..:: YENİ ::..    

"Balyoz'da Kumpas"
Saygı Öztürk'ün yeni kitabı "Balyoz'da Kumpas" raflarda yerini aldı. Kitap ilk ayında 6 baskı yaptı.

Balyoz'da Kumpas

"Gazeteci Ne Umar, Ne Bulur ?"
Saygı Öztürk'ün, BGC ve Uludağ Üniversitesi tarafından düzenlenen "Yüz Yüze Söyleşileri" etkinliğindeki  konuşması.

Medyatava.net röportajı
Medyatava.net'ten Sayım Çınar'ın Saygı Öztürk ile yaptığı röportaj.


..:: İLETİŞİM ::..

E-posta:

Adres:
Sözcü Gazetesi
Tahran Caddesi 3/7 Kavaklıdere / Ankara

Telefon:
0312 426 99 00


twitter.com/saygi_ozturk
facebook.com/saygiozturk


Site İçi Arama:


Powered by:

 

 


Gazeteci Yazar
SAYGI ÖZTÜRK



Anasayfa > Bunun kaybedeni Türkiye olur…
4/10/2017
Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Başkanvekili Mehmet Yılmaz'la sohbet ederken, “Polisle başlayan, savcıyla olgunlaşan, bilirkişinin yoğurduğu, mahkeme kararından sonra Yargıtay'ın taçlandırdığı kumpas dönemi yargıda bir daha hiç olmayacak” demişti. Açıkçası umutlanmıştım ama gazetemizle ilgili iddianameyi okuyunca Atatürk aleyhine paylaşımları ortaya çıkan “bilirkişinin” raporuyla “yoğrulmuş” iddianame şaşırttı. Onun yoğurmasıyla SÖZCÜ'nün sahibine, çalışanlarına dönük suçlamalarda bulunulmuş. Biliniz ki bizler bunları asla hak etmiyoruz…
İnanın, iddianameden bölümler okudukça kahroldum. Ülkemizde muhalif çizgide gazetecilik yapmanın ya da gerçekleri çekinmeden yazmanının suç haline geldiği anlaşılıyor. Bugün önemli görevlerde bulunan kişilerle yaptığınız röportajlarla, dönem değişince suçlanabileceğinizi artık bilmeniz gerekiyor.

BİLİRKİŞİNİN RAPORUYLA MI?
Cumhuriyet savcısı, gazete manşetlerini inanıyorum ki o bilirkişiden daha iyi değerlendirir. Ancak bunu birisinin yoğurması gerekiyordu. SÖZCÜ karşıtı paylaşımları olan koyu bir partilinin yazdıkları dayanak yapılıyor ve suçlanıyorsunuz. Hem de FETÖ'cülükle… Allah'tan korkun… İşte o zaman ülkeniz adına da kaygılarınız artıyor. “Herkes sussun” isteniyor. Bilirkişi kaynaklı, gazetemize yönelik suçlamalardan bazı bölümler için söyleyeceklerim var.

Merkez Parti Genel Başkanı Prof. Dr. Abdurrahim Karslı, randevu alıp gazetemize nezaket ziyaretinde bulundu. Gündemde olan konularla ilgili görüşleri 31 Temmuz 2014 tarihinde gazetemizde haber olarak yayımlandı. Karslı halen Merkez Partisi'nin Genel Başkanı'dır. Parti hakkında bugüne kadar soruşturma ya da kapatma davası da açılmamış. Yani AKP, CHP, MHP'den bir farkı yok. AKP döneminde Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan başta İcra İflas Kanunu değişikliği olmak üzere birçok komisyonda üye ve alt komisyon başkanlığı yaptı. Kendisi halen İstanbul Barosu'na kayıtlı olarak avukatlık yapıyor. Üniversiteden atılması ise gazetemizi ziyaretinden yaklaşık 2.5 yıl sonra gerçekleşmiştir.
Karslı'nın gazeteye nezaket ziyaretini bilirkişi “işbirliği” diye niteliyor. Gazeteci herkesle, her ortamda görüşebilir. Bu, onları desteklediği anlamına gelir mi? Nitekim terör örgütünün başı Fetullah Gülen'le, Abdullah Öcalan'la Türk basınının önemli kalemlerinin röportajlar yaptığını da unutmayalım.

PEKİ SORMAYALIM MI?
17 Aralık operasyonunu yöneten dönemin İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Yurt Atayün'ü şahsen tanımam, telefonla da konuşmuşluğum yok. Ağabeyi dönemin Polis Başmüfettişi Anadolu Atayün'le Konya ve Mersin'de yaptığı önemli operasyonlar sırasında telefonla konuşmuştum. Yurt Atayün'ün gözaltına alınışı ve arkadan kelepçelenmesiyle ilgili olarak dönemin Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın eleştirileri basında yer aldı. Meslekten çıkarılmamış, hakkında soruşturma olmayan, Emniyet Başmüfettişi Anadolu Atayün'e kardeşiyle ilgili operasyonu sormak, söylediklerini yazmak ne zamandan beri suç oldu? Gazeteci için önemli olan olayın yaşandığı dönemdir. Daha sonra ne olacağını kimse bilemez. Eğer bilinseydi, bu kişiler o dönem etkili görevlere getirilmez, bunca sıkıntı da yaşanmazdı.

Dönemin İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Baş, “yolsuzluk dosyasını kapatmadığı için tehdit edildiği”ni, kendisine dosyayı bir savcıdan alması için bakan ve müsteşar tarafından tehdit edildiğine ilişkin tutanağı tutmuş, HSYK'ya göndermiş. Şahsen tanımadığım başsavcıyı telefonla arayıp tutanaktaki iddiaların doğru olup olmadığını sormak gazetecilik değil mi? Konuşma sırasında cemaat bağının ortaya atıldığını hatırlatıp bu konudaki görüşünü de sormayacak mısınız? İlgisinin olmadığını, hukuktan ayrılmayacağını, şunun-bunun değil cumhuriyetin savcısı olduğunu söyleyince bu neden suç olsun?
Haberin yayımlandığı 23 Ocak 2014'te görevde olan başsavcıyla konuşmayı “bilirkişi” suç sayıyor. Ne diyeyim? Haksızlığa uğradığını öne süren, bunu cesaretle belgelendiren kamu görevlilerinin durumunu gündeme getirmek de gazeteciliğin bir gereğidir.
BİR HAKSIZLIK DAHA…
Hükümetin en büyük destekçilerinden biri Samanyolu Haber kanalıydı. Cemaatin iç yüzünü ortaya koyan “Okyanus Ötesindeki Vaiz” kitabım da yayımlanmıştı. Bu televizyonda katıldığım programlarda gündem hemen hep Ergenekon ve Balyoz soruşturma ve davasıydı. Hükümete muhalif yayın çizgisine sahip ART televizyonunda da program yapıyordum. Yani Samanyolu ve ART'de program yaptığım dönemde ben SÖZCÜ Gazetesi'nde değil Türkiye'nin en büyük gazetelerinden birindeydim. 17 Aralıktan sonra da Samanyolu Haber'de kuşkusuz yolsuzluklar, kol saati, rüşvet iddiaları öne çıktı. Bunları konuşmayacak mısınız? O programlarda CHP, MHP milletvekilleri de hiç eksik olmuyordu.

Gazetecilikten başka bir işi olmadığını bildiğimiz patronumuz Burak Akbay'la görüşürken, Samanyolu Haber'deki programı bırakmamı istemişti. Kendisine, “Ben başka kanallarda ne konuşuyorsam orada da aynı şeyleri söylüyorum” demiş, gerçekleri bu televizyonun izleyicilerinin de bilmesi gerektiğini eklemiştim. Bunun tanığı da Emin Çölaşan ağabeyimdir. Yani, benim program yapmamın SÖZCÜ'ye gelmemle de uzaktan yakından bir ilgisi bulunmuyor. SÖZCÜ'ye gelişimden çok önce program yapıyordum.

SİZE SÖZ VERİYORUM
FETÖ imamlarından olduğu belirtilen Hamidullah Öztürk'ün amcamın oğlu olduğu, benim de bu yüzden SÖZCÜ'nün Ankara Temsilcisi yapıldığımı ima edenler çıkmış. Unutmayın, SÖZCÜ'nün, kuruluşundan sonra gelen üçüncü temsilcisiyim. Hatırlatayım daha önce Hürriyet, Sabah, Star, Gözcü'de çalıştım. SÖZCÜ'ye de Hürriyet'ten kendi isteğimle ayrılıp geldim.

İddiaların ne kadar asılsız olduğunu anlatmak, amcam olmadığını kanıtlamak için vukuatlı nüfus örneği bile aldım. Şimdi de amcamın oğlu değil ama akrabam olduğu, aynı köylü olduğunu yazdılar, söylediler. Savcı bey de bunu iddianamesine geçirmiş. Allah aşkına bırakın akrabalığı, amcaoğlu olsa bana ne? Siz şuna bakın, bu kişiyle 40 yıllık gazetecilik dönemimde bir telefon konuşmam, elektronik ortamda haberleşmem, birkaç cenaze töreni dışında bir araya gelmişliğimiz var mı, yok mu ona bakın? Varsa size söz veriyorum gazetecilikte ben yokum…
Hayatında belki de hiç tanımadığı kişiyi gerekçe gösterip Burak Akbay'a saldırmayı hangi vicdan kaldırır? Darbe girişiminin en önemli komutanının kardeşinin Cumhurbaşkanlığı başdanışmanı olduğunu hatırlamayacak, Akbay'ın asla tanımadığı kişiyle benim üzerimden bağını kuracaksınız. Burak Bey'e yapılan bu haksız, dayanaksız, insaftan uzak saldırılarla ülkemizde muhalif gazetenin susturulması amaçlanıyor. Kaybeden Türkiye olur. Unutmayalım: SÖZCÜ susarsa, Türkiye susar…

Facebook'ta paylaş    Twitter'da paylaş



Anasayfa > Bunun kaybedeni Türkiye olur…

Diğer Yazıları:
  4/10/2017 Bunun kaybedeni Türkiye olur…
10/1/2017 “Kandil bitirilmeden, Türkiye’de PKK bitmez”
  8/1/2017 “Vatan için gidiyorum, senin için döneceğim” dediler ama…
  6/1/2017 “Valkyrie Operasyonu” ve tutuklu öğrenciler
  4/1/2017 OHAL’i, bunları yapabilmek için mi beklediniz?
  3/1/2017 Ölene tabut, kalana zabıt, fail firarda
  1/1/2017 ABD helikopterleri için “vur” emri
30/12/2016 Mehmetçik alıyor ÖSO satıyor
28/12/2016 Türkiye’nin önüne bir harita koydular
27/12/2016 50 bin sanıklı davalar geliyor
25/12/2016 O komutanla ilgili çok söylenti var
23/12/2016 Kubilay kesilirken ahali alkışlıyordu
22/12/2016 FET֒cüler, yargıda her istediğini yapmış
21/12/2016 Öldürme emrini veren soruşturulsun
18/12/2016 Bu mesaj Genelkurmay Başkanı’na mı?
17/12/2016 Doğru söyleyeceğine yemin etti ama her şeyi inkar etti
16/12/2016 FETÖ, hile dönemine komiser yardımcıları kurasıyla başladı
15/12/2016 MİT, FETÖ için tam 20 yıl önce uyardı
14/12/2016 Bundan büyük fedakarlık olur mu?
13/12/2016 İstihbarat, eylem gününü şöyle bildi
11/12/2016 Asıl dinlenmesi gerekenler…
  9/12/2016 Maaş taltifinde onları da böldüler
  7/12/2016 Bu, yüce devlete yakışır mı?
  6/12/2016 Kamuda beklenti: Sıra bana gelecek
  4/12/2016 Cumhurbaşkanının eşinin derneğine AB kıyağı


 


..:: KİTAPLARI ::..

Örgüt Pazarı
Örgüt Pazarı
Sağ-Sol Örgütler, Kürtçülük ve Tarikatlar
3.Baskı

Belgelerle 28 Şubat

Belgelerle 28 Şubat
Dünü ve bugünü ile 28 Şubat
6.Baskı

Son Babalar
Son Babalar
Türkiye'deki yeraltı örgütlenmesinin değişen yüzü, değişen kimlikleri...
7.Baskı

Okyanus Ötesindeki Vaiz
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
14.Baskı

MGK
MGK
28 Şubat'ta kapalı kapılar ardında neler yaşandı. Belgeleriyle bu kitapta..
2.Baskı

Taşeron Mesih
Taşeron Mesih
Mehmet Ali Ağca’yı belge ve bilgilerin ışığında daha yakından tanıyacaksınız
6.Baskı

Ölüm Kuyuları
Ölüm Kuyuları
İddiadan gerçeğe Şemdinli olayları
6. baskı

Belgelerle Ergenekon
Belgelerle Ergenekon
Herşey Ümraniye'de bulunan bombalarla başladı..
13.Baskı

5-6-2 Tamam Reis
5-6-2 Tamam Reis
Kırcı, Ağca ve bir dönemin cinayetleri
11.Baskı

Apo Olayının Perde Arkası
Apo Olayının Perde Arkası
Abdullah Öcalan'ın yakalanışının ve sonrasının belgeler ile anlatımı
6.Baskı

33 Kurşun
33 Kurşun
33 erimizin şehit edildiği katliamın tanıkları anlatıyor
6.Baskı

İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşanın gizli raporu 75 yıl sonra ortaya çıktı
6.Baskı

Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
1. Kuzey Irak Harekatı'nn Öyküsü
5.Baskı

Devletin Derinliklerinde
Devletin Derinliklerinde
Belgelerle Sususrluk'un perde arkası
18.Baskı

Madalyalı Mahkum
Madalyalı Mahkum
Korkut Eken Olayı
11. Baskı

 

webmaster

© 2011  www.saygiozturk.com I www.saygiozturk.net Saygı Öztürk kitapları ve yazıları