkıyor!
22/12/2019 Kanal İstanbul gerçekleri
20/12/2019 Özkök: FET֒ye hep dikkat çektim
18/12/2019 17 yıldır ödenmeyen namus borcu
17/12/2019 Eski vekiller de “çakarlı” olacak
15/12/2019 Skandal ihaleye, suç duyurusu
13/12/2019 İşte, Gökçek’in mal varlığı
11/12/2019 Vetonun ardından geleceklere bakalım
10/12/2019 Bunlar yapılmadan mücadele olmaz
  8/12/2019 İhalede 88 milyon lira farkın bir anlamı yok…
  6/12/2019 O veto edildi, ya diğer yasa?
  4/12/2019 Onca konutun parası kimin cebinde?
  3/12/2019 Bakan, Öksüz için ne söylemek istedi?
27/11/2019 O sanık, son güne kadar müdürdü
26/11/2019 Kadın öğretmenlere mezarlık görevi!
24/11/2019 Yavaş ne yapsın! 100 bin iş başvurusu 12 bin görüşme talebi
22/11/2019 Karar: Gökçek’in mal varlığı araştırılacak
20/11/2019 HDP, önemli bir karar aşamasında
19/11/2019 Hukukçuların sınavına besmeleli hazırlık kitabı
17/11/2019 Acı tablonun sorumlusu…
15/11/2019 Pes doğrusu! Bakanlık, öğretmenleri icralık etti


 


..:: KİTAPLARI ::..

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010


Kod Adı Mürted Tanıklar ve belgeler ışığında 15 temmuz
Kod Adı Mürted
Tanıklar ve Belgeler Işığında 15 Temmuz
2016

Balyoz'da Kumpas

Balyoz'da Kumpas
Belgeleriyle Balyoz Davası ve Sonrası
2014

Örgüt Pazarı

Örgüt Pazarı
Sağ-Sol Örgütler, Kürtçülük ve Tarikatlar
2013

Belgelerle 28 Şubat

Belgelerle 28 Şubat
Dünü ve bugünü ile 28 Şubat
2013

Son Babalar
Son Babalar
Türkiye'deki yeraltı örgütlenmesinin değişen yüzü, değişen kimlikleri...
2011

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010

MGK
MGK
28 Şubat'ta kapalı kapılar ardında neler yaşandı. Belgeleriyle bu kitapta..
2011

Taşeron Mesih
Taşeron Mesih
Mehmet Ali Ağca’yı belge ve bilgilerin ışığında daha yakından tanıyacaksınız
2010

Ölüm Kuyuları
Ölüm Kuyuları
İddiadan gerçeğe Şemdinli olayları
2009

Belgelerle Ergenekon
Belgelerle Ergenekon
Herşey Ümraniye'de bulunan bombalarla başladı..
2008

5-6-2 Tamam Reis
5-6-2 Tamam Reis
Kırcı, Ağca ve bir dönemin cinayetleri
2008

Apo Olayının Perde Arkası
Apo Olayının Perde Arkası
Abdullah Öcalan'ın yakalanışının ve sonrasının belgeler ile anlatımı
2009

33 Kurşun
33 Kurşun
33 erimizin şehit edildiği katliamın tanıkları anlatıyor
2008

İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşanın gizli raporu 75 yıl sonra ortaya çıktı
2007

Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
1. Kuzey Irak Harekatı'nn Öyküsü
2007

Devletin Derinliklerinde
Devletin Derinliklerinde
Belgelerle Sususrluk'un perde arkası
2002

Madalyalı Mahkum
Madalyalı Mahkum
Korkut Eken Olayı
2007


twitter.com/saygi_ozturk
tr.linkedin.com/in/saygiozturk
facebook.com/saygiozturk

Saygı Öztürk Kimdir

webmaster Site Haritası

© 2018  www.saygiozturk.com I www.saygiozturk.net Saygı Öztürk kitapları ve yazıları