Saygı Öztürk

 

Gazeteci Yazar
SAYGI ÖZTÜRK


Saygı Öztürk > Onlara “konuşmayın unutulur” denildi
10/12/2017

Onlara “konuşmayın unutulur” denildi

Bir zamanlar “hayırsever vatandaş!” olarak madalyayla ödüllendirilen İran asıllı Reza Zarrab'ın itirafları için “yalan” demekle işin içinden çıkılmaz. Çünkü benzer iddialar savcılık fezlekesinde de yer alıyordu. Hakkında “rüşvet” suçlaması bulunan eski bakanlar, “Biz hesabımızı TBMM Soruşturma Komisyonu'na verdik, aklandık” rahatlığı içinde… Onlardan konuşmak isteyen birine, “Daha önce olduğu gibi 3-5 gün yazılır, konuşulur, sonra unutulur” denildi ve “konuşmaması” istendi.



İktidar ile muhalefet arasındaki yolsuzluk kavgasında hep siyasi unvanı olanlar konuşuyor. Ülkemizin bu konuda yetişmiş az sayıdaki uzmanı ise geri planda ve derin bir suskunluk içinde… Ya kendileri konuşmak istemiyor ya da birileri tarafından özellikle konuşturulmuyor.

KÖŞK'TE YOLSUZLUK

Aklıma ilk Dr. Recep Sanal ile Bülent Tarhan, C.E. gibi denetim alanında uzmanlaşmış, büyük yolsuzlukları çıkarmış dürüst kamu görevlileri geliyor. Dr. Recep Sanal Mülkiye Başmüfettişi ve Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu Üyesi olarak çalıştığı yıllarda çok kritik soruşturmalara imza attı. Süleyman Demirel'in Cumhurbaşkanlığı döneminde Devlet Denetleme Kurulu (DDK) üyesi olarak atanması bile Köşk'teki bir yolsuzluk iddiasının soruşturması sonrasında gerçekleşti.

Ahmet Necdet Sezer'in Cumhurbaşkanlığı döneminde, kamu bankalarını soyanların peşine düştü. Yetim hakkı yiyenlerin burnundan fitil fitil getirdi. Ona verilen her soruşturma görevi, hırsız şüphelilerin korkulu rüyası haline geldi. Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanlığı'na atanmasından sonra ilk uzaklaştırılanlardan biri de Recep Sanal oldu. İYİ Parti'nin kurucuları arasında Recep Sanal'ın olması, yolsuzluklarla kararlı bir mücadelenin işareti olarak da görülmeli…

TARUMAR EDİLİNCE…

Yolsuzluklarla mücadele konusundaki bu deneyimli isim, yolsuzlukların nereden kaynaklandığını şöyle anlattı:

“Devletsiz millet olamayacağı gibi denetimsiz devlet de olmaz. Bu konuda ahkam kesenlerin hemen hiçbiri, hayatında basit bir yolsuzluk soruşturması dahi yapmış değildir. Kamudaki yolsuzluklarla mücadele, esas olarak denetim birimlerinin alanıdır. Bu alanın uzmanları ise soruşturma müfettişleridir. Onların adliyeye gönderdikleri raporlar, cumhuriyet savcıları tarafından iddianameye çevrilerek, hakimlere emanet edilirdi.”

Şunu biliyoruz, son 15 yılda devletteki denetim birimleri harap edildi. Teftiş kurulları kaldırılarak yolsuzlukların önünün açıldığını, bu işin uzmanları da söylüyor. Kaldırılan Teftiş Kurulu, rehberlik birimine dönüştürüldü. İktidar yandaşı olmayanlar ya emekliliğe zorlandı ya da baskılandı, sindirildi, susturuldu. Müfettişler etkisizleştirilince, kamu kurumları denetimsiz kaldı. Denetim birimlerinden sonra adalet teşkilatı da tarumar edildi.

SERVET, ŞÖHRET ARACI

Öyle bir dönem geldi ki, soru çalanları savcı, cevap çalanları hakim yapan bir zihniyet yargıya hakim oldu. Yolsuzlukla mücadele eden namuslu savcılar sustu, dürüst hakimler sindi. Kamu ihalelerindeki yolsuzluk iddialarının üzerine kararlılıkla gidilmedi. Kuşkusuz bu duruma gelinmesinde siyaset kurumundaki kirliliğin de etkili olduğu söylenebilir. Unutmayalım siyaset, servet ve şöhret edinme aracı haline dönüştürülünce milletçe rüşvet ve yolsuzluk çamurunda boğulunur. Siyasette kirlenme yaşandığında da tüm Türkiye kirlenmiş olur.

Her biri yolsuzlukla mücadelenin uzmanı ve devletin “karakutusu” olan denetim elemanları, üzerlerindeki baskıyı atarak bir konuşmaya başlarsa, inanın yer yerinden oynar. Dürüst ve şeffaf bir yönetim oluşturmak, yolsuzluklarla mücadelenin esasıdır. Bu görev de öncelikle Türk seçmenine düşüyor.

GÖSTER BELGESİNİ

Bakın, ABD'de, Türkiye'de siyasetçilere, bürokratlara verilen rüşvetler konuşuluyor. 17 Aralık'ı kimin çıkardığından, ortaya konulan bilgi ve belgelerin gerçek olup olmadığı ele alınmalıydı. Bunun üzerinde hiç durulmadı. Bir avuç dolar uğruna Reza Zarrab misali casusların, sahtekarların “önüne yatan”, onun emrine giren siyasetçi ve bürokratlar bu görevlerden arındırılmadıkça, ülkemiz lağım çukuruna dönüşür.

Muhalefet bir iddiayı gündeme getirdiğinde hükümet yetkilileri “göster belgeni” diyor. Eğer iddiaları soruşturacak müfettiş görevlendirmezseniz, olayları yargıya taşımazsanız bunların belgesi mi olur? Yolsuzluğun, rüşvetin üzerine kararlı bir biçimde gitmek istiyorsanız, bunu yapacak, temiz bir toplum için neler yapılması gerektiğini gayet iyi bilen yetişmiş kadrolar var. Siz yeter ki yol verin…

Facebook'ta paylaş    Twitter'da paylaş



Saygı Öztürk > Onlara “konuşmayın unutulur” denildi

Diğer Yazıları:
31/12/2019 “Vatan toprağı işgal altındayken”
29/12/2019 Ankara’da coşku, bizde hüzün vardı
27/12/2019 İslami bankada olmayanlar bizde başladı
25/12/2019 Kulelerde, FETÖ araştırmasını MHP istemiş
24/12/2019 Her olayın altından aynı kadın çıkıyor!
22/12/2019 Kanal İstanbul gerçekleri
20/12/2019 Özkök: FET֒ye hep dikkat çektim
18/12/2019 17 yıldır ödenmeyen namus borcu
17/12/2019 Eski vekiller de “çakarlı” olacak
15/12/2019 Skandal ihaleye, suç duyurusu
13/12/2019 İşte, Gökçek’in mal varlığı
11/12/2019 Vetonun ardından geleceklere bakalım
10/12/2019 Bunlar yapılmadan mücadele olmaz
  8/12/2019 İhalede 88 milyon lira farkın bir anlamı yok…
  6/12/2019 O veto edildi, ya diğer yasa?
  4/12/2019 Onca konutun parası kimin cebinde?
  3/12/2019 Bakan, Öksüz için ne söylemek istedi?
27/11/2019 O sanık, son güne kadar müdürdü
26/11/2019 Kadın öğretmenlere mezarlık görevi!
24/11/2019 Yavaş ne yapsın! 100 bin iş başvurusu 12 bin görüşme talebi
22/11/2019 Karar: Gökçek’in mal varlığı araştırılacak
20/11/2019 HDP, önemli bir karar aşamasında
19/11/2019 Hukukçuların sınavına besmeleli hazırlık kitabı
17/11/2019 Acı tablonun sorumlusu…
15/11/2019 Pes doğrusu! Bakanlık, öğretmenleri icralık etti


 


..:: KİTAPLARI ::..

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010


Kod Adı Mürted Tanıklar ve belgeler ışığında 15 temmuz
Kod Adı Mürted
Tanıklar ve Belgeler Işığında 15 Temmuz
2016

Balyoz'da Kumpas

Balyoz'da Kumpas
Belgeleriyle Balyoz Davası ve Sonrası
2014

Örgüt Pazarı

Örgüt Pazarı
Sağ-Sol Örgütler, Kürtçülük ve Tarikatlar
2013

Belgelerle 28 Şubat

Belgelerle 28 Şubat
Dünü ve bugünü ile 28 Şubat
2013

Son Babalar
Son Babalar
Türkiye'deki yeraltı örgütlenmesinin değişen yüzü, değişen kimlikleri...
2011

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010

MGK
MGK
28 Şubat'ta kapalı kapılar ardında neler yaşandı. Belgeleriyle bu kitapta..
2011

Taşeron Mesih
Taşeron Mesih
Mehmet Ali Ağca’yı belge ve bilgilerin ışığında daha yakından tanıyacaksınız
2010

Ölüm Kuyuları
Ölüm Kuyuları
İddiadan gerçeğe Şemdinli olayları
2009

Belgelerle Ergenekon
Belgelerle Ergenekon
Herşey Ümraniye'de bulunan bombalarla başladı..
2008

5-6-2 Tamam Reis
5-6-2 Tamam Reis
Kırcı, Ağca ve bir dönemin cinayetleri
2008

Apo Olayının Perde Arkası
Apo Olayının Perde Arkası
Abdullah Öcalan'ın yakalanışının ve sonrasının belgeler ile anlatımı
2009

33 Kurşun
33 Kurşun
33 erimizin şehit edildiği katliamın tanıkları anlatıyor
2008

İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşanın gizli raporu 75 yıl sonra ortaya çıktı
2007

Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
1. Kuzey Irak Harekatı'nn Öyküsü
2007

Devletin Derinliklerinde
Devletin Derinliklerinde
Belgelerle Sususrluk'un perde arkası
2002

Madalyalı Mahkum
Madalyalı Mahkum
Korkut Eken Olayı
2007


twitter.com/saygi_ozturk
tr.linkedin.com/in/saygiozturk
facebook.com/saygiozturk

Saygı Öztürk Kimdir

webmaster Site Haritası

© 2018  www.saygiozturk.com I www.saygiozturk.net Saygı Öztürk kitapları ve yazıları