Saygı Öztürk

 

Gazeteci Yazar
SAYGI ÖZTÜRK


Saygı Öztürk > Öldürenler, yakanlar, yıkanlar işte bu yüzden yakalanamıyor
24/10/2014

Öldürenler, yakanlar, yıkanlar işte bu yüzden yakalanamıyor

Siyasetçiler “yargı bağımsızlığı” sözcüklerini ağızlarından düşürmez. Ama ellerini de yargının üzerinden hiç çekmezler. Onların isteği doğrultusunda cumhuriyet savcısı ya da hakim karar vermediği zaman o hakimin adı şimdinin moda deyimiyle “paralelci” olur çıkar. Hakimin biri ayrı karar veriyormuş, diğeri farklı karar veriyormuş. Acaba o hakimlerin önüne hangi belgeler, somut suç kanıtları götürülmüş ona bakmak gerekiyor. AKP döneminde çıkarılan yasalarla, 2 yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda da tutuklama olmadığını hatırlatalım.



Son yıllarda yasaların “adamına göre”, “olayına göre” değiştiğini de unutmayalım. 17-25 Aralık rüşvet, yolsuzluk, karapara soruşturmasının sonucunu hatırlayalım. Onca emek, çalışma boşa gitti. Önce soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcıları, polis müdürleri görevden alındı. Bundan sonra ne olacağı belli değil miydi? Dosya hakkında “takipsizlik” verileceği bu değişikliğin yapıldığı gün anlaşılmıştı.

O mahallelere giremiyorlar
“Gezi” olayları sırasında yaşananları hükümet “darbe” olarak niteliyordu. Polis, ilgili-ilgisiz gözaltına aldığı her kişiyi cumhuriyet savcısının karşısına çıkarıyordu. Binlerce kişi gözaltına alındı.

“Aman çözüm süreci zarar görmesin” diye terör örgütü PKK’nın eylemleri yetkili makamlar tarafından “hoş” görülüyor. Bunun da iki nedeni var. PKK ve yandaşları kolay kolay yakalanıp savcılığa çıkarılamıyor. Çünkü, örgütün “Polise, askere kimseyi vermeyeceksiniz. Direneceksiniz” diye kesin talimatı var. Kolluk güçleri de, gittikleri zaman dirençle karşılaşıyor ve şüphelileri alamadan dönüyor. Ya da “olay çıkmasını” göze alamıyorlar ve şüphelinin “arandığı adreslerde bulunamadığı”na ilişkin tutanak düzenliyorlar. Yani işin aslı “kurtarılmış mahallelere” güvenlik güçlerinin giremediğidir.

Gezi olaylarını, gözaltına alınanların sayısını hatırlayınız. Üstelik eylemcilerin adam öldürmeleri, insanları balkonlardan atmaları, kafalarını taşla ezmeleri, yerlerde sürüklemeleri, işyerlerini yakmaları, yıkmaları, yağmalamaları diye bir durum da yok.

MHP Aydın Milletvekili ve TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Ali Uzunırmak, dün bir soru önergesi hazırlıyordu. Konu, HDP’nin “sokağa çıkın” talimatından sonra yaşanan onca olaydan sonra tutuklanan ve halen cezaevinde olanların, aranmakta olanların sayısını öğrenebilmekti. Çünkü, “çözüm sürecine zarar vermesin” diye PKK yandaşlarının yaptığı eylemlere karşı “gereği”nin yapılmadığına ilişkin iddialar dolaşıyor. Kimse keyfi gözaltına alınmasın, tutuklanmasın ama meydana gelen olayların faillerinin yargı önüne çıkarılmaması da devlete olan güveni sarsıyor.
Bunca olayın faili yok mu?

Olayların devam ettiği günlerde yapılan resmi açıklamada öldürülen vatandaş sayısı 31’e yükselmiş, iki polis müdürü şehit edilmiş, Bingöl Emniyet Müdürü yaralanmış, 221 vatandaş, 139 polis yaralanmış, 5 terörist ölü ele geçirilmiş, 549 polis aracına, 628 sivil araca, 25 kaymakamlık, 67 emniyet binasına saldırılmış, 212 okul yakılmış, 29 siyasi parti binasının dışında kamuya ve kişilere ait 780 bina ve işyerine saldırı olmuş, yakılmış, yıkılmıştı. Tüm bu olaylarla ilgili olarak 54 kişinin tutuklandığı belirtilmişti. Neredeyse 40’a yakın il’de meydana gelen olayların tüm şüphelisi 54 kişi mi?

MHP Milletvekili Ali Uzunırmak, resmi açıklamadan sonra olayların devam ettiğini ve olaylarda hayatını kaybedenlerin sayısının 38’e çıktığını da biliyor. Yakılan, yağmalanan ev ve işyerlerinin de sayısı yükseldi. İlk açıklamayı dikkate aldığında Ali Uzunırmak şunları anlatıyor:

“Resmi açıklamada 780 binaya saldırı olduğu belirtiliyor. Bu saldırıların her birini bir kişi yapsa bile 780 kişinin gözaltına alınması gerekirdi. 40’a yakın vatandaşımızın ölümüyle sonuçlanan eylemleri yapanlardan kaçının tutuklandığını bilen yok. Çünkü, onca olayın adeta faili yokmuş gibi gösteriliyor. Peki bunca olayın hiç faili yok mu? Atatürk heykellerini yakanlar, Atatürk büstlerini söküp, büstle top gibi oynayanlar nerede? Bunlar yakalandı mı? Bu ülkenin kurucusunu bu duruma düşürmek demek ‘ben devlet olma ideallerimden vazgeçtim’ anlamına gelir. Böyle bir durum da ‘Devlet aklı’ diye bir şeyin kalmadığını gösterir.”

Güneydoğu illerinde vatandaşlara da, şikayetlerini devlete yapmamaları yönünde baskı var. Şikayetlerin örgütün sözde savcısına yapılmasını istiyorlar. Yargılamayı da örgütün mahkemesi yapıp şüphelilere ceza verilmesi gerekiyorsa verecekmiş.
Türkiye’de olayların çıkacağını ya önceden göremiyorlar ya da buna göre önlem almıyorlar. Eylem yapıldıktan sonra insanlar öldürüldükten, binalar yakıldıktan, Atatürk heykelleri söküldükten sonra şu kadar kişinin tutuklanmasıyla da kimse övünmemeli. Bunun anlamı, devletin önleyici görevini yerine getirmediğidir.

Facebook'ta paylaş    Twitter'da paylaş



Saygı Öztürk > Öldürenler, yakanlar, yıkanlar işte bu yüzden yakalanamıyor

Diğer Yazıları:
  4/10/2017 Bunun kaybedeni Türkiye olur…
  3/10/2017 13 yılın en ağır kaybı
  1/10/2017 Danıştay’ın bu kararı yargılatmayanlara ders olsun
29/9/2017 Onlar parsel parsel kazanırken…
27/9/2017 Bu bayramı siz yine mi unuttunuz?
26/9/2017 HSK Başkanvekili, davaları SÖZCܒye anlattı
24/9/2017 Milletvekili rantına CHP’den veto
22/9/2017 Gerilim artıyor; Kerkük korkutuyor
20/9/2017 Barzani’nin mektubu… Nereden nereye?
19/9/2017 Barzani, baba vasiyetini unuttu mu?
17/9/2017 Hakkını yemeyelim bunlar hep AKP’nin eseri
15/9/2017 Bunlar, tehlikeli tırmanışlar
13/9/2017 İHA’nın ve SİHA’nın gördükleri
12/9/2017 Özel Kuvvetler Komutanlığı davasında ilginç sorular
10/9/2017 Çağlayan: Ben hesabını verdim
  8/9/2017 Yaklaşan tehlike, Cumhurbaşkanı’na 2.5 ay önce söylenmiş
  6/9/2017 Evet, gerçekten herkese lazım…
  5/9/2017 Öldürmeyin, yaşama döndürün
  3/9/2017 Gençlik bunlara mı emanet?
  1/9/2017 Bu nasıl sığınmacılık?
30/8/2017 Biri ‘Yeşil’ biri ‘Öksüz’
29/8/2017 İddianamenin “siyasi baskı” bölümü niçin kısaltıldı?
27/8/2017 Öksüz skandalında yeni perde
25/8/2017 Zekai Paşa SÖZCܒye konuştu
23/8/2017 Komutanların istifasının nedeni ByLock mu?


 


..:: KİTAPLARI ::..

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010


Kod Adı Mürted Tanıklar ve belgeler ışığında 15 temmuz
Kod Adı Mürted
Tanıklar ve Belgeler Işığında 15 Temmuz
2016

Balyoz'da Kumpas

Balyoz'da Kumpas
Belgeleriyle Balyoz Davası ve Sonrası
2014

Örgüt Pazarı

Örgüt Pazarı
Sağ-Sol Örgütler, Kürtçülük ve Tarikatlar
2013

Belgelerle 28 Şubat

Belgelerle 28 Şubat
Dünü ve bugünü ile 28 Şubat
2013

Son Babalar
Son Babalar
Türkiye'deki yeraltı örgütlenmesinin değişen yüzü, değişen kimlikleri...
2011

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010

MGK
MGK
28 Şubat'ta kapalı kapılar ardında neler yaşandı. Belgeleriyle bu kitapta..
2011

Taşeron Mesih
Taşeron Mesih
Mehmet Ali Ağca’yı belge ve bilgilerin ışığında daha yakından tanıyacaksınız
2010

Ölüm Kuyuları
Ölüm Kuyuları
İddiadan gerçeğe Şemdinli olayları
2009

Belgelerle Ergenekon
Belgelerle Ergenekon
Herşey Ümraniye'de bulunan bombalarla başladı..
2008

5-6-2 Tamam Reis
5-6-2 Tamam Reis
Kırcı, Ağca ve bir dönemin cinayetleri
2008

Apo Olayının Perde Arkası
Apo Olayının Perde Arkası
Abdullah Öcalan'ın yakalanışının ve sonrasının belgeler ile anlatımı
2009

33 Kurşun
33 Kurşun
33 erimizin şehit edildiği katliamın tanıkları anlatıyor
2008

İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşanın gizli raporu 75 yıl sonra ortaya çıktı
2007

Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
1. Kuzey Irak Harekatı'nn Öyküsü
2007

Devletin Derinliklerinde
Devletin Derinliklerinde
Belgelerle Sususrluk'un perde arkası
2002

Madalyalı Mahkum
Madalyalı Mahkum
Korkut Eken Olayı
2007


twitter.com/saygi_ozturk
tr.linkedin.com/in/saygiozturk
facebook.com/saygiozturk

Saygı Öztürk Kimdir

webmaster Site Haritası

© 2018  www.saygiozturk.com I www.saygiozturk.net Saygı Öztürk kitapları ve yazıları