Saygı Öztürk

 

Gazeteci Yazar
SAYGI ÖZTÜRK


Saygı Öztürk > Mahkeme salonunda böyle bir eylem ilk kez yapılıyordu
26/12/2017

Mahkeme salonunda böyle bir eylem ilk kez yapılıyordu

20 Temmuz 2016 tarihinden bu yana Olağanüstü Hal (OHAL) Kanunu'na dayanarak 29. Kanun Hükmünde Kararname (KHK) çıkarıldı. 54 yasada “torba yasa” tekniğiyle OHAL ilan ediliş nedenleri ve süresiyle de sınırlı olmayan çok sayıda köklü değişiklikler yapıldı.



Değişikliklerden biri de “Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun”a bir madde eklenmesidir. Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar nedeniyle tutuklu ve hükümlü bulunanlar duruşmaya sevk nedeniyle cezaevi dışına çıkarılmaları durumunda, cezaevi yönetimi tarafından verilen giysileri giyecek. Gerekçe de, bu kişilerin duruşma salonlarına “havalı gelmeleri” gösterildi.

BİR PROTESTONUN ÖYKÜSÜ

Hangi giysilerin cezaevine alınacağına hatta hangi renk kalemin odaya gireceğine bile cezaevi yönetimi karar veriyor. Eğer bu kişilerin duruşma salonuna “havalı” gelmesini istemiyorsanız, o tür giysileri içeriye almayacak, dolayısıyla kararname, yönetmelik çıkarılmasına gerek duyulmayacak, yeni bir tartışma konusu da olmayacaktı.

“Tek tip elbise protestosu” denilince mahkeme salonunda külot-atletli fotoğraf göreceksiniz. Onlar 143 sanıklı Türkiye Halk Kurtuluş Partisi 3. Yol grubunun asker sanıklarıydı. Günümüzde serbest gazetecilik yapan Rahmi Yıldırım da ilk sırada yer alan protestocularındandı. Rahmi Yıldırım'dan protesto öncesi, duruşma günü ve protestodan sonra neler yaşadıklarını dinliyorum:

“12 Eylül 1980 darbesi gerçekleştirilmiş, ülkede sıkıyönetim ilan edilmişti. Ben de yasadışı örgüt üyeliğinden dolayı 1982 yılının Eylül ayında gözaltına alındım, işkencelerden sonra Metris Cezaevi'ne konuldum. Metris'te baskı, şiddet ve keyfi yasaklar vardı. Açıkçası, onur kırıcı yaptırımlar dayatılıyordu. Son halka ise tek tip elbise giyilmesinin zorunlu hale getirilmesiydi. Bizlere ‘Giyerseniz iyi muamele edeceğiz' pazarlığı dayattılar. Kabul etmeyince zorla giydirmeye kalkıştılar. Sıkça aramalar yapılıyor, kendimize ait elbiselerimizi yırtıyorlardı. Metris ve diğer cezaevlerinde yaşananlardan kamuoyunun haberi bile yoktu. 14 Ocak 1984'te koğuşlarımıza baskın yaptılar. Bütün eşyalarımızı aldılar. Tek tip elbise giymeye zorladılar.

17 Ocak'ta duruşmamız vardı. Saat 05.00 civarında koğuşlara baskın yaptılar ve duruşmaya gidecek olanlara zorla tek tip elbise giydirdiler. Bizi ocak ayının o ayazında havalandırmaya çıkardılar. Duruşma saatine kadar tam dört saat ellerimiz arkadan kelepçeli olarak tutulduk. Duruşma salonuna kelepçesiz getirildik. Zulmün, işkencenin sembolü olarak gördüğümüz tek tip kıyafeti duruşma salonunda çıkarmayı daha önce kararlaştırmıştık. Arkadaşlar beni de sözcü seçmişti. Orada protestomuzun nedenini ben anlatacaktım.

SOĞUK HAVADA SU SIKIYORLARDI

Paravanlar açıldı, ziyaretçileri, gazetecileri gördük. Mahkeme heyeti yerini almadan atlet-külot kaldık. Üzerimizdeki tek tip elbiseleri fırlattık. O dönem Cumhuriyet Gazetesi'nde çalışan Deniz Teztel, bu protestonun fotoğraflarını çekti.

Ben, elimi kaldırıp duruşma yargıcından söz isteyecektim ki, oradaki bütün görevliler üzerimize saldırdı. O arada ‘Bizleri işkenceyle sorguladınız, işkenceyle yargılayamazsınız' diye bağırdım. Diğer sanıklar da işkenceyi protesto etti. Salondan atlet-külotla çıkarıldık. Hepimizi atlet-külotlu olarak akşam cezaevi havalandırmasında tuttular. Soğuk iliklerimize işliyordu. Bu yetmiyormuş gibi arada bir itfaiye aracının hortumuyla üzerimize su tutuluyordu. İşte o gün daha önce yapılmayan bir işkence çeşidini de uyguladılar.

“KIÇ FALAKASI” UYGULADILAR

O gün o protestoyu yapan bizlere bizim o gün adını ilk kez duyduğumuz “Kıç falakası” yaptılar. Dört asker kol ve bacaklarınızdan tutuyor ve sizi yüz üstü kaldırıyor, beşinci asker de sopayla kıçınıza vuruyor. Donmuş vücuda falakanın, copla vurulmanın nasıl etki yarattığını ancak yaşayan bilir. İkinci duruşmada da biz aynı eylemi gerçekleştirince, bir daha hiç duruşmalara alınmadık. Yargılama gıyabımızda yürüdü ve toplam 3 yıla yakın tutuklu kaldıktan sonra beraat ettik.”

Rahmi Yıldırım, 33 yıl önce yaşadığı acı olayları anlatırken, aradan yıllar geçtikten sonra tekrar tek tip kıyafete geçilmesini “insanın kimliğine, kişiliğine ve değerlerini aşağılamaya yönelik olduğunu” belirtiyor.

Tutuklu hakkında mahkeme karar vermeden tek tip kıyafetle mahkum edilmiş de oluyor. Yol yakınken, bu uygulama durdurulmalı. Çünkü, bunun şehitlerimizin yakınlarına da bir faydası olmayacak. Suçlu bulunan zaten ağır cezalara çarptırılacak. Bu tür zorlamalar, verilecek kararlara da uluslararası alanda gölge düşürmekten başka işe yaramaz.

Facebook'ta paylaş    Twitter'da paylaş



Saygı Öztürk > Mahkeme salonunda böyle bir eylem ilk kez yapılıyordu

Diğer Yazıları:
29/4/2018 Birine PKK, birine FETÖ yaftası
27/4/2018 Akşener FET֒cüyse…
25/4/2018 CHP’de, YSK korkusu
24/4/2018 İstifaların perde arkasında olanlar
22/4/2018 İmza atanlar fişlenecek mi?
20/4/2018 YSK’nın, İYİ Parti kararı
18/4/2018 Seçimden önce bu skandalları giderin
17/4/2018 Belediye başkan adayları belirlenirken
15/4/2018 Egemenler bölgeden çekilsin, işler düzelir
13/4/2018 Bu ayrıcalıklar vicdanınızı sızlatmıyor mu?
11/4/2018 İlk ziyaret 8 dakika sürdü
10/4/2018 Deniz Baykal’dan haber var
  6/4/2018 Ürküten tablo: 25 milyon silah, biner mermi
  6/4/2018 İşte, devlet adamlığı
  4/4/2018 O belgeler neyin karşılığında değiştirildi?
  3/4/2018 Irak’ta perdeleme oyunu
  1/4/2018 Şimdi de Menzilciler…
30/3/2018 O, “Mezardakiler bile kalksın” diyordu
28/3/2018 Önce mezar yerini göstereceksin
27/3/2018 O isimler de açıklanmalı
25/3/2018 Yargıda bunlar oluyorsa…
23/3/2018 Saçı-sakalı kestirip paralı terörist oldular
21/3/2018 İşte ‘Sincar Sincar’ dedikleri
20/3/2018 Çekiç, Çelik, Şafak ve diğerlerini unutmayın
18/3/2018 AKP, onlar için af çıkardı


 


..:: KİTAPLARI ::..

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010


Kod Adı Mürted Tanıklar ve belgeler ışığında 15 temmuz
Kod Adı Mürted
Tanıklar ve Belgeler Işığında 15 Temmuz
2016

Balyoz'da Kumpas

Balyoz'da Kumpas
Belgeleriyle Balyoz Davası ve Sonrası
2014

Örgüt Pazarı

Örgüt Pazarı
Sağ-Sol Örgütler, Kürtçülük ve Tarikatlar
2013

Belgelerle 28 Şubat

Belgelerle 28 Şubat
Dünü ve bugünü ile 28 Şubat
2013

Son Babalar
Son Babalar
Türkiye'deki yeraltı örgütlenmesinin değişen yüzü, değişen kimlikleri...
2011

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010

MGK
MGK
28 Şubat'ta kapalı kapılar ardında neler yaşandı. Belgeleriyle bu kitapta..
2011

Taşeron Mesih
Taşeron Mesih
Mehmet Ali Ağca’yı belge ve bilgilerin ışığında daha yakından tanıyacaksınız
2010

Ölüm Kuyuları
Ölüm Kuyuları
İddiadan gerçeğe Şemdinli olayları
2009

Belgelerle Ergenekon
Belgelerle Ergenekon
Herşey Ümraniye'de bulunan bombalarla başladı..
2008

5-6-2 Tamam Reis
5-6-2 Tamam Reis
Kırcı, Ağca ve bir dönemin cinayetleri
2008

Apo Olayının Perde Arkası
Apo Olayının Perde Arkası
Abdullah Öcalan'ın yakalanışının ve sonrasının belgeler ile anlatımı
2009

33 Kurşun
33 Kurşun
33 erimizin şehit edildiği katliamın tanıkları anlatıyor
2008

İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşanın gizli raporu 75 yıl sonra ortaya çıktı
2007

Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
1. Kuzey Irak Harekatı'nn Öyküsü
2007

Devletin Derinliklerinde
Devletin Derinliklerinde
Belgelerle Sususrluk'un perde arkası
2002

Madalyalı Mahkum
Madalyalı Mahkum
Korkut Eken Olayı
2007


twitter.com/saygi_ozturk
tr.linkedin.com/in/saygiozturk
facebook.com/saygiozturk

Saygı Öztürk Kimdir

webmaster Site Haritası

© 2018  www.saygiozturk.com I www.saygiozturk.net Saygı Öztürk kitapları ve yazıları