Saygı Öztürk

 

Gazeteci Yazar
SAYGI ÖZTÜRK


Saygı Öztürk > Darağacına 129 kişi yetmedi mi?
26/2/2017

Darağacına 129 kişi yetmedi mi?

Ülkemizde anayasa da, yasalar da gerekli araştırmalar yapılmadan, özensiz, düzensiz hazırlanıyor, muhalefetin uyarıları dikkate alınmadığı için istenildiği biçimde de yasalaştırılıyor. AKP döneminde hazırlanıp, AKP döneminde değiştirilen yasaların haddi hesabı yok.



İdam, telafisi olmayan bir ceza infaz yöntemidir. İdam uygulanıyor olsaydı, Balyoz'dan, Ergenekon'dan mahkum edilenlerin çoğunun idam edilmesi gerekirdi. Oysa, bu davaların nasıl birer kumpas olduğu geç de olsa ortaya çıktı. Belki de o davaların sanıklarının kumpas sonucu idam edildikleri yıllar sonra anlaşılacak, bugün birçok örneği olduğu gibi itibarının iadesi istenecekti.

392 KİŞİDEN 129'U
Hakkında idam kararı verilen, “kalem kırılan” kişinin idam edilebilmesi için yasa çıkarılması gerekiyor. Yasa çıkarılıp idam edilenler arasında başbakan, bakanlar, gençlik liderleri de bulunuyor. Bazı dönemlerde, idam cezası verilenin dosyası TBMM'ye geldiğinde, komisyon “dönem sonuna” bırakıyor, böylece idamlar gerçekleşmiyordu. Buna rağmen, idam cezası yasalarımızda olduğu için yurtdışına kaçanların ülkemize iadesi önünde de önemli bir engel oluşturuyordu.

1960 yılından, idam cezasının kaldırıldığı 2004 yılına kadar tam 390 kişi hakkında idam cezası verildi. İdama çarptırılanlardan 129'unun cezası infaz edildi. Son iki infaz 1984 yılında gerçekleştirildi. Yasalarımızda olmasına rağmen o tarihten sonra idam cezalarının hiçbiri yerine getirilmedi. Yapılan araştırmalar da idam cezasının kalkmasının idamı gerektiren suçlarda bir azalma olmadığını da ortaya koydu.
Darbe dönemlerinde idam cezasına çarptırılanlar çok ama o sayıya göre infazları incelediğimizde “yine ucuz kurtulmuşlar” diyorsunuz. 1960 yılından sonra idam cezasına çarptırılanlardan 261'inin idam dosyası TBMM'den geçmediği için infazları da yapılamadı. Ancak çoğu siyasi hükümlülerden 129'u o kadar şanslı değildi. TBMM kayıtlarını araştırdığımda yıllara göre idam edilenlerin sayısı şöyle:

1960 (13), 1961 (18), 1962 (22), 1963 (10), 1964 (2), 1967 (2), 1968 (3), 1970 (6), 1972 (3), 1975 (2), 1976 (2), 1977 (2), 1978 (4), 1979 ‘3), 1980 (6), 1981 (10), 1982 (10), 1983 (9), 1984 (2) . Yasada olmasına rağmen idam yıllarca gerçekleştirilmedi.

ONLAR İÇİN AĞLAYAN DA O
Başbakanlığı döneminde, Erdoğan miting meydanlarında, idam edilen Mustafa Pehlivanoğlu'nun ardından göz yaşı dökmüştü. Erdal Eren'in yaşının büyütülüp idam edilmesini (Gerçekten yaş büyütme diye bir olay kesinlikle yok) eleştirmişti. İdama karşı olduğunu her fırsatta dile getirmişti. Sonra mı ne oldu? Avrupa Birliği normları gereğince ülkemizde idam cezasının kaldırılması için adım atıldı. 1984 yılından beri fiilen uygulanmayan idam cezası, Erdoğan'ın başbakanlığı döneminde de 2004 yılından bu yana da hukuken bulunmuyor.

Ölüm cezası önce 2001'de “savaş tehdidi ve terör suçları halleri dışındaki suçlar” için kaldırıldı. 3 Ağustos 2002'de “Savaş ve çok yakın savaş tehdidi hâllerinde işlenmiş suçlar hariç” şartı ile kaldırıldı. AKP'nin iktidarda olduğu dönemde 7 Mayıs 2004 tarihli 5170 sayılı kanun ile anayasadan ölüm cezaları ile ilgili maddeler çıkarıldı, 14 Temmuz 2004 tarihli 5218 sayılı kanunla Türk Ceza Kanunu'ndan ölüm cezası Türk Hukuku'ndan tamamen kaldırıldı.

İDAMI GETİRMEK İSTEYEN DE O
İdamın kaldırılmasına öncülük yapan Erdoğan, şimdi idam cezasının getirilmesinin öncülüğüne soyunmuş durumda. Kanunlar geriye işlemez denilse de, idam cezası getirilip 15 Temmuz darbe girişiminin içinde yer alanların idam edilmesi amaçlanıyor. Aslında bunun böyle olamayacağını miting meydanlarında konuşanlar da biliyor. Ancak, sonuçta Cumhurbaşkanı ne istiyorsa o yapılıyor.

Asıl amaç, bundan sonra girişilebilecek darbelere karşı bir önlem… AKP'ye yakın yayın organlarının gündeminde hep “yeni darbe girişimi” bulunmuyor mu? “Batı ne derse desin”, “getirsinler ben imzalarım” yaklaşımı halk oylaması sürecinde de hep gündemde olacak gibi gözüküyor.

BOZDAĞ, ANNEYİ BEBEĞİNE KAVUŞTURDU

Ardahan'da özel bir dershanede öğretmenlik yapan Özlem Meci, “FETÖ'ye üye olmak, darbe girişiminde bulunmak” suçlamasıyla 3 Kasım'da 6 aylık hamileyken İzmir- Aliağa Kadın Kapalı Cezaevi'ne gönderildi.

Özlem Meci, 15 Şubat 2017 tarihinde Aliağa Devlet Hastanesi'nde bebeğini dünyaya getirdi. Doğum sonrası hastanede bebeğin enfeksiyon kaptığı anlaşıldı. Bebek, İzmir- Menemen'de bulunan hastaneye sevk edildi. Solunum problemi yaşayan, anne sütüne ihtiyacı olan bebeğe, anne cezaevinde olduğu için süt verilemiyordu. Anne ve bebeğin durumunu bu köşede yazdık.

Bunları yazdığımız gün, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım, sorunu çözdü. Anne Özlem Meci'yi, cezaevinden alıp bebeğinin bulunduğu hastaneye götürdüler. En azından annenin göz yaşları dindi, bebeğini emzirmeye başladı.

Facebook'ta paylaş    Twitter'da paylaş



Saygı Öztürk > Darağacına 129 kişi yetmedi mi?

Diğer Yazıları:
  4/10/2017 Bunun kaybedeni Türkiye olur…
  3/10/2017 13 yılın en ağır kaybı
  1/10/2017 Danıştay’ın bu kararı yargılatmayanlara ders olsun
29/9/2017 Onlar parsel parsel kazanırken…
27/9/2017 Bu bayramı siz yine mi unuttunuz?
26/9/2017 HSK Başkanvekili, davaları SÖZCܒye anlattı
24/9/2017 Milletvekili rantına CHP’den veto
22/9/2017 Gerilim artıyor; Kerkük korkutuyor
20/9/2017 Barzani’nin mektubu… Nereden nereye?
19/9/2017 Barzani, baba vasiyetini unuttu mu?
17/9/2017 Hakkını yemeyelim bunlar hep AKP’nin eseri
15/9/2017 Bunlar, tehlikeli tırmanışlar
13/9/2017 İHA’nın ve SİHA’nın gördükleri
12/9/2017 Özel Kuvvetler Komutanlığı davasında ilginç sorular
10/9/2017 Çağlayan: Ben hesabını verdim
  8/9/2017 Yaklaşan tehlike, Cumhurbaşkanı’na 2.5 ay önce söylenmiş
  6/9/2017 Evet, gerçekten herkese lazım…
  5/9/2017 Öldürmeyin, yaşama döndürün
  3/9/2017 Gençlik bunlara mı emanet?
  1/9/2017 Bu nasıl sığınmacılık?
30/8/2017 Biri ‘Yeşil’ biri ‘Öksüz’
29/8/2017 İddianamenin “siyasi baskı” bölümü niçin kısaltıldı?
27/8/2017 Öksüz skandalında yeni perde
25/8/2017 Zekai Paşa SÖZCܒye konuştu
23/8/2017 Komutanların istifasının nedeni ByLock mu?


 


..:: KİTAPLARI ::..

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010


Kod Adı Mürted Tanıklar ve belgeler ışığında 15 temmuz
Kod Adı Mürted
Tanıklar ve Belgeler Işığında 15 Temmuz
2016

Balyoz'da Kumpas

Balyoz'da Kumpas
Belgeleriyle Balyoz Davası ve Sonrası
2014

Örgüt Pazarı

Örgüt Pazarı
Sağ-Sol Örgütler, Kürtçülük ve Tarikatlar
2013

Belgelerle 28 Şubat

Belgelerle 28 Şubat
Dünü ve bugünü ile 28 Şubat
2013

Son Babalar
Son Babalar
Türkiye'deki yeraltı örgütlenmesinin değişen yüzü, değişen kimlikleri...
2011

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010

MGK
MGK
28 Şubat'ta kapalı kapılar ardında neler yaşandı. Belgeleriyle bu kitapta..
2011

Taşeron Mesih
Taşeron Mesih
Mehmet Ali Ağca’yı belge ve bilgilerin ışığında daha yakından tanıyacaksınız
2010

Ölüm Kuyuları
Ölüm Kuyuları
İddiadan gerçeğe Şemdinli olayları
2009

Belgelerle Ergenekon
Belgelerle Ergenekon
Herşey Ümraniye'de bulunan bombalarla başladı..
2008

5-6-2 Tamam Reis
5-6-2 Tamam Reis
Kırcı, Ağca ve bir dönemin cinayetleri
2008

Apo Olayının Perde Arkası
Apo Olayının Perde Arkası
Abdullah Öcalan'ın yakalanışının ve sonrasının belgeler ile anlatımı
2009

33 Kurşun
33 Kurşun
33 erimizin şehit edildiği katliamın tanıkları anlatıyor
2008

İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşanın gizli raporu 75 yıl sonra ortaya çıktı
2007

Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
1. Kuzey Irak Harekatı'nn Öyküsü
2007

Devletin Derinliklerinde
Devletin Derinliklerinde
Belgelerle Sususrluk'un perde arkası
2002

Madalyalı Mahkum
Madalyalı Mahkum
Korkut Eken Olayı
2007


twitter.com/saygi_ozturk
tr.linkedin.com/in/saygiozturk
facebook.com/saygiozturk

Saygı Öztürk Kimdir

webmaster Site Haritası

© 2018  www.saygiozturk.com I www.saygiozturk.net Saygı Öztürk kitapları ve yazıları