Saygı Öztürk

 

Gazeteci Yazar
SAYGI ÖZTÜRK


Saygı Öztürk > Siz askeri düşünmezseniz…
28/2/2017

Siz askeri düşünmezseniz…

21 Mart Nevruz Bayramı'nı, bölücü terör örgütü yıllardır “ayaklanma günü”ne çevirmek için uğraşır. Her yıl nevruzdan önce, batı illerinden Güneydoğu'ya asker, polis gönderilir, bunun yanı sıra araç-gereç takviyesi de yapılır. Terör örgütü, topraklarımızda hayal ettiği “kurtarılmış bölge”yi oluşturamadı ama Irak topraklarında bunu gerçekleştirmiş durumda. Kandil'den sonra şimdi, Sincar bölgesini de içine alacak biçimde alanını genişletiyor.



Türk Silahlı Kuvvetlerimiz 24 Ağustos 2016 tarihinde koolisyon güçleriyle koordineli olarak başlattığı “Fırat Kalkanı Harekatı”yla son olarak El Bab'ı kontrol altına aldı. “Neden kontrol altına alındı?” diyorum. Çünkü, askeri literatürde “ele geçirme” tabiri genellikle, bina/binalar, düşman üs bölgeleri, hava alanları, komuta kontrol tesisleri, fabrika, küçük yerleşim yerleri (köy/mezra) için kullanılır. El Bab ve benzeri büyük yerleşim yerleri için ise “kontrol altına alma” denilir.

SAVAŞ YILLARININ ÖYKÜSÜ VAR
Koalisyonda 65 ülke bulunmasına rağmen, hep Türk askeri öne sürülüyor. Biz şehit veriyoruz. Şimdi de askerimizi Rakka'ya sokmak istiyorlar. Yalnız Suriye olsa neyse, Irak toprakları içinde bulunan Sincar'da kamplar kuran, ABD tarafından silahlandırılan PKK'lıların oradan çıkarılması için de Irak'ın, Barzani'nin istekleri var. Yine Türk askerini sürecekler…

Savaş yıllarına ait ilginç bir öykü vardır. Adamın üç oğlu da değişik dönemlerde askere alınıyor. Üçü de şehit oluyor. Savaşlar bitmediği için, vezir geliyor, askere göndermesi için yine oğul istiyor. Ama artık verecek oğul kalmamıştır. Yaşlı adam kızar, “Padişahıma söyleyin, artık bana güvenip de herkese savaş açmasın.”

ONLAR DA İNSAN, YORULUR
Bu öyküyü anlatan bir komutan, “Bir atı hiç durmadan en çok ne kadar koşturabilirsiniz? Acaba bu at yorulmaz diye düşünülmez mi? Üstelik onlar at değil, insan?” dedi. Aslında askerin de söyleyecek sözü var. Onlardan dinliyorum:

“Bölgedeki koalisyon ülkelerine bir bakın. Bizden başka hangi ülkenin askeri ön safta, cephede yer alıyor? Bölgede danışmanlık yapan özel kuvvet timlerine ABD Genelkurmay Başkanlığı'nın emri var: Gerek Özgür Suriye Ordusu (ÖSO), gerekse PYD unsurlarının yanında değil, 1- 1,5 km gerisinden daha ileri yanaşılmayacak. Askeri ön safta olan tek ülke biziz.
Bizler gibi mücadelenin içinde olmayan ABD ve diğer koalisyon ülkeleri için ‘bu yer bitti, diğer yere girelim' demek çok kolay. Ama bizim için aynı şey geçerli değil. PKK, FETÖ, IŞİD terör örgütleriyle aynı anda savaşıyoruz. Uzakta değil, çatışmanın göbeğindeyiz, en öndeyiz. TSK'nın en güzide birliklerinin son 1,5 yıllık safahatına bir bakın, hiç nefes almışlar mı?”

OPERASYONLARI ONLAR YAPTI
“Asker yorulmaz” derler. 2015 yılından, günümüze kadar askerimiz sürekli çatışmaların içinde. Yıllardır girilmeyen İkiyaka dağlarına en zor koşullarda operasyon yapıldı. Ardından Silopi, Silvan, Şırnak, Cizre, Sur, Nusaybin operasyonları, bölgenin temizlenmesi aylarca sürdü. Yüzlerce şehit verildi. Ardından 15 Temmuz darbe girişiminde, asker darbecilere karşı mücadele verirken, çok sayıda seçkin askerimiz de şehit oldu.

Bitmedi, 24 Ağustos 2016'da başlayan Fırat Kalkanı Harekatı. Bu asker yorulmaz mı? 200 gündür evinden uzak olan, zor koşullarda görev yapan askerlerimizin durumunu siyasiler de dikkate almalı. Komutanlar da, gerçek durumu o emri veren makamlara anlatmalı.

O zor bölgede mücadele eden askerin ve komutanın hakkı ödenmez. Onlar kadar aileleri de büyük özveri içinde. Unutmayalım o askerlerin de dinlenmeye, nefes almaya ihtiyacı var. Yorgun askere güvenip, güvenliğimizle doğrudan ilgisi olmayan Suriye'nin 150 kilometre derinliğine sürerlerse yazık ederler. Askere “git” dersen “emredersiniz” deyip gider. Ama, diğer ülkelerin askeri seyirci kalırken, Türk askerini cepheye sürmek de haksızlık değil mi?

HANGİ CEZAEVİNE GÖNDERECEKSİNİZ?

Halk oylaması öncesi hükümetin açıkladığı müjdelerden birisi de, kapalı cezaevlerinden çok sayıda mahkumun yarı açık cezaevlerine gönderileceği oldu. Ülkemizde 70 yarı açık cezaevi var ve bunların kapasitesi 29 bin 462'dir. Bu cezaevlerine bırakın on binleri, bir mahkum gönderebilecek bile yer bulunmuyor. Çünkü doluluk oranı yüzde 104'ü buluyor.

129 bin hükümlüden açık cezaevine geçebilme koşulunu 49 bin hükümlü taşıyor. Hadi bakalım, gelin de bu dönemde verilen müjdelere güvenin… Tüm bunları “evet” için yapıyorlar. O yüzden “müjde” diye açıklanana değil, gerçek durumun ne olduğuna bakmak gerekiyor.

Facebook'ta paylaş    Twitter'da paylaş



Saygı Öztürk > Siz askeri düşünmezseniz…

Diğer Yazıları:
  4/10/2017 Bunun kaybedeni Türkiye olur…
  3/10/2017 13 yılın en ağır kaybı
  1/10/2017 Danıştay’ın bu kararı yargılatmayanlara ders olsun
29/9/2017 Onlar parsel parsel kazanırken…
27/9/2017 Bu bayramı siz yine mi unuttunuz?
26/9/2017 HSK Başkanvekili, davaları SÖZCܒye anlattı
24/9/2017 Milletvekili rantına CHP’den veto
22/9/2017 Gerilim artıyor; Kerkük korkutuyor
20/9/2017 Barzani’nin mektubu… Nereden nereye?
19/9/2017 Barzani, baba vasiyetini unuttu mu?
17/9/2017 Hakkını yemeyelim bunlar hep AKP’nin eseri
15/9/2017 Bunlar, tehlikeli tırmanışlar
13/9/2017 İHA’nın ve SİHA’nın gördükleri
12/9/2017 Özel Kuvvetler Komutanlığı davasında ilginç sorular
10/9/2017 Çağlayan: Ben hesabını verdim
  8/9/2017 Yaklaşan tehlike, Cumhurbaşkanı’na 2.5 ay önce söylenmiş
  6/9/2017 Evet, gerçekten herkese lazım…
  5/9/2017 Öldürmeyin, yaşama döndürün
  3/9/2017 Gençlik bunlara mı emanet?
  1/9/2017 Bu nasıl sığınmacılık?
30/8/2017 Biri ‘Yeşil’ biri ‘Öksüz’
29/8/2017 İddianamenin “siyasi baskı” bölümü niçin kısaltıldı?
27/8/2017 Öksüz skandalında yeni perde
25/8/2017 Zekai Paşa SÖZCܒye konuştu
23/8/2017 Komutanların istifasının nedeni ByLock mu?


 


..:: KİTAPLARI ::..

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010


Kod Adı Mürted Tanıklar ve belgeler ışığında 15 temmuz
Kod Adı Mürted
Tanıklar ve Belgeler Işığında 15 Temmuz
2016

Balyoz'da Kumpas

Balyoz'da Kumpas
Belgeleriyle Balyoz Davası ve Sonrası
2014

Örgüt Pazarı

Örgüt Pazarı
Sağ-Sol Örgütler, Kürtçülük ve Tarikatlar
2013

Belgelerle 28 Şubat

Belgelerle 28 Şubat
Dünü ve bugünü ile 28 Şubat
2013

Son Babalar
Son Babalar
Türkiye'deki yeraltı örgütlenmesinin değişen yüzü, değişen kimlikleri...
2011

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010

MGK
MGK
28 Şubat'ta kapalı kapılar ardında neler yaşandı. Belgeleriyle bu kitapta..
2011

Taşeron Mesih
Taşeron Mesih
Mehmet Ali Ağca’yı belge ve bilgilerin ışığında daha yakından tanıyacaksınız
2010

Ölüm Kuyuları
Ölüm Kuyuları
İddiadan gerçeğe Şemdinli olayları
2009

Belgelerle Ergenekon
Belgelerle Ergenekon
Herşey Ümraniye'de bulunan bombalarla başladı..
2008

5-6-2 Tamam Reis
5-6-2 Tamam Reis
Kırcı, Ağca ve bir dönemin cinayetleri
2008

Apo Olayının Perde Arkası
Apo Olayının Perde Arkası
Abdullah Öcalan'ın yakalanışının ve sonrasının belgeler ile anlatımı
2009

33 Kurşun
33 Kurşun
33 erimizin şehit edildiği katliamın tanıkları anlatıyor
2008

İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşanın gizli raporu 75 yıl sonra ortaya çıktı
2007

Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
1. Kuzey Irak Harekatı'nn Öyküsü
2007

Devletin Derinliklerinde
Devletin Derinliklerinde
Belgelerle Sususrluk'un perde arkası
2002

Madalyalı Mahkum
Madalyalı Mahkum
Korkut Eken Olayı
2007


twitter.com/saygi_ozturk
tr.linkedin.com/in/saygiozturk
facebook.com/saygiozturk

Saygı Öztürk Kimdir

webmaster Site Haritası

© 2018  www.saygiozturk.com I www.saygiozturk.net Saygı Öztürk kitapları ve yazıları