Saygı Öztürk

 

Gazeteci Yazar
SAYGI ÖZTÜRK


Saygı Öztürk > Her yerde bunu istiyorlar
28/10/2015

Her yerde bunu istiyorlar

Milletvekili seçimine günler kala, muhalif olarak nitelendirilen yayın organlarına el konuluyor, birer “hükümet yandaş”ı olmaları sağlanıyor. Yıllarca AKP ile birlikte hareket edenler, o partiye ve hükümete verdikleri destek nedeniyle kendileri de büyüyenler, 17-25 Aralık yol ayrımından sonra muhalefet yapmaya başladılar. İsimleri rüşvet, yolsuzluk, karaparaya karışanlara bir şey olmazken, yapılanları eleştiren “muhalif ve cemaatçi” medya gruplarına dönük inanılmaz operasyonlar yapılıyor.


Basının susturulduğu, sindirildiği bir dönemde yapılan seçimlerin adil, güvenilir olduğu söylenemez. Muhalefetin sesinin alabildiğine kısıtlandığı seçimden sonra AKP iktidar olabilse bile acaba ülkeyi yönetebilir mi? AKP ile CHP arasında yürütülen koalisyon görüşmeleri tutanağında, AKP’nin etkili bir isminin, “Partimiz 280 milletvekili çıkarsa bile artık ülkeyi yönetemez” dediği yer alıyor.

AKP’Lİ BELEDİYELERİN SESİ

Yerel basının illerinde, ilçelerinde önemli bir gücü vardı. Onlar arasında hükümetin yanında yer alanlar olduğu gibi yaşayabilecekleri zorlukları da göze alıp “muhalif” çizgide yayın yapanlar da vardı. Bunların sayısı uygulanan ambargolarla, baskılarla bitme noktasına geldi.
Balıkesir örneğini bu köşede vermiştim. Gazeteciler Cemiyeti Başkanı, bazı gazetelerin sahipleri, yöneticileri AKP’li Büyükşehir Belediye Başkanı’nın paralı olarak danışmanlığını yapıyor. Tüm illerde muhalif televizyonlar birer birer AKP’li işadamlarına aldırıldı. Şimdi o televizyonlar “ortak yayın” adı altında belediye, AKP propagandasıyla meşgul. Buna da Kayseri’de Kay TV ve Erciyes TV’yi örnek gösterelim.
Değişik illerde bulunan yerel gazete yöneticileri ve yazarlarıyla da konuştum. “Muhalif” çizgide olan gazetelerin kalmadığını, olanların da susturulduğunu anlattılar. Gazete sahiplerine “Neler oluyor” diye sorduğumda şunları sıraladılar:

YEREL BASIN DA BASKI ALTINDA

- Basın İlan Kurumu’nun (BİK) Genel Kurulu’nun 36 olan üyesinden 12’si gazeteci kökenli, 24’ü ise ticaret, sanayi oda ve borsaları, barolar ve diğer kuruluş temsilcilerinden oluşuyor. Yönetim Kurulu Başkanı ise Vakıflar Bankası Genel Müdürü. Bu yapı adil değil ve iktidar yandaşı kararlar çıkıyor.
*Bazı illerin büyükşehir olmaları nedeniyle Türkiye genelinde kurulan 31 BİK şube müdürlüklerine iktidar, kendisiyle çalışabilecek isimleri atadı. Şube açılan illerde, o ilin resmi ilan kontenjanı 100 bin lira ise kontenjan dahilinde yayınlanan her ilanın bedelinin yüzde 15’i BİK şube müdürlüğüne komisyon olarak veriliyor. Ama kontenjanlar artmıyor, bu şekilde kesintiye uğruyor.
- Şubelerin açıldığı illerde, belediyeler, ticaret odaları, ticaret borsaları gibi kuruluşların bayram ve özel gün kutlaması gibi ilanlarının da BİK şubeleri aracılığıyla yayınlanması zorunluluğu getiriliyor. Buna ‘aracılık’ deniyor. Bu aracılıktan da şubeye komisyon ödeniyor.
- Yerel gazetelerde 5, BİK şube müdürlüklerinin kurulduğu illerde ise 7 eleman çalıştırma zorunluluğu getirildi. Yetişmiş 3 elemanla gazete çıkartılabilirken, sayı artırılarak gazeteler ödeme sıkıntısına giriyor.

BUNLAR HİÇ DİKKATE ALINMIYOR

- Gazete bayii satışı ve abone sayıları konusunda hedefler veriliyor. En az satış ve abone zorunlulukları için nüfus kriteri gözetilmiyor. 1 milyon nüfuslu ilden de, kat kat fazla nüfusa sahip olan ilden de aynı en az satış ve abone sayısı isteniyor. Belirlenen en az satışın altında kalırsanız, takip eden ayda cezalandırılıyorsunuz. Oysa her ilin koşulları gazete satışı ve personel sayısına göre farklı olmalı.
- Denetimlerde personel sayısına bakılmaksızın, gazetelerin içerikleri, boyutları, baskı kalitesi satışları değerlendirilmeli, resmi ilan dağıtımı da buna göre adil bir biçimde yapılmalı.
- BİK Şubeleri kurulmadan önce resmi ilan bedelleri, 7-10 gün içinde ödenirken, şimdi bir sonraki ayda ikiye bölünerek ödeniyor. Ekonomik olarak yaptırımlar getirmek baskıdır.
- BİK şubeleri kurulmadan önce Valilik Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nce ay içinde yerel gazetelerde yayımlanan resmi ilan kontenjanları ertesi ayın ilk haftasında bütün gazetelere bildirilirdi. Şimdi ise bunlar yapılmadığı gibi yapılan başvurular da reddediliyor.
- Mahalli gazeteler zarar ediyor. Matbaa işleri yapılır. Ancak muhalif olarak bilinenlere matbaa işleri de yaptırılmadığı için sıkıntı daha da büyüyor. Ayrıca, hükümetin uyguladığı ‘akredite” uygulamasını illerde de vali ve emniyet müdürleri sürdürüyor, belli gazeteciler valilik etkinliklerine çağrılmıyor, gelenler içeriye alınmıyor.
Açıkçası, AKP’nin basına uyguladığı baskı, genelden çıkmış artık yerel basın ve televizyonları da kuşatmış durumda. Onca yapılandan sonra “Türkiye’de basın özgürlüğü var” diyenlere şaşarım…

Facebook'ta paylaş    Twitter'da paylaş



Saygı Öztürk > Her yerde bunu istiyorlar

Diğer Yazıları:
  4/10/2017 Bunun kaybedeni Türkiye olur…
  3/10/2017 13 yılın en ağır kaybı
  1/10/2017 Danıştay’ın bu kararı yargılatmayanlara ders olsun
29/9/2017 Onlar parsel parsel kazanırken…
27/9/2017 Bu bayramı siz yine mi unuttunuz?
26/9/2017 HSK Başkanvekili, davaları SÖZCܒye anlattı
24/9/2017 Milletvekili rantına CHP’den veto
22/9/2017 Gerilim artıyor; Kerkük korkutuyor
20/9/2017 Barzani’nin mektubu… Nereden nereye?
19/9/2017 Barzani, baba vasiyetini unuttu mu?
17/9/2017 Hakkını yemeyelim bunlar hep AKP’nin eseri
15/9/2017 Bunlar, tehlikeli tırmanışlar
13/9/2017 İHA’nın ve SİHA’nın gördükleri
12/9/2017 Özel Kuvvetler Komutanlığı davasında ilginç sorular
10/9/2017 Çağlayan: Ben hesabını verdim
  8/9/2017 Yaklaşan tehlike, Cumhurbaşkanı’na 2.5 ay önce söylenmiş
  6/9/2017 Evet, gerçekten herkese lazım…
  5/9/2017 Öldürmeyin, yaşama döndürün
  3/9/2017 Gençlik bunlara mı emanet?
  1/9/2017 Bu nasıl sığınmacılık?
30/8/2017 Biri ‘Yeşil’ biri ‘Öksüz’
29/8/2017 İddianamenin “siyasi baskı” bölümü niçin kısaltıldı?
27/8/2017 Öksüz skandalında yeni perde
25/8/2017 Zekai Paşa SÖZCܒye konuştu
23/8/2017 Komutanların istifasının nedeni ByLock mu?


 


..:: KİTAPLARI ::..

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010


Kod Adı Mürted Tanıklar ve belgeler ışığında 15 temmuz
Kod Adı Mürted
Tanıklar ve Belgeler Işığında 15 Temmuz
2016

Balyoz'da Kumpas

Balyoz'da Kumpas
Belgeleriyle Balyoz Davası ve Sonrası
2014

Örgüt Pazarı

Örgüt Pazarı
Sağ-Sol Örgütler, Kürtçülük ve Tarikatlar
2013

Belgelerle 28 Şubat

Belgelerle 28 Şubat
Dünü ve bugünü ile 28 Şubat
2013

Son Babalar
Son Babalar
Türkiye'deki yeraltı örgütlenmesinin değişen yüzü, değişen kimlikleri...
2011

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010

MGK
MGK
28 Şubat'ta kapalı kapılar ardında neler yaşandı. Belgeleriyle bu kitapta..
2011

Taşeron Mesih
Taşeron Mesih
Mehmet Ali Ağca’yı belge ve bilgilerin ışığında daha yakından tanıyacaksınız
2010

Ölüm Kuyuları
Ölüm Kuyuları
İddiadan gerçeğe Şemdinli olayları
2009

Belgelerle Ergenekon
Belgelerle Ergenekon
Herşey Ümraniye'de bulunan bombalarla başladı..
2008

5-6-2 Tamam Reis
5-6-2 Tamam Reis
Kırcı, Ağca ve bir dönemin cinayetleri
2008

Apo Olayının Perde Arkası
Apo Olayının Perde Arkası
Abdullah Öcalan'ın yakalanışının ve sonrasının belgeler ile anlatımı
2009

33 Kurşun
33 Kurşun
33 erimizin şehit edildiği katliamın tanıkları anlatıyor
2008

İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşanın gizli raporu 75 yıl sonra ortaya çıktı
2007

Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
1. Kuzey Irak Harekatı'nn Öyküsü
2007

Devletin Derinliklerinde
Devletin Derinliklerinde
Belgelerle Sususrluk'un perde arkası
2002

Madalyalı Mahkum
Madalyalı Mahkum
Korkut Eken Olayı
2007


twitter.com/saygi_ozturk
tr.linkedin.com/in/saygiozturk
facebook.com/saygiozturk

Saygı Öztürk Kimdir

webmaster Site Haritası

© 2018  www.saygiozturk.com I www.saygiozturk.net Saygı Öztürk kitapları ve yazıları