Saygı Öztürk

 

Gazeteci Yazar
SAYGI ÖZTÜRK


Saygı Öztürk > Artık yeter, bu zulmü çektirmeyin!
29/5/2018

Artık yeter, bu zulmü çektirmeyin!

Saliha Nuran Canpolat, Yargıtay üyesi olarak görev yaparken 16 Temmuz 2016 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkında soruşturma açıldı. 20 gün tutuklu kaldı. 4 Temmuz 2017 tarihinde “kovuşturmaya yer olmadığı” yani takipsizlik kararı verildi. Yargıtay Yüksek Disiplin Kurulu'nun da, Saliha Nuran Canpolat, Feridun Aydın, Mustafa Ateş, Ayhan Doğan, Muhammet Güney, Zülfikar Tekirdağ hakkında 30 Ocak 2018 tarihinde “Disiplin işlemi tayinine yer olmadığı” kararıyla, dosyanın kapatıldığını sanıyorsunuz.



Asıl sorun ondan sonra başlıyor. Savcılık ve kurumlar arasındaki iletişim kopukluğu, hukuksuz bir biçimde kişilerin sosyal ve kamusal hayatta çok önemli sıkıntılarla karşılaşmalarına neden oluyor. Soruşturma açılanların isimleri basında yer alırken, soruşturmanın takipsizlikle sonuçlandığı hiçbir yerde yayımlanmıyor. Bunun bir sonucu olarak özellikle internet mecrasında kişiyle ilgili arama yapıldığında, soruşturma haberlerine ulaşılıyor, takipsizlikle bittiğini göremiyorsunuz.

BİN BİR SORUN ÇIKIYOR

Bu durum, belirli bir toplumsal statüye sahip insanlar için mesleklerini yerine getirirken veya toplumsal hayatta büyük sıkıntılara yol açıyor. Deyim yerindeyse “Bin bir sorunla” karşılaşıyorlar.

Soruşturma sona erdikten sonra, soruşturma tüm sonuçları ile ortadan kalkar ve bu durum soruşturmayı sonuçlandıran cumhuriyet başsavcılığı tarafından ilgili tüm birimlere bildirilir. İdari birimler, bu karara uymakla yükümlüdür ve kendiliklerinden kişilerin haklarını kısıtlayıcı tedbirler koyamaz. Ancak, Başbakanlık ve bakanlıklar yani idare tarafından tüm kamu kuruluşlarına, bankalara, sigorta kuruluşlarına, noterlere özetle bütün kamusal, özel hizmet birimlerine haklarında soruşturma açılan kişilerle ilgili yazı gönderilip “sakıncalı” olarak şerh düşülmesi sağlanıyor.

Haklarında “kovuşturmaya yer olmadığı” kararı bulunan ve hiçbir hukuki kısıtlama getirilmesi mümkün olmayan kişiler açısından bu uygulama, kamu hizmetlerinden yararlanırken son derece önemli sıkıntılar yaratıyor. İdari bürokrasinin yetersizlikleri ve aralarında yeterli elektronik iletişim olmadığından neredeyse her taşın altından o “şerh” çıkıyor.

PARA YATIRAMIYOR, ÇEKEMİYOR

Bankaya, kredi kartı borcunuzu yatırmaya gitseniz bile “şerh var” deniliyor, borcunuzu bile almıyorlar. Evinizi ya da yeni açtığınız avukatlık büronuzu sigortalatmak istiyorsunuz. Ekran açılıyor, oradaki görevli bir size, bir ekrana bakıyor. Ardından da “Sizin hakkınızda şerh düşülmüş, işleminizi yapamayız” sözlerini duyuyorsunuz. Emekli maaşınızı almaya bankaya gittiniz “Veremeyiz, şerh var” deniliyor. Notere gidiyorsunuz, “İnşallah ‘işleminizi yapamayız, şerh var' sözünü duymam” demeniz boşuna.

Unutmayalım, idari soruşturmalar tedbir sebebi değildir. Ama savcılık yazılarının yeterince dikkate alınmaması ya da kişilerin işgüzarlığı zaten sıkıntılar yaşamış olanlara yeni sıkıntılar ekliyor. Bu uygulama karşısında, her seferinde ilgili kuruluşa, Başsavcılık tarafından yazı yazılmasını talep etmek gerekiyor. Bu işlemler bazen aylarca sürüyor.

NEREDE HUKUK DEVLETİ?

Soruşturma açılabilir. Ancak idari birimler, soruşturma sonlandırıldıktan sonra derhal kayıtlarını güncellemekle yükümlüdür. Buna karşılık, Kamu kuruluşları idari emirlerle kişilerin kamu hizmetlerini ve haklarının kullanımını engelleyecek şekilde “fişleme” yapmaz, hukuka aykırı idari önlemlere başvuramaz. Günümüzde haklarında soruşturma açılan, sonuçta “kovuşturmaya yer olmadığı” kararı verilenler, mesleklerini yapamaz, çocuklarına ekmek götüremez hale getirildi.

Haklarında kovuşturma açılmayanlara bile bunlar yapılıyorsa, o zaman “Hukuk devleti” hep sözde kalıyor demektir.

Kardeş ülke, 100 yaşında
Dün, Azerbaycan Halk Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 100'üncü yılıydı. 28 Mayıs 1918'de bağımsızlığını ilan eden Azerbaycan Cumhuriyeti'nin başkenti Gence, Cumhurbaşkanı da Mehmet Emin Resulzade'ydi. Ermenilerden oluşan sözde Rus ordusu, Bakü'de 12 bin Azeri'yi şehit edince, Osmanlı Devleti'nden destek istendi. Nuri Paşa (Enver Paşa'nın üvey kardeşi) komutasında Kafkas İslam Ordusu, 15 Eylül 1918 de Bakü'yü kurtardı. 2 yıl sonra bağımsızlığını kaybeden Azerbaycan, 1993 yılına kadar Rus egemenliğinde kaldı.

Azerbaycanlılar gibi biz de “İki devlet, tek milletiz” diyoruz ama kardeşlerimizle de bir o kadar uzağız. Osmanlı'nın son zaferi, Bakü'nün kurtarılışıdır. Bizde “İzmir'in dağlarında çiçekler açar” marşında olduğu gibi, Azerbaycan'da da “Kafkasya dağlarında çiçekler açar” marşı coşkuyla söyleniyor.

Facebook'ta paylaş    Twitter'da paylaş



Saygı Öztürk > Artık yeter, bu zulmü çektirmeyin!

Diğer Yazıları:
31/12/2019 “Vatan toprağı işgal altındayken”
29/12/2019 Ankara’da coşku, bizde hüzün vardı
27/12/2019 İslami bankada olmayanlar bizde başladı
25/12/2019 Kulelerde, FETÖ araştırmasını MHP istemiş
24/12/2019 Her olayın altından aynı kadın çıkıyor!
22/12/2019 Kanal İstanbul gerçekleri
20/12/2019 Özkök: FET֒ye hep dikkat çektim
18/12/2019 17 yıldır ödenmeyen namus borcu
17/12/2019 Eski vekiller de “çakarlı” olacak
15/12/2019 Skandal ihaleye, suç duyurusu
13/12/2019 İşte, Gökçek’in mal varlığı
11/12/2019 Vetonun ardından geleceklere bakalım
10/12/2019 Bunlar yapılmadan mücadele olmaz
  8/12/2019 İhalede 88 milyon lira farkın bir anlamı yok…
  6/12/2019 O veto edildi, ya diğer yasa?
  4/12/2019 Onca konutun parası kimin cebinde?
  3/12/2019 Bakan, Öksüz için ne söylemek istedi?
27/11/2019 O sanık, son güne kadar müdürdü
26/11/2019 Kadın öğretmenlere mezarlık görevi!
24/11/2019 Yavaş ne yapsın! 100 bin iş başvurusu 12 bin görüşme talebi
22/11/2019 Karar: Gökçek’in mal varlığı araştırılacak
20/11/2019 HDP, önemli bir karar aşamasında
19/11/2019 Hukukçuların sınavına besmeleli hazırlık kitabı
17/11/2019 Acı tablonun sorumlusu…
15/11/2019 Pes doğrusu! Bakanlık, öğretmenleri icralık etti


 


..:: KİTAPLARI ::..

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010


Kod Adı Mürted Tanıklar ve belgeler ışığında 15 temmuz
Kod Adı Mürted
Tanıklar ve Belgeler Işığında 15 Temmuz
2016

Balyoz'da Kumpas

Balyoz'da Kumpas
Belgeleriyle Balyoz Davası ve Sonrası
2014

Örgüt Pazarı

Örgüt Pazarı
Sağ-Sol Örgütler, Kürtçülük ve Tarikatlar
2013

Belgelerle 28 Şubat

Belgelerle 28 Şubat
Dünü ve bugünü ile 28 Şubat
2013

Son Babalar
Son Babalar
Türkiye'deki yeraltı örgütlenmesinin değişen yüzü, değişen kimlikleri...
2011

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010

MGK
MGK
28 Şubat'ta kapalı kapılar ardında neler yaşandı. Belgeleriyle bu kitapta..
2011

Taşeron Mesih
Taşeron Mesih
Mehmet Ali Ağca’yı belge ve bilgilerin ışığında daha yakından tanıyacaksınız
2010

Ölüm Kuyuları
Ölüm Kuyuları
İddiadan gerçeğe Şemdinli olayları
2009

Belgelerle Ergenekon
Belgelerle Ergenekon
Herşey Ümraniye'de bulunan bombalarla başladı..
2008

5-6-2 Tamam Reis
5-6-2 Tamam Reis
Kırcı, Ağca ve bir dönemin cinayetleri
2008

Apo Olayının Perde Arkası
Apo Olayının Perde Arkası
Abdullah Öcalan'ın yakalanışının ve sonrasının belgeler ile anlatımı
2009

33 Kurşun
33 Kurşun
33 erimizin şehit edildiği katliamın tanıkları anlatıyor
2008

İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşanın gizli raporu 75 yıl sonra ortaya çıktı
2007

Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
1. Kuzey Irak Harekatı'nn Öyküsü
2007

Devletin Derinliklerinde
Devletin Derinliklerinde
Belgelerle Sususrluk'un perde arkası
2002

Madalyalı Mahkum
Madalyalı Mahkum
Korkut Eken Olayı
2007


twitter.com/saygi_ozturk
tr.linkedin.com/in/saygiozturk
facebook.com/saygiozturk

Saygı Öztürk Kimdir

webmaster Site Haritası

© 2018  www.saygiozturk.com I www.saygiozturk.net Saygı Öztürk kitapları ve yazıları