Saygı Öztürk

 

Gazeteci Yazar
SAYGI ÖZTÜRK


Saygı Öztürk > Bu nasıl sığınmacılık?
1/9/2017

Bu nasıl sığınmacılık?

Mülteci, sığınmacı, göçmen hep birbirine karıştırılır. Örneğin, ülkemizde bulunan Suriyeliler için “mülteci” denilir ama bu doğru değil. Doğrusu “sığınmacı” olduklarıdır. Sözleşmede mülteci, “ırkı, dini, milliyeti, belli bir sosyal gruba mensubiyeti veya siyasi düşünceleri nedeniyle zulüm göreceği konusunda haklı bir korku taşıyan ve bu yüzden ülkesinden ayrılan ve korkusu nedeniyle geri dönemeyen veya dönmek istemeyen kişi” olarak tanımlanıyor. Yani mültecilere; uluslararası anlaşmalarla özel statü ve hukuki koruma sağlanıyor.



Türkiye, 1951 Cenevre Mülteciler Sözleşmesi'ni coğrafi sınırlamayla kabul etmişti. Avrupa ülkeleri dışından gelenler ülkemizde “sığınmacı” kabul ediliyor. Sığınmacı, mülteci olarak uluslararası koruma arayan ancak statüleri henüz resmi olarak tanınmamış kişilere deniliyor. “Göçmen” ise ülkesinden ekonomik veya diğer nedenlerle gönüllü olarak ayrılan kişi demek. Yani göçmenler ülkelerini kendi istekleri doğrultusunda terk ederken, mülteciler ülkelerini terk etme zorunda kalan ya da terk ettirilen kişilerden oluşuyor.

ONLARA ÖZEL AYRICALIK
Suriye'den ülkemize gelen 3 milyona yakın kişi de sığınmacı durumunda… Ama ülkemizdekiler artık “sığınmacı” durumundan çıkmış, Türk vatandaşlarının ötesinde haklara sahip konuma getirilmiş. Sıra, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına alınmalarında… Bunun için Göç İdaresi tarafından çalışmalar yürütülüyor. Belki tamamı olmazsa bile Türk vatandaşıyla en az 3 yıllık evli olanlar, ülkemizde 5 yıldan fazla ikamet edenlerin yanı sıra önemli meslek sahibi, yatırım yapabilecek parasal gücü olanlar da “istisnai vatandaş” olarak alınabilecek.

Suriyelilere tanınan ayrıcalık kimseye tanınmıyor. Bir örnek vereyim; Ankara'daki üniversite hastanesinde bir ameliyat için Türk vatandaşından 3 bin 400 lira alınırken, Türkiye'de kaydı olmayan örneğin Kerküklü, Musullu, Telaferli Türkmen'den aynı ameliyat için 11 bin 200 lira tahsil ediliyor ama o ameliyat Suriyeliye tamamen parasız…

İSKAN İÇİN ÇALIŞMA YAPILIYOR
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının, Suriye'de akrabaları var. Suriye ile sorunlar yaşamadığımız dönemlerde onlar Türkiye'ye, Türkiye'dekiler de Suriye'ye gidip gelir, bayramlarını kutlarlardı. Bugün durum farklı: Türkiye'de bulunan Suriyeliler, kaçtıkları ülkeye canları istediği zaman gidip geliyor. Günlerce Suriye'de kalıyor, sonra ülkemize dönüyor.

Bayramlarda gidiyor, kalıyor ve daha sonra dönebiliyorsa, bunlara “sığınmacı” da denilemez. Çünkü 1951 tarihli sözleşmenin hiçbir statüsü, ülkemizde bulunan Suriyeliler için geçerli değil. Ülkesinden can güvenliği nedeniyle kaçtığını bildiklerimiz, ülkelerine gidebiliyor, orada kalabiliyor, işlerini yapabiliyor. O zaman, bunların ülkemizde bulundurulmasının farklı nedenleri olabilir. Suriyelilere 300'er lira bayram harçlığı verildi. Sınıra yakın ilçelerdeki kamu bankasının ATM'leri önünde uzun kuyruklar oluşturan Suriyeliler, parasını aldıktan sonra asıl ülkeleri Suriye'ye gitti.

Bazısı geri dönmek istemiyor ama Türkiye'de kendilerine bir şeyler verileceği beklentisi içinde olmaları nedeniyle oradaki akrabalarını, komşularını da alıp ülkemize geliyor. Bazı yörelerde, Suriyelilerin iskanı için çalışma yapılıyor. Örneğin Kırıkhan'ın Gümit bölgesinde iş makineleriyle bunun hazırlığı yapılıyor.

BAKIN İRANLILARA NE YAPTIK
Saddam Hüseyin'in zulmünden kaçan 600 bini aşkın Kürt sığınmacı ülkemize gelmişti. Sınırdan geçip Uludere İlçesi'nin Işıkveren Köyü'ne gelmek istediklerinde de onlarla birlikteydim. Götürdüğümüz ekmeklerin nasıl kapışıldığına tanık oldum. Açlığın ne demek olduğunu, onların bir lokma alabilmek, ekmek kapabilmek için çamurda nasıl yuvarlandığını da gördüm.

Körfez Savaşı'ndan önce İranlı 3 bin civarında rejim muhalifi Irak'a sığınmıştı. Dönemin Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin, bunlara “mülteci” sıfatı verdi. Barındıkları bölge, Körfez Savaşı sırasında uçuşa yasak bölge ilan edildi. Saddam'ın “mülteci” sıfatı verdiği İranlılar da o bölgede yaşıyordu.

ABD, bunları Saddam'a karşı kullanmak üzere eğitti. İkinci Körfez Savaşı'ndan sonra ABD, İranlı mültecilerin Türkiye'ye sığınmasını istedi. Onlar da, Irak'tan, İran'a geçiş yaptı ve İran üzerinden Türkiye'ye girmek istedi. İşte, devletimiz kararlılığını gösterdi, mevzuatımız gereği, sığındığı ülkeden, kendi ülkesine gönüllü dönenler, mülteci sıfatını kaybettiği için artık başka bir ülke tarafından sığınmacı ya da mülteci sıfatı alamayacağı için ülkemize girenleri sınır dışı etti, girmek isteyenleri de almadı.

Bu gelişmeleri bilenler, sığınmacı konumunda ülkemizde olan Suriyelilerin, istediği zaman Suriye'ye gidip geldiğini görünce, “Böyle olmaz, böyle olmamalı” demekten başka bir şey yapamıyor.

Facebook'ta paylaş    Twitter'da paylaş



Saygı Öztürk > Bu nasıl sığınmacılık?

Diğer Yazıları:
  4/10/2017 Bunun kaybedeni Türkiye olur…
  3/10/2017 13 yılın en ağır kaybı
  1/10/2017 Danıştay’ın bu kararı yargılatmayanlara ders olsun
29/9/2017 Onlar parsel parsel kazanırken…
27/9/2017 Bu bayramı siz yine mi unuttunuz?
26/9/2017 HSK Başkanvekili, davaları SÖZCܒye anlattı
24/9/2017 Milletvekili rantına CHP’den veto
22/9/2017 Gerilim artıyor; Kerkük korkutuyor
20/9/2017 Barzani’nin mektubu… Nereden nereye?
19/9/2017 Barzani, baba vasiyetini unuttu mu?
17/9/2017 Hakkını yemeyelim bunlar hep AKP’nin eseri
15/9/2017 Bunlar, tehlikeli tırmanışlar
13/9/2017 İHA’nın ve SİHA’nın gördükleri
12/9/2017 Özel Kuvvetler Komutanlığı davasında ilginç sorular
10/9/2017 Çağlayan: Ben hesabını verdim
  8/9/2017 Yaklaşan tehlike, Cumhurbaşkanı’na 2.5 ay önce söylenmiş
  6/9/2017 Evet, gerçekten herkese lazım…
  5/9/2017 Öldürmeyin, yaşama döndürün
  3/9/2017 Gençlik bunlara mı emanet?
  1/9/2017 Bu nasıl sığınmacılık?
30/8/2017 Biri ‘Yeşil’ biri ‘Öksüz’
29/8/2017 İddianamenin “siyasi baskı” bölümü niçin kısaltıldı?
27/8/2017 Öksüz skandalında yeni perde
25/8/2017 Zekai Paşa SÖZCܒye konuştu
23/8/2017 Komutanların istifasının nedeni ByLock mu?


 


..:: KİTAPLARI ::..

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010


Kod Adı Mürted Tanıklar ve belgeler ışığında 15 temmuz
Kod Adı Mürted
Tanıklar ve Belgeler Işığında 15 Temmuz
2016

Balyoz'da Kumpas

Balyoz'da Kumpas
Belgeleriyle Balyoz Davası ve Sonrası
2014

Örgüt Pazarı

Örgüt Pazarı
Sağ-Sol Örgütler, Kürtçülük ve Tarikatlar
2013

Belgelerle 28 Şubat

Belgelerle 28 Şubat
Dünü ve bugünü ile 28 Şubat
2013

Son Babalar
Son Babalar
Türkiye'deki yeraltı örgütlenmesinin değişen yüzü, değişen kimlikleri...
2011

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010

MGK
MGK
28 Şubat'ta kapalı kapılar ardında neler yaşandı. Belgeleriyle bu kitapta..
2011

Taşeron Mesih
Taşeron Mesih
Mehmet Ali Ağca’yı belge ve bilgilerin ışığında daha yakından tanıyacaksınız
2010

Ölüm Kuyuları
Ölüm Kuyuları
İddiadan gerçeğe Şemdinli olayları
2009

Belgelerle Ergenekon
Belgelerle Ergenekon
Herşey Ümraniye'de bulunan bombalarla başladı..
2008

5-6-2 Tamam Reis
5-6-2 Tamam Reis
Kırcı, Ağca ve bir dönemin cinayetleri
2008

Apo Olayının Perde Arkası
Apo Olayının Perde Arkası
Abdullah Öcalan'ın yakalanışının ve sonrasının belgeler ile anlatımı
2009

33 Kurşun
33 Kurşun
33 erimizin şehit edildiği katliamın tanıkları anlatıyor
2008

İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşanın gizli raporu 75 yıl sonra ortaya çıktı
2007

Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
1. Kuzey Irak Harekatı'nn Öyküsü
2007

Devletin Derinliklerinde
Devletin Derinliklerinde
Belgelerle Sususrluk'un perde arkası
2002

Madalyalı Mahkum
Madalyalı Mahkum
Korkut Eken Olayı
2007


twitter.com/saygi_ozturk
tr.linkedin.com/in/saygiozturk
facebook.com/saygiozturk

Saygı Öztürk Kimdir

webmaster Site Haritası

© 2018  www.saygiozturk.com I www.saygiozturk.net Saygı Öztürk kitapları ve yazıları