Saygı Öztürk

 

Gazeteci Yazar
SAYGI ÖZTÜRK


Saygı Öztürk > Örgütün Levazım Bölüğü
31/1/2016

Örgütün Levazım Bölüğü

Diyarbakır’da yıllarca gazetecilik yapan, sıkıyönetim, Devlet Güvenlik Mahkemeleri (DGM) dönemindeki terör örgütleri duruşmalarını izleyen meslektaşım Raşit Kısacık’a, “Çözüm Süreci” adı altında bölücü terör örgütü liderleriyle görüşmeler yapıldığında “bunun sonucu ne olur?” diye sormuştum. Raşit, “Çözüm değil, çözümsüzlük sürecine girildi. PKK asla ve asla silah bırakmaz. Varlık nedeni silahtır. Bu süreçte bazı şehirler kurtarılmış bölge ilan edilecek. Ayaklanma provalarıdır bunlar” diyordu. Aynı günlerde televizyonlarda “terör uzmanı” diye tanıtılan ancak bir adım ötesini göremedikleri ortaya çıkanlar da bazı siyasiler gibi “artık silahlar gömülecek” diyordu.


Gelelim bugünkü duruma. Ülkemizin diğer bölgelerinde olduğu gibi Güneydoğu’daki vatandaşın da ne anayasa ne de başkanlık sistemi umurunda bile değil. Özellikle Güneydoğu’daki vatandaşlarımızın birinci önceliği can ve mal güvenliğidir. Bugün o yörelerimizde can güvenliği de, mal güvenliği de yok. İnsanlar evini-barkını bırakıp kaçıyor. Devlet ise Suriyeli sığınmacılara gösterdiği şefkati bile onlardan esirgiyor.

MİT, EMNİYET, JANDARMA NE YAPTINIZ?

Yerel yönetimler, özerkliğin gerçekleşeceğine, sonunda bağımsız bir Kürdistan’ın kurulacağına inananlar öyle bir psikolojik üstünlük sağladı ki, bunun sonucu olarak ilçelerin silah ve mühimmat deposu haline getirilmesine yardım eden vatandaşlar da oldu. Örneğin Diyarbakır’ın göbeği olan üç kişinin yan yana yürüyemediği darlıktaki sokaklarda yüzlerce hendek nasıl kazıldı? Bazalt taşlı bitişik nizam evlerin birbirine geçişleri nasıl sağlandı? Kandil’den elini-kolunu sallayarak gelen teröristlere burada yaşayanlar korkudan veya gönüllü olarak yardım etmese, evlerine konuk etmese, oraların siper haline getirilmesine izin vermeseydi bu duruma gelinir miydi? Raşit Kısacık’a sordum, “Asla” dedi ve şöyle devam etti:
“Diyarbakır ve Cizre’de Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) bırakın müdürlüklerini bölge başkanlıkları var. Yani buralar istihbaratın ana merkezleridir. Üst düzey istihbaratçılar sürekli o ilin valisi ya da kaymakamı ile temas halindedir. ‘Çözüm süreci’ denilen dönemde binlerce silah, tonlarca mühimmat buralara yığılırken, Kandil’den teröristler gelirken, evlere yerleşirken hiç mi duymadı? Elbette ki olanlardan haberdardı. Ama valilere gelen emirler ile güvenlik güçleri elleri kolları bağlı sadece bu olanları izlemekle yetindiler.

KAÇARSA, ÖRGÜT ÖLDÜRECEK

Artık dayanılmaz noktaya gelinince devlet harekete geçti. Teröristler bu ilçelerde başarılı olurlarsa daha birçok ilçe ve ilde de benzer hazırlıklar yapılacaktı. Güvenlik güçlerimiz şehit veriyor, operasyon uzuyor ama bu onların eğitimsizliğinden değil, sivil vatandaşın zarar görmemesi için dikkatli davranmasından kaynaklanıyor.”
Bölgenin bu duruma gelmesine zemin hazırlayan o hendekleri kazan ya da kazılmasına yol açan yerel yönetimler ile onların bağlı olduğu siyasi parti ne yapacağını şaşırmış durumda. Çünkü bu durumun oluşması talimatını veren PKK, hendek savaşında “levazım bölüğü” görevini yerel yönetimlere ve sempatizanlara vermişti. Emaneten verdiği “hendek savaşını” şimdi kendisi sürdürüyor. İlçeden kaçmaları halinde örgütün kendilerini infaz edeceğini biliyorlar. Nitekim, bu konuşmalar telsizlere de yansıdı. PKK sempatizanı ve HDP’li olmayan vatandaşlar AKP’nin de, HDP’nin de “Çözüm süreci” adı altında kendilerini aldattığına inanıyor. Yöre halkının bakışını aktaralım:
“Biri PKK’ya silah bıraktırır, dağdakileri ovaya indirip onlara iş bulur, Kürt ile Türk’ü kaynaştırıp bu kanlı oyunlara son verdirir umudunu bize aşıladı. Diğeri ise bunu fırsat bilip istifa etmeleri gereken milletvekili ve belediye başkanlarının emrindeki araçlarla hendekler kazdırdı, Kandil’den militanları getirtip içimize sokarak, sokaklarımızı, evlerimizi silah ve mühimmat deposu olarak kullandı. Bizim aşımız var mı? Barındığımız yerler ne oldu? Aç ve açıkta kalmamızı hiç mi hiç düşünmediler? Bu kirli hendek savaşının içinde kaldık. Ne olacak sonumuz bilemiyoruz.”

DİNİ DE KULLANIYORLAR

Güneydoğu halkını dini kullanarak tuzağa düşürmek isteyenler de boş durmuyor. Nurculuk hareketini yeniden hortlatmak isteyenlerin arasında yasadışı Kürtçü parti ve örgütlerin yanı sıra bazı yerel yönetimler de bu işlerin içinde. Örnek de verelim: Erzurum’a bağlı Hınıs İlçesi’nin BDP’li Belediye Başkanı ve çevresi Şeyh Said’in anıtının dikilmesi için bir çalışma başlattı. Kürt ayaklanmasını başlatan, sonunda idam edilen Şeyh Said için bugün olayların merkezi durumundaki Sur-Ulucami önünde bir grup birkaç yıl önce ellerinde Şeyh Said’in fotoğraflarıyla “şehitler ölmez” diye bağırıyordu. Hınıs Belediyesi şimdilik belediye araçlarıyla hendekler kazdırmamış ama Şeyh Said’in anıtının bir an önce ilçeye dikilmesi için çaba gösteriyor.
İşte, bu da bölgedeki durumun başka bir boyutu.

Facebook'ta paylaş    Twitter'da paylaş



Saygı Öztürk > Örgütün Levazım Bölüğü

Diğer Yazıları:
  4/10/2017 Bunun kaybedeni Türkiye olur…
  3/10/2017 13 yılın en ağır kaybı
  1/10/2017 Danıştay’ın bu kararı yargılatmayanlara ders olsun
29/9/2017 Onlar parsel parsel kazanırken…
27/9/2017 Bu bayramı siz yine mi unuttunuz?
26/9/2017 HSK Başkanvekili, davaları SÖZCܒye anlattı
24/9/2017 Milletvekili rantına CHP’den veto
22/9/2017 Gerilim artıyor; Kerkük korkutuyor
20/9/2017 Barzani’nin mektubu… Nereden nereye?
19/9/2017 Barzani, baba vasiyetini unuttu mu?
17/9/2017 Hakkını yemeyelim bunlar hep AKP’nin eseri
15/9/2017 Bunlar, tehlikeli tırmanışlar
13/9/2017 İHA’nın ve SİHA’nın gördükleri
12/9/2017 Özel Kuvvetler Komutanlığı davasında ilginç sorular
10/9/2017 Çağlayan: Ben hesabını verdim
  8/9/2017 Yaklaşan tehlike, Cumhurbaşkanı’na 2.5 ay önce söylenmiş
  6/9/2017 Evet, gerçekten herkese lazım…
  5/9/2017 Öldürmeyin, yaşama döndürün
  3/9/2017 Gençlik bunlara mı emanet?
  1/9/2017 Bu nasıl sığınmacılık?
30/8/2017 Biri ‘Yeşil’ biri ‘Öksüz’
29/8/2017 İddianamenin “siyasi baskı” bölümü niçin kısaltıldı?
27/8/2017 Öksüz skandalında yeni perde
25/8/2017 Zekai Paşa SÖZCܒye konuştu
23/8/2017 Komutanların istifasının nedeni ByLock mu?


 


..:: KİTAPLARI ::..

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010


Kod Adı Mürted Tanıklar ve belgeler ışığında 15 temmuz
Kod Adı Mürted
Tanıklar ve Belgeler Işığında 15 Temmuz
2016

Balyoz'da Kumpas

Balyoz'da Kumpas
Belgeleriyle Balyoz Davası ve Sonrası
2014

Örgüt Pazarı

Örgüt Pazarı
Sağ-Sol Örgütler, Kürtçülük ve Tarikatlar
2013

Belgelerle 28 Şubat

Belgelerle 28 Şubat
Dünü ve bugünü ile 28 Şubat
2013

Son Babalar
Son Babalar
Türkiye'deki yeraltı örgütlenmesinin değişen yüzü, değişen kimlikleri...
2011

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010

MGK
MGK
28 Şubat'ta kapalı kapılar ardında neler yaşandı. Belgeleriyle bu kitapta..
2011

Taşeron Mesih
Taşeron Mesih
Mehmet Ali Ağca’yı belge ve bilgilerin ışığında daha yakından tanıyacaksınız
2010

Ölüm Kuyuları
Ölüm Kuyuları
İddiadan gerçeğe Şemdinli olayları
2009

Belgelerle Ergenekon
Belgelerle Ergenekon
Herşey Ümraniye'de bulunan bombalarla başladı..
2008

5-6-2 Tamam Reis
5-6-2 Tamam Reis
Kırcı, Ağca ve bir dönemin cinayetleri
2008

Apo Olayının Perde Arkası
Apo Olayının Perde Arkası
Abdullah Öcalan'ın yakalanışının ve sonrasının belgeler ile anlatımı
2009

33 Kurşun
33 Kurşun
33 erimizin şehit edildiği katliamın tanıkları anlatıyor
2008

İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşanın gizli raporu 75 yıl sonra ortaya çıktı
2007

Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
1. Kuzey Irak Harekatı'nn Öyküsü
2007

Devletin Derinliklerinde
Devletin Derinliklerinde
Belgelerle Sususrluk'un perde arkası
2002

Madalyalı Mahkum
Madalyalı Mahkum
Korkut Eken Olayı
2007


twitter.com/saygi_ozturk
tr.linkedin.com/in/saygiozturk
facebook.com/saygiozturk

Saygı Öztürk Kimdir

webmaster Site Haritası

© 2018  www.saygiozturk.com I www.saygiozturk.net Saygı Öztürk kitapları ve yazıları