Saygı Öztürk

 

Gazeteci Yazar
SAYGI ÖZTÜRK


Saygı Öztürk > Devlet okulunun içinde Ensar sınıfları
31/1/2018

Devlet okulunun içinde Ensar sınıfları

Milli Eğitim Bakanlığı'nda birçok uygulama yargıya taşınıyor, yargının yürütmenin durdurulması, iptal kararları da onları yıldırmıyor. Okul, il ve ilçe yöneticileri, bakanlık yöneticilerinin, iktidarın gözüne girmek için illerde birbirinden garip işler yapıyor.



Öğrencileri protokollerle dini vakıf ve derneklere teslim eden Milli Eğitim Bakanlığı, garip kararları da artık normal sayılıyor. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) bağlantılı oldukları gerekçesiyle çok sayıda ilkokul, ortaokul, lise Milli Eğitim Bakanlığı'na devredildi.

24 YIL ÖNCE UYARDIM

Aslında, FETÖ yapılanması öyle gizli-saklı gelmedi. Adliye, mülkiye, emniyet ve eğitim bu yapının öncelikli hedefleriydi. TBMM 15 Temmuz Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu'nun raporunda yer alan gazete kupürü dikkatimi çekti. Çünkü o haberi 9 Nisan 1994 tarihli Hürriyet Gazetesi'nde ben yazmıştım. 24 yıl önceki haberimin başlığı şuydu:

Fethullahçılar polise sızdı.

Haberimin spotunda da “Şeriatçı Fethullah Gülen yanlılarının Emniyet içinde örgütlendikleri öğrenildi. ‘Sınıf imamı', ‘Dönem imamı' ve ‘Okul imamı' hiyerarşisine göre örgütlenen Fethullahçıların, özellikle Polis Akademisi, polis kolejleri ve polis okullarında yuvalanmayı tercih ettikleri anlaşıldı.”

Haberimde, bu kişilerin gittikleri evlerin adresine varıncaya kadar her şeyi yazmışım. Bu konuyu o dönem Polis Başmüfettişleri Nihat Dündar ile rahmetli İzzet Sezgin Şenel soruşturmuş ve yazdıklarımızın doğru olduğu da ortaya çıkmıştı. Sonunda bu dosyalar da adliyede kapatıldı. O dönem kendilerini gizliyor, gerçekten “sızma” oluyordu. Ancak daha sonraki dönemde bırakın sızmayı, bu yapı içinde olmayanların emniyete girmesi zorlaştı. Ayrıca kritik yerleri ele geçirdikleri için polisler, onlardan olmasa bile onlardanmış gibi hareket etmek zorunda bırakıldı.

OKULLARDA FARKLI YAPILANMA

Fetullahçılar, kendi okullarını açtı. Bir yandan okullarına öğrenci alırken, bir yardan da devlet okullarında örgütlendi. Darbe girişiminden sonra okulların kapatılması, binalarının devlete geçmesi konusunda gerçekten hükümet kararlı bir tutum izledi. Devleti ele geçirmeye çalışan terör örgütüyle mücadele edilirken, bu kez okullarda dini vakıf ve dernekler etkili olmaya başladı. Geçenlerde bir müfettişin gönderdiği nottan şunu öğrendim:

Orta Anadolu'da bir ilimizde, FETÖ bağlantılı olduğu gerekçesiyle özel okul devlete devredildi. İl Milli Eğitim Müdürlüğü, bu okulu Anadolu İmam Hatip Lisesi yaptı. Buraya kadar her şey tamam. Bir de bundan sonrasını müfettişin mektubundan okuyalım:

“Ancak ne hikmetse bu kurumun içinde ve aynı binada bulunan anasınıfı kısmı ‘yararlı dernek' diye yapılan bir protokolle Ensar Vakfı'na verildi. Bilindiği üzere Türkiye'de özel öğretim kurumu açılması, kapatılması Özel Öğretim Kurumları Kanunu, yönetmeliği ve standartlar yönergesine göre yapılır. Bunlar hiç yapılmadı. Adı geçen mevzuat uyarınca devlet kurumu içinde özel öğretim kurumu açamazsınız.

HER ŞEY DEVLETTEN…

Zaten bu vakıf başvuru yapmış olsa bile hiçbir müfettiş açılış için rapor düzenleyemez. Şu an aktif faaliyetine devam eden bu vakıf devletin okulunun içinde kira, elektrik, doğalgaz gibi giderler için para vermediği gibi bir de velilerden aylık 600 TL anaokulu parası alıyor. Bu arada devletin resmi anaokulu da, 500 metre mesafede aylık 150 TL'ye hizmet veriyor.”

O mektup şu cümlelerle bitiyor: “Şimdi sormak isterim size: Eğer denetim yetkimiz olsaydı hangi müfettiş buna izin verirdi? Şimdi bizden yetkilerin alınması ve pasifize edilme sebebimiz daha iyi anlaşılmıyor mu? Bizim meslek olarak tek beklentimiz her şeyin hak ve hukuk çerçevesinde yapılması.”

ATAMADA YENİ SİSTEM

Milli Eğitim Bakanlığı kariyer ve liyakat ilkelerini tamamen ortadan kaldıran yönetici görevlendirme yönetmeliği hazırladı. Şu anda yönetici olmayanların yönetim kademelerine geçişte göz boyama maksatlı olarak yazılı sınav getiriliyor, 100 tam puan alsanız bile sözlü sınavla niyet ortaya konuluyor.

Bu da yetmezmiş gibi iki yıllık öğretmen ile yıllarını yöneticiliğe vermiş bir yönetici adayı ya da iki yıllık öğretmen ile doktora yapmış bir yönetici adayı arasında müdür yardımcısı olmak açısından hiçbir fark yok. Müdürlük için ise bir yıl yöneticilik şartı getirilirken keyfi görevlendirme yapılan kurucu müdürlük de aynı statüde değerlendiriliyor. Müdürlük için de öğrenim düzeyi ya da kıdemin hiçbir önemi yok.

Mevcut okul müdürleri 4 yılını doldurduğunda uygulanacak sistem ise tamamen il müdürünün inisiyatifine bırakılıyor. Burada kıdem, öğrenim durumu, ödül kriterleri var ama bunların görev uzatmada bir etkisi olmayacak.

Bakanlık yetkilileri, bu çalışmaları yaparken hükümete yakınlığıyla bilinen sendikalar dışındaki sendikaların da sesini duymalı.

Facebook'ta paylaş    Twitter'da paylaş



Saygı Öztürk > Devlet okulunun içinde Ensar sınıfları

Diğer Yazıları:
29/4/2018 Birine PKK, birine FETÖ yaftası
27/4/2018 Akşener FET֒cüyse…
25/4/2018 CHP’de, YSK korkusu
24/4/2018 İstifaların perde arkasında olanlar
22/4/2018 İmza atanlar fişlenecek mi?
20/4/2018 YSK’nın, İYİ Parti kararı
18/4/2018 Seçimden önce bu skandalları giderin
17/4/2018 Belediye başkan adayları belirlenirken
15/4/2018 Egemenler bölgeden çekilsin, işler düzelir
13/4/2018 Bu ayrıcalıklar vicdanınızı sızlatmıyor mu?
11/4/2018 İlk ziyaret 8 dakika sürdü
10/4/2018 Deniz Baykal’dan haber var
  6/4/2018 Ürküten tablo: 25 milyon silah, biner mermi
  6/4/2018 İşte, devlet adamlığı
  4/4/2018 O belgeler neyin karşılığında değiştirildi?
  3/4/2018 Irak’ta perdeleme oyunu
  1/4/2018 Şimdi de Menzilciler…
30/3/2018 O, “Mezardakiler bile kalksın” diyordu
28/3/2018 Önce mezar yerini göstereceksin
27/3/2018 O isimler de açıklanmalı
25/3/2018 Yargıda bunlar oluyorsa…
23/3/2018 Saçı-sakalı kestirip paralı terörist oldular
21/3/2018 İşte ‘Sincar Sincar’ dedikleri
20/3/2018 Çekiç, Çelik, Şafak ve diğerlerini unutmayın
18/3/2018 AKP, onlar için af çıkardı


 


..:: KİTAPLARI ::..

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010


Kod Adı Mürted Tanıklar ve belgeler ışığında 15 temmuz
Kod Adı Mürted
Tanıklar ve Belgeler Işığında 15 Temmuz
2016

Balyoz'da Kumpas

Balyoz'da Kumpas
Belgeleriyle Balyoz Davası ve Sonrası
2014

Örgüt Pazarı

Örgüt Pazarı
Sağ-Sol Örgütler, Kürtçülük ve Tarikatlar
2013

Belgelerle 28 Şubat

Belgelerle 28 Şubat
Dünü ve bugünü ile 28 Şubat
2013

Son Babalar
Son Babalar
Türkiye'deki yeraltı örgütlenmesinin değişen yüzü, değişen kimlikleri...
2011

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010

MGK
MGK
28 Şubat'ta kapalı kapılar ardında neler yaşandı. Belgeleriyle bu kitapta..
2011

Taşeron Mesih
Taşeron Mesih
Mehmet Ali Ağca’yı belge ve bilgilerin ışığında daha yakından tanıyacaksınız
2010

Ölüm Kuyuları
Ölüm Kuyuları
İddiadan gerçeğe Şemdinli olayları
2009

Belgelerle Ergenekon
Belgelerle Ergenekon
Herşey Ümraniye'de bulunan bombalarla başladı..
2008

5-6-2 Tamam Reis
5-6-2 Tamam Reis
Kırcı, Ağca ve bir dönemin cinayetleri
2008

Apo Olayının Perde Arkası
Apo Olayının Perde Arkası
Abdullah Öcalan'ın yakalanışının ve sonrasının belgeler ile anlatımı
2009

33 Kurşun
33 Kurşun
33 erimizin şehit edildiği katliamın tanıkları anlatıyor
2008

İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşanın gizli raporu 75 yıl sonra ortaya çıktı
2007

Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
1. Kuzey Irak Harekatı'nn Öyküsü
2007

Devletin Derinliklerinde
Devletin Derinliklerinde
Belgelerle Sususrluk'un perde arkası
2002

Madalyalı Mahkum
Madalyalı Mahkum
Korkut Eken Olayı
2007


twitter.com/saygi_ozturk
tr.linkedin.com/in/saygiozturk
facebook.com/saygiozturk

Saygı Öztürk Kimdir

webmaster Site Haritası

© 2018  www.saygiozturk.com I www.saygiozturk.net Saygı Öztürk kitapları ve yazıları