Saygı Öztürk

 

Gazeteci Yazar
SAYGI ÖZTÜRK


Saygı Öztürk > Belediyelere kayyuma gerek bile olmayacaktı
13/9/2016

Belediyelere kayyuma gerek bile olmayacaktı

Hükümet, yalnız sınır içinde değil sınır ötesinde de terörle mücadele ediyor. “Çözüm süreci” adı altında mücadele bırakılmıştı. Böylece terör örgütü ve yandaşları yörede güç kazandı, taban edindi, belediyeleri tam anlamıyla ele geçirdi. Birçok belediyede seçilmiş başkanın yanı sıra Kandil'in atadığı “eş başkan” oldu. Asıl belediyeyi yöneten, her isteği yerine getirilen de eş başkan oldu.



Halka hizmet yerine, belediye olanaklarının terör örgütü lehine kullandığına ilişkin önemli iddialar sıkça dillendiriliyor. Özellikle bölücü örgütün bazı ilçeleri ele geçirip “kurtarılmış bölge” hesaplarını yaptığı dönemde, bu yardımların boyutu daha iyi görüldü. Asfalttan, parke taşından önce patlayıcıların yerleştirildiği, yer altı geçitlerinin oluşturulduğu ortaya çıkmıştı. Bunların belediye desteğiyle yapıldığı sıkça gündeme getirildi.

O YASAYI 6 YILDIR ÇIKARMADILAR
Hükümet yetkilileri, HDP'li belediyeleri suçluyor ama olayların bu hale gelmesinde onların sorumluluğu yok mu? Görevlerini yapsalardı kayyum atanmasına gerek bile kalmayacaktı. Ne oldu? Zaten Güneydoğu'da var olan gerilim biraz daha tırmandırıldı.

Belediye meclislerinin yasalara aykırı kararlarına idari yargıda itiraz etme yetkisi vardı. “Mülki idare amiri hukuka aykırı gördüğü kararlar aleyhine idari yargıya başvurabilir” kuralı, 4 Şubat 2010'da Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmişti. Aradan 6 yıl geçmesine karşın, iptal gerekçesi doğrultusunda yasal bir düzenleme yapılmadı. Bu düzenleme yapılmış olsaydı, belediye faaliyetlerinden duyulan yakınmalar belli ölçüde giderebilecekti. O yüzden AKP'nin şikayete hakkı yok.

ÖRGÜTE KAYNAK ŞÖYLE GİDİYOR
Mali kaynakların terör örgütüne aktarıldığı, belediye araç ve gereçlerinin örgüt lehine kullanıldığı, personel giderleri üzerinden terör örgütüne kaynak aktarıldığı da sıkça gündeme getiriliyor. Belediyeler günümüzde kadrolu memur-işçi yerine taşeron işçi istihdamını tercih ediyor.

Üzerinde belediye ismi ve amblemi olsa bile çöp toplama, yol yapımı, kanalizasyon vb. işlerde kullanılan taşıt, araç ve gereçleri, belediye üniforması taşıyor olsalar da itfaiye, zabıta, temizlik, fen işleri, büro görevlisi gibi personelin büyük bölümü artık belediyelere değil taşeron firmalara ait… Personel giderlerinin noksansız/gerçekçi olarak belirlenebilmesi için işçi çalıştırılması esasına dayalı hizmet alım ihale giderleri de mutlaka hesaplamaya dahil edilmeli. Güneydoğu'daki belediye kadrolarının önemli bir bölümü boş. Örgüte kaynak, taşeron firmalar üzerinden gidiyor.

BELEDİYELER ŞİRKET KURMA YARIŞINDA
Günümüzde büyükşehir belediyeleri başta olmak üzere, sermayesinin yarısından fazlası belediye ve belediyeye bağlı kuruluşlara ait çok sayıda belediye şirketi var. Belediyelerin ihalelerine idare şirketlerinin de katılabilmesi, şirketlerin belediye yöneticilerine sağladığı kolaylıklar, birçok hizmetin hizmet satın alma yöntemiyle yapılır hale gelmesi belediye şirketini sayıları hızla artırdı.

Fen işleri/ulaştırma/imar/destek hizmet/kültür ve sosyal işler başkanlıkları gibi hizmet birim başkanlıklarının görev alanlarına paralel kurulmuş ve bu birim başkanlıklarından daha fazla personel araç ve gerece sahip belediye şirketleri bulunuyor. Belediyeler tarafından yapılan ihaleler büyük ölçüde belediye şirketlerince üstleniliyor.
Belediye şirketleri, özel hukuk tüzel kişisi statüsünde… Bu yüzden belediyelerdeki kamu kaynaklarının önemli bir bölümü; kamunun denetim alanı dışında kalan belediye şirketleri aracılığıyla özel hukuk hükümleri çerçevesinde kullanılıyor. Belediyelerin şirket kurmasıyla, mahalli ihtiyaçların kamu tüzel kişilikleri dışında gördürüldüğü, yerel yönetim ilkesiyle çelişir bir yapılanma modeli ortaya çıktı. Bu durum, yargı denetimi olanağını zayıflattı.

DENETİM DİYE BİR ŞEY YOK
İçişleri Bakanlığı'nın, belediyelerin mali denetimini yapma yetkisi, 2005 yılında AKP hükümeti tarafından kaldırıldı, dış denetim yetkisi Sayıştay'a bırakıldı. Emekli Mülkiye Müfettişi Mahmut Esen, belediyelerin mali işlemleri dışında kalan idari işlemlerin hukuka uygunluk ve idarenin bütünü yönünden denetleme gibi kısıtlı bir yetkisi kaldığını belirtiyor, belediyeler üzerindeki Sayıştay denetiminin de yetersizliğini anlatıyor. Kanuna rağmen, belediyelerde iç denetim diye de bir şey yok.

Hükümet, HDP'li, DBP'li belediyelerden kaynaklanan yakınmalarının giderilmesi için “atanmış başkan” görevlendirilmesinden önce diğer yolları deneseydi, belki sorun daha kolay aşılırdı. Yani halkın oylarıyla seçilen, yine halkın oylarıyla indirilebilirdi?

Facebook'ta paylaş    Twitter'da paylaş



Saygı Öztürk > Belediyelere kayyuma gerek bile olmayacaktı

Diğer Yazıları:
  4/10/2017 Bunun kaybedeni Türkiye olur…
  3/10/2017 13 yılın en ağır kaybı
  1/10/2017 Danıştay’ın bu kararı yargılatmayanlara ders olsun
29/9/2017 Onlar parsel parsel kazanırken…
27/9/2017 Bu bayramı siz yine mi unuttunuz?
26/9/2017 HSK Başkanvekili, davaları SÖZCܒye anlattı
24/9/2017 Milletvekili rantına CHP’den veto
22/9/2017 Gerilim artıyor; Kerkük korkutuyor
20/9/2017 Barzani’nin mektubu… Nereden nereye?
19/9/2017 Barzani, baba vasiyetini unuttu mu?
17/9/2017 Hakkını yemeyelim bunlar hep AKP’nin eseri
15/9/2017 Bunlar, tehlikeli tırmanışlar
13/9/2017 İHA’nın ve SİHA’nın gördükleri
12/9/2017 Özel Kuvvetler Komutanlığı davasında ilginç sorular
10/9/2017 Çağlayan: Ben hesabını verdim
  8/9/2017 Yaklaşan tehlike, Cumhurbaşkanı’na 2.5 ay önce söylenmiş
  6/9/2017 Evet, gerçekten herkese lazım…
  5/9/2017 Öldürmeyin, yaşama döndürün
  3/9/2017 Gençlik bunlara mı emanet?
  1/9/2017 Bu nasıl sığınmacılık?
30/8/2017 Biri ‘Yeşil’ biri ‘Öksüz’
29/8/2017 İddianamenin “siyasi baskı” bölümü niçin kısaltıldı?
27/8/2017 Öksüz skandalında yeni perde
25/8/2017 Zekai Paşa SÖZCܒye konuştu
23/8/2017 Komutanların istifasının nedeni ByLock mu?


 


..:: KİTAPLARI ::..

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010


Kod Adı Mürted Tanıklar ve belgeler ışığında 15 temmuz
Kod Adı Mürted
Tanıklar ve Belgeler Işığında 15 Temmuz
2016

Balyoz'da Kumpas

Balyoz'da Kumpas
Belgeleriyle Balyoz Davası ve Sonrası
2014

Örgüt Pazarı

Örgüt Pazarı
Sağ-Sol Örgütler, Kürtçülük ve Tarikatlar
2013

Belgelerle 28 Şubat

Belgelerle 28 Şubat
Dünü ve bugünü ile 28 Şubat
2013

Son Babalar
Son Babalar
Türkiye'deki yeraltı örgütlenmesinin değişen yüzü, değişen kimlikleri...
2011

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010

MGK
MGK
28 Şubat'ta kapalı kapılar ardında neler yaşandı. Belgeleriyle bu kitapta..
2011

Taşeron Mesih
Taşeron Mesih
Mehmet Ali Ağca’yı belge ve bilgilerin ışığında daha yakından tanıyacaksınız
2010

Ölüm Kuyuları
Ölüm Kuyuları
İddiadan gerçeğe Şemdinli olayları
2009

Belgelerle Ergenekon
Belgelerle Ergenekon
Herşey Ümraniye'de bulunan bombalarla başladı..
2008

5-6-2 Tamam Reis
5-6-2 Tamam Reis
Kırcı, Ağca ve bir dönemin cinayetleri
2008

Apo Olayının Perde Arkası
Apo Olayının Perde Arkası
Abdullah Öcalan'ın yakalanışının ve sonrasının belgeler ile anlatımı
2009

33 Kurşun
33 Kurşun
33 erimizin şehit edildiği katliamın tanıkları anlatıyor
2008

İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşanın gizli raporu 75 yıl sonra ortaya çıktı
2007

Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
1. Kuzey Irak Harekatı'nn Öyküsü
2007

Devletin Derinliklerinde
Devletin Derinliklerinde
Belgelerle Sususrluk'un perde arkası
2002

Madalyalı Mahkum
Madalyalı Mahkum
Korkut Eken Olayı
2007


twitter.com/saygi_ozturk
tr.linkedin.com/in/saygiozturk
facebook.com/saygiozturk

Saygı Öztürk Kimdir

webmaster

© 2018  www.saygiozturk.com I www.saygiozturk.net Saygı Öztürk kitapları ve yazıları