Saygı Öztürk

 

Gazeteci Yazar
SAYGI ÖZTÜRK


Saygı Öztürk > 26. şehidimiz nerede?
23/1/2015

26. şehidimiz nerede?

A fyonkarahisar’da bulunan askeri birlikte 5 Eylül 2012’de patlama meydana geldi. 25 askerimiz şehit oldu. Hemen ardından “kaza”, “hayır kaza değil sabotaj” tartışmaları başladı. Bakın… Aradan onca zaman geçti, bu patlamanın kaza mı olduğu, sabotaj sonucu mu meydana geldiği hâlâ belirsiz… Dava devam ettikçe, yeni bilgi ve belgelere ulaşıldıkça işler daha da karışıyor. Eskişehir Askeri Mahkemesi’nde önceki gün gerçekleştirilen duruşma, bu kez nisan ayına ertelendi.


Orman Bakanı Veysel Eroğlu, askerlerimizi parça parça eden patlamanın hemen ardından “kaza” demişti. Ama bu nasıl bir patlamaymış ki bu ülkenin uzmanları kaza mı yoksa sabotaj mı olduğunu ortaya koyamıyor. CHP Afyonkarahisar Milletvekili Ahmet Toptaş, bu konuda inanılmaz ölçüde titiz çalışmalar yaptı. Önemli belgelere ulaştıktan sonra “Bu kaza değil, yüzde 100 sabotaj” diyordu. Konuyu, defalarca soru önergelerine konu yaptı ama o da cevap alamadı.

Adli Tıp raporundaki ayrıntı
Adli Tıp Kurumu Kimya İhtisas Dairesi’nin 20.12.2012 tarihli raporuna göre bazı şehit doku parçaları üzerinde, patlayan cephanelikteki el bombalarında bulunması mümkün olmayan plastik patlayıcı kimyasalı (PETN) ve çukur imha kimyasallarının (HMX) varlığı saptandı. İstihbarat raporları ile Afyonkarahisar’da beşer kiloluk plastik patlayıcılar ile eylem yapılacağı bilgisi de olayı daha karanlık hale getiriyor.
Yargılama dosyasındaki tüm bilgi ve belgelerin verilmesi ile şehit aileleri tarafından İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü uzmanlarına hazırlatılan “Uzman Bilirkişi Mütalaası” da kafaları daha da karıştırıyor. İşte bir bölüm:
“Olay yerinden toplanan 3104 doku parçasından 1193 adedi kimliklendirilmedi. 34 adet doku parçası Adli Tıp Kurumu tarafından resmi olarak teslim alındığı halde hiçbir analizi yapılmadı. Bu doku parçalarını kimliklendirme ve analiz sonuçları olayda 26. kişinin bulunduğu iddiasına önem kazandırıyor.”
“Olay yeri inceleme ekibi tarafından alınan görüntülerin, kesintisiz, silinmemiş ve orijinal hallerinin dosyada bulunması gerekirken, görüntüler kurgulanmış, 218 adet fotoğraf silinmiş, patlama çukurlarının enkaz kaldırma görüntüleri çekilmemiş.”
Şehit aileleri avukatlarından Altan Ulutaş, “Soru işaretleri çok” diyor. Onların bazılarını sıraladıktan sonra yakındıkları bazı konuları aktarıyor:

Kılıçdaroğlu’na ulaşmayan yazı

- Türkiye’nin en büyük mühimmat kapasitesine sahip cephanelikte gerçek kamera ve monitör sisteminin bulunduğunun belirtilmiş olmasına rağmen, bu kamera sisteminin sahte olduğuna ilişkin sanık beyanlarına itibar edildi ve araştırma yapılmadı.

- Cephaneliğin bulunduğu bölüğe ait nizamiyede, patlamadan çok kısa süre önce askerler ve siviller arasında meydana gelen arbede ile arbededen 5-7 dakika sonra patlamaların meydana geldiği konusu yeterince araştırılmadı.
- CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, patlamanın kaza değil yüzde 99.5 sabotaj olduğunu kendisine ulaşan özel bilgilere dayanarak defalarca açıklamıştı. Şehit aileleri olarak Kılıçdaroğlu’nun bilgisine başvurulmasını talep ettik. Kendisine geçen yılın nisan ayında müzekkere gönderildi. Mahkemenin yazısı PTT Çankaya Dağıtım Merkezi’nde kayboldu. Önceki gün yapılan duruşmada da Kılıçdaroğlu‘nun bilgisine başvurulması konusunda yeni bir yazı gönderilmesine gerek olmadığına karar verildi.

- Yaralı kurtulan askerlere, basına ve kamuoyuna açıklama yapmamaları, aksi takdirde sorumlu tutulacaklarını belirten belgeler imzalatırıldı.

- Genelkurmay Başkanlığı’nın patlamanın gerçek nedenlerinin ortaya konulması için katkı sağlayacağını düşünürken, kısıtlı ve zor şartlar altında elde ettiğimiz delillere karşı olumsuz açıklamalar yaparak, taraf oldu ve yargılamayı etkilemeye çalıştı.
- 1987 yılında Erzurum ili, Ilıca ilçesindeki cephanelik bölüğünde meydana gelen ve 9 erin şehit verildiği patlamada, gizli olarak yargılama yapıldığı için mahkeme kararına ulaşılması mümkün olmayan, basın haberlerinde de yayını yasak olduğu için bilgilerine ulaşılamayan bir personelin, bu patlamada yargılanan sanıklardan birisi olduğu şeklindeki iddia, sorumlu kişi ve kurumlar tarafından sessizlikle karşılandı.
Şehit aileleri, Türkiye’nin değişik illerinden duruşma için geliyor. Kaza da olsa, sabotaj da olsa sonuç çocuklarını döndüremeyecek. Ama askere sağ-salim gönderdikleri çocuklarının niçin, nasıl şehit olduklarını da bilmek istiyorlar. İşte bunun için mücadele ediyorlar. Evlatlarını, ağabeylerini, kardeşlerini kaybetmenin acısıyla bazen mahkemede kendilerini kaybettikleri de oluyor. Onların bu durumlarının da hoş karşılanması beklenmeli.
Aradan yıllar geçiyor, ancak açılan dava bir türlü sonuçlanmıyor. Soru işaretleri daha da büyüyor. Onların sıraladığı çok sayıda soru var. Bunlar cevaplanmadan şehit aileleri için bu dava asla bitmez.

Facebook'ta paylaş    Twitter'da paylaş



Saygı Öztürk > 26. şehidimiz nerede?

Diğer Yazıları:
  4/10/2017 Bunun kaybedeni Türkiye olur…
  3/10/2017 13 yılın en ağır kaybı
  1/10/2017 Danıştay’ın bu kararı yargılatmayanlara ders olsun
29/9/2017 Onlar parsel parsel kazanırken…
27/9/2017 Bu bayramı siz yine mi unuttunuz?
26/9/2017 HSK Başkanvekili, davaları SÖZCܒye anlattı
24/9/2017 Milletvekili rantına CHP’den veto
22/9/2017 Gerilim artıyor; Kerkük korkutuyor
20/9/2017 Barzani’nin mektubu… Nereden nereye?
19/9/2017 Barzani, baba vasiyetini unuttu mu?
17/9/2017 Hakkını yemeyelim bunlar hep AKP’nin eseri
15/9/2017 Bunlar, tehlikeli tırmanışlar
13/9/2017 İHA’nın ve SİHA’nın gördükleri
12/9/2017 Özel Kuvvetler Komutanlığı davasında ilginç sorular
10/9/2017 Çağlayan: Ben hesabını verdim
  8/9/2017 Yaklaşan tehlike, Cumhurbaşkanı’na 2.5 ay önce söylenmiş
  6/9/2017 Evet, gerçekten herkese lazım…
  5/9/2017 Öldürmeyin, yaşama döndürün
  3/9/2017 Gençlik bunlara mı emanet?
  1/9/2017 Bu nasıl sığınmacılık?
30/8/2017 Biri ‘Yeşil’ biri ‘Öksüz’
29/8/2017 İddianamenin “siyasi baskı” bölümü niçin kısaltıldı?
27/8/2017 Öksüz skandalında yeni perde
25/8/2017 Zekai Paşa SÖZCܒye konuştu
23/8/2017 Komutanların istifasının nedeni ByLock mu?


 


..:: KİTAPLARI ::..

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010


Kod Adı Mürted Tanıklar ve belgeler ışığında 15 temmuz
Kod Adı Mürted
Tanıklar ve Belgeler Işığında 15 Temmuz
2016

Balyoz'da Kumpas

Balyoz'da Kumpas
Belgeleriyle Balyoz Davası ve Sonrası
2014

Örgüt Pazarı

Örgüt Pazarı
Sağ-Sol Örgütler, Kürtçülük ve Tarikatlar
2013

Belgelerle 28 Şubat

Belgelerle 28 Şubat
Dünü ve bugünü ile 28 Şubat
2013

Son Babalar
Son Babalar
Türkiye'deki yeraltı örgütlenmesinin değişen yüzü, değişen kimlikleri...
2011

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010

MGK
MGK
28 Şubat'ta kapalı kapılar ardında neler yaşandı. Belgeleriyle bu kitapta..
2011

Taşeron Mesih
Taşeron Mesih
Mehmet Ali Ağca’yı belge ve bilgilerin ışığında daha yakından tanıyacaksınız
2010

Ölüm Kuyuları
Ölüm Kuyuları
İddiadan gerçeğe Şemdinli olayları
2009

Belgelerle Ergenekon
Belgelerle Ergenekon
Herşey Ümraniye'de bulunan bombalarla başladı..
2008

5-6-2 Tamam Reis
5-6-2 Tamam Reis
Kırcı, Ağca ve bir dönemin cinayetleri
2008

Apo Olayının Perde Arkası
Apo Olayının Perde Arkası
Abdullah Öcalan'ın yakalanışının ve sonrasının belgeler ile anlatımı
2009

33 Kurşun
33 Kurşun
33 erimizin şehit edildiği katliamın tanıkları anlatıyor
2008

İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşanın gizli raporu 75 yıl sonra ortaya çıktı
2007

Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
1. Kuzey Irak Harekatı'nn Öyküsü
2007

Devletin Derinliklerinde
Devletin Derinliklerinde
Belgelerle Sususrluk'un perde arkası
2002

Madalyalı Mahkum
Madalyalı Mahkum
Korkut Eken Olayı
2007


twitter.com/saygi_ozturk
tr.linkedin.com/in/saygiozturk
facebook.com/saygiozturk

Saygı Öztürk Kimdir

webmaster Site Haritası

© 2018  www.saygiozturk.com I www.saygiozturk.net Saygı Öztürk kitapları ve yazıları