Saygı Öztürk

 

Gazeteci Yazar
SAYGI ÖZTÜRK


Saygı Öztürk > Bin odalı saray ve Atatürk'ün üzüldüğü iğde ağacı
11/11/2014

Bin odalı saray ve Atatürk'ün üzüldüğü iğde ağacı

Ata­türk Or­man Çift­li­ği­’ni bir sa­ray uğ­ru­na bi­ti­ri­yor­lar. Da­ha bit­me­di, sa­ra­ya ye­ni ek­len­ti­ler ya­pı­la­ca­ğı için bin­ler­ce ağaç yi­ne ke­si­le­cek. Ya­kın bir ge­le­cek­te Ga­zi Or­du­evi de as­ker­le­rin elin­den alı­na­cak. An­ka­ra­’nın en bü­yük ca­mi­le­rin­den bi­ri­nin de ke­si­le­cek bin­ler­ce ağa­cın ye­rin­de yük­se­le­ce­ği­ni gö­re­cek­si­niz. Söy­le­ye­lim, ca­mi in­şa­atı da sa­ray gi­bi ruh­sat alın­ma­dan ka­çak baş­la­tı­lı­yor. Ya­pı­mı­nı dur­du­ra­bi­len, mah­ke­me ka­rar­la­rı­nı uy­gu­la­ya­bi­len var­sa bu­yur­sun… Ka­nun var­sa ha­di ba­ka­lım uy­gu­lan­sın…



Ata­türk Or­man Çift­li­ği­’nin es­ki ha­li­ni bi­len­ler, yol­la­rı­nı dü­şü­rüp bir de bu­gün­kü du­ru­mu­nu gör­me­li. An­ka­ra­’da ya­şa­mış olan he­men her­ke­sin anı­la­rı var­dır. Şim­di o yer­le­ri ta­nı­ya­ma­ya­cak­sı­nız. Hay­va­nat Bah­çe­si­’nin yo­lu­nu bu­lur­sa­nız o bi­le bü­yük ba­şa­rı…

Bin odayı doldurmak için…
Çift­li­ğin bir par­ça­sı bi­ra fab­ri­ka­sı­nın ye­rin­de de ya­kın bir ge­le­cek­te in­şa­at baş­la­ya­cak. Cum­hur­baş­ka­nı­na sa­ray ya­pı­lır­ken, mil­let­ve­kil­le­ri­ne de sos­yal te­sis­ler ya­pıl­ma­lı ki, ar­tık sa­ra­yı eleş­tir­me­sin­ler. Eğer, o ala­na sos­yal te­sis­ler ya­pı­mın­da so­run çı­kar­sa, sa­ra­yın tam kar­şı­sın­da bu­lu­nan AS­Kİ sos­yal te­sis­le­ri yi­ne bin­ler­ce ağaç kat­le­di­lip ge­niş­le­ti­le­cek.

İn­san­lar me­rak edi­yor, bin oda­lı bu sa­ray na­sıl te­miz­le­ne­cek, na­sıl ısı­tı­la­cak, elek­trik gi­der­le­ri ne ka­dar ola­cak di­ye… Ben de, aca­ba her oda­yı bir ki­şi­ye ver­se­ler bi­le sa­ra­yın oda­la­rı do­la­cak mı di­ye me­rak et­tim. Araş­tır­dım. Cum­hur­baş­kan­lı­ğı­’nın te­miz­lik­çi­sin­den tek­nis­ye­ni­ne, ge­nel sek­re­te­rin­den korumasına va­rın­ca­ya ka­dar top­lam per­so­ne­li 718 ki­şi… Ya­ni, hiz­met­li­sin­den tek­nis­ye­ni­ne, sek­re­te­ri­ne, şo­fö­rü­ne, ko­ru­ma­sı­na kı­sa­ca ça­lı­şan her bi­re­yi­ne bi­rer oda ver­se­niz bi­le dol­du­ra­mı­yor­su­nuz.

Bu oda­la­rı dol­dur­mak ge­rek. Onun için Cum­hur­baş­kan­lı­ğı 223 ye­ni per­so­nel da­ha ala­cak ve per­so­nel sa­yı­sı­nı 941’e yük­sel­te­cek. Son­ra “yet­mi­yo­r” de­yip sa­ra­yın çev­re­si­ne ye­ni bi­na­lar ya­pıl­ma­ya de­vam ede­cek. Cum­hur­baş­kan­lı­ğı Ge­nel Sek­re­te­ri Fah­ri Ka­sır­ga da, ye­ni per­so­nel alı­na­ca­ğı­nı, be­lirt­ti­ğim ra­kam­la­rı doğ­ru­lu­yor.
Ne öğrettiler, ne yaptılar
Mil­li Eği­tim Ba­kan­lı­ğı ta­ra­fın­dan bas­tı­rı­lan, tüm öğ­ren­ci­le­re da­ğı­tı­lan il­ko­kul 2. sı­nıf Türk­çe ders ve ça­lış­ma ki­ta­bın­da ser­best oku­ma par­ça­la­rın­dan bi­ri­nin baş­lı­ğı “Bu­ra­da bir iğ­de ağa­cı var­dı; ne ol­du?” baş­lı­ğı­nı ta­şı­yor­du. Ba­kan­lı­ğın res­mi ki­ta­bın­da­ki o ya­zı, Ata­türk Or­man Çift­li­ği­’y­le il­gi­liy­di.

Bu oku­ma par­ça­sıy­la ağaç sev­gi­si, Ata­tür­k’­ün or­man çift­li­ği­ni na­sıl kur­du­ğu an­la­tıl­ma­ya ça­lı­şı­lı­yor. Ata­tür­k’­ün o gü­nün ko­şul­la­rın­da güç­lük­le oluş­tur­du­ğu bu or­man­lık, 12. Cum­hur­baş­ka­nı­’na bin oda­lı sa­ray ya­pı­la­cak di­ye yer­le bir edil­di. On­bin­ler­ce ağaç kö­kün­den ke­sil­di. Bu­gün o yem­ye­şil alan­la­rı de­mir ve be­ton yı­ğı­nı­na çe­vir­di­ler. Ata­tür­k’­ün ha­tı­ra­sı­na, hal­ka say­gı­yı bir ke­na­ra at­tı­lar.

76 yıl ön­ce ebe­di­ye­te uğur­la­nan bü­yük ön­der Ata­tür­k’­ün ağaç sev­gi­si­ne ba­ka­lım, bir de sa­ray uğ­ru­na ağaç­la­rı kat­le­den­le­ri dü­şü­ne­lim. Okul­lar­da ço­cuk­la­rı­mı­za öğ­re­ti­len­ler­le, 12. Cum­hur­baş­ka­nı­’nın yap­tı­ğı­nı kar­şı­laş­tı­ra­lım:

“İğ­de ağa­cı­na ne ol­du?”
Cum­hu­ri­ye­tin ilan edil­di­ği yıl­lar­da An­ka­ra ol­duk­ça ço­rak bir yer­di. Ken­tin an­cak bir­kaç böl­ge­sin­de bo­dur ve cı­lız ağaç­lar­dan olu­şan ye­şil kö­şe­le­re rast­la­nır­dı. Halk da bu du­ru­mu san­ki do­ğal bir yaz­gı ola­rak ka­bul et­miş gi­biy­di.
Ata­türk, çok sev­di­ği An­ka­ra­’nın bu gö­rü­nü­mü­nü de­ğiş­tir­mek için he­men ge­rek­li emir­le­ri ver­miş­ti. Baş­kent kı­sa bir za­man­da yem­ye­şil bir yer ol­ma­lıy­dı. Bu ne­den­le ön­ce var olan ağaç­lar ko­ru­na­cak, son­ra da yol kı­yı­la­rı­na ye­ni ağaç fi­dan­la­rı di­ki­le­cek­ti. Uy­gun top­rak par­ça­la­rı, park­lar, mey­ve ve çi­çek bah­çe­le­ri ile be­ze­ne­cek­ti.
Ken­te bi­raz uzak­ta, “Or­man Çift­li­ği­” adı ve­ri­len ge­niş ara­zi üze­rin­de ça­lış­ma­lar hız­la sü­rü­yor­du. Çift­li­ğin bir par­ça­sı mey­ve bah­çe­si ha­li­ne ge­ti­ril­miş­ti. Ata­türk sık sık bu­ra­ya uğ­rar, bü­yü­yen ağaç­la­rı dik­kat­le in­ce­ler­di. Çev­re­nin do­ğal ba­kım­dan ge­liş­me­si­ni zevk­le sey­re­der­di.

Yi­ne bir ilk­ba­har ak­şa­mı ça­lış­ma­la­rı gör­mek için oto­mo­bi­liy­le çift­lik yo­lu­nu tut­muş­tu. Uzun ka­vak ağaç­la­rı­nın yer yer göl­ge­le­di­ği yol ke­na­rı­na iş­çi­ler ye­ni fi­dan­lar di­ki­yor­lar­dı. Çift­li­ğe yak­la­şa­cak­la­rı sı­ra­da Ata­türk bir­den şo­fö­rü­ne “Dur!” di­ye ses­len­di. Ara­ba­sın­dan in­di, çev­re­si­ne ba­kın­dı, ça­lı­şan iş­çi­le­re “Bu­ra­da bir iğ­de ağa­cı var­dı, ne ol­du?” di­ye sor­du.

Hiç kim­se­nin böy­le bir ağaç­tan ha­be­ri yok­tu. Bü­yük bir ola­sı­lık­la yol ona­rı­lır­ken sö­kül­müş, bir kö­şe­ye atıl­mış­tı. Ata­tür­k’­ün ne­şe­si kaç­mış­tı. Ken­tin ço­rak gün­le­rin­den ar­ta ka­lan bir ye­şil­lik anı­sı yok ol­muş­tu.
Onun için bu, önem­li bir olay­dı. Çift­lik mer­ke­zi­ne var­dık­la­rı za­man, yi­ne so­rum­lu kim­se­le­re bu iğ­de ağa­cı­nın ne ol­du­ğu­nu sor­du. Ama hiç kim­se bu kü­çük ağa­cın so­nu üze­ri­ne do­yu­ru­cu bir şey söy­le­ye­me­di. Bu du­rum Ata­tür­k’­ü çok üz­müş­tü. Duy­gu­la­rı­nı şöy­le di­le ge­tir­di:

“Yaş­lı ve çe­lim­siz bir ağaç­tı, ama ya­şa­yan, ba­har­da çev­re­si­ne gü­zel ko­ku­lar sa­çan bir var­lık­tı.”
Ata­türk o ak­şam çift­lik­ten ay­rı­lır­ken gö­rev­li­le­re uya­rı­da bu­lun­du, emir­ler ver­di:

“Yaş­lı da ol­sa, cı­lız da ol­sa hiç­bir ağa­ca kı­yıl­ma­ya­cak, her ağa­ca ba­kı­la­cak.”

Şimdi bı­ra­kın bir iğ­de ağa­cı­nı, or­man­la­rı­mı­zı ke­se ke­se iler­li­yor­lar.

Facebook'ta paylaş    Twitter'da paylaş



Saygı Öztürk > Bin odalı saray ve Atatürk'ün üzüldüğü iğde ağacı

Diğer Yazıları:
  4/10/2017 Bunun kaybedeni Türkiye olur…
  3/10/2017 13 yılın en ağır kaybı
  1/10/2017 Danıştay’ın bu kararı yargılatmayanlara ders olsun
29/9/2017 Onlar parsel parsel kazanırken…
27/9/2017 Bu bayramı siz yine mi unuttunuz?
26/9/2017 HSK Başkanvekili, davaları SÖZCܒye anlattı
24/9/2017 Milletvekili rantına CHP’den veto
22/9/2017 Gerilim artıyor; Kerkük korkutuyor
20/9/2017 Barzani’nin mektubu… Nereden nereye?
19/9/2017 Barzani, baba vasiyetini unuttu mu?
17/9/2017 Hakkını yemeyelim bunlar hep AKP’nin eseri
15/9/2017 Bunlar, tehlikeli tırmanışlar
13/9/2017 İHA’nın ve SİHA’nın gördükleri
12/9/2017 Özel Kuvvetler Komutanlığı davasında ilginç sorular
10/9/2017 Çağlayan: Ben hesabını verdim
  8/9/2017 Yaklaşan tehlike, Cumhurbaşkanı’na 2.5 ay önce söylenmiş
  6/9/2017 Evet, gerçekten herkese lazım…
  5/9/2017 Öldürmeyin, yaşama döndürün
  3/9/2017 Gençlik bunlara mı emanet?
  1/9/2017 Bu nasıl sığınmacılık?
30/8/2017 Biri ‘Yeşil’ biri ‘Öksüz’
29/8/2017 İddianamenin “siyasi baskı” bölümü niçin kısaltıldı?
27/8/2017 Öksüz skandalında yeni perde
25/8/2017 Zekai Paşa SÖZCܒye konuştu
23/8/2017 Komutanların istifasının nedeni ByLock mu?


 


..:: KİTAPLARI ::..

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010


Kod Adı Mürted Tanıklar ve belgeler ışığında 15 temmuz
Kod Adı Mürted
Tanıklar ve Belgeler Işığında 15 Temmuz
2016

Balyoz'da Kumpas

Balyoz'da Kumpas
Belgeleriyle Balyoz Davası ve Sonrası
2014

Örgüt Pazarı

Örgüt Pazarı
Sağ-Sol Örgütler, Kürtçülük ve Tarikatlar
2013

Belgelerle 28 Şubat

Belgelerle 28 Şubat
Dünü ve bugünü ile 28 Şubat
2013

Son Babalar
Son Babalar
Türkiye'deki yeraltı örgütlenmesinin değişen yüzü, değişen kimlikleri...
2011

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010

MGK
MGK
28 Şubat'ta kapalı kapılar ardında neler yaşandı. Belgeleriyle bu kitapta..
2011

Taşeron Mesih
Taşeron Mesih
Mehmet Ali Ağca’yı belge ve bilgilerin ışığında daha yakından tanıyacaksınız
2010

Ölüm Kuyuları
Ölüm Kuyuları
İddiadan gerçeğe Şemdinli olayları
2009

Belgelerle Ergenekon
Belgelerle Ergenekon
Herşey Ümraniye'de bulunan bombalarla başladı..
2008

5-6-2 Tamam Reis
5-6-2 Tamam Reis
Kırcı, Ağca ve bir dönemin cinayetleri
2008

Apo Olayının Perde Arkası
Apo Olayının Perde Arkası
Abdullah Öcalan'ın yakalanışının ve sonrasının belgeler ile anlatımı
2009

33 Kurşun
33 Kurşun
33 erimizin şehit edildiği katliamın tanıkları anlatıyor
2008

İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşanın gizli raporu 75 yıl sonra ortaya çıktı
2007

Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
1. Kuzey Irak Harekatı'nn Öyküsü
2007

Devletin Derinliklerinde
Devletin Derinliklerinde
Belgelerle Sususrluk'un perde arkası
2002

Madalyalı Mahkum
Madalyalı Mahkum
Korkut Eken Olayı
2007


twitter.com/saygi_ozturk
tr.linkedin.com/in/saygiozturk
facebook.com/saygiozturk

Saygı Öztürk Kimdir

webmaster Site Haritası

© 2018  www.saygiozturk.com I www.saygiozturk.net Saygı Öztürk kitapları ve yazıları