Saygı Öztürk

 

Gazeteci Yazar
SAYGI ÖZTÜRK


Saygı Öztürk > Yeni bir başlangıç olacak
14/4/2017

Yeni bir başlangıç olacak

Pazar günü yapılacak halk oylamasına eşit koşullarda gidilmediği biliniyor. Bu eşitsizlikle ilgili Diyanet İşleri Başkanlığı Fetva Hattı'na şu sorular yöneltildi.



Soru: Evimden çay, şeker ve çaydanlığı getirip iş yerimde çay demleyip içsem kullandığım elektrik haram olur mu?

“80 milyon insanın kullanılan elektrikte hakkı olduğu için haram olur” cevabı verildi.

Ardından iki soru daha yöneltildi:
“80 milyon insanın ödediği vergilerle yayın yapan TRT'de yayınlanan mitinglerde partilere eşit süre verilmemesi haram mı yoksa helal midir?”

“Belediye otobüsleri ve kamu araçlarıyla yani 80 milyon insanın hakkı olan bu araçlarla mitinglere insan taşınma esnasında kullanılan yakıtlar ve şoförlere ödenen maaşlar helal midir yoksa haram mıdır?”
Fetva hattından bu sorulara cevap verilmedi. Din görevlileri, halkı bilgilendirmeye de çekiniyor. Biz en iyisi “çekinmeyen” halk oylamasında “evet” ya da “hayır” çıktığında bunun ne anlama geldiğini duayen hukukçu Sabih Kanadoğlu'na soralım:

İKİSİ DE BAŞLANGIÇ OLACAK
“Hayır tercihi, kapsamlı bir direnişin ifadesidir. Geçmişin yani cumhuriyetin kuruluş felsefesinin, temel ilkelerini ve cumhuriyeti kuran ulusal kahramanlarımıza yöneltilen küçültücü, aşağılayıcı dilin reddi anlamındadır. ‘Hayır' tercihi aynı zamanda yaratılan fiili durumu kabul etmediğimizi ortaya koymak içindir. ‘Hayır' demokrasi ve özgürlüğe kavuşmak için yaptığımız tercihin adıdır. Bugünkü durumun kabullenilecek bir tarafı var mı? Yok. O yüzden ‘Hayır' tercihimizle bugünkü durumu kabul etmediğimizi de ortaya koyacağız. ‘Hayır' tercihi, anayasaya saygı duymayanların, onu istedikleri zaman askıya alabileceklerini düşünenlerin, anayasa sınırları içerisine çekilmesinin ve buna zorunlu kılınmasının başlangıcı anlamında olacaktır. ‘Evet' çıkarsa, halkın tercihine saygı duymakla beraber yine halk için yine demokrasi ve özgürlük için mücadeleye devam etmenin başlangıç noktası olarak kabul edilmelidir. Teslimiyet yok.”

ALDATMA VE ALDATILMA ÜZERİNE
Oy kullanma saatine kadar umudu ve cesareti bir tarafa bırakmadan, çekinmeden, korkmadan neyin getirilmek istendiğini anlatmak gerekiyor. Daha da önemlisi mutlaka sandığa gidilmeli, sandığa sahip çıkılmalı. Şu son gönlerde hâlâ kararsız olanların ya da “ikna” olmayanların nasıl ikna edilebileceğini Sabih Bey şöyle anlatıyor:

“Getirilen anayasa değişikliği kanunuyla partili cumhurbaşkanı ve partili başkomutanlık öngörülüyor. Bu durumda Türk milletinin birliği nasıl temsil edilecek? Yargı, parti devletinin etkisi ve yetkisi altında kalacak. Bu durum devletin temelini yok edecek, millet meclisini işlevsiz hale getirecek. Cumhurbaşkanlığı yardımcıları ve bakanlar güven oyu almadan gensoru ile düşürülemeden, 5 yıl hesap sorulamayacak biçimde cumhurbaşkanına sorumlu kılınacak. Bunlar yurttaşa yüz yüze anlatılabilecek en önemli konulardır.”

“Aldatma” ve “aldatılma” üzerine kurulmuş bir sistemin demokrasi olduğu kabul edilemez. Baktığımız zaman afişlerde gerçeğe aykırı, aldatmaya dönük ifadeler var. Örneğin cumhurbaşkanının iki dönem için seçileceği belirtiliyor. İkinci dönemin sonunda TBMM'yi fesih halinde üçüncü kez adaylığı ve seçilebilme olanağı gizleniyor. Sabih Kanadoğlu şunları söylüyor:

BAĞIMSIZLIKTAN SÖZ EDİLEMEZ
“Bağımsız olmayan yargının tarafsızlığından bahsedilemez. Yüksek yargı ve kurulların oluşumu doğrudan partili cumhurbaşkanı ve etkili olduğu meclis tarafından yapılıyor ise yargı, yürütmenin egemenliği altındadır. Böyle bir yargının bağımsızlığından söz edilemez.

‘Bürokrasi azalacak' denilirken, bakanların bile bürokrat haline getirildiği saklanıyor. Olmayan çift başlılığın 1937'de ortaya çıkan olağan Atatürk-İnönü anlaşmazlığına bağlanması akla ziyan bir aldatma teşebbüsüdür. Söyleyecek bir şeyi olmayınca işte o yıllara dönüyorlar. Oysa bütün uzlaşmazlığı sen yapacaksın. Ayrıca bu söylenenlerin hiçbir anlamı yok. Ben, getirilmek istenen anayasaya bakarım.”

“EVET” DENİLECEK BİR ŞEY YOK
Kanadoğlu'na, “Cumhurbaşkanının bu kadar övdüğü anayasa değişikliğinin hiç mi iyi tarafı yok?” diye soruyorum. Kanadoğlu şunları anlatıyor:

“Anayasa değişikliği, temel insan hak ve özgürlüklerinin çoğaltılması, bağımsız bir yargının sağlanması yönünde hiçbir atılımı içermiyor. Milletvekili sayısının 600'e çıkarılması, seçilme hakkının 18 yaşa indirilmesi ve bağımsız olmayan yargıya ‘tarafsız' kelimesinin eklenmesiyle güçlendirilmesi demokratik bir sistem içerisinde sağlanan olanaklar sayılamaz. Kaldı ki askeri yargının sivilleşmesi olayı sivil yargının bağımsız olması halinde bir anlam taşır. Bu itibarla anayasa değişikliği kanununda ‘evet' tercihini gerektirecek hiçbir nokta bulunmuyor.”

Pazar günü ülkemiz için büyük gün… Söz senin, karar senin.

Facebook'ta paylaş    Twitter'da paylaş



Saygı Öztürk > Yeni bir başlangıç olacak

Diğer Yazıları:
  4/10/2017 Bunun kaybedeni Türkiye olur…
  3/10/2017 13 yılın en ağır kaybı
  1/10/2017 Danıştay’ın bu kararı yargılatmayanlara ders olsun
29/9/2017 Onlar parsel parsel kazanırken…
27/9/2017 Bu bayramı siz yine mi unuttunuz?
26/9/2017 HSK Başkanvekili, davaları SÖZCܒye anlattı
24/9/2017 Milletvekili rantına CHP’den veto
22/9/2017 Gerilim artıyor; Kerkük korkutuyor
20/9/2017 Barzani’nin mektubu… Nereden nereye?
19/9/2017 Barzani, baba vasiyetini unuttu mu?
17/9/2017 Hakkını yemeyelim bunlar hep AKP’nin eseri
15/9/2017 Bunlar, tehlikeli tırmanışlar
13/9/2017 İHA’nın ve SİHA’nın gördükleri
12/9/2017 Özel Kuvvetler Komutanlığı davasında ilginç sorular
10/9/2017 Çağlayan: Ben hesabını verdim
  8/9/2017 Yaklaşan tehlike, Cumhurbaşkanı’na 2.5 ay önce söylenmiş
  6/9/2017 Evet, gerçekten herkese lazım…
  5/9/2017 Öldürmeyin, yaşama döndürün
  3/9/2017 Gençlik bunlara mı emanet?
  1/9/2017 Bu nasıl sığınmacılık?
30/8/2017 Biri ‘Yeşil’ biri ‘Öksüz’
29/8/2017 İddianamenin “siyasi baskı” bölümü niçin kısaltıldı?
27/8/2017 Öksüz skandalında yeni perde
25/8/2017 Zekai Paşa SÖZCܒye konuştu
23/8/2017 Komutanların istifasının nedeni ByLock mu?


 


..:: KİTAPLARI ::..

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010


Kod Adı Mürted Tanıklar ve belgeler ışığında 15 temmuz
Kod Adı Mürted
Tanıklar ve Belgeler Işığında 15 Temmuz
2016

Balyoz'da Kumpas

Balyoz'da Kumpas
Belgeleriyle Balyoz Davası ve Sonrası
2014

Örgüt Pazarı

Örgüt Pazarı
Sağ-Sol Örgütler, Kürtçülük ve Tarikatlar
2013

Belgelerle 28 Şubat

Belgelerle 28 Şubat
Dünü ve bugünü ile 28 Şubat
2013

Son Babalar
Son Babalar
Türkiye'deki yeraltı örgütlenmesinin değişen yüzü, değişen kimlikleri...
2011

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010

MGK
MGK
28 Şubat'ta kapalı kapılar ardında neler yaşandı. Belgeleriyle bu kitapta..
2011

Taşeron Mesih
Taşeron Mesih
Mehmet Ali Ağca’yı belge ve bilgilerin ışığında daha yakından tanıyacaksınız
2010

Ölüm Kuyuları
Ölüm Kuyuları
İddiadan gerçeğe Şemdinli olayları
2009

Belgelerle Ergenekon
Belgelerle Ergenekon
Herşey Ümraniye'de bulunan bombalarla başladı..
2008

5-6-2 Tamam Reis
5-6-2 Tamam Reis
Kırcı, Ağca ve bir dönemin cinayetleri
2008

Apo Olayının Perde Arkası
Apo Olayının Perde Arkası
Abdullah Öcalan'ın yakalanışının ve sonrasının belgeler ile anlatımı
2009

33 Kurşun
33 Kurşun
33 erimizin şehit edildiği katliamın tanıkları anlatıyor
2008

İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşanın gizli raporu 75 yıl sonra ortaya çıktı
2007

Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
1. Kuzey Irak Harekatı'nn Öyküsü
2007

Devletin Derinliklerinde
Devletin Derinliklerinde
Belgelerle Sususrluk'un perde arkası
2002

Madalyalı Mahkum
Madalyalı Mahkum
Korkut Eken Olayı
2007


twitter.com/saygi_ozturk
tr.linkedin.com/in/saygiozturk
facebook.com/saygiozturk

Saygı Öztürk Kimdir

webmaster Site Haritası

© 2018  www.saygiozturk.com I www.saygiozturk.net Saygı Öztürk kitapları ve yazıları