Saygı Öztürk

 

Gazeteci Yazar
SAYGI ÖZTÜRK


Saygı Öztürk > Çan beş kez çalındığında ölmüştü…
18/6/2017

Çan beş kez çalındığında ölmüştü…

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, adım adım “adalet” diye diye yürüyor, konuşuyor. Eğer ülkemizde adil bir yargı sistemi olsaydı “Şemdinli Kumpası”, “Ergenekon yalanı”, “Balyoz iftiraları” ve benzer soruşturmalar, davalar olmaz, bunca insan mağdur edilmezdi. Eğer ülkede gerçek anlamda düşünce özgürlüğü olsaydı bu kadar gazeteci cezaevine tıkılmazdı. Gazeteciliği, milletvekilliği döneminde de terör örgütleriyle uzaktan yakından ilgisi olmayan Enis Berberoğlu cezaevinde olmazdı.



Kılıçdaroğlu, “adalet yürüyüşü”nü kendisi adına değil bu ülkede yaşayan herkes adına yapıyor. Atılan her adım bu ülke insanının güvenilir bir yargı sistemine kavuşması ve adalete dikkat çekmek içindir. Oysa bazıları, yürüyüşü CHP Milletvekili Enis Berberoğlu tutuklandığı için yapıyor sanıyor. Hayır, bu yürüyüş herkes için…

O GÜN ADALET ÖLDÜ
Bu yürüyüş, bu ülkede var olduğu siyasetçiler tarafından her fırsatta dile getirilen adaletsizliğe karşı, adalet isteyenlerin yürüyüşüdür. “Adaletin öldüğü” zamanlar da olmuştur. Bunu düzeltmek öyle kolay olmuyor. Her şeyden önce siyasetin yargıdan elini çekmesi gerekiyor. Ülkemizde de hep “bağımsız, tarafsız yargı” diyenler, yargının kendisi aleyhinde karar verdiği zaman nasıl öfke nöbetine tutulduğunu, “Ben bu yargıyı tanımıyorum, kararlarına saygı duymuyorum” diye meydanlarda bağırdığını da hatırlar.

Bağımsız, tarafsız değil “bağımlı, taraflı” yargı isteyenler kurdukları bu düzenin bozulmasını istemez. TBMM'de yargıyla ilgili olarak CHP'nin hangi önerisini dikkate aldınız? Bağımsız ve tarafsız yargı adına hangi görüşlerden yararlandınız. Hiçbiri. Sonra öyle bir dönem gelir ki “adalet öldü” derler. Bunun için de şu örneği verirler:

Çok eski yıllarda İngiltere'de bir gelenek varmış. Sıradan bir vatandaş öldüğünde kilisenin çanı bir kez çalınıp herkese duyurulurmuş. Bir asil öldüğünde iki kez, kralın bir yakını öldüğünde üç kez, kral öldüğünde ise dört kez çalınırmış.

Günün birinde, herkesin hak aramak için sığındığı mahkeme, bir vatandaşı haksız yere mahkûm etmiş. Kilisenin çanı tam beş kez çalmış. Halk merak içinde kalıp papaza koşmuş:

“Ey papaz efendi, kraldan daha önemli biri var mı ki o ölünce çan beş kez çalınsın…”

Papaz yanıt vermiş: “Kraldan daha önemli bir şey var. ADALET öldü.”

İşte, ülkemizde de yargıya olan güvenin alabildiğine azaldığını yüksek yargı mensupları söylüyorsa, Kılıçdaroğlu'nun o uzun yürüyüşünün sonunu beklemeden neler yapılması gerektiğine karar verin. Adaletin çökmesine izin vermeyin.

SARAYDAN SONRA ADLİYE
Atatürk'ün millete armağan ettiği Atatürk Orman Çiftliği AKP döneminde ortadan kaldırılıyor. Önce çiftliğin arazisini de içine alacak biçimde Cumhurbaşkanlığı Sarayı yapıldı. İlk zamanlar sarayın önünden otomobille geçilmesine izin verilirken, bugün o yollar millete kapatılmış durumda.

Hayvanat bahçesini yok ettiler. Şimdi çiftlik arazisinin bir bölümünde Melih Gökçek'in dinozorları bağırıyor. Mahkeme kararlarını plan değişiklikleriyle delip çiftlik arazisini yok ettiler. Bitmedi, sıra şimdi çiftlik arazisine adliye binası yapmaya geldi. Mevcut adliye sarayının arkasında Kültür Bakanlığı'na ait geniş bir alan bulunmasına, bilirkişi raporunda adliye için en uygun yerin burası olduğuna ilişkin raporlara rağmen birilerine rant yaratmak, çiftliği yok etmek için o raporları dikkate bile almıyorlar. Oysa adalet erişilebilir olmalı…

KAÇAK BİNADA ADALET…
Paramparça olan yargı sistemi, Ankara'da mekansal olarak da parçalanmaya devam ediyor. Ankara Adalet Sarayı'nın ihtiyaca yetmemesi üzerine icra müdürlükleri ve icra daireleri toptancı halinin yanında, yaptırılan adına “İcra sarayı” denilen binaya taşındı. O saray da icra müdürlüklerinin ihtiyacına yetmediği için bu kez Söğütözü semtinde kiralanacak binaya taşınması gündemde…

İş ve ticaret mahkemeleri Balgat semtinde otelden bozma bir binaya taşındı. Aylık 370 bin lira kira ödeniyor. Çok daha önemlisi, adalet dağıtan bu adliye binasının kaçak olduğu da Ankara 15. İdare Mahkemesi'nin 2015/3095 esas, 2016/6082 sayılı kararıyla ortaya konulmuş. Kaçak binada adalet dağıtılmasına, adliye binalarının parçalanmasına karşı çıkanlardan Avukat Veysel Kırıcı, “İki katı büyüklüğündeki binaların kira bedelleri, kaçak Balgat adliyesine ödenen kira bedelinden daha az” diyor. Bu durum da soru işaretlerine de yol açıyor.

Yeni bir haber daha Adliye Sarayı'ndaki Asliye Hukuk, Sulh Hukuk ve Tüketici mahkemeleri de, Dışkapı semtinde gece kulüplerinin arasında bulunan yurttan bozma bir binaya taşındı. Bu durum avukatların da, temsil ettiği tüm vatandaşların da mağduriyetidir.

Adalet devletin temelidir. O temel yeter ki sağlam olsun, gerisi kolay…

Facebook'ta paylaş    Twitter'da paylaş



Saygı Öztürk > Çan beş kez çalındığında ölmüştü…

Diğer Yazıları:
  4/10/2017 Bunun kaybedeni Türkiye olur…
  3/10/2017 13 yılın en ağır kaybı
  1/10/2017 Danıştay’ın bu kararı yargılatmayanlara ders olsun
29/9/2017 Onlar parsel parsel kazanırken…
27/9/2017 Bu bayramı siz yine mi unuttunuz?
26/9/2017 HSK Başkanvekili, davaları SÖZCܒye anlattı
24/9/2017 Milletvekili rantına CHP’den veto
22/9/2017 Gerilim artıyor; Kerkük korkutuyor
20/9/2017 Barzani’nin mektubu… Nereden nereye?
19/9/2017 Barzani, baba vasiyetini unuttu mu?
17/9/2017 Hakkını yemeyelim bunlar hep AKP’nin eseri
15/9/2017 Bunlar, tehlikeli tırmanışlar
13/9/2017 İHA’nın ve SİHA’nın gördükleri
12/9/2017 Özel Kuvvetler Komutanlığı davasında ilginç sorular
10/9/2017 Çağlayan: Ben hesabını verdim
  8/9/2017 Yaklaşan tehlike, Cumhurbaşkanı’na 2.5 ay önce söylenmiş
  6/9/2017 Evet, gerçekten herkese lazım…
  5/9/2017 Öldürmeyin, yaşama döndürün
  3/9/2017 Gençlik bunlara mı emanet?
  1/9/2017 Bu nasıl sığınmacılık?
30/8/2017 Biri ‘Yeşil’ biri ‘Öksüz’
29/8/2017 İddianamenin “siyasi baskı” bölümü niçin kısaltıldı?
27/8/2017 Öksüz skandalında yeni perde
25/8/2017 Zekai Paşa SÖZCܒye konuştu
23/8/2017 Komutanların istifasının nedeni ByLock mu?


 


..:: KİTAPLARI ::..

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010


Kod Adı Mürted Tanıklar ve belgeler ışığında 15 temmuz
Kod Adı Mürted
Tanıklar ve Belgeler Işığında 15 Temmuz
2016

Balyoz'da Kumpas

Balyoz'da Kumpas
Belgeleriyle Balyoz Davası ve Sonrası
2014

Örgüt Pazarı

Örgüt Pazarı
Sağ-Sol Örgütler, Kürtçülük ve Tarikatlar
2013

Belgelerle 28 Şubat

Belgelerle 28 Şubat
Dünü ve bugünü ile 28 Şubat
2013

Son Babalar
Son Babalar
Türkiye'deki yeraltı örgütlenmesinin değişen yüzü, değişen kimlikleri...
2011

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010

MGK
MGK
28 Şubat'ta kapalı kapılar ardında neler yaşandı. Belgeleriyle bu kitapta..
2011

Taşeron Mesih
Taşeron Mesih
Mehmet Ali Ağca’yı belge ve bilgilerin ışığında daha yakından tanıyacaksınız
2010

Ölüm Kuyuları
Ölüm Kuyuları
İddiadan gerçeğe Şemdinli olayları
2009

Belgelerle Ergenekon
Belgelerle Ergenekon
Herşey Ümraniye'de bulunan bombalarla başladı..
2008

5-6-2 Tamam Reis
5-6-2 Tamam Reis
Kırcı, Ağca ve bir dönemin cinayetleri
2008

Apo Olayının Perde Arkası
Apo Olayının Perde Arkası
Abdullah Öcalan'ın yakalanışının ve sonrasının belgeler ile anlatımı
2009

33 Kurşun
33 Kurşun
33 erimizin şehit edildiği katliamın tanıkları anlatıyor
2008

İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşanın gizli raporu 75 yıl sonra ortaya çıktı
2007

Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
1. Kuzey Irak Harekatı'nn Öyküsü
2007

Devletin Derinliklerinde
Devletin Derinliklerinde
Belgelerle Sususrluk'un perde arkası
2002

Madalyalı Mahkum
Madalyalı Mahkum
Korkut Eken Olayı
2007


twitter.com/saygi_ozturk
tr.linkedin.com/in/saygiozturk
facebook.com/saygiozturk

Saygı Öztürk Kimdir

webmaster Site Haritası

© 2018  www.saygiozturk.com I www.saygiozturk.net Saygı Öztürk kitapları ve yazıları