Saygı Öztürk

 

Gazeteci Yazar
SAYGI ÖZTÜRK


Saygı Öztürk > "Duyduk duymadık" demeyin, o HSYK üyesinin yeri cezaevi!
8/5/2015

"Duyduk duymadık" demeyin, o HSYK üyesinin yeri cezaevi!

Anket sonuçları ve genel hava ülkede bir siyasi partinin tek başına iktidara gelemeyeceğini gösteriyor. Halkın, AKP’den yılgınlığı son safhaya ulaşmış durumda. “Bu iktidardan kurtulalım” havası hayli yaygın. İşte böyle bir havada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kur’an-ı Kerim’i eline aldı, miting meydanlarında göstermeye başladı. Konuşurken, özellikle CHP Genel Başkanı’na imalı sözlerde bulunması da hayli dikkat çekti.



Cumhurbaşkanın parti adı belirtmese de AKP adına oy istediği biliniyor. AKP’lilerin seçim minibüslerinde dikkat çeken bir imza var. Araçların kapılarında Erdoğan’ın imzası bulunuyor. Tarafsız olması gereken Cumhurbaşkanı’nın, AKP’nin seçim araçlarında imzasının bulunması bakalım AKP’yi kurtarabilecek mi? Bunu da 7 Haziran akşamı öğreneceğiz.

DİKKAT ERDOĞAN GELİYOR

Erdoğan’dan önceki cumhurbaşkanları da il ziyaretlerinde bulunacağı zaman günler öncesinde hazırlık yapılır, partili-partisiz herkes bu heyecana ortak olurdu. Ancak, bugün illere, partiyle bağını hiç koparmadığı siyasetçiler tarafından her fırsatta dile getirilen Erdoğan’ın gidişinde aynı heyecan yaşanmıyor. Vatandaşlar, “devlet zoruyla” Cumhurbaşkanı’nın konuşma yapacağı alana götürülüyor. Günler öncesinden “duyduk duymadık demeyin, Cumhurbaşkanı şehrimize gelecektir” anonsları başlıyor.

Örnek verelim. Cumhurbaşkanı Tekirdağ’ı ziyaretinden önce Vali Enver Salih- oğlu kaymakamlıklara, kamu kurum ve kuruluşlarına genelge gönderdi. Cumhurbaşkanı’nın ziyareti sırasında tüm kurum/kuruluş üst yöneticileri, birim amirleri valilik birim müdürlerinin hazır bulunmasını istedi. Buraya kadar tamam. Peki genelgede memur ve diğer kamu görevlilerinin ise birim amirleri tarafından davet edilmelerinin istenmesine ne demeli? Vali böyle bir genelge yayımlarsa, bazı ilçe milli eğitim müdürleri de, cumhurbaşkanının konuşmasını izlemek için okul müdürlerinin tören alınana gelmelerini zorunlu kılıyor. Bütün ilçelerden okul müdürleri, çok sayıda öğretmen, öğrenci servis araçlarına doldurulup Tekirdağ’a getirildi. Getirildiler ama sanki derse girmiş gibi ek ders ücretlerinde bir kesinti yapılmadı. Oldu mu ya öğretmenim!

Yargı, bağımsız yargıyı arıyor

Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) seçimlerine “Yargıda Birlik Platformu” adı altında giren ve kendileri için “hiçbir şey istemediklerini” bütün yargı çevrelerine yazılı olarak açıklayanların kimi HSYK’ya, kimisi büyük illerin cumhuriyet başsavcılıklarına, ağır ceza mahkemesi başkanlıklarına atandı. Yani, kendilerine çalıştılar ve şimdi hallerinden memnunlar. Hakimlerin verdikleri karardan dolayı tutuklanması ilk kez AKP hükümeti döneminde gerçekleşti. Tutuklamaya bir HSYK üyesinin muhalif olması bile onun hedef gösterilmesi, HSYK içinde dışlanmasına yetiyor. İki hakimin görevden el çektirilmesiyle ilgili dosya HSYK üyelerinin incelemesine fırsat bile verilmeden sonuçlandırılıyor. Bunu HSYK 2. Daire Üyesi Mahmut Şen’in “muhalefet şerhi”nden okuyalım:

“Yargı mensupları inceleme veya soruşturmanın hemen başında görevden uzaklaştırılıyor. Haklarındaki ithamlar kendilerine bildirilmiyor. Bilgi talepleri HSYK tarafından reddediliyor. İtham ve suçlamalara karşı savunma hakkı tanınmadan görevden uzaklaştırılıyor. Yargı mensuplarının hukuki dinlenilme hakkının bir gereği olarak sözlü savunma hakkına sahip olmaları gerekirken bu hak kullandırılmıyor. Bazı soruşturmalarda HSYK 2. Dairesi tarafından verilmeyen soruşturma iznini, Adalet Bakanı resen veriyor. Kararı verecek daire üyelerine bile dosyayı inceleme için yeterli zaman tanınmıyor. Gündemin dağıtılmasından yarım saat sonra dosyalar görüşülüyor. Bu nedenle kararlara muhalifim.”

“ONUN YERİ SİNCAN CEZAEVİ”

Artık günümüzde HSYK üyesinin, hükümetin istemediği hakim ve savcılarla ilgili kararlarında “muhalif” olması da zor. Çünkü, hedef gösteriliyor, bu kişilerin yerinin HSYK üyeliği değil, Sincan Cezaevi olması yani cezaevine konulması gerektiği belirtiliyor. Yargı tam anlamıyla kıskaca alınıyor. Hakimler artık verdikleri kararlara göre değerlendiriliyor.
Hükümetin aleyhine olabilecek kararda imzası bulunan hakim kendisini cezaevinde bulabiliyor. Bugün çok sayıda hakim ve savcı verdikleri kararlar nedeniyle açığa alınmış durumda. Daha dün bazı hakim ve savcılarla ilgili yakalama kararları çıkarılmıştı. Bu durumda hakimler nasıl kanuna, vicdanına göre karar verecek?

HSYK kararına “muhalif” kaldı diye üyelerin hedef gösterilmesine HSYK’nın sessiz kalması da şaşırtıcı. Evet, karar eleştirilebilir ama onun yerinin verdiği karardan dolayı Sincan Cezaevi olduğunu söylemek, yazmak da, yazanlara, söyleyenlere bir şey kazandırmaz. Kaybeden sadece “bağımsız” olması gereken yargı olur. Bugün, yargı, yargısını arar durumda…

Facebook'ta paylaş    Twitter'da paylaş



Saygı Öztürk > "Duyduk duymadık" demeyin, o HSYK üyesinin yeri cezaevi!

Diğer Yazıları:
  4/10/2017 Bunun kaybedeni Türkiye olur…
  3/10/2017 13 yılın en ağır kaybı
  1/10/2017 Danıştay’ın bu kararı yargılatmayanlara ders olsun
29/9/2017 Onlar parsel parsel kazanırken…
27/9/2017 Bu bayramı siz yine mi unuttunuz?
26/9/2017 HSK Başkanvekili, davaları SÖZCܒye anlattı
24/9/2017 Milletvekili rantına CHP’den veto
22/9/2017 Gerilim artıyor; Kerkük korkutuyor
20/9/2017 Barzani’nin mektubu… Nereden nereye?
19/9/2017 Barzani, baba vasiyetini unuttu mu?
17/9/2017 Hakkını yemeyelim bunlar hep AKP’nin eseri
15/9/2017 Bunlar, tehlikeli tırmanışlar
13/9/2017 İHA’nın ve SİHA’nın gördükleri
12/9/2017 Özel Kuvvetler Komutanlığı davasında ilginç sorular
10/9/2017 Çağlayan: Ben hesabını verdim
  8/9/2017 Yaklaşan tehlike, Cumhurbaşkanı’na 2.5 ay önce söylenmiş
  6/9/2017 Evet, gerçekten herkese lazım…
  5/9/2017 Öldürmeyin, yaşama döndürün
  3/9/2017 Gençlik bunlara mı emanet?
  1/9/2017 Bu nasıl sığınmacılık?
30/8/2017 Biri ‘Yeşil’ biri ‘Öksüz’
29/8/2017 İddianamenin “siyasi baskı” bölümü niçin kısaltıldı?
27/8/2017 Öksüz skandalında yeni perde
25/8/2017 Zekai Paşa SÖZCܒye konuştu
23/8/2017 Komutanların istifasının nedeni ByLock mu?


 


..:: KİTAPLARI ::..

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010


Kod Adı Mürted Tanıklar ve belgeler ışığında 15 temmuz
Kod Adı Mürted
Tanıklar ve Belgeler Işığında 15 Temmuz
2016

Balyoz'da Kumpas

Balyoz'da Kumpas
Belgeleriyle Balyoz Davası ve Sonrası
2014

Örgüt Pazarı

Örgüt Pazarı
Sağ-Sol Örgütler, Kürtçülük ve Tarikatlar
2013

Belgelerle 28 Şubat

Belgelerle 28 Şubat
Dünü ve bugünü ile 28 Şubat
2013

Son Babalar
Son Babalar
Türkiye'deki yeraltı örgütlenmesinin değişen yüzü, değişen kimlikleri...
2011

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010

MGK
MGK
28 Şubat'ta kapalı kapılar ardında neler yaşandı. Belgeleriyle bu kitapta..
2011

Taşeron Mesih
Taşeron Mesih
Mehmet Ali Ağca’yı belge ve bilgilerin ışığında daha yakından tanıyacaksınız
2010

Ölüm Kuyuları
Ölüm Kuyuları
İddiadan gerçeğe Şemdinli olayları
2009

Belgelerle Ergenekon
Belgelerle Ergenekon
Herşey Ümraniye'de bulunan bombalarla başladı..
2008

5-6-2 Tamam Reis
5-6-2 Tamam Reis
Kırcı, Ağca ve bir dönemin cinayetleri
2008

Apo Olayının Perde Arkası
Apo Olayının Perde Arkası
Abdullah Öcalan'ın yakalanışının ve sonrasının belgeler ile anlatımı
2009

33 Kurşun
33 Kurşun
33 erimizin şehit edildiği katliamın tanıkları anlatıyor
2008

İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşanın gizli raporu 75 yıl sonra ortaya çıktı
2007

Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
1. Kuzey Irak Harekatı'nn Öyküsü
2007

Devletin Derinliklerinde
Devletin Derinliklerinde
Belgelerle Sususrluk'un perde arkası
2002

Madalyalı Mahkum
Madalyalı Mahkum
Korkut Eken Olayı
2007


twitter.com/saygi_ozturk
tr.linkedin.com/in/saygiozturk
facebook.com/saygiozturk

Saygı Öztürk Kimdir

webmaster Site Haritası

© 2018  www.saygiozturk.com I www.saygiozturk.net Saygı Öztürk kitapları ve yazıları