Saygı Öztürk

 

Gazeteci Yazar
SAYGI ÖZTÜRK


Saygı Öztürk > Ölene tabut, kalana zabıt, fail firarda
3/1/2017

Ölene tabut, kalana zabıt, fail firarda

“Tek başına iktidara geldiğimizde terörü bitireceğiz” denilirken, bırakın bitirilmesini, bırakın azaltılmasını terör olayları boyut değiştirerek giderek arttı. “Canlı bomba”, “patlayıcı yüklü araçla eylem”ler büyük kentlere taşındı. Yetmedi, uzun namlulu silahını alan önüne geleni öldürmeye başladı. Her olayın arkasından, bilinen, yıllardır tekrarlanan açıklamalar yapıldı.


12 Eylül 1980 öncesinde ortaya çıkan bölücü terör örgütü PKK, daha çok Şanlıurfa'nın Siverek, Hilvan ilçelerinde eylem gerçekleştiriyordu. Olayların alabildiğine yoğun olduğu bu ilçenin Cumhuriyet Savcısı Fahri Artunç'u aradım. Savcı bey çaresizliği “Ölene tabut, kalana zabıt” sözleriyle açıkladı. Askerler de, bir üst makama olaylarla ilgili bilgi verirken, “maktul derdest (ölen kişi elde), sanık hali firarda (haliyle firarda), asayiş berkemal (mükemmel)” diyordu.
PEKİ DAHA NE OLSUN?
İstanbul'da yaşanan olayın, yıllar önce Siverek ilçesinde yaşanandan ne farkı var? Ölenler tabuta konuldu, kalanlar için zabıt tutuldu. Eylemi gerçekleştiren kişi yani fail ise firarda… Tüm bunlara rağmen yine “Asayiş berkemal” diyenler, birçok Avrupa ülkesine göre ülkemizin daha güvenli olduğunu söyleyenler var.
Ülkemiz teröristler için “eylem platosu”na dönmüş. Terör üreten ülkelerin vatandaşlarına vize uygulanmadığı için rahatlıkla ülkemize geliyor. Kürtçü örgütler de, dinci örgütler de ülkemizde önemli bir tabana sahip. Yabancı ülkenin teröristi geldiği zaman bunlar sahipleniliyor. Dinci örgütlerin “cihad bölgesi” olarak nitelediği ülkelerde işbirliği var. Kürtçü örgütlerin Suriye, Irak, İran'da ayakları, birlikte hareket ettiği yapılar olduğu da çok iyi biliniyor.
Sınır güvenliğimiz tam olmadığı için terör örgütleri silah, patlayıcı yönünden sıkıntı çekmiyor. Bakıyorsunuz kimisi bomba yüklü araçla, kimisi elinde uzun namlulu silahla büyük kentlerimizde eylem yapabiliyor.
NİÇİN CANLI BOMBA OLMADI?
Emniyetteki tasfiyelerden sonra polis sayısı 240 bine düştü. Özel güvenlik görevlisi sayısı ise 270 bin civarında. Bunların yaklaşık 100 bini silahlı. Güvenlik görevlisi çalıştırmak isteyenler bunun için valiliğe başvuruyor. Çalıştırmak istediği güvenlik görevlisinin kaçının silahlı, kaçının silahsız olabileceğini de bildiriyor. Vali yardımcısının başkanlığındaki komisyon, başvuruları değerlendiriyor, işyeri, işkolu ve diğer etkenleri de değerlendirip sayıya, silahlı olup olmayacağına karar veriyor.
Ülkemizde bin 511 özel güvenlik eğitimi veren şirket var. Silahlı ve silahsız eğitim süresi de 45 gün. Başarılı olanlara sertifika veriliyor ve bu 5 yıl geçerli oluyor. Genelde kırsal alanda çalıştırılacak güvenlik görevlilerine uzun namlulu, şehir içlerinde ise tabanca verilebiliyor. İstanbul'da yaşanan olayda, baktığınız zaman kapıda bir polis memuru ve özel güvenlik görevlisi bulunuyor.
Terörist, canlı bomba eylemcisi olmaya gerek bile duymadı. Çünkü, kapıda alınan önlemleri yetersiz bulmuş olacak ki, silahıyla rahatlıkla içeriye girebileceğini, eylemi gerçekleştirdikten sonra da oradan sağ olarak çıkacağını değerlendirmiş. Polisin bulunması caydırıcı bir önlem ama terörist polisi gördüğünde eylemden vazgeçmiyor ve ilk kurşunu da ona sıkıyor.
EYLEM YAPILACAĞI BİLİNİYORDU
Emniyet Genel Müdürlüğü, yeni yıl kutlamalarına karşı olan dinci grupların eylem yapabileceği konusunda il emniyet müdürlüklerini uyarmıştı. Aslında uyarmasına ihtiyaç bile yok. Çünkü, istihbarat, terör şubelerinde görevli olanlar, örgütler için bazı günlerin eylem günü olduğunu bilir. Bunlar, bazen terör örgütüne darbe indirildiği günlerde, karşı eylem planlarlar. Dinci örgütlerin de, yılbaşı kutlamalarını engellemek için öteden beri faaliyet içinde olduğu bilinir.
O mekanın önüne bir polis bırakmak, teröristi eylemden vazgeçirmez. Bunun için eğlence merkezinin çevresinde ve içinde de sivil silahlandırılmış güçlerin bulunması gerekirken, bunun ihmal edildiği ortaya çıktı. Deneyimli bazı emniyet müdürleriyle konuştuğumda önemli bir ihmalin yaşandığını vurguladılar.
Daha önce polisi iki yılda eğiten emniyet, şimdi 3-5 aylık bir eğitimle sahaya sürüyor. Bunu yaparken polis silah kullanmayı bile doğru-dürüst öğrenemiyor. Çünkü, en fazla 25 mermi harcamasına izin veriliyor. O yüzden, Diyarbakır'ın Sur ilçesinde PKK'lı teröristler önünden kaçarken, sıkmasına rağmen polisin tek bir mermisinin bile teröriste isabet etmediğine tanık olmuştuk.
Madem polisi iyi eğitmeyecektiniz, eğitimi için mermi bile harcatmayacaktınız, eğitim süresini kısaltacaktınız o zaman polisin askere gitmesi uygulamasına niçin son verdiniz? Eğitimli polis olsa belki de şehit olmayacak, belki de teröristi o öldürecekti.

Facebook'ta paylaş    Twitter'da paylaş



Saygı Öztürk > Ölene tabut, kalana zabıt, fail firarda

Diğer Yazıları:
  4/10/2017 Bunun kaybedeni Türkiye olur…
  3/10/2017 13 yılın en ağır kaybı
  1/10/2017 Danıştay’ın bu kararı yargılatmayanlara ders olsun
29/9/2017 Onlar parsel parsel kazanırken…
27/9/2017 Bu bayramı siz yine mi unuttunuz?
26/9/2017 HSK Başkanvekili, davaları SÖZCܒye anlattı
24/9/2017 Milletvekili rantına CHP’den veto
22/9/2017 Gerilim artıyor; Kerkük korkutuyor
20/9/2017 Barzani’nin mektubu… Nereden nereye?
19/9/2017 Barzani, baba vasiyetini unuttu mu?
17/9/2017 Hakkını yemeyelim bunlar hep AKP’nin eseri
15/9/2017 Bunlar, tehlikeli tırmanışlar
13/9/2017 İHA’nın ve SİHA’nın gördükleri
12/9/2017 Özel Kuvvetler Komutanlığı davasında ilginç sorular
10/9/2017 Çağlayan: Ben hesabını verdim
  8/9/2017 Yaklaşan tehlike, Cumhurbaşkanı’na 2.5 ay önce söylenmiş
  6/9/2017 Evet, gerçekten herkese lazım…
  5/9/2017 Öldürmeyin, yaşama döndürün
  3/9/2017 Gençlik bunlara mı emanet?
  1/9/2017 Bu nasıl sığınmacılık?
30/8/2017 Biri ‘Yeşil’ biri ‘Öksüz’
29/8/2017 İddianamenin “siyasi baskı” bölümü niçin kısaltıldı?
27/8/2017 Öksüz skandalında yeni perde
25/8/2017 Zekai Paşa SÖZCܒye konuştu
23/8/2017 Komutanların istifasının nedeni ByLock mu?


 


..:: KİTAPLARI ::..

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010


Kod Adı Mürted Tanıklar ve belgeler ışığında 15 temmuz
Kod Adı Mürted
Tanıklar ve Belgeler Işığında 15 Temmuz
2016

Balyoz'da Kumpas

Balyoz'da Kumpas
Belgeleriyle Balyoz Davası ve Sonrası
2014

Örgüt Pazarı

Örgüt Pazarı
Sağ-Sol Örgütler, Kürtçülük ve Tarikatlar
2013

Belgelerle 28 Şubat

Belgelerle 28 Şubat
Dünü ve bugünü ile 28 Şubat
2013

Son Babalar
Son Babalar
Türkiye'deki yeraltı örgütlenmesinin değişen yüzü, değişen kimlikleri...
2011

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010

MGK
MGK
28 Şubat'ta kapalı kapılar ardında neler yaşandı. Belgeleriyle bu kitapta..
2011

Taşeron Mesih
Taşeron Mesih
Mehmet Ali Ağca’yı belge ve bilgilerin ışığında daha yakından tanıyacaksınız
2010

Ölüm Kuyuları
Ölüm Kuyuları
İddiadan gerçeğe Şemdinli olayları
2009

Belgelerle Ergenekon
Belgelerle Ergenekon
Herşey Ümraniye'de bulunan bombalarla başladı..
2008

5-6-2 Tamam Reis
5-6-2 Tamam Reis
Kırcı, Ağca ve bir dönemin cinayetleri
2008

Apo Olayının Perde Arkası
Apo Olayının Perde Arkası
Abdullah Öcalan'ın yakalanışının ve sonrasının belgeler ile anlatımı
2009

33 Kurşun
33 Kurşun
33 erimizin şehit edildiği katliamın tanıkları anlatıyor
2008

İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşanın gizli raporu 75 yıl sonra ortaya çıktı
2007

Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
1. Kuzey Irak Harekatı'nn Öyküsü
2007

Devletin Derinliklerinde
Devletin Derinliklerinde
Belgelerle Sususrluk'un perde arkası
2002

Madalyalı Mahkum
Madalyalı Mahkum
Korkut Eken Olayı
2007


twitter.com/saygi_ozturk
tr.linkedin.com/in/saygiozturk
facebook.com/saygiozturk

Saygı Öztürk Kimdir

webmaster Site Haritası

© 2018  www.saygiozturk.com I www.saygiozturk.net Saygı Öztürk kitapları ve yazıları