Saygı Öztürk

 

Gazeteci Yazar
SAYGI ÖZTÜRK


Saygı Öztürk > Kumpasın faturası Devlete...
18/11/2015

Kumpasın faturası Devlete...

“Balyoz”, “Ergenekon”, “Poyrazköy”, “Odatv”, “İstanbul Casusluk”, “İzmir Casusluk-Fuhuş” ve benzeri isimlerle bu ülkede başta askerler olmak üzere çok sayıda kişi “kumpas” mağduru oldu. O mağdurlar, yalnız bu davaların değil, kumpas sonucu yargılananların yanında olmak amacıyla kısa adı KUMPAS-DER olan bir dernek kurdu. Başında da kumpas mağduru Emekli Albay Hanifi Yıldırım var.


Gelinen nokta şu: Adalet Bakanlığı yetkilileri, bir dönemin kumpas mağdurlarına “Sizlere iftira atanlarla, birlikte mücadele edelim. Cemaat mensuplarına dönük davalarda sizler de şikayetçi olun, müdahil olun” dedi.

HESAPLAŞMA ZAMANI

Dahası, Adalet Bakanlığı yetkilileri, kendilerine ulusal basın mensuplarından görüşme talepleri geldiğinde KUMPAS-DER yöneticilerine yönlendirme yapabileceklerini de belirtiyorlar. Yani, askerler geçmişte Adalet Bakanlığı yetkililerine duyuramadıkları “Sessiz çığlıkları”nı beraatler gerçekleştikten sonra şimdi halka duyurulmasına destek verecekmiş… Breh…breh…
Dahası onlara moral de verdiler. “Sizlere bu iftiraları atan adliye ve Emniyet personeli hakkında kapsamlı çalışmalar yapıyoruz. Bu çalışmaları diğer kurumları da içine alacak biçimde genişletiyoruz” diyorlar. Kuşkusuz böyle bir yaklaşım, devletin yıllarca mağdur ettiği kişiler için önemli bir fırsat. Ama davaların beraatle sonuçlanması her şeyin bittiği anlamına gelmemeli. Asıl hesaplaşma şimdi başlamalı.

DAVANIN SAVCISI NE OLACAK?

Bu kumpasları kuranlar, iftiraları atanlar, sahte belge düzenleyenlerin tek tek ortaya çıkarılması gerekiyor. Yapılanların tek sorumlusu olarak cemaati görenler yanılır. Çünkü, cemaatin hükümetin bilgisi dışında adım atmasının imkansız olduğu da bilinir. Davalar devam ederken, “Ben bu davanın savcısıyım”, “Ne istediler de vermedim” diyenleri o mağdurlar unuttu mu acaba? Yoksa, “Bunları unutalım da, kaybettiğimiz hakları alalım, devleti tazminat cezalarına çarptıralım” diye yola çıkıp “Her istediğini veren, davaların savcısı”na ve bu mağduriyetlerin bir numaralı sorumlusuna karşı sessiz mi kalınacak?
Evet, aynen öyle gözüküyor. Çünkü, Adalet Bakanlığı yetkilileriyle dernek yöneticileri arasında yapılan görüşmeden sonra, dernek başkanı Hanifi Yıldırım, üyelerine şu notu gönderdi:
“Bizlere iftira atan zihniyetin tam olarak bitirildiği kanısında değilim. Bunların bugünkü konjonktür nedeniyle sessiz kaldıklarına inanıyorum. Özlük haklarımız konusunda bir takım mağduriyetlerimiz devam etmektedir. Bu aşamada bizlerin müdahil olmasında, bir takım hakların kazanılmasında veya yasal düzenlemenin yapılmasında hükümetle işbirliği içinde olmanın daha faydalı olacağına inanıyorum.”

OLAN, YİNE DEVLETE OLUYOR

İnsanları mesleklerinden ettiler, cezaevlerine attılar, geleceklerini kararttılar. Ama bunların hükümetin bilgisi dışında yapılması mümkün olmadığına göre, kumpaslardan da hükümet yetkililerinin haberi vardır.
Devlet eliyle mağdur edilenler, “Balyoz Davası”nda beraat eden komutanlar şimdi haklı olarak tazminat davaları açıyor. Bu davaların bazıları sonuçlandı. Mahkemeler ayrı olduğu için tazminat davalarının miktarları da birbirinden hayli farklı çıkıyor.
Örneğin “Balyoz Davası” mağduru Tümgeneral Abdullah Dalay, yaklaşık 3 yıl cezaevinde kaldı. Devlete açtığı tazminat davasında, mahkeme 45 bin lira ödenmesine hükmetti. Cezaevinde daha az kalan Albay Orkun Gökalp’a ise devletin 500 bin lira tazminat ödemesini öngördü. Şu anda çok sayıda asker devlet aleyhine tazminat davaları açıyor. Haklılar da. Ama kumpasın kurulmasına seyirci kalanlar, hatta o günlerde bu kumpası destekleyenlerin cebinden bu para çıkmayacak.
Yine, olan devlete olacak. Ohh, ne güzel memleket…

--------------

Bir “Doğu Yatırım Holding” vardı

Dönemin İstanbul Ticaret Odası Başkanı Mehmet Yıldırım’ın öncülüğünde, Doğu ve Güneydoğu’nun kalkındırılması, yeni iş alanlarının açılması, böylece terörün önlenmesi için 1996’da “Doğu Yatırım Holding” kurulmuştu.
Bu holdingin ortakları arasında Koç, Sabancı, Eczacıbaşı, Tekfen, Nurol, Sanko, Dedeman, Yaşar Holding gibi 70’e yakın holding bulunuyordu. Holdingin kuruluş sermayesi de o günün parasıyla 875 milyar liraydı. Holding bölgede yatırım yapacak, işsizlik ve terör azalacak beklentisi vardı. Bazı adımlar da atıldı. Örneğin Dedeman grubu Diyarbakır’da otel açtı. Urfa’da seracılık, Sarıkamış’ta kayak merkezi ortaklıklarına girildi.
Sonra ne mi oldu? Yıldırım’ın ayrılmasıyla yönetim boşlukları başladı, yatırımlar durma aşamasına geldi. Anlayacağınız 875 milyar da uçup gitti. Holdingi canlandırmak için Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yüzbaşıoğlu büyük bir çaba içinde. Ortaklara mektup yazdı, yeni bir yönetim oluşturdu.
Hükümet, kendilerinden önceki bu projeye duyarsız kalmamalı. Beklenen, destek ve moraldir…

Facebook'ta paylaş    Twitter'da paylaş



Saygı Öztürk > Kumpasın faturası Devlete...

Diğer Yazıları:
31/12/2019 “Vatan toprağı işgal altındayken”
29/12/2019 Ankara’da coşku, bizde hüzün vardı
27/12/2019 İslami bankada olmayanlar bizde başladı
25/12/2019 Kulelerde, FETÖ araştırmasını MHP istemiş
24/12/2019 Her olayın altından aynı kadın çıkıyor!
22/12/2019 Kanal İstanbul gerçekleri
20/12/2019 Özkök: FET֒ye hep dikkat çektim
18/12/2019 17 yıldır ödenmeyen namus borcu
17/12/2019 Eski vekiller de “çakarlı” olacak
15/12/2019 Skandal ihaleye, suç duyurusu
13/12/2019 İşte, Gökçek’in mal varlığı
11/12/2019 Vetonun ardından geleceklere bakalım
10/12/2019 Bunlar yapılmadan mücadele olmaz
  8/12/2019 İhalede 88 milyon lira farkın bir anlamı yok…
  6/12/2019 O veto edildi, ya diğer yasa?
  4/12/2019 Onca konutun parası kimin cebinde?
  3/12/2019 Bakan, Öksüz için ne söylemek istedi?
27/11/2019 O sanık, son güne kadar müdürdü
26/11/2019 Kadın öğretmenlere mezarlık görevi!
24/11/2019 Yavaş ne yapsın! 100 bin iş başvurusu 12 bin görüşme talebi
22/11/2019 Karar: Gökçek’in mal varlığı araştırılacak
20/11/2019 HDP, önemli bir karar aşamasında
19/11/2019 Hukukçuların sınavına besmeleli hazırlık kitabı
17/11/2019 Acı tablonun sorumlusu…
15/11/2019 Pes doğrusu! Bakanlık, öğretmenleri icralık etti


 


..:: KİTAPLARI ::..

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010


Kod Adı Mürted Tanıklar ve belgeler ışığında 15 temmuz
Kod Adı Mürted
Tanıklar ve Belgeler Işığında 15 Temmuz
2016

Balyoz'da Kumpas

Balyoz'da Kumpas
Belgeleriyle Balyoz Davası ve Sonrası
2014

Örgüt Pazarı

Örgüt Pazarı
Sağ-Sol Örgütler, Kürtçülük ve Tarikatlar
2013

Belgelerle 28 Şubat

Belgelerle 28 Şubat
Dünü ve bugünü ile 28 Şubat
2013

Son Babalar
Son Babalar
Türkiye'deki yeraltı örgütlenmesinin değişen yüzü, değişen kimlikleri...
2011

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010

MGK
MGK
28 Şubat'ta kapalı kapılar ardında neler yaşandı. Belgeleriyle bu kitapta..
2011

Taşeron Mesih
Taşeron Mesih
Mehmet Ali Ağca’yı belge ve bilgilerin ışığında daha yakından tanıyacaksınız
2010

Ölüm Kuyuları
Ölüm Kuyuları
İddiadan gerçeğe Şemdinli olayları
2009

Belgelerle Ergenekon
Belgelerle Ergenekon
Herşey Ümraniye'de bulunan bombalarla başladı..
2008

5-6-2 Tamam Reis
5-6-2 Tamam Reis
Kırcı, Ağca ve bir dönemin cinayetleri
2008

Apo Olayının Perde Arkası
Apo Olayının Perde Arkası
Abdullah Öcalan'ın yakalanışının ve sonrasının belgeler ile anlatımı
2009

33 Kurşun
33 Kurşun
33 erimizin şehit edildiği katliamın tanıkları anlatıyor
2008

İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşanın gizli raporu 75 yıl sonra ortaya çıktı
2007

Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
1. Kuzey Irak Harekatı'nn Öyküsü
2007

Devletin Derinliklerinde
Devletin Derinliklerinde
Belgelerle Sususrluk'un perde arkası
2002

Madalyalı Mahkum
Madalyalı Mahkum
Korkut Eken Olayı
2007


twitter.com/saygi_ozturk
tr.linkedin.com/in/saygiozturk
facebook.com/saygiozturk

Saygı Öztürk Kimdir

webmaster Site Haritası

© 2018  www.saygiozturk.com I www.saygiozturk.net Saygı Öztürk kitapları ve yazıları