Saygı Öztürk

 

Gazeteci Yazar
SAYGI ÖZTÜRK


Saygı Öztürk > Askerin sağlık sistemiyle mi oynandı?
20/6/2017

Askerin sağlık sistemiyle mi oynandı?

15 Temmuz darbe girişiminden sonra Olağanüstü Hal Kanunu'na dayanarak çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerin çok önemli bir bölümü askerlerle ilgiliydi. Askerin “kozmik odası” sayılan Gülhane Askeri Tıp Akademileri'nin (GATA), askeri hastanelerin Sağlık Bakanlığı'na bağlanmasıyla harp cerrahisi sistemi çöktü. Kara, Hava, Deniz Kuvvetleri komutanlıklarının Genelkurmay Başkanlığı'ndan alınıp Milli Savunma Bakanlığı'na bağlanmasıyla da personel ve lojistik konuları artık Genelkurmay dışında işliyor. Tabii ki siyaset hayli etkili olmaya başladı.



Siyasetin girmemesi gereken kışlaya, siyaset sokuldu. Bunun en somut örneğini askere gitmemek için alınan “çürük raporları”nda görüyoruz. Komando olabilecek aslan gibi delikanlılara, siyaset devreye girince “komando olamaz” raporu veriliyor. Resmi belgeye göre bu raporu alanların oranında, hastanelerin devrinden önceki aynı döneme göre yüzde 6 bin artış var. Sınıf değiştirmek isteyen askerlere verilen raporlarda yüzde 1.500 artış olduğu belirtiliyor. Uzun süreli rapor alanlar ise zaten patlamış durumda… Açıkçası, siyasi desteği olanlar için farklı uygulamalar yapılıyor.

HARP DÜZENİNE GÖRE…
Askerin yemek işini “AKP'den önce, AKP ile birlikte” diye ayırmak gerekiyor. Önce işleyişi hatırlatalım:
Askerde yemek sistemi iki türlüdür. Birincisinde her komutanlığın mutfağı var. Bu mutfaklarda askerler muharebeye gidecek şekilde her bölüğün aşçısı olur. Kadrolu aşçı da varsa onların nezaretinde yemekler hazırlanır. Orada mutfak astsubayı, ayrıca nöbetçi mutfak astsubayı bulunur. Mutfağın bitişiğinde kiler var. Asker mevcuduna göre yemek malzemeleri tartılıp alınır.

Pişen yemek, askere verilmeden önce komutana götürülür. Kışla komutanı yarbay, albay, general fark etmez, yemeğin tadına bakar. O yemek numunesi, askere dağıtılan yemekten de ayrıca numune alınıp özel dolabında, özel kaplarında 24 saat saklanır. Her şey nöbetçi astsubayının kontrolü altındadır.

Muharip birliklerde, mutfak hijyenin sağlamak için zaman zaman mutfakta hiç yemek çıkarılmaz, gerekli temizlikler yapılır, hijyen sağlanır. Mutfaklarda çalışma durduğunda seyyar mutfaklar harp düzenine göre hazırlanır. Bu son derece emniyetli bir yöntem. Mutfaklar sürekli olarak “Gıda kontrol müfrezeleri”nce denetlenir. Veteriner, gıda mühendisleri, komutanlar tarafından sürekli denetlenir. Hassas bir komutan haftada en az bir ya da iki kez mutfağı gidip denetler.

İHALE AKP'YLE BAŞLADI
“Asker yemek pişirir mi, asker bulaşık yıkar mı, soğan-patates soyar mı?” diye diye askeri mutfaktan çıkarmaya başladılar. Kışla mutfakları AKP döneminde ihaleye verilmeye başlandı, vermek istemeyen komutanlar üzerinde de baskılar oldu. İlk zamanlar askeri okullarda başlayan bu uygulama giderek yaygınlaştı. Kâr amaçlı bir sisteme geçildiği için firmalar her şeyin ucuzuna kaçmaya başladı.

Emekli Tümgeneral Prof. Dr. Ömer Şarlak'ın, bir dönem komutanlığını yaptığı tıp akademisinde 13 mutfak bulunuyordu. Şarlak, “Yemeğimizi kendimizin çıkardığı dönemle, değişik zamanlarda katıldığımız davetlerde özel sektör tarafından çıkarılan yemeği karşılaştırma imkanım oluyordu. Firmalar, kâr amacı güttüğü için bizim yaptığımız yemekten kalite yönünden daha düşüktü. Firmaların kontrolü de yeterince yapılmıyor. Yapılması halinde, konuyla ilgili askerler, bir iftiraya uğrayacağını düşünüyor, siyasi baskılar sonucu başına bir şey geleceğinden endişe ediyor” diyor.

SORUMLU BAKANLIK…
Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, Manisa'da arka arkaya yaşanan zehirlenmelerin çok iyi incelenmesi gerektiğini belirtiyor, “TSK'nın sağlık sistemiyle mi oynandı?” sorusunu yöneltiyor. Aynı yerde üç-dört kez zehirlenme olaylarının yaşanması kuşkularını daha da artırıyor. Böyle düşünmekte haksız da değil. Hastaneler tamamen Sağlık Bakanlığı'na bağlandı. “Sıhhi tahliye”, “tedavi”, “gıda kontrolü” üzerine kurulu “Gıda kontrol müfrezeleri” işlevsiz hale getirildi.

Askeri hastaneler Sağlık Bakanlığı'na devredilince tedavi kısmı yapılıyor ama savaşan ordunun tahliye zinciri, cerrahi müdahalesi gibi konular büyük ölçüde koptu, sistemi aksatmayacak düzenlemeler yapılmadı. Son dönemde yaşananlarla bu bozulmanın etkisi olup olmadığı da mutlaka araştırılmalı…

Yemekte hem askerin doyması, hem de devlet malının israf edilmemesi esastı. Bunun için özel gayret gösterilirdi. Bugün görülüyor ki askeri doyurmak şöyle dursun, asker yediğini kusar duruma sokuldu. Olumsuz durumlarda hemen Sağlık Komutanlığı'ndan uzman ekipler gider, inceleme yapardı. Aylardır Manisa'da yaşanan olay bile hâlâ çözülmüş değil.

Yaşanan son olayda Genelkurmay'ın hiçbir hukuki sorumluluğu yok. Sorumluluk tamamen Milli Savunma Bakanlığı'ndadır. İhalelerin kimlere verildiği, bunların hangi siyasinin dostu olduğu da incelenmeli. Yoksa daha çok Manisa örneklerini yaşarız.

Facebook'ta paylaş    Twitter'da paylaş



Saygı Öztürk > Askerin sağlık sistemiyle mi oynandı?

Diğer Yazıları:
  4/10/2017 Bunun kaybedeni Türkiye olur…
  3/10/2017 13 yılın en ağır kaybı
  1/10/2017 Danıştay’ın bu kararı yargılatmayanlara ders olsun
29/9/2017 Onlar parsel parsel kazanırken…
27/9/2017 Bu bayramı siz yine mi unuttunuz?
26/9/2017 HSK Başkanvekili, davaları SÖZCܒye anlattı
24/9/2017 Milletvekili rantına CHP’den veto
22/9/2017 Gerilim artıyor; Kerkük korkutuyor
20/9/2017 Barzani’nin mektubu… Nereden nereye?
19/9/2017 Barzani, baba vasiyetini unuttu mu?
17/9/2017 Hakkını yemeyelim bunlar hep AKP’nin eseri
15/9/2017 Bunlar, tehlikeli tırmanışlar
13/9/2017 İHA’nın ve SİHA’nın gördükleri
12/9/2017 Özel Kuvvetler Komutanlığı davasında ilginç sorular
10/9/2017 Çağlayan: Ben hesabını verdim
  8/9/2017 Yaklaşan tehlike, Cumhurbaşkanı’na 2.5 ay önce söylenmiş
  6/9/2017 Evet, gerçekten herkese lazım…
  5/9/2017 Öldürmeyin, yaşama döndürün
  3/9/2017 Gençlik bunlara mı emanet?
  1/9/2017 Bu nasıl sığınmacılık?
30/8/2017 Biri ‘Yeşil’ biri ‘Öksüz’
29/8/2017 İddianamenin “siyasi baskı” bölümü niçin kısaltıldı?
27/8/2017 Öksüz skandalında yeni perde
25/8/2017 Zekai Paşa SÖZCܒye konuştu
23/8/2017 Komutanların istifasının nedeni ByLock mu?


 


..:: KİTAPLARI ::..

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010


Kod Adı Mürted Tanıklar ve belgeler ışığında 15 temmuz
Kod Adı Mürted
Tanıklar ve Belgeler Işığında 15 Temmuz
2016

Balyoz'da Kumpas

Balyoz'da Kumpas
Belgeleriyle Balyoz Davası ve Sonrası
2014

Örgüt Pazarı

Örgüt Pazarı
Sağ-Sol Örgütler, Kürtçülük ve Tarikatlar
2013

Belgelerle 28 Şubat

Belgelerle 28 Şubat
Dünü ve bugünü ile 28 Şubat
2013

Son Babalar
Son Babalar
Türkiye'deki yeraltı örgütlenmesinin değişen yüzü, değişen kimlikleri...
2011

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010

MGK
MGK
28 Şubat'ta kapalı kapılar ardında neler yaşandı. Belgeleriyle bu kitapta..
2011

Taşeron Mesih
Taşeron Mesih
Mehmet Ali Ağca’yı belge ve bilgilerin ışığında daha yakından tanıyacaksınız
2010

Ölüm Kuyuları
Ölüm Kuyuları
İddiadan gerçeğe Şemdinli olayları
2009

Belgelerle Ergenekon
Belgelerle Ergenekon
Herşey Ümraniye'de bulunan bombalarla başladı..
2008

5-6-2 Tamam Reis
5-6-2 Tamam Reis
Kırcı, Ağca ve bir dönemin cinayetleri
2008

Apo Olayının Perde Arkası
Apo Olayının Perde Arkası
Abdullah Öcalan'ın yakalanışının ve sonrasının belgeler ile anlatımı
2009

33 Kurşun
33 Kurşun
33 erimizin şehit edildiği katliamın tanıkları anlatıyor
2008

İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşanın gizli raporu 75 yıl sonra ortaya çıktı
2007

Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
1. Kuzey Irak Harekatı'nn Öyküsü
2007

Devletin Derinliklerinde
Devletin Derinliklerinde
Belgelerle Sususrluk'un perde arkası
2002

Madalyalı Mahkum
Madalyalı Mahkum
Korkut Eken Olayı
2007


twitter.com/saygi_ozturk
tr.linkedin.com/in/saygiozturk
facebook.com/saygiozturk

Saygı Öztürk Kimdir

webmaster Site Haritası

© 2018  www.saygiozturk.com I www.saygiozturk.net Saygı Öztürk kitapları ve yazıları