Saygı Öztürk

 

Gazeteci Yazar
SAYGI ÖZTÜRK


Saygı Öztürk > “Cezaevine önce onlar konulmalı” diyorlardı
8/3/2017

“Cezaevine önce onlar konulmalı” diyorlardı

Cezaevinin adı bile ürkütücü… Cezaevlerinde 200 bin civarında tutuklu ve hükümlü bulunuyor. Tutukluların birinci isteği tutuksuz yargılanmak. Tutuksuz yargılanma olmazsa, iddianamenin bir an önce hazırlanması öncelikleridir. Örneğin Cumhuriyet gazetesinin yazar ve yöneticilerinin tutukluluğunun üzerinden 129 gün geçti.


Dünyada iki meslek doğrudan insan hayatıyla ilgilidir. Birisi hekim, diğeri ise hakim… Hekimin görevi hastanın teşhisini koyup, tedavi edip topluma kazandırmak. Hakimin görevi ise karşısına gelen kişinin, suçu varsa bunun gereğini yapıp bir an önce onu topluma kazandırmak.

YASA TEKLİFİ BİLE VERİLMİŞTİ
Önceki dönem MHP Milletvekili Prof. Dr. Özcan Yeniçeri, konuşmalarında sıkça, “hakim ve savcılar staj dönemlerinde en az bir ay cezaevinde kalsınlar” önerisinde bulunuyordu. Bununla yetinmeyip yasa önerisi de vermişti. Böylece tutuklamaya sevk eden ve tutuklayanların cezaevini, koşullarını, cezaevinde olmanın ne demek olduğunu anlamalarını amaçlamıştı.

Savcıların tutuklamaya sevk etmeleri, hakimlerin tutuklamalarını, bunun insan hayatına yansımalarını yaşayanlardan birisi de Türkiye'nin yetiştirdiği dünya çapında üne sahip bilim adamlarından Prof. Dr. Mehmet Haberal'dı. Tutuklu olduğu dönemdeki önerisini, tahliyesinden sonra da kendisinden dinlemiştim. O da şunları söylüyordu:

“Nasıl rehabilitasyon merkezleri varsa cezaevlerinin de adli rehabilitasyon ve eğitim merkezi olması gerektiğine inanıyorum. Karşımızda, en ağır suçu işleyen birisi de bulunsa onun insan olduğunu unutmayalım. Osmanlı döneminde cezaevleri ‘ıslahhane'ydi. Şimdi ise cezaevleri ‘tecrithane' konumundadır.”

Haberal, sohbetimizde “Hakim, savcı stajını cezaevinde yaparsa şartları görecek, bir insan hakkında tutuklama kararı vermenin kolay olmaması gerektiğini de hatırlayacaktır. Verdikleri karar, insan hayatıyla doğrudan doğruya ilgilidir. Bilecek ki, vereceği kararla o insanın bütün hayatı değişiyor. Ben, hekim olarak karşıma gelen insanı kendi yerine koyarım. Hakim de öyle düşünmeli. Bütün hedef insanları topluma kazandırmak olmalı, tecrit değil.”

HEPSİ CEZAEVİYLE TANIŞTI
O teklifler kabul edilmedi ama bugün ülkemizde dört hakimden biri Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) bağlantılı olduğu iddiasıyla tutuklu… Suçlu olup olmadıklarına kuşkusuz yüce yargı karar verecektir. Ancak kendilerine yönelik suçlamaları kimse kabul etmiyor.

15 Temmuz darbe gecesiyle ilgili çatı iddianame mahkeme tarafından kabul edildi ama hakimler ve savcılarla ilgili ortada hazırlanmış iddianame de yok. Üstelik hakim ve savcıların tutuklulukları diğerlerinden çok farklı. Hopa Cumhuriyet Savcılığı döneminde önemli kaçakçılık soruşturmalarını yürüten Yiğit Kaçar'ın cezaevi koşullarıyla ilgili yazdıklarını da okuyalım:

“Cezaevinde 6 ayım doldu. Beni bu hayatta üzen, yoran pek çok şeyle karşı karşıya kaldım. Ama sanırım bu defaki en zoru. Gerçekten bu imtihan çok çetin. Dört duvar arasında ruh ve beden sağlığımı kaybetmemek için büyük bir mücadele veriyorum. Tabii mahpusluk herkes için zor ama bizim için şartlar en ağırı…

FARKLI UYGULAMALARA NE DEMELİ?
Cinayet, gasp, tecavüz gibi suçlardan mahkum olanların bile sahip olduğu, bir takım haklardan mahrumuz. Onlar spora gidebiliyorlarken bizim hücreden dışarı adım atmamız dahi yasak. Burada güneşi, toprağı, yeşili hiç görmedim. Onlar her hafta sevdikleriyle telefonla görüşebilirlerken bizler iki haftada bir seslerini duyabiliyoruz. Onlar sevdiklerine ayda bir sarılabilirken biz ancak iki ayda bir kucaklayabiliyoruz.

Küçücük bir alan, küften parçalanmış bir tuvalet kapısı ve onun önünde sürdürmeye çalıştığımız bir hayat. O kadar havasız ki, geceleri bazen boğulacak gibi oluyorum. Buradan ruh sağlığını kaybetmeden çıkmak çok zor. Bizi bir daha bırakmayacaklarsa bir itirazım yok ama bir gün bizi salıvereceklerse, ruh sağlığı bozulmuş insanların toplum içine karışmasının kime ne faydası var söyler misiniz? Deneyerek bizzat müşahade ettim ki cezaevlerinin kesinlikle insanları ıslaha yönelik bir faydası yok bu ülkede. Cezaevlerinin öncelikli amacı insanları ıslaha yönelik olmalı değil mi?”

Hakim ve savcıların dosyası il il dolaşıyor. Kimin nerede yargılanacakları belli değil. Gizli tanıkların, itirafçıların neler anlattığını da onlar ancak iddianame aşamasında öğrenecekler. Gerçeklerin bir an önce ortaya çıkmasını diliyoruz.

Facebook'ta paylaş    Twitter'da paylaş



Saygı Öztürk > “Cezaevine önce onlar konulmalı” diyorlardı

Diğer Yazıları:
  4/10/2017 Bunun kaybedeni Türkiye olur…
  3/10/2017 13 yılın en ağır kaybı
  1/10/2017 Danıştay’ın bu kararı yargılatmayanlara ders olsun
29/9/2017 Onlar parsel parsel kazanırken…
27/9/2017 Bu bayramı siz yine mi unuttunuz?
26/9/2017 HSK Başkanvekili, davaları SÖZCܒye anlattı
24/9/2017 Milletvekili rantına CHP’den veto
22/9/2017 Gerilim artıyor; Kerkük korkutuyor
20/9/2017 Barzani’nin mektubu… Nereden nereye?
19/9/2017 Barzani, baba vasiyetini unuttu mu?
17/9/2017 Hakkını yemeyelim bunlar hep AKP’nin eseri
15/9/2017 Bunlar, tehlikeli tırmanışlar
13/9/2017 İHA’nın ve SİHA’nın gördükleri
12/9/2017 Özel Kuvvetler Komutanlığı davasında ilginç sorular
10/9/2017 Çağlayan: Ben hesabını verdim
  8/9/2017 Yaklaşan tehlike, Cumhurbaşkanı’na 2.5 ay önce söylenmiş
  6/9/2017 Evet, gerçekten herkese lazım…
  5/9/2017 Öldürmeyin, yaşama döndürün
  3/9/2017 Gençlik bunlara mı emanet?
  1/9/2017 Bu nasıl sığınmacılık?
30/8/2017 Biri ‘Yeşil’ biri ‘Öksüz’
29/8/2017 İddianamenin “siyasi baskı” bölümü niçin kısaltıldı?
27/8/2017 Öksüz skandalında yeni perde
25/8/2017 Zekai Paşa SÖZCܒye konuştu
23/8/2017 Komutanların istifasının nedeni ByLock mu?


 


..:: KİTAPLARI ::..

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010


Kod Adı Mürted Tanıklar ve belgeler ışığında 15 temmuz
Kod Adı Mürted
Tanıklar ve Belgeler Işığında 15 Temmuz
2016

Balyoz'da Kumpas

Balyoz'da Kumpas
Belgeleriyle Balyoz Davası ve Sonrası
2014

Örgüt Pazarı

Örgüt Pazarı
Sağ-Sol Örgütler, Kürtçülük ve Tarikatlar
2013

Belgelerle 28 Şubat

Belgelerle 28 Şubat
Dünü ve bugünü ile 28 Şubat
2013

Son Babalar
Son Babalar
Türkiye'deki yeraltı örgütlenmesinin değişen yüzü, değişen kimlikleri...
2011

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010

MGK
MGK
28 Şubat'ta kapalı kapılar ardında neler yaşandı. Belgeleriyle bu kitapta..
2011

Taşeron Mesih
Taşeron Mesih
Mehmet Ali Ağca’yı belge ve bilgilerin ışığında daha yakından tanıyacaksınız
2010

Ölüm Kuyuları
Ölüm Kuyuları
İddiadan gerçeğe Şemdinli olayları
2009

Belgelerle Ergenekon
Belgelerle Ergenekon
Herşey Ümraniye'de bulunan bombalarla başladı..
2008

5-6-2 Tamam Reis
5-6-2 Tamam Reis
Kırcı, Ağca ve bir dönemin cinayetleri
2008

Apo Olayının Perde Arkası
Apo Olayının Perde Arkası
Abdullah Öcalan'ın yakalanışının ve sonrasının belgeler ile anlatımı
2009

33 Kurşun
33 Kurşun
33 erimizin şehit edildiği katliamın tanıkları anlatıyor
2008

İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşanın gizli raporu 75 yıl sonra ortaya çıktı
2007

Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
1. Kuzey Irak Harekatı'nn Öyküsü
2007

Devletin Derinliklerinde
Devletin Derinliklerinde
Belgelerle Sususrluk'un perde arkası
2002

Madalyalı Mahkum
Madalyalı Mahkum
Korkut Eken Olayı
2007


twitter.com/saygi_ozturk
tr.linkedin.com/in/saygiozturk
facebook.com/saygiozturk

Saygı Öztürk Kimdir

webmaster Site Haritası

© 2018  www.saygiozturk.com I www.saygiozturk.net Saygı Öztürk kitapları ve yazıları