Saygı Öztürk

 

Gazeteci Yazar
SAYGI ÖZTÜRK


Saygı Öztürk > Canlı bombanın arkasında milletvekili yakını olduğunu söylediler
16/10/2015

Canlı bombanın arkasında milletvekili yakını olduğunu söylediler

CHP Genel Merkezi’ne, partinin Mersin milletvekili adayı ile birlikte iki kişi geldi. Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl’le görüştü. Adayın yanında gelen kişi çok önemli iddialar gündeme getiriyor, “Ankara bombacılarının arkasında olan isimleri” söylüyordu. Bingöl, dikkatlice dinledi. Gelen kişi isimler veriyor, telefon numaraları veriyor, “İsterseniz siz de arayın” diyordu.


Durum, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na anlatıldı. Kılıçdaroğlu, eldeki bilgilere dayanıp herhangi bir açıklama yapmadı. Bombacılarla ilgili iddialarda bulunan kişi, “Adımın açıklanmaması şartıyla bildiklerimi basına da anlatırım” dedi. Ama ne anlatırsa anlatsın, bu kişinin bombacıların arkasında olduğunu ifade ettiği isimleri yazmanız mümkün değil.

IRAKLI AMA SURİYELİ DİYE TANITIYOR

O kişiyle Irak’ın El Ambar kentinde inşaat firmasında çalıştığı dönemde tanışmış. Sonra aynı kişi Mersin’e yerleşmiş. Irak’ta başlayan arkadaşlığı nedeniyle sık sık bir araya geliyorlar, birlikte dolaşıyorlar. Ona “Aman polis beni sorarsa Suriyeli olduğumu söyle” diyor. Aslında Türkçe konuşmasına rağmen, pasaport ve kimliği olmasına rağmen bunları gizliyor. Bu kişi Şanlıurfa’ya sık sık gidip geliyor. Suriye’ye IŞİD’cileri getirip-götürdüğü söyleniyor, eylemlerde bulunuyor, eylemler planlıyor.
Ankara’da bomba patladığında, bu kişinin dayısı, eylemin Muhammed H. tarafından organize edildiğini söylüyor. Türkiye’de “Yusuf” adını kullanan kişinin üzerine kayıtllı iki telefon numarası var. Ama bu kişi sıkça telefon numarasını değiştiriyor. Elinde bulunan son iki numarasından birisi arandığında o numaranın kullanılmadığını anlıyoruz. İkinci telefon numarası arandığında da o numaraya ulaşılamadı.

DEVLETE GÜVEN AZALMIŞ

Son derece düzgün, sözüne güvenilir durumda olan, bunları anlattığı için hiçbir beklenti içinde olmayan vatandaşımızın saydığı isimler arasında bir milletvekilinin kardeşinin de adı geçiyordu.
Kendisine bildiklerini, yalnız ve yalnız doğruları, isminin gizli tutulması kaydıyla güvenlik birimlerine anlatması gerektiğini ben de, birlikte Ankara’ya geldiği milletvekili adayı da söyledi. İşte sorun burada. Bu kişi, “Devlete güvenemiyorum. Benim de başımı derde sokarlar. Anlattığımda o milletvekilinin kardeşinin adını, ‘Yusuf’ adını kullanan kişiyle bağlantısını söylemek zorundayım” dedi. Anlattıklarının doğru olup olmadığını bilmiyorum. Anlaşılıyor ki çekiniyor, güvenecek bir dal arıyor.
Vatandaş, devletine güvenemediği sürece olayların önü de alınamaz, gerçekleşen olayları çözmek de sanıldığı gibi kolay olmaz. İşte yaşananı, o yüzden sizlere aktardım…

Turist görünümü altında giriyorlar

İki yıl öncesine kadar IŞİD’in adını bilmezdik. El Kaide örgütünün adını da İstanbul’da sinagog baskınından sonra öğrendik. Bugün, IŞİD dinci örgütlerin “çatısı” konumunda.
Dinci örgütlerin “cihat bölgesi” olarak adlandırdıkları Bosna-Hersek, Çeçenistan, Afganistan, Irak, Suriye gibi ülkelerde yıllarca birlikte olmaktan kaynaklanan işbirliği var. O yüzden yabancı teröriste Türkiye’de, Türk teröriste yabancı ülkelerde yardım ve yataklık edenler, birbirleri adına eylemler yapanlar var.
Güvenlik birimlerince “terörist” olduğu değerlendirilen yabancılar “sınır dışı” edilmeye çalışılınca turizm şirketlerinin, otel sahiplerinin “o turistti, sınır dışı ederek ekmeğimizle oynuyorsunuz” diye tepki gösterdiği de oluyor. Gerçekten onlar da takip altında olduğunu bildiklerinden Antalya’ya gidiyor, Nemrut’a gidiyor, turistik yerleri dolaştıkları oluyor. Açıkçası sınırın öte yakasına geçene kadar “terörist” sayılmıyor.

SİZ ONU İZLERKEN, OLANLAR OLUYOR

Bazı aileler çocuklarının terör örgütü IŞİD’e katıldığını söylüyor. Bunların bulunduğunda tutuklanması yasalara göre pek mümkün gözükmüyor. Tabii son dönemlerde evlerinden kaçan kızların, erkeklerin bulunması için aileler, “Örgüte katıldı. Canlı bomba olmuş” denilip onların örgütle ilgisi olmasa bile bu yolla bulunmasını da sağlıyorlar.
Suç şüphesi altında olan kişilerin polis üzerini arayabiliyor. “Makul şüphe” denilip 24 saat gözaltında tutabiliyorlar. Bunlar birden çok kişiyse, gözaltı süresi birer gün artırılıp 4 güne kadar çıkarılabiliyor. Bunun daha fazlası yok…
Örgütlerin “canlı bomba” diye yetiştirdikleri istihbarat birimleri tarafından öğreniliyor. İşte örgütler de yetiştirdikleri canlı bombanın dışında, ismi deşifre olmamış olanları da kullanıyor. Polis, o kişinin izini sürerken, hiç hesapta olmayan kişi de eylemi gerçekleştirebiliyor.
Cani bunlar. Her zaman güvenlik güçlerinden bir adım önde olmak, buna göre taktik geliştirmek durumundalar… Devletin mücadelesi ise hem istihbarat, hem de teknikle mümkün. Bugün ne istihbarat var, ne de kullanılan bir teknik… O zaman “başınız sağ olsun…”

Facebook'ta paylaş    Twitter'da paylaş



Saygı Öztürk > Canlı bombanın arkasında milletvekili yakını olduğunu söylediler

Diğer Yazıları:
  4/10/2017 Bunun kaybedeni Türkiye olur…
  3/10/2017 13 yılın en ağır kaybı
  1/10/2017 Danıştay’ın bu kararı yargılatmayanlara ders olsun
29/9/2017 Onlar parsel parsel kazanırken…
27/9/2017 Bu bayramı siz yine mi unuttunuz?
26/9/2017 HSK Başkanvekili, davaları SÖZCܒye anlattı
24/9/2017 Milletvekili rantına CHP’den veto
22/9/2017 Gerilim artıyor; Kerkük korkutuyor
20/9/2017 Barzani’nin mektubu… Nereden nereye?
19/9/2017 Barzani, baba vasiyetini unuttu mu?
17/9/2017 Hakkını yemeyelim bunlar hep AKP’nin eseri
15/9/2017 Bunlar, tehlikeli tırmanışlar
13/9/2017 İHA’nın ve SİHA’nın gördükleri
12/9/2017 Özel Kuvvetler Komutanlığı davasında ilginç sorular
10/9/2017 Çağlayan: Ben hesabını verdim
  8/9/2017 Yaklaşan tehlike, Cumhurbaşkanı’na 2.5 ay önce söylenmiş
  6/9/2017 Evet, gerçekten herkese lazım…
  5/9/2017 Öldürmeyin, yaşama döndürün
  3/9/2017 Gençlik bunlara mı emanet?
  1/9/2017 Bu nasıl sığınmacılık?
30/8/2017 Biri ‘Yeşil’ biri ‘Öksüz’
29/8/2017 İddianamenin “siyasi baskı” bölümü niçin kısaltıldı?
27/8/2017 Öksüz skandalında yeni perde
25/8/2017 Zekai Paşa SÖZCܒye konuştu
23/8/2017 Komutanların istifasının nedeni ByLock mu?


 


..:: KİTAPLARI ::..

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010


Kod Adı Mürted Tanıklar ve belgeler ışığında 15 temmuz
Kod Adı Mürted
Tanıklar ve Belgeler Işığında 15 Temmuz
2016

Balyoz'da Kumpas

Balyoz'da Kumpas
Belgeleriyle Balyoz Davası ve Sonrası
2014

Örgüt Pazarı

Örgüt Pazarı
Sağ-Sol Örgütler, Kürtçülük ve Tarikatlar
2013

Belgelerle 28 Şubat

Belgelerle 28 Şubat
Dünü ve bugünü ile 28 Şubat
2013

Son Babalar
Son Babalar
Türkiye'deki yeraltı örgütlenmesinin değişen yüzü, değişen kimlikleri...
2011

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010

MGK
MGK
28 Şubat'ta kapalı kapılar ardında neler yaşandı. Belgeleriyle bu kitapta..
2011

Taşeron Mesih
Taşeron Mesih
Mehmet Ali Ağca’yı belge ve bilgilerin ışığında daha yakından tanıyacaksınız
2010

Ölüm Kuyuları
Ölüm Kuyuları
İddiadan gerçeğe Şemdinli olayları
2009

Belgelerle Ergenekon
Belgelerle Ergenekon
Herşey Ümraniye'de bulunan bombalarla başladı..
2008

5-6-2 Tamam Reis
5-6-2 Tamam Reis
Kırcı, Ağca ve bir dönemin cinayetleri
2008

Apo Olayının Perde Arkası
Apo Olayının Perde Arkası
Abdullah Öcalan'ın yakalanışının ve sonrasının belgeler ile anlatımı
2009

33 Kurşun
33 Kurşun
33 erimizin şehit edildiği katliamın tanıkları anlatıyor
2008

İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşanın gizli raporu 75 yıl sonra ortaya çıktı
2007

Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
1. Kuzey Irak Harekatı'nn Öyküsü
2007

Devletin Derinliklerinde
Devletin Derinliklerinde
Belgelerle Sususrluk'un perde arkası
2002

Madalyalı Mahkum
Madalyalı Mahkum
Korkut Eken Olayı
2007


twitter.com/saygi_ozturk
tr.linkedin.com/in/saygiozturk
facebook.com/saygiozturk

Saygı Öztürk Kimdir

webmaster Site Haritası

© 2018  www.saygiozturk.com I www.saygiozturk.net Saygı Öztürk kitapları ve yazıları