Saygı Öztürk

 

Gazeteci Yazar
SAYGI ÖZTÜRK


Saygı Öztürk > O savcının suçladığı daire ve Cumhurbaşkanının sözleri
5/2/2016

O savcının suçladığı daire ve Cumhurbaşkanının sözleri

Diyarbakır’dan, Cizre’den, Silopi’den 300’e yakın şehit gönderilmesinden sonra artık şehitlerimizle ilgili haberler televizyonlarda, gazetelerin önemli bir bölümünde “sıradan olay” görülüyor ve hak ettiği biçimde yayımlanmıyor. Unutmayalım oralarda görev yapanlar şehit ya da gazi olabileceğini biliyor ve bile bile o ateşin içine girmekten çekinmiyor. İlçelerdeki çatışmaların değişmeyen gerçeği de “önden gidenin şehit, ardından gelenin gazi” olacağıdır.


Güneydoğu’da yaşanan olaylar için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kaymakamlara “Terör örgütünün yol açtığı tahribatı gidermek ve belediyelerin yol açtığı boşlukları doldurmak için gerekirse belediyelerin araç-gereçlerine el konulmasını ve diğer kurumların imkanlarının kullanılarak bölgede hayatın bir önce normale döndürülmesinin şart olduğunu” söyledi. Bu sözler vali ve kaymakamlar arasında tartışılıyor.

KİM NE DERSE DESİN…

“El konulsun” demekle bu işler olmuyor. Mülkiye Müfettişi Mahmut Esen, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 57. maddesine göre ancak işlem yapılacağı konusunda meslektaşlarını şöyle bilgilendirdi:
“Bu kurala göre öncelikle, belediyelerde hizmetlerin ciddi bir biçimde aksatıldığı ve bu durumun halkın sağlık, huzur ve esenliğini hayati derecede olumsuz etkilediğinin İçişleri Bakanlığı’nın talebi üzerine sulh hukuk hakimi tarafından tespiti lazım. Meydana gelen aksaklıkların giderilmesinin İçişleri Bakanı’nca belediye başkanına verilecek makul bir süre içinde istenmesi; aksi halde aksaklığın giderilmesinin il valisinden talep edilmesi gerekmektedir. Hizmetlerdeki aksamalar il valisince; belediye araç, gereç ve personeli veya diğer kamu idarelerinin olanakları ve belediyenin İller Bankası aracılığıyla dağıtılan genel bütçe vergi payları da kullanılarak giderilebilecektir.
Belediye hizmetlerindeki aksamaların giderilmesi bağlamında kaymakamların kullanabilecekleri mali olanakların (bütçelerinin) olmaması, ilçe düzeyinde ihtiyaç duyulacak personel, gereç/gereç yetersizliği, genel bir kanunu uygulamanın güçlükleri de dikkate alınarak; sözü edilen sorunun çözümü için öncelikle Belediye Kanunundaki özgün kuralın uygulanmasına tevessül edilmesinin daha uygun olacağı değerlendirilmektedir.”
Bugün yasaları “yok” sayanların, yarın başlarına neler gelebileceğinin geçmişte çok örnekleri olduğunu da hatırlatalım… Kanunların dışına, kim ne derse desin sakın çıkmayın…

“Öldürüleceğim” diyen savcının suçladığı yer

Turgut Özal’dan, Uğur Mumcu’ya, Bahri Üçok’dan Muammer Aksoy’a, Sivas Davasından, Abdullah Öcalan soruşturmasına kadar büyük yankı uyandıran soruşturmaları Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcılığı döneminde soruşturan Ülkü Coşkun’un, “Hayatım tehlikede, evimden dışarıya çıktığım gün öldürecekler” dediğini duyurmuştum. Ülkü Coşkun’u bu kadar tedirgin eden, “can güvenliğinin kalmadığını savcılığa dilekçe ile bildirmesinin gerekçesi Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi içinde var olduğunu iddia ettiği “hukuk dışı bir yapı”ymış.

Ülkü Coşkun, o hukuk dışı yapının kendisini takip ve tehdit içeren faaliyetlerde bulunduğunu, evine, aracına “böcek” diye nitelendirilen dinleme aygıtlarını yerleştirdiği iddiasını 15 Aralık’ta Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirdi. Dosya, Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosuna gönderildi.
Ülkü Coşkun, yaptığı suç duyurularının kaybolduğu, savcılığın durumuyla ilgilenmediği iddiası da var. Bu iddia üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Harun Kodalak konuyla ilgili soruşturmayı yürüten C.Savcısı Derda Gökmen’den bilgi almakla yetinmedi, Ülkü Coşkun’la da telefonla konuştu. Cumhuriyet Savcısı Derda Gökmen neler yaptığını Başsavcıya özetle şöyle aktardı:

NİÇİN İFADE VERMEYE GİTMEDİ?

“Ülkü Coşkun’un can güvenliği durumunu valiliğe bildirdim. İfadesinin alınacağı gün avukatı, Coşkun’un can güvenliğinin bulunmaması nedeni ile Savcılık makamında hazır bulundurulamayacağını belirtti. Coşkun’un talebi dikkate alınarak, iddiaların araştırılması için jandarmaya yazı gönderildi, adli kolluk personeli oluşturuldu.
21 Ocak’ta, görevlendirilen jandarma personeli, Ülkü Coşkun’la görüşmek istedi. Coşkun, eve gelmemeleri, gelmeleri halinde kendilerine ifade vermeyeceğini, savcının eve gelmesi gerektiğini söyledi. Coşkun’un dilekçesinde belirttiği hususların araştırılmasına devam ediliyor. Ayrıca, dilekçesinde geçen Mamak 4.üncü Kolordu Komutanlığı Askeri Koruma Taburu vasıtasıyla can güvenliğinin sağlanmasına ilişkin talebi de ulaştırıldı.”
Coşkun’un önemli iddialarından bakalım ne çıkacak. Bekleyelim, görelim…

Facebook'ta paylaş    Twitter'da paylaş



Saygı Öztürk > O savcının suçladığı daire ve Cumhurbaşkanının sözleri

Diğer Yazıları:
  4/10/2017 Bunun kaybedeni Türkiye olur…
  3/10/2017 13 yılın en ağır kaybı
  1/10/2017 Danıştay’ın bu kararı yargılatmayanlara ders olsun
29/9/2017 Onlar parsel parsel kazanırken…
27/9/2017 Bu bayramı siz yine mi unuttunuz?
26/9/2017 HSK Başkanvekili, davaları SÖZCܒye anlattı
24/9/2017 Milletvekili rantına CHP’den veto
22/9/2017 Gerilim artıyor; Kerkük korkutuyor
20/9/2017 Barzani’nin mektubu… Nereden nereye?
19/9/2017 Barzani, baba vasiyetini unuttu mu?
17/9/2017 Hakkını yemeyelim bunlar hep AKP’nin eseri
15/9/2017 Bunlar, tehlikeli tırmanışlar
13/9/2017 İHA’nın ve SİHA’nın gördükleri
12/9/2017 Özel Kuvvetler Komutanlığı davasında ilginç sorular
10/9/2017 Çağlayan: Ben hesabını verdim
  8/9/2017 Yaklaşan tehlike, Cumhurbaşkanı’na 2.5 ay önce söylenmiş
  6/9/2017 Evet, gerçekten herkese lazım…
  5/9/2017 Öldürmeyin, yaşama döndürün
  3/9/2017 Gençlik bunlara mı emanet?
  1/9/2017 Bu nasıl sığınmacılık?
30/8/2017 Biri ‘Yeşil’ biri ‘Öksüz’
29/8/2017 İddianamenin “siyasi baskı” bölümü niçin kısaltıldı?
27/8/2017 Öksüz skandalında yeni perde
25/8/2017 Zekai Paşa SÖZCܒye konuştu
23/8/2017 Komutanların istifasının nedeni ByLock mu?


 


..:: KİTAPLARI ::..

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010


Kod Adı Mürted Tanıklar ve belgeler ışığında 15 temmuz
Kod Adı Mürted
Tanıklar ve Belgeler Işığında 15 Temmuz
2016

Balyoz'da Kumpas

Balyoz'da Kumpas
Belgeleriyle Balyoz Davası ve Sonrası
2014

Örgüt Pazarı

Örgüt Pazarı
Sağ-Sol Örgütler, Kürtçülük ve Tarikatlar
2013

Belgelerle 28 Şubat

Belgelerle 28 Şubat
Dünü ve bugünü ile 28 Şubat
2013

Son Babalar
Son Babalar
Türkiye'deki yeraltı örgütlenmesinin değişen yüzü, değişen kimlikleri...
2011

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010

MGK
MGK
28 Şubat'ta kapalı kapılar ardında neler yaşandı. Belgeleriyle bu kitapta..
2011

Taşeron Mesih
Taşeron Mesih
Mehmet Ali Ağca’yı belge ve bilgilerin ışığında daha yakından tanıyacaksınız
2010

Ölüm Kuyuları
Ölüm Kuyuları
İddiadan gerçeğe Şemdinli olayları
2009

Belgelerle Ergenekon
Belgelerle Ergenekon
Herşey Ümraniye'de bulunan bombalarla başladı..
2008

5-6-2 Tamam Reis
5-6-2 Tamam Reis
Kırcı, Ağca ve bir dönemin cinayetleri
2008

Apo Olayının Perde Arkası
Apo Olayının Perde Arkası
Abdullah Öcalan'ın yakalanışının ve sonrasının belgeler ile anlatımı
2009

33 Kurşun
33 Kurşun
33 erimizin şehit edildiği katliamın tanıkları anlatıyor
2008

İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşanın gizli raporu 75 yıl sonra ortaya çıktı
2007

Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
1. Kuzey Irak Harekatı'nn Öyküsü
2007

Devletin Derinliklerinde
Devletin Derinliklerinde
Belgelerle Sususrluk'un perde arkası
2002

Madalyalı Mahkum
Madalyalı Mahkum
Korkut Eken Olayı
2007


twitter.com/saygi_ozturk
tr.linkedin.com/in/saygiozturk
facebook.com/saygiozturk

Saygı Öztürk Kimdir

webmaster Site Haritası

© 2018  www.saygiozturk.com I www.saygiozturk.net Saygı Öztürk kitapları ve yazıları