Saygı Öztürk

 

Gazeteci Yazar
SAYGI ÖZTÜRK


Saygı Öztürk > Doğruysa "dünya çapında eylem" için gelmişler
10/2/2016

Doğruysa "dünya çapında eylem" için gelmişler

Sakıp ve Özdemir Sabancı’nın bulunduğu 25. katta çaycı olarak çalışan Fehriye Erdal’ın, örgüt evinde bulunan kişiye Sabancı’nın binada bulunduğunu “annem evde” şifresiyle telefonla bildirmesinden sonra İsmail Akkol ve Mustafa Duyar binaya girip eylemi gerçekleştirmişti.


Aradan yıllar geçtikten sonra İsmail Akkol, örgütün aldığı karar doğrultusunda Fadik Adıyaman’la birlikte Yunanlılara ait sürat motoruyla Didim açıklarına bırakıldı. O geceyi Akkol ve Adıyaman bir balıkçı barınağında geçirdi. Yürüyerek geldikleri Didim’den, Söke’ye taksiyle gittiler. Simitçi kafede simit yediler, çay içtiler. Eskişehir’e gitmek üzere iki bilet aldılar. Fadik Adıyaman bir ara İsmail’in yanından ayrıldı ve eczaneden ilaç aldı.

EL BOMBASINI PATLATACAKTI

Aydın Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şubesi’nde görevli polis memuru, yöre kıyafeti giymiş bu iki yabancıdan şüphelendi. Çünkü 10 gün önce Yunanistan’dan bazı örgüt mensuplarının Türkiye’ye gireceklerine ilişkin bilgi alınmıştı. Dikkat çekmeden karı-koca görünümlü bu iki kişinin fotoğraflarını çekip Aydın’da bulunan şubeye telefon üzerinden ulaştırdı. Bu kişilerin İsmail Akkol ve Fadik Adıyaman olduğu değerlendirildi. Aydın Emniyet Müdürü Halis Böğürcü operasyonu yönetiyordu. Akkol’un etraflarında sivil polislerden ilk halka oluşturulurken, bunu resmi görevliler halkası izledi. Artık her an her şey olabilirdi.
Onlar otobüsün 25 ve 26 numaralı koltuklarIna oturduklarında, 4 sivil polis de arkalarındaydı. Birden harekete geçtiler, “Kimlikler lütfen” dediklerinde, İsmail Akkol, önündeki çantadan el bombasının pimini çekmek üzereydi. Açıkçası otobüs yolcuları da büyük bir faciadan kurtulmuş, polis seri hareket ederek Akkol’un pimi çekmesine fırsat vermemişti.
Merak edilen, bağlantılarını belirlemek için polisin niçin Akkol ve Adıyaman’ı Eskişehir’e kadar takip etmemesiydi. Bunu Emniyet yetkililerine sordum, “Yakalamayıp takibe bırakmak demek olacaklara ortak olmak demektir. Polislerimiz ölümüne bir mücadeleden sonra bu kişileri etkisiz hale getirdi. Çantalarının boş olmadığını düşünüyorduk” dedi.

“HEDEFİMİZ ÇOK BÜYÜKTܔ

Aydın Emniyet Müdürlüğü’nde, Sabancı suikastıyla ilgili Mustafa Duyar’ın söyledikleri hatırlatılınca, Akkol, “Söyledikleri yalandı” demekle yetiniyor. Sohbette bazı şeyler anlatıyor ama iş sözlerinin ifadeye geçirilmesine gelince, “susma hakkını kullanacağını” belirtiyor. Yine sohbette şunları anlatıyordu:
“Şunu bilin ki, hedefimiz çok büyüktü. Dünya çapında bir eylem yapmak için Yunanistan’dan geldim. Bize yakışan bu büyük eylemi gerçekleştirmek için örgüt talimatıyla Türkiye’ye geldim. Nasıl yakalandığıma hâlâ şaşırıyorum.”
İsmail Akkol’un bu sözleri de ifade tutanağına geçmedi ama MİT, sol bir örgütün ülkemizdeki bazı yöneticilere suikast yapacağı konusunda ilgili birimleri uyardı. Bu uyarılar gerçekten öyle olacağı için mi yoksa taktik gereği mi doğrusu pek bilinmiyor.
-------------

Şaşırtan polis-avukat ilişkisi

Ali Kayum, zenginliğinden çok “hayırsever” ve “dost” kimliğiyle tanınıyordu. Abdestini alıp cuma namazına gitmek için otomobiline bindi. Yüzünde kar maskesi, elinde tabanca bulunan kişi otomobile yaklaşıp camdan peş peşe ateş etti. Kayum olay yerinden hayatını kaybetti. Onu son yolculuğuna uğurlayanlar arasında burs verdiği öğrenciler de vardı.
Kar maskeli, eli tabancalı kişinin Ali Kayum’un yeğeni Birnur Dere’nin, iki yıl önce boşandığı doktor eşi Gürol Arabacı olduğundan şüphe edildi. Olaydan bir gün sonra kızını almak için taksiyle eski eşinin evine geldiğinde gözaltına alındı. İfadesinde bazı iddialara net cevaplar vermemesi, otomobilindeki çamurlu kürek, eski eşinin görüntülerden bazı özelliklerini belirlemesi de şüpheleri artırdı. Dr. Gürol Arabacı tutuklandı.

POLİS ÖNERİYOR, AVUKAT GELİYOR

Bundan sonrası daha da ilginç. Bazı emniyet mensupları, iş adamı Kayum’un eşi ve yakınlarına “Çok iyi iki avukat tutun. Bu tür davalara bakan ve mutlaka sonuç alan iki avukat var. İsterseniz onlarla bir görüşün” dedi. O avukatlar ellerinde çantalarıyla geldi. Söyledikleri yüksek bir bedelle davayı üstlenebileceklerini, sanığın ağır cezaya çarptırılmasını sağlayabileceklerini söyledi.
İnsanın aklına şu geliyor: Cinayet masasındaki polisler, gerçekten ailenin durumunu düşünüp samimi olarak avukat tutulmasına mı yardımcı oldu, yoksa onlara vekalet verilmesini sağlayıp kendileri de bundan pay alabilmek için mi bu yola başvurdu. Bir avukata sordum, “bu işlerin yaygın olduğunu” anlattı. Hatta bazı emniyet mensuplarının avukatların kartvizitini dağıttığını bile söyledi. Daha da şaşırdım. Bu durumdan Ankara Emniyet Müdür Vekili Ahmet Hakan Arıkan’ın haberdar olmasını istedim. Olanlara ise “pes” dedim.

Facebook'ta paylaş    Twitter'da paylaş



Saygı Öztürk > Doğruysa "dünya çapında eylem" için gelmişler

Diğer Yazıları:
  4/10/2017 Bunun kaybedeni Türkiye olur…
  3/10/2017 13 yılın en ağır kaybı
  1/10/2017 Danıştay’ın bu kararı yargılatmayanlara ders olsun
29/9/2017 Onlar parsel parsel kazanırken…
27/9/2017 Bu bayramı siz yine mi unuttunuz?
26/9/2017 HSK Başkanvekili, davaları SÖZCܒye anlattı
24/9/2017 Milletvekili rantına CHP’den veto
22/9/2017 Gerilim artıyor; Kerkük korkutuyor
20/9/2017 Barzani’nin mektubu… Nereden nereye?
19/9/2017 Barzani, baba vasiyetini unuttu mu?
17/9/2017 Hakkını yemeyelim bunlar hep AKP’nin eseri
15/9/2017 Bunlar, tehlikeli tırmanışlar
13/9/2017 İHA’nın ve SİHA’nın gördükleri
12/9/2017 Özel Kuvvetler Komutanlığı davasında ilginç sorular
10/9/2017 Çağlayan: Ben hesabını verdim
  8/9/2017 Yaklaşan tehlike, Cumhurbaşkanı’na 2.5 ay önce söylenmiş
  6/9/2017 Evet, gerçekten herkese lazım…
  5/9/2017 Öldürmeyin, yaşama döndürün
  3/9/2017 Gençlik bunlara mı emanet?
  1/9/2017 Bu nasıl sığınmacılık?
30/8/2017 Biri ‘Yeşil’ biri ‘Öksüz’
29/8/2017 İddianamenin “siyasi baskı” bölümü niçin kısaltıldı?
27/8/2017 Öksüz skandalında yeni perde
25/8/2017 Zekai Paşa SÖZCܒye konuştu
23/8/2017 Komutanların istifasının nedeni ByLock mu?


 


..:: KİTAPLARI ::..

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010


Kod Adı Mürted Tanıklar ve belgeler ışığında 15 temmuz
Kod Adı Mürted
Tanıklar ve Belgeler Işığında 15 Temmuz
2016

Balyoz'da Kumpas

Balyoz'da Kumpas
Belgeleriyle Balyoz Davası ve Sonrası
2014

Örgüt Pazarı

Örgüt Pazarı
Sağ-Sol Örgütler, Kürtçülük ve Tarikatlar
2013

Belgelerle 28 Şubat

Belgelerle 28 Şubat
Dünü ve bugünü ile 28 Şubat
2013

Son Babalar
Son Babalar
Türkiye'deki yeraltı örgütlenmesinin değişen yüzü, değişen kimlikleri...
2011

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010

MGK
MGK
28 Şubat'ta kapalı kapılar ardında neler yaşandı. Belgeleriyle bu kitapta..
2011

Taşeron Mesih
Taşeron Mesih
Mehmet Ali Ağca’yı belge ve bilgilerin ışığında daha yakından tanıyacaksınız
2010

Ölüm Kuyuları
Ölüm Kuyuları
İddiadan gerçeğe Şemdinli olayları
2009

Belgelerle Ergenekon
Belgelerle Ergenekon
Herşey Ümraniye'de bulunan bombalarla başladı..
2008

5-6-2 Tamam Reis
5-6-2 Tamam Reis
Kırcı, Ağca ve bir dönemin cinayetleri
2008

Apo Olayının Perde Arkası
Apo Olayının Perde Arkası
Abdullah Öcalan'ın yakalanışının ve sonrasının belgeler ile anlatımı
2009

33 Kurşun
33 Kurşun
33 erimizin şehit edildiği katliamın tanıkları anlatıyor
2008

İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşanın gizli raporu 75 yıl sonra ortaya çıktı
2007

Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
1. Kuzey Irak Harekatı'nn Öyküsü
2007

Devletin Derinliklerinde
Devletin Derinliklerinde
Belgelerle Sususrluk'un perde arkası
2002

Madalyalı Mahkum
Madalyalı Mahkum
Korkut Eken Olayı
2007


twitter.com/saygi_ozturk
tr.linkedin.com/in/saygiozturk
facebook.com/saygiozturk

Saygı Öztürk Kimdir

webmaster Site Haritası

© 2018  www.saygiozturk.com I www.saygiozturk.net Saygı Öztürk kitapları ve yazıları