Saygı Öztürk

 

Gazeteci Yazar
SAYGI ÖZTÜRK


Saygı Öztürk > Biz onu daha çook ararız...
4/3/2015

Biz onu daha çook ararız...

Bu ülkenin polisine, savcısına hakimine nasıl güveneceksiniz. Son günlerde yaşanan olaylara baktığımızda, dün yargı önünde “kahraman” olarak gösterilenler, şimdi cezaevine gönderiliyor. Bilirkişilerin, bilirkişi olmaktan uzak başka amaçlarla rapor hazırladıkları ortaya çıkınca, bu kez savcılar, hakimler kendilerini kurtarabilmek için özellikle TÜBİTAK’ta görevli “bilirkişiler” hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu öğreniyoruz.


Yalnız polise, savcıya, hakime, bilirkişiye haksızlık etmeyelim. Ekranları dolduran o “koca adamlar!” ne yalanlar üfürdüler. Profesörler, emekli savcı, hakim, yok bilmem hangi hukuk derneğinin başkanı, çıkıp bu ülkenin insanlarını yalanlarıyla kandırmadılar mı? Ya anlı-şanlı gazetecilere ne buyrulur? O gün yazdıklarından utanıyorlar mı acaba?
O günlerde hükümet-cemaat çatışması yoktu. Hükümet adına kılıç sallayanlarla, cemaat adına vuruşanlar aynı saflardaydı. Kendilerinden görmedikleri, inandırmaya çalıştıkları yalanlara inanmayanları “Ergenekoncu” diye yaftalıyordu. Bununla yetinmiyor, “sıra sana geldi” diye tehditler savuruyorlardı.

ŞİMDİ DE BAŞKALARI SÖYLÜYOR

17-25 Aralık sonrasında hükümet-cemaat ilişkileri bozuldu. “Ergenekon”, “Balyoz” soruşturmaları döneminde birlikte hareket edenlerin yolları ayrıldı. Devlet gücüyle kimsenin baş edemeyeceğini cemaatçiler anlamış olacaklar ki, bu kez “sıranın kendilerine ne zaman geleceğini” merak ediyorlar.
Bu ülkede bazen görevini yapanlara da bir takım yakıştırmalar yapılabiliyor. 17 Aralık rüşvet, yolsuzluk, karapara soruşturmasını sürdüren Cumhuriyet Savcısı Celal Kara’nın, AKP’ye yakınlığı ile bilinen bazı iş adamlarıyla ilgili yolsuzluk soruşturmalarını yürüten Cumhuriyet Savcısı Muammer Akkaş’ın ellerinden soruşturmalar alındığı gibi, bu kişiler yeni HSYK tarafından önce açığa alındılar, şimdi de yargılanmalarına izin verildi. Yargılansınlar iyi hoş da, bunların hazırladıkları fezlekeler de Allah aşkına hiç suç unsuru bir şey yok muydu? O dosyalar hakkında “kovuşturmaya yer olmadığına” ilişkin kararlar verilmesiyle bu dosyalar kapatılmış mı oldu? Peki vicdanlarda o dosyalar kapanır mı?

ONUN DA SIRASI GELİR

O kapatılan dosyaların yeniden açılmasının da sırası gelir. Siz yakın bir döneme kadar “Balyoz” sanıklarının tahliye edileceğini bekler miydiniz? “Ergenekon”dan haklarında ağır cezalar verilenlerin tahliye edileceği konusunda zerre kadar umudunuz var mıydı?
Bugün hem “Balyoz”, hem “Ergenekon” davalarının sanıkları serbest. Onlar başları dik olarak dolaşıyorlar. Ama onlara “kumpas” kuranlar, iftiralarıyla, daha yargılamaları bitmeden onları mahkum edenler şimdi neredeyse kaçacak delik arıyor. Utançlarından değil, korkularından…

Bir gün bakarsınız yine rüzgarlar tersine eser, kapatılan rüşvet, yolsuzluk, karapara soruşturması yeniden açılır. O soruşturmaları engelleyenler kendilerini yargı önünde bulabilir.

Her şeyiyle belgeli olan, bakanların da karıştığı rüşvet ve yolsuzlukların üstü bugün örtülmüş olabilir ama o örtüler de günü gelince kaldırılıyor. Yalnız onlar değil, bir dönemin bilinmeyenleri de ortaya dökülecektir. Şurada 7 Haziran seçimlerine ne kaldı? Bir hükümet değişikliği ülkede çok şeyi değiştirecektir. Yani, hesap sorulması tamamen seçmenin tutumuna bağlı.

SORUMLUSU BARANSU MU?

“Balyoz belgelerini” ilk gündeme getiren, o belgelere dayanarak askerimizin Fatih Camiini bombalayacağı, kendi uçağımızı düşüreceğimize ilişkin haberler bomba etkisi yaratmıştı. Daha ilk günden itibaren emekli Orgeneral Çetin Doğan, iddiaların gerçekdışı olduğunu belirtiyor, ama onu dinleyen olmuyordu. Artık “seminerin” darbe planı olduğu hükümet ve cemaatin yayın organları aracılığıyla sürekli pompalandı.

“Balyoz” belgeleri ve haberlerinin yayımlandığı dönemde Taraf gazetesinin Genel Yayın Yönetmenliği görevinde bulunan Ahmet Altan’ın, “O haberi basmaya karar veren benim” demesi ve muhabirinin arkasında durması da mesleğimiz adına övünülecek bir tutum. Nitekim, muhabir haberini yazar, bunun yayımlanıp yayımlanmayacağına da gazetenin yöneticileri karar verir. O yüzden, Baransu’nun hedef alınması doğru değil.

Mehmet Baransu, “Devletin gizli bilgilerini temin etmekten” tutuklandı. İddia edildiği gibi işlenen suçun casuslukla ilgisi yok. “Balyoz”un 1 numaralı sanığı emekli Orgeneral Çetin Doğan, dün telefonda “Bize kumpas kurulduğu bilirkişi raporuyla ortaya çıktı. Bize kumpası kuranlar içinde gazeteciler de var. Baransu’nun da kumpasın parçası olduğu ortada. Onları el üstünde tutan paralel yapının hakim ve savcılarıydı. Şimdi o savcı ve hakimler de kendi paçalarını kurtarmanın telaşı içinde” diyordu.

Bir hesaplaşma dönemine girildi. Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Baş’tan yolsuzluk soruşturmasını kapatmasını istediği tutanağa yansıyan müsteşar Kenan İpek’in, Adalet Bakanı olduğu ülkede adaleti her halde daha çook ararız…

Facebook'ta paylaş    Twitter'da paylaş



Saygı Öztürk > Biz onu daha çook ararız...

Diğer Yazıları:
  4/10/2017 Bunun kaybedeni Türkiye olur…
  3/10/2017 13 yılın en ağır kaybı
  1/10/2017 Danıştay’ın bu kararı yargılatmayanlara ders olsun
29/9/2017 Onlar parsel parsel kazanırken…
27/9/2017 Bu bayramı siz yine mi unuttunuz?
26/9/2017 HSK Başkanvekili, davaları SÖZCܒye anlattı
24/9/2017 Milletvekili rantına CHP’den veto
22/9/2017 Gerilim artıyor; Kerkük korkutuyor
20/9/2017 Barzani’nin mektubu… Nereden nereye?
19/9/2017 Barzani, baba vasiyetini unuttu mu?
17/9/2017 Hakkını yemeyelim bunlar hep AKP’nin eseri
15/9/2017 Bunlar, tehlikeli tırmanışlar
13/9/2017 İHA’nın ve SİHA’nın gördükleri
12/9/2017 Özel Kuvvetler Komutanlığı davasında ilginç sorular
10/9/2017 Çağlayan: Ben hesabını verdim
  8/9/2017 Yaklaşan tehlike, Cumhurbaşkanı’na 2.5 ay önce söylenmiş
  6/9/2017 Evet, gerçekten herkese lazım…
  5/9/2017 Öldürmeyin, yaşama döndürün
  3/9/2017 Gençlik bunlara mı emanet?
  1/9/2017 Bu nasıl sığınmacılık?
30/8/2017 Biri ‘Yeşil’ biri ‘Öksüz’
29/8/2017 İddianamenin “siyasi baskı” bölümü niçin kısaltıldı?
27/8/2017 Öksüz skandalında yeni perde
25/8/2017 Zekai Paşa SÖZCܒye konuştu
23/8/2017 Komutanların istifasının nedeni ByLock mu?


 


..:: KİTAPLARI ::..

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010


Kod Adı Mürted Tanıklar ve belgeler ışığında 15 temmuz
Kod Adı Mürted
Tanıklar ve Belgeler Işığında 15 Temmuz
2016

Balyoz'da Kumpas

Balyoz'da Kumpas
Belgeleriyle Balyoz Davası ve Sonrası
2014

Örgüt Pazarı

Örgüt Pazarı
Sağ-Sol Örgütler, Kürtçülük ve Tarikatlar
2013

Belgelerle 28 Şubat

Belgelerle 28 Şubat
Dünü ve bugünü ile 28 Şubat
2013

Son Babalar
Son Babalar
Türkiye'deki yeraltı örgütlenmesinin değişen yüzü, değişen kimlikleri...
2011

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010

MGK
MGK
28 Şubat'ta kapalı kapılar ardında neler yaşandı. Belgeleriyle bu kitapta..
2011

Taşeron Mesih
Taşeron Mesih
Mehmet Ali Ağca’yı belge ve bilgilerin ışığında daha yakından tanıyacaksınız
2010

Ölüm Kuyuları
Ölüm Kuyuları
İddiadan gerçeğe Şemdinli olayları
2009

Belgelerle Ergenekon
Belgelerle Ergenekon
Herşey Ümraniye'de bulunan bombalarla başladı..
2008

5-6-2 Tamam Reis
5-6-2 Tamam Reis
Kırcı, Ağca ve bir dönemin cinayetleri
2008

Apo Olayının Perde Arkası
Apo Olayının Perde Arkası
Abdullah Öcalan'ın yakalanışının ve sonrasının belgeler ile anlatımı
2009

33 Kurşun
33 Kurşun
33 erimizin şehit edildiği katliamın tanıkları anlatıyor
2008

İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşanın gizli raporu 75 yıl sonra ortaya çıktı
2007

Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
1. Kuzey Irak Harekatı'nn Öyküsü
2007

Devletin Derinliklerinde
Devletin Derinliklerinde
Belgelerle Sususrluk'un perde arkası
2002

Madalyalı Mahkum
Madalyalı Mahkum
Korkut Eken Olayı
2007


twitter.com/saygi_ozturk
tr.linkedin.com/in/saygiozturk
facebook.com/saygiozturk

Saygı Öztürk Kimdir

webmaster Site Haritası

© 2018  www.saygiozturk.com I www.saygiozturk.net Saygı Öztürk kitapları ve yazıları