..:: YENİ ::..    

"Balyoz'da Kumpas"
Saygı Öztürk'ün yeni kitabı "Balyoz'da Kumpas" raflarda yerini aldı. Kitap ilk ayında 6 baskı yaptı.

Balyoz'da Kumpas

"Gazeteci Ne Umar, Ne Bulur ?"
Saygı Öztürk'ün, BGC ve Uludağ Üniversitesi tarafından düzenlenen "Yüz Yüze Söyleşileri" etkinliğindeki  konuşması.

Medyatava.net röportajı
Medyatava.net'ten Sayım Çınar'ın Saygı Öztürk ile yaptığı röportaj.


..:: İLETİŞİM ::..

E-posta:

Adres:
Sözcü Gazetesi
Tahran Caddesi 3/7 Kavaklıdere / Ankara

Telefon:
0312 426 99 00


twitter.com/saygi_ozturk
facebook.com/saygiozturk


Site İçi Arama:


Powered by:

 

 


Gazeteci Yazar
SAYGI ÖZTÜRK



Anasayfa > Türkiye hiç kimseye tek başına emanet edilemez
4/11/2016
Türk siyasetinin duayenlerinden CHP'nin önceki Genel Başkanı Antalya Milletvekili Deniz Baykal SÖZCÜ'yü ziyaret etti. Baykal, Haber Müdürümüz Emin Özgönül ile birlikte yönelttiğimiz soruları cevaplandırdı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin başkanlık sistemiyle ilgili açılımından sonra bu sistemin uygulanabilirliği tartışılmaya başlandı. Baykal konuyla ilgili “Bu konunun partizanca değil, ‘Türkiye'ye ne getirir ne götürür' diye soğukkanlıca konuşulması lazım” dedi. Baykal gündeme dair şu değerlendirmelerde bulundu:

Bu konu, soğumaya alınmalı
Başkanlık sistemi tartışmasının soğumaya alınmasında fayda var. Türkiye'de büyük bir rejim kırılması haline dönüşebilecek olan pek çok tarihsel süreci sıkıntıya sokacak, şahsi ve keyfi yönetim kapısını ardına kadar açacak olan, zaten sorunlu olan yargıyı tamamen siyasetin altında ezecek olan bir sürece girmemeliyiz. Türkiye'yi daha da kutuplaştıracak olacak bu süreci açmamalıyız. Bundan vazgeçmelerini umut ediyorum.

15 yıl önce bu sorunlar yoktu
Başbakan ‘Rejimi değiştirmezsek, başkanlık gelmezse bölünürüz' diyor. AKP gelmeden önce böyle bir tehlike var mıydı? 15 yıl önce de Türkiye'nin ekonomik, sosyal bazı sıkıntıları vardı ama o zaman bir kimsenin aklına ‘bölünürüz' tehlikesi gelmiyordu. AKP iktidara geldiğinde komşularımız Suriye, Irak'la sorunumuz yoktu. İçerde cemaat kuşatması yoktu. Terör sıfırlanır noktadaydı. Öyle devir aldıkları ülkede iç tehdit çığırından çıktı. PKK terörü bölgesel iç savaşa döndü. Dışarıda savaş kuşatmasının tarafı haline geldik.

DEVLET İÇİNDEN İŞGAL EDİLMİŞ
Türkiye yaklaşık 100 yıldır çağdaş hukuku sahiplenmiş, sosyal yapısını dünya şartlarına göre din- siyaset ilişkisini dengelemiş, makul bir hayatın içinde ilerliyordu. Böyle bir tablonun içinde ülkeyi almışsın, 15 yıl yönetmişsin. Terör bu halde. Devlet içinden işgal edilmiş, çevremizdeki yangının parçası olmuşuz. Yolsuzluk iddiaları almış başını gidiyor.

Silahlı kuvvetleri Ergenekon'la, Balyoz'la mahvetmişsiniz. Yanlış tercihler, yanlış çözümler peşinde sürüklene sürüklene bugünlere geldik. ‘Analar ağlaması'la, ‘çözüm süreci' diye bir mucizevi formülle terörü çözeceğine milleti de inandırdı. Biz CHP olarak buna inanmadık. Türkiye'yi bölgesel iç savaşa getirdiler. İlçelerde hendekler kazdılar, barikatlar kurdular. Bugün 300 binden fazla insan evine gidemiyor. Nerede bu devlet? Bu görüntüler Türkiye'nin o bölgemizde izlenen politikanın iflasıdır. İşte ülkeyi bu hallere getirdiler.

Yazdığı reçetelere bakın
Şimdi bu arkadaşlar Türkiye'ye yeni reçete yazıyor. Terörle mücadele reçetesini ‘çözüm süreci' diye, Fetullahçılar için yazdığın reçeteyle devleti onlara emanet etmişsin. Aynı menzile birlikte yürüdüğünü söylemişsin. Dış politika reçetelerinde vahim hatalar yapmışsın. Mustafa Kemal Atatürk, ülkemizi işgal edenlere karşı bu kadar haklı ve kutsal savaşı yürütmesine rağmen düşmanlarla ilgili kötü bir sözü yoktur. Cumhurbaşkanı ise akla hayale gelmedik şekilde komşu ülkelere hakaretler yağdırıyor. Açıkçası ülke, bilgisizlikle, gerçeklik duygusundan kopuklukla, hamasetin zehirlediği anlayışla yönetiliyor.

HATALAR YAPMIŞ BİRİSİNE…
Bütün bunlarda yanılmış zihniyet şimdi ‘başkanlık rejimi' diyor. Her şeyi bırak: Başkanlık rejimi Türkiye'de uygulanabilecek olsa bile bu kadar hata yapmış birisinin eline başkanlık teslim edilmez. Hele Recep Tayyip Erdoğan'a hiç verilmemesi lazım. Cumhuriyet Gazetesi'ne yönelik soruşturmayı yine bir hakim gözaltı kararları alarak sürdürüyor. Şimdi ortaya çıktı ki o hakim savcı Selam Tevhid örgütünün üyesi olarak yargılanıyor. ‘Türkiye'yi toparlayacağım' diye Savcı Zekeriya Öz'ü bulmuştu. Biz davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Erdoğan ise Ergenekon davasının savcısı olduğunu belirtiyordu. Aradan 4-5 yıl geçiyor, gerçek savcı firarda, savcı olduğunu söyleyen Erdoğan ise şimdi savcı olduğunu söylemiyor. Şimdi aynı kişi ‘Devleti bana verin' diyor. Yapma kardeşim, o kadar da olmasın yani.

HERKESE GÖREV DÜŞÜYOR
Bölünme tartışması işte bu tutarsızlıklardan çıkıyor. Türkiye Cumhuriyeti devletinin yönetimi denemeyle, yanılmayla öğrenilecek bir yer değil. Devleti deneme tahtası olarak kimsenin kullanmasına izin veremeyiz. Bu bölünme tartışmalarını sona erdirmenin yolu 15 yıldır yaşadığımız yönetim zihniyetinden Türkiye'yi kurtarmak, son vermektir. Başkanlık, o yönetim zihniyetine Türkiye'yi emanet etmektir. Türkiye hiç kimseye tek başına emanet edilmeyecek kadar büyüktür. 1 Mart tezkeresinde olduğu gibi meclis, şanına şerefine yakışan bir karar vermeli, ülkeyi çıkmaza götürecek bu duruma alet olmamalıdır. Bu konuda herkese görev düşüyor. Herkes ülkenin hukukunu, anayasasını, kimliğini sahiplenmelidir.

CENNETE TOPLU REZERVASYON YAPILMIYOR
Tarikatın siyasallaşmasına göz yumulmamalı. Cemaatlere devleti, iktidar olanaklarını devrederek siyasi destek arayışlarına girmek kadar sakıncalı şey yoktur. Devlette görev yapacak insanın inancı, mezhebi, cemaati hiçbir zaman imtiyaz sebebi de olmamalı, bir engel de yaratmamalı. Cennete toplu rezervasyon yok. Kimse kimseye aklını kiralamasın, kimse de aklını kiraya vermesin. İnanç sahibi kimse ‘bu benden daha fazla inançlıdır, ben aklımı ona emanet ediyorum' demeli. Kimse kendi uhrevi hayatını ve imanını başka faniye emanet edemez, etmemelidir. Cennet inancını, ortaçağda papazların uyguladığı gibi İslamiyet'te seyahat acentası organizasyonuna kimse dönüştüremez, dönüştürmemelidir. Dinde manevi önder anlayışı saygıdeğerdir.

Facebook'ta paylaş    Twitter'da paylaş



Anasayfa > Türkiye hiç kimseye tek başına emanet edilemez

Diğer Yazıları:
10/1/2017 “Kandil bitirilmeden, Türkiye’de PKK bitmez”
  8/1/2017 “Vatan için gidiyorum, senin için döneceğim” dediler ama…
  6/1/2017 “Valkyrie Operasyonu” ve tutuklu öğrenciler
  4/1/2017 OHAL’i, bunları yapabilmek için mi beklediniz?
  3/1/2017 Ölene tabut, kalana zabıt, fail firarda
  1/1/2017 ABD helikopterleri için “vur” emri
30/12/2016 Mehmetçik alıyor ÖSO satıyor
28/12/2016 Türkiye’nin önüne bir harita koydular
27/12/2016 50 bin sanıklı davalar geliyor
25/12/2016 O komutanla ilgili çok söylenti var
23/12/2016 Kubilay kesilirken ahali alkışlıyordu
22/12/2016 FET֒cüler, yargıda her istediğini yapmış
21/12/2016 Öldürme emrini veren soruşturulsun
18/12/2016 Bu mesaj Genelkurmay Başkanı’na mı?
17/12/2016 Doğru söyleyeceğine yemin etti ama her şeyi inkar etti
16/12/2016 FETÖ, hile dönemine komiser yardımcıları kurasıyla başladı
15/12/2016 MİT, FETÖ için tam 20 yıl önce uyardı
14/12/2016 Bundan büyük fedakarlık olur mu?
13/12/2016 İstihbarat, eylem gününü şöyle bildi
11/12/2016 Asıl dinlenmesi gerekenler…
  9/12/2016 Maaş taltifinde onları da böldüler
  7/12/2016 Bu, yüce devlete yakışır mı?
  6/12/2016 Kamuda beklenti: Sıra bana gelecek
  4/12/2016 Cumhurbaşkanının eşinin derneğine AB kıyağı
  2/12/2016 Askerlerimizi başka bir örgüt şehit etti


 


..:: KİTAPLARI ::..

Örgüt Pazarı
Örgüt Pazarı
Sağ-Sol Örgütler, Kürtçülük ve Tarikatlar
3.Baskı

Belgelerle 28 Şubat

Belgelerle 28 Şubat
Dünü ve bugünü ile 28 Şubat
6.Baskı

Son Babalar
Son Babalar
Türkiye'deki yeraltı örgütlenmesinin değişen yüzü, değişen kimlikleri...
7.Baskı

Okyanus Ötesindeki Vaiz
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
14.Baskı

MGK
MGK
28 Şubat'ta kapalı kapılar ardında neler yaşandı. Belgeleriyle bu kitapta..
2.Baskı

Taşeron Mesih
Taşeron Mesih
Mehmet Ali Ağca’yı belge ve bilgilerin ışığında daha yakından tanıyacaksınız
6.Baskı

Ölüm Kuyuları
Ölüm Kuyuları
İddiadan gerçeğe Şemdinli olayları
6. baskı

Belgelerle Ergenekon
Belgelerle Ergenekon
Herşey Ümraniye'de bulunan bombalarla başladı..
13.Baskı

5-6-2 Tamam Reis
5-6-2 Tamam Reis
Kırcı, Ağca ve bir dönemin cinayetleri
11.Baskı

Apo Olayının Perde Arkası
Apo Olayının Perde Arkası
Abdullah Öcalan'ın yakalanışının ve sonrasının belgeler ile anlatımı
6.Baskı

33 Kurşun
33 Kurşun
33 erimizin şehit edildiği katliamın tanıkları anlatıyor
6.Baskı

İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşanın gizli raporu 75 yıl sonra ortaya çıktı
6.Baskı

Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
1. Kuzey Irak Harekatı'nn Öyküsü
5.Baskı

Devletin Derinliklerinde
Devletin Derinliklerinde
Belgelerle Sususrluk'un perde arkası
18.Baskı

Madalyalı Mahkum
Madalyalı Mahkum
Korkut Eken Olayı
11. Baskı

 

webmaster

© 2011  www.saygiozturk.com I www.saygiozturk.net Saygı Öztürk kitapları ve yazıları