Saygı Öztürk

 

Gazeteci Yazar
SAYGI ÖZTÜRK


Saygı Öztürk > Şehit haberleri böyle veriliyor
14/2/2018

Şehit haberleri böyle veriliyor

24 günde 32 askerimiz şehit edildi. Asker için en zor olanı şehit ailesine haber verilmesidir. Şehit haberinin ilk verildiği yer Askerlik Şube Başkanlığı oluyor. Gelen mesajı okuyan asker, en acı haberi verebilmek için tören üniformasını giyer. Birkaç Mehmetçikle birlikte hastaneden gelen ambulansı da arkalarına alıp yola düşerler.



Önde bir askeri araç, arkada bir ambulans geliyorsa bir eve ateş düştü demektir. Yaklaştığın her kasaba veya köyün buz kesildiğini hissedersin… İçinden geçtiğin her yer rahatlar… Ulaşırsın köye. Askerde evladı olan her haneden inceden bir sızının yükseldiğini, “Aman bizim eve doğru gelmesin” diye dua edildiğini duyar gibi olursun. Görevi gereği acı haberleri defalarca veren komutandan dinliyorum:

“YARALI, YARALI DEĞİL Mİ KOMUTAN?”

Bütün köy donmuştur adeta. Herkes büyülenmiş gibi izler seni. Hangi eve gidilecek diye acılı bir merak sarar ortalığı. Şehidin evine doğru yaklaşmaya başladığında, bahçedeki ihtiyarın büyülenmiş gibi sana baktığını, bacaklarının titremeye başladığını, elindeki bastondan güç alarak zar zor ayakta durmaya çalıştığını görürsün.

Ayakların geri geri gider. Bahçedeki çocuklar eve doğru koşar. Pencerelerde bir hareket başlar ve kapının önüne telaşla bir anne çıkar, bir sana, bir arkanda yere bakan Mehmetçiklere, bir de ambulansa bakar. Atar kendini yere. Oğlu daha toprak altına girmeden o ana düşer toprağın üstüne. Öyle bir vurur ki yere deprem oluyor sanırsın… Konu komşu yığılır, bin feryat bin figana karışır ki içinden ‘kıyamet bu' dersin. Kimi ana önce sana doğru koşar. Ellerine sarılır. Son bir umutla yüzüne bakar, ‘Yaralı, yaralı değil mi komutan?' der. Başını öne eğersin. Hiçbir şey diyemezsin. Dizlerinin bağı çözülür. Çökersin anayla birlikte yere. O ağlar, sen ağlarsın. Gözyaşları birbirine karışır. Hemşire elinin titremesinden, gözünün yaşını silmekten sakinleştirici iğneyi yapamaz bile…

MEZAR, BAYRAK VE ANA KALIR

Fidan gibi evladını feda eden o babanın, “Vatan sağ olsun, vatan sağ olsun, şehit babasıyım ben” dediğini duyarsın. Kimi içine akıtır gözyaşlarını. Kimi donar kalır. Kimi günlerce konuşamaz. Kimi dua eder, kimi beddua. Kimi kendi saçlarını, kimi saçlarımızı yolar. Ne şapka kalır başınızda, ne rütbe omuzlarınızda, söker atar. Asıl büyük kıyamet bir-iki gün sonra kopar.

Gerçekle yüzleşme günüdür. Bu sefer cenazeyle birlikte varırsın köye. Tören- mören hak getire. Köylü alır şehidini omuzlarına, yer yerinden oynar. Ne protokol kalır, ne düzen. Tekbir sesleri, feryada karışır. Kimi “Evladımı en son haliyle hatırlamak istiyorum” der, cenazesini görmek istemez. Kimi de “Göreceğim” der. Gösteremezsin ki… Ya yüzü yoktur ya da bacağı. Bir üsteğmen elinde daha önce de okuduğu, sadece isim hanesi değiştirilmiş standart metni okur, “kanı yerde kalmayacak” sözleriyle konuşmasını bitirir. Tabuta sarılı analar, babalar, kardeşler duymaz, duysa da inanmaz.

Geride bir mezar, bir bayrak, bir ana kalır…

Yaralı askerlerin dileği ve verilen yasa teklifi
Afrin'den 143 yaralı geldi. Daha önce Sağlık Bakanlığı Müsteşarlığı da yapmış olan halen İYİ Parti Genel Sekreterliği görevini yürüten Dr. Aytun Çıray, “Askeri hastane” statüsünden çıkarılmış olsa da, yaralı askerlerimizin getirildiği Gülhane Hastanesi'ne gitti.

En ağırından, hafif yaralısına kadar askerlerimizin devletine, milletine bağlılıklarını, ordumuza olan sadakatlerini dile getirmesi gerçekten göz yaşartıyor. Hemen her gazi, “Bir an önce iyileşip operasyon bölgesine gitmek istiyorum” diyor. Aytun Çıray, gözyaşına engel olamıyor.

Afrin'de askerimizin şehit edilmesinden iki gün sonra, ikramiyesine ve otomobiline haciz gönderilmesi gazilerimizi de üzdü. Aytun Çıray, İYİ Parti adına TBMM Başkanlığı'na verdiği yasa teklifinde, şehitlerimizin borçlarının affını öngören yasa teklifi verdi. Ancak, AKP istemedikçe bu kanunlaşmaz.

ASKERİ HASTANE OLMALI

Diğerleriyle birlikte Gülhane de askeri hastane statüsünden çıkarılmıştı. Ama, askeri hastanelerin gerekliliği, yaralıların bu hastaneye getirilmesiyle de anlaşılıyor. Aytun Çıray, sohbetimizde milletvekili olmanın ötesinde bir tıp doktoru olarak şunları söyledi:

“Çalışanlarla, gazilerimizle konuşurken askeri hastanelerin kapatılmış olmasının büyük hata olduğunu belirttiler. Yaralı askerlerimizin taşınmasında bile problemler yaşanıyor. Bu hastaneler eski statüsüne kavuşturulmalı. İçindeki yanlış insanlar yüzünden kurumlar cezalandırılamaz. GATA ve askeri hastanelerin kapatılması nedeniyle savaş cerrahisinden yoksun kalan askerlerimiz, yaralandıklarında eksik müdahale olursa bunun hesabını kim verecek?”

Sahi, bunu düşünen var mı? Hükümet, Genelkurmay'ın bu konudaki önerisini dikkate almalı, bu hastanelerin gerekliliğine inanmalı.

Facebook'ta paylaş    Twitter'da paylaş



Saygı Öztürk > Şehit haberleri böyle veriliyor

Diğer Yazıları:
29/4/2018 Birine PKK, birine FETÖ yaftası
27/4/2018 Akşener FET֒cüyse…
25/4/2018 CHP’de, YSK korkusu
24/4/2018 İstifaların perde arkasında olanlar
22/4/2018 İmza atanlar fişlenecek mi?
20/4/2018 YSK’nın, İYİ Parti kararı
18/4/2018 Seçimden önce bu skandalları giderin
17/4/2018 Belediye başkan adayları belirlenirken
15/4/2018 Egemenler bölgeden çekilsin, işler düzelir
13/4/2018 Bu ayrıcalıklar vicdanınızı sızlatmıyor mu?
11/4/2018 İlk ziyaret 8 dakika sürdü
10/4/2018 Deniz Baykal’dan haber var
  6/4/2018 Ürküten tablo: 25 milyon silah, biner mermi
  6/4/2018 İşte, devlet adamlığı
  4/4/2018 O belgeler neyin karşılığında değiştirildi?
  3/4/2018 Irak’ta perdeleme oyunu
  1/4/2018 Şimdi de Menzilciler…
30/3/2018 O, “Mezardakiler bile kalksın” diyordu
28/3/2018 Önce mezar yerini göstereceksin
27/3/2018 O isimler de açıklanmalı
25/3/2018 Yargıda bunlar oluyorsa…
23/3/2018 Saçı-sakalı kestirip paralı terörist oldular
21/3/2018 İşte ‘Sincar Sincar’ dedikleri
20/3/2018 Çekiç, Çelik, Şafak ve diğerlerini unutmayın
18/3/2018 AKP, onlar için af çıkardı


 


..:: KİTAPLARI ::..

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010


Kod Adı Mürted Tanıklar ve belgeler ışığında 15 temmuz
Kod Adı Mürted
Tanıklar ve Belgeler Işığında 15 Temmuz
2016

Balyoz'da Kumpas

Balyoz'da Kumpas
Belgeleriyle Balyoz Davası ve Sonrası
2014

Örgüt Pazarı

Örgüt Pazarı
Sağ-Sol Örgütler, Kürtçülük ve Tarikatlar
2013

Belgelerle 28 Şubat

Belgelerle 28 Şubat
Dünü ve bugünü ile 28 Şubat
2013

Son Babalar
Son Babalar
Türkiye'deki yeraltı örgütlenmesinin değişen yüzü, değişen kimlikleri...
2011

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010

MGK
MGK
28 Şubat'ta kapalı kapılar ardında neler yaşandı. Belgeleriyle bu kitapta..
2011

Taşeron Mesih
Taşeron Mesih
Mehmet Ali Ağca’yı belge ve bilgilerin ışığında daha yakından tanıyacaksınız
2010

Ölüm Kuyuları
Ölüm Kuyuları
İddiadan gerçeğe Şemdinli olayları
2009

Belgelerle Ergenekon
Belgelerle Ergenekon
Herşey Ümraniye'de bulunan bombalarla başladı..
2008

5-6-2 Tamam Reis
5-6-2 Tamam Reis
Kırcı, Ağca ve bir dönemin cinayetleri
2008

Apo Olayının Perde Arkası
Apo Olayının Perde Arkası
Abdullah Öcalan'ın yakalanışının ve sonrasının belgeler ile anlatımı
2009

33 Kurşun
33 Kurşun
33 erimizin şehit edildiği katliamın tanıkları anlatıyor
2008

İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşanın gizli raporu 75 yıl sonra ortaya çıktı
2007

Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
1. Kuzey Irak Harekatı'nn Öyküsü
2007

Devletin Derinliklerinde
Devletin Derinliklerinde
Belgelerle Sususrluk'un perde arkası
2002

Madalyalı Mahkum
Madalyalı Mahkum
Korkut Eken Olayı
2007


twitter.com/saygi_ozturk
tr.linkedin.com/in/saygiozturk
facebook.com/saygiozturk

Saygı Öztürk Kimdir

webmaster Site Haritası

© 2018  www.saygiozturk.com I www.saygiozturk.net Saygı Öztürk kitapları ve yazıları