Saygı Öztürk

 

Gazeteci Yazar
SAYGI ÖZTÜRK


Saygı Öztürk > Devlet hastaneleri bakın kimin elinde...
5/12/2014

Devlet hastaneleri bakın kimin elinde...

Suriye’de yaşanan karışıklık ve kargaşa devam ederken, Suriye yönetimine karşı savaşacak olanları topraklarımızda eğitmek, donatmak ve sonra ülkesinde gidip Beşar Esad’a karşı mücadele etmesi için Türkiye her şeyi yapıyor. Sonra bu kişiler ülkelerinde köy basacak, yol kesecek, bombalı eylemlere girişecek ve nice masum insanların ölümlerine yol açacak. Bizimkiler de, “iyi yetiştirmişiz” deyip övünecek…



Tıpkı bir dönem Suriye Devlet Başkanı Hafız Esad’ın yaptığını, şimdi Türkiye yapıyor. Esad, ülkesine sığınan PKK’nın başı Abdullah Öcalan’ı ülkesinde tam 18 yıl sakladı. Bakanlar, müsteşarlar düzeyinde Şam ve Ankara’da yapılan güvenlik toplantılarının gündeminde Abdullah Öcalan’ın Türkiye’ye iadesi ya da sınırdışı edilmesi konuşuluyordu. Türk tarafı Öcalan’ın Şam’da kaldığı evin adresini, telefon numarasını veriyor, Suriye tarafı, “Verdiğiniz adrese bakacağız. Bir sonraki toplantıda heyetinize bilgi vereceğiz” diyordu. Verdikleri bilgide hep, “O adrese baktık, öyle birisi yok” deniliyor, PKK’yı desteklemediklerini, böyle bir şeyin komşuluğa da sığmayacağını söylüyorlardı.

Suriye’den farkımız ne?

O yüzdendir, Suriye yönetiminin Türkiye’de binlerce askerimizin, polisimizin, korucumuzun, öğretmenimizin, imamımızın, savcımızın ve daha nice kamu görevlilerimizin şehit edilmesinde, vatandaşlarımızın öldürülmesinde etkin bir rolü bulunuyordu. Abdullah Öcalan’ın 1998 yılı sonralarına doğru Suriye dışına çıkarılması, Adana’da Türk ve Suriye heyetleri arasındaki görüşmeler sonucu imzalanan “mutabakat metni”nden sonra Suriye makamları PKK’yı ülkelerinde etkisiz hale getirdiler. Yılların gerilimi, Beşar Esad’ın göreve gelmesiyle iyice giderilmişti.

Şimdi gelinen nokta ise bir dönem Suriye’nin yaptığını Türkiye’nin yapar noktaya gelmesidir. Nasıl geçmişte PKK’lılar Suriye ve bu ülkenin kontrolü altındaki Lübnan’ın Bekaa Vadisi’ndeki kamplarda militanları eğittiler, donattılarsa, şimdi de Türkiye, Suriye yönetimine karşı Suriyeli grupları Esad’ı devirmeleri için eğitiyor, donatıyor. Bunun anlamı Suriye’den gelen teröristler nasıl topraklarımızda kan döktülerse, şimdi de Türkiye’de eğitilip gönderilenler Suriye’de kan dökecek ve bizler de buna seyirci kalacağız… O zaman Türkiye’nin Suriye’den ne farkı olacak?

‘Polisimizi koruyamıyoruz’

“Açılım” diye başlayan “çözüm” diye devam eden süreçte, Türkiye’nin Güneydoğusu’nda devlet otoritesi elden çıkıyor. Terör örgütü PKK Güneydoğu’nun il ve ilçelerinde her şeye hakim.
Şanlıurfa’nın Suruç ilçesine bağlı bir çiftlik evini, PKK’nın hastaneye dönüştürdüğü, burada PKK’lıların muayene ve tedavi oldukları, böylece güvenlik güçlerinin eline geçmemek için böyle bir yolu seçtikleri belirlenmişti.
Bir okuyucumuz, daha vahim bir durumu telefonla bildirdi. “Devlet hastaneleri de PKK’nın elinde” dedi. Söyledikleri inanılır gibi değildi. Bir başka okuyucumuz da, aynı konuda “Örneğin Cizre Devlet Hastanesi’nde polis yok” dedi. Oysa, bütün devlet hastanelerinde polis bulunur. Açıkçası, devlet hastanelerinin de Güneydoğu’da artık PKK’ya tahsis edildiğine ilişkin iddiayı okuyucumuz bize şöyle aktarmıştı:

“Suruç’taki bir çiftlik evinin hastaneye dönüştürüldüğü, burada PKK’nın üst düzey sorumlularının tedavi edildiği haberi medyaya yansıdı. Ama daha vahimi var. Bizzat devlet hastanelerinin PKK’ya tahsisi… Kobani bahaneli 7-8 Ekim olaylarından bu yana Cizre Devlet Hastanesi’nde, hastane polisi görevlendirilmiyor. Bu duruma tepki gösterdiğimizde ise il emniyet müdürlüğünden ‘polisimizi koruyamıyoruz’ deniliyor. Birçok adli vaka hatta ve hatta toplumsal olaylarda silahla, molotof kokteyli ile kendini yaralayanlar rahatlıkla hastaneye gidiyor ve haklarında herhangi bir işlem başlatılmıyor. Daha vahimi ise leşkerli (haki renkli terörist kıyafeti) olarak gelen yaralılar bilgisayar sistemine girilmeden tedavi ediliyor. Kısaca, devletin hastanesinde devletin polisi olmadığı için hastane teröristlere hizmet veren bir tıp merkezine dönüşmüş durumda…”

Sivil kıyafetle geziyorlar

Belki siz de benim gibi inanmadınız. O yüzdendir ki, Cizre Devlet Hastanesi’ne, yetkililere telefon edip hastane polisinin bulunup bulunmadığını sordum. Can güvenliği nedeniyle yaklaşık bir aydır hastanede polis bulunmadığını, bunun yalnız kendi ilçelerine özgü olmadığını, Güneydoğu’nun birçok ilçesinde polisin hastanede görev yapamadığını söylediler.

Bazı ilçelerde durum daha da farklı… Üniformalı polislere saldırı olduğu için hastanede sivil kıyafetli polis bulunuyor. Bunlar da gizli-saklı çalışıyor, deşifre olmamak için de sık sık değiştiriliyor.
Asker de, polis de ihtiyaçlarını karşılayabilmek için üniformalı olarak sokağa yalnız çıkamıyor. Markete üniformalı giren polislere oradaki vatandaşların nasıl hakaretler ettiğine ilişkin kayıtlar da yürek sızlatıyor. Güneydoğu nereden nereye geldi… Başbakan ve bakanların orada yaşananlardan hiç haberleri yok mu?

Facebook'ta paylaş    Twitter'da paylaş



Saygı Öztürk > Devlet hastaneleri bakın kimin elinde...

Diğer Yazıları:
  4/10/2017 Bunun kaybedeni Türkiye olur…
  3/10/2017 13 yılın en ağır kaybı
  1/10/2017 Danıştay’ın bu kararı yargılatmayanlara ders olsun
29/9/2017 Onlar parsel parsel kazanırken…
27/9/2017 Bu bayramı siz yine mi unuttunuz?
26/9/2017 HSK Başkanvekili, davaları SÖZCܒye anlattı
24/9/2017 Milletvekili rantına CHP’den veto
22/9/2017 Gerilim artıyor; Kerkük korkutuyor
20/9/2017 Barzani’nin mektubu… Nereden nereye?
19/9/2017 Barzani, baba vasiyetini unuttu mu?
17/9/2017 Hakkını yemeyelim bunlar hep AKP’nin eseri
15/9/2017 Bunlar, tehlikeli tırmanışlar
13/9/2017 İHA’nın ve SİHA’nın gördükleri
12/9/2017 Özel Kuvvetler Komutanlığı davasında ilginç sorular
10/9/2017 Çağlayan: Ben hesabını verdim
  8/9/2017 Yaklaşan tehlike, Cumhurbaşkanı’na 2.5 ay önce söylenmiş
  6/9/2017 Evet, gerçekten herkese lazım…
  5/9/2017 Öldürmeyin, yaşama döndürün
  3/9/2017 Gençlik bunlara mı emanet?
  1/9/2017 Bu nasıl sığınmacılık?
30/8/2017 Biri ‘Yeşil’ biri ‘Öksüz’
29/8/2017 İddianamenin “siyasi baskı” bölümü niçin kısaltıldı?
27/8/2017 Öksüz skandalında yeni perde
25/8/2017 Zekai Paşa SÖZCܒye konuştu
23/8/2017 Komutanların istifasının nedeni ByLock mu?


 


..:: KİTAPLARI ::..

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010


Kod Adı Mürted Tanıklar ve belgeler ışığında 15 temmuz
Kod Adı Mürted
Tanıklar ve Belgeler Işığında 15 Temmuz
2016

Balyoz'da Kumpas

Balyoz'da Kumpas
Belgeleriyle Balyoz Davası ve Sonrası
2014

Örgüt Pazarı

Örgüt Pazarı
Sağ-Sol Örgütler, Kürtçülük ve Tarikatlar
2013

Belgelerle 28 Şubat

Belgelerle 28 Şubat
Dünü ve bugünü ile 28 Şubat
2013

Son Babalar
Son Babalar
Türkiye'deki yeraltı örgütlenmesinin değişen yüzü, değişen kimlikleri...
2011

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010

MGK
MGK
28 Şubat'ta kapalı kapılar ardında neler yaşandı. Belgeleriyle bu kitapta..
2011

Taşeron Mesih
Taşeron Mesih
Mehmet Ali Ağca’yı belge ve bilgilerin ışığında daha yakından tanıyacaksınız
2010

Ölüm Kuyuları
Ölüm Kuyuları
İddiadan gerçeğe Şemdinli olayları
2009

Belgelerle Ergenekon
Belgelerle Ergenekon
Herşey Ümraniye'de bulunan bombalarla başladı..
2008

5-6-2 Tamam Reis
5-6-2 Tamam Reis
Kırcı, Ağca ve bir dönemin cinayetleri
2008

Apo Olayının Perde Arkası
Apo Olayının Perde Arkası
Abdullah Öcalan'ın yakalanışının ve sonrasının belgeler ile anlatımı
2009

33 Kurşun
33 Kurşun
33 erimizin şehit edildiği katliamın tanıkları anlatıyor
2008

İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşanın gizli raporu 75 yıl sonra ortaya çıktı
2007

Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
1. Kuzey Irak Harekatı'nn Öyküsü
2007

Devletin Derinliklerinde
Devletin Derinliklerinde
Belgelerle Sususrluk'un perde arkası
2002

Madalyalı Mahkum
Madalyalı Mahkum
Korkut Eken Olayı
2007


twitter.com/saygi_ozturk
tr.linkedin.com/in/saygiozturk
facebook.com/saygiozturk

Saygı Öztürk Kimdir

webmaster Site Haritası

© 2018  www.saygiozturk.com I www.saygiozturk.net Saygı Öztürk kitapları ve yazıları