..:: YENİ ::..    

"Balyoz'da Kumpas"
Saygı Öztürk'ün yeni kitabı "Balyoz'da Kumpas" raflarda yerini aldı. Kitap ilk ayında 6 baskı yaptı.

Balyoz'da Kumpas

"Gazeteci Ne Umar, Ne Bulur ?"
Saygı Öztürk'ün, BGC ve Uludağ Üniversitesi tarafından düzenlenen "Yüz Yüze Söyleşileri" etkinliğindeki  konuşması.

Medyatava.net röportajı
Medyatava.net'ten Sayım Çınar'ın Saygı Öztürk ile yaptığı röportaj.


..:: İLETİŞİM ::..

E-posta:

Adres:
Sözcü Gazetesi
Tahran Caddesi 3/7 Kavaklıdere / Ankara

Telefon:
0312 426 99 00


twitter.com/saygi_ozturk
facebook.com/saygiozturk


Site İçi Arama:


Powered by:

 

 


Gazeteci Yazar
SAYGI ÖZTÜRK



Anasayfa > Bu, yüce devlete yakışır mı?
7/12/2016
Tarikatların, cemaatlerin kontrolündeki yurtların denetimi Milli Eğitim Bakanlığı'nda hep sorun olmuştur. 12 Eylül 1980 harekatından sonra yurt ve pansiyonların devletleştirilmesi gündeme geldi. Bununla ilgili karar toplantısı yapılıyordu. İsmini vermeyeyim ama bakan kalp krizi geçiriyor numarası yaptı. Toplantı da bitirilmiş oldu. Sonra mı ne oldu? Yurt ve pansiyonlara el konulması bir daha da gündeme gelmedi.
Yurt ve pansiyonlardan vergi alınması gerekiyor ama devlet bunların açılmasına, denetimlerde noksanlıklarını giderilmesi adına nasıl bir şey yapmıyorsa, vergi alınması için de adım atmıyor. Gelir İdaresi'nin yetkilileri, başlarına bir şey gelmemesi için onlardan hep uzak duruyor.
DÜZMECE DENETİM RAPORLARI
AKP hükümeti döneminde özel kurumlar, vakıf, cemaat yurtlarının denetimi Milli Eğitim Bakanlığı'ndan alındı, mülki amirlere verildi. Öyle-böyle o yurtlar her yıl denetleniyordu. Milli Eğitim'den alındıktan sonra denetim de kalktı. Eğer denetim olsaydı raporlarda belirtilmesi gereken eksiklikler sıralanır, bunların giderilmesi için yurt yöneticilerine süre tanınır, yerine getirilmeyince kapatma yetkisi kullanılırdı.
Adana Aladağ'da 11'i öğrenci 12 kişinin yanarak öldüğü Süleymancılara ait yurt gibi ülke genelinde binin üzerinde yurt bulunuyor. Bu yurtların açılmasındaki esas amaç öğrencilere daha çok dini eğitim verilmesidir. Onların dini eğitim vermesine ihtiyaç mı kaldı?
Ortaokul ve liselerin çoğu imam hatip okuluna dönüştürüldü. Okullarda Kur'an-ı Kerim, Peygamberimizin Hayatı, Arapça dersleri seçmeli olarak okutuluyor. Bunun yanı sıra Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi zorunlu. Okullarda mescit var. İsteyen camilere, mescitlere gidiyor, ibadetini yapabiliyor. Bunlar yetmiyormuş gibi dinle ilgisi olmayan kişilerin ellerine çocuklar teslim ediliyor.
O ÖĞRENCİLERİN BULUNMASI YASAK
Bakanlar Kurulu kararıyla Özel Öğrenci Yurtları Yönetmeliği 15 Aralık 2009 tarihinde değiştirildi. Çıkarılan yönetmelik, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek ve kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerine ait ortaöğretim ve yükseköğretim yurtlarının açılması, yönetilmesi, işletilmesi, devri, nakli, denetlenmesi, kapatılması ile öğrenci disiplin işlerine ilişkin hükümleri kapsıyor.
Aladağ'daki yurtta ortaokul öğrencilerinin ne işi var? Orası, ortaokul öğrencilerinin değil lise yani ortaöğretim yurdudur. Burada sadece lise öğrencileri barınabilir. Ancak zorunlu hallerde ortaokul öğrencilerinin de barınmasına olanak sağlanıyor. Bunun için ortaokul öğrencileri için ayrı bir kat, banyo, tuvalet bulunması, giriş kapısının da farklı olması zorunluluğu var. Oysa burada yönetmelikte öngörülen hiçbir koşul yerine getirilmemiş. Peki, yerine getirilmiyorsa, bu yurda öğrenci alınmasına nasıl seyirci kalınıyor? Bu ülkenin yoksul insanlarının çocukları denetimsiz yurtlardaki yangınlarda ölüyor, bölücü örgüt tarafından kandırılıp götürülen çocuklar Güneydoğu dağlarında hayatlarını yitiriyor.
HEPSİ SUÇUN ORTAĞIDIR
Bu durumda Milli Eğitim, itfaiye sağlık müdürlüğü, yurdun açılmasına ruhsat veren belediye, denetimi hakkıyla yapmayan mülki amirler de suçun ortağıdır. Eğer denetim yaptıysanız en azından çatının ahşap olduğunu bile bile nasıl ruhsat verdiniz? Ya da denetim yaptıysanız raporunuzda hangi konuyu eksik buldunuz, bunun giderilmesi için süre tanıdınız? Bu sürede eksiklikler giderilmeyince kapatma yetkinizi niçin kullanmadınız? Peki nerede bu sizin denetim raporlarınız? Milletin çocuğunun göz göre göre yanmasına seyirci kalmaya vicdanınız nasıl el veriyor?
Devletin bu ülkenin evlatlarını koruma ve kollama görevi vardır. Eğitime katkı, destek adı altında tarikat ve vakıflarla yapılan tüm taşıma, barınma, etüt hizmetleri protokolleri iptal edilmeli. Devlet, kimsesiz, yoksul aile çocuklarını tarikat ve cemaatlerin eliyle ateşe atıyor. Denetimsiz evlerde çocukların geleceği karartılıyor. İşin garibi, bunları da din adına yapıyorlar.
Toplumda eşitlik sağlanması, eğitimin kamusal ve herkese eşit verilmesiyle mümkündür. Milli Eğitim Bakanlığı'nın tarikat ve vakıfların yardımına ihtiyacı yok. Devlet, çocukların güvenli eğitimiyle ilgili anayasal görevini yerine getirilmeli. Köydeki çocuk için ya okul açacaksın, ya devletin gözetiminde onları okutacaksın ya da taşımalı eğitim yoluyla eğitimlerini sağlayacaksın. Bunun başka yolu yok.
Aladağ'da, devlet yurdunu kapatıyorsun, çocukları tarikat yurduna muhtaç hale getiriyorsun. Bir de denetim yapmıyor, onların farklı bir biçimde yetişmesine neden oluyorsun. O da yetmiyor, çocukların yanmalarına seyirci kalıyorsun. Bu yüce devlete yakışır mı?

Facebook'ta paylaş    Twitter'da paylaş



Anasayfa > Bu, yüce devlete yakışır mı?

Diğer Yazıları:
10/1/2017 “Kandil bitirilmeden, Türkiye’de PKK bitmez”
  8/1/2017 “Vatan için gidiyorum, senin için döneceğim” dediler ama…
  6/1/2017 “Valkyrie Operasyonu” ve tutuklu öğrenciler
  4/1/2017 OHAL’i, bunları yapabilmek için mi beklediniz?
  3/1/2017 Ölene tabut, kalana zabıt, fail firarda
  1/1/2017 ABD helikopterleri için “vur” emri
30/12/2016 Mehmetçik alıyor ÖSO satıyor
28/12/2016 Türkiye’nin önüne bir harita koydular
27/12/2016 50 bin sanıklı davalar geliyor
25/12/2016 O komutanla ilgili çok söylenti var
23/12/2016 Kubilay kesilirken ahali alkışlıyordu
22/12/2016 FET֒cüler, yargıda her istediğini yapmış
21/12/2016 Öldürme emrini veren soruşturulsun
18/12/2016 Bu mesaj Genelkurmay Başkanı’na mı?
17/12/2016 Doğru söyleyeceğine yemin etti ama her şeyi inkar etti
16/12/2016 FETÖ, hile dönemine komiser yardımcıları kurasıyla başladı
15/12/2016 MİT, FETÖ için tam 20 yıl önce uyardı
14/12/2016 Bundan büyük fedakarlık olur mu?
13/12/2016 İstihbarat, eylem gününü şöyle bildi
11/12/2016 Asıl dinlenmesi gerekenler…
  9/12/2016 Maaş taltifinde onları da böldüler
  7/12/2016 Bu, yüce devlete yakışır mı?
  6/12/2016 Kamuda beklenti: Sıra bana gelecek
  4/12/2016 Cumhurbaşkanının eşinin derneğine AB kıyağı
  2/12/2016 Askerlerimizi başka bir örgüt şehit etti


 


..:: KİTAPLARI ::..

Örgüt Pazarı
Örgüt Pazarı
Sağ-Sol Örgütler, Kürtçülük ve Tarikatlar
3.Baskı

Belgelerle 28 Şubat

Belgelerle 28 Şubat
Dünü ve bugünü ile 28 Şubat
6.Baskı

Son Babalar
Son Babalar
Türkiye'deki yeraltı örgütlenmesinin değişen yüzü, değişen kimlikleri...
7.Baskı

Okyanus Ötesindeki Vaiz
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
14.Baskı

MGK
MGK
28 Şubat'ta kapalı kapılar ardında neler yaşandı. Belgeleriyle bu kitapta..
2.Baskı

Taşeron Mesih
Taşeron Mesih
Mehmet Ali Ağca’yı belge ve bilgilerin ışığında daha yakından tanıyacaksınız
6.Baskı

Ölüm Kuyuları
Ölüm Kuyuları
İddiadan gerçeğe Şemdinli olayları
6. baskı

Belgelerle Ergenekon
Belgelerle Ergenekon
Herşey Ümraniye'de bulunan bombalarla başladı..
13.Baskı

5-6-2 Tamam Reis
5-6-2 Tamam Reis
Kırcı, Ağca ve bir dönemin cinayetleri
11.Baskı

Apo Olayının Perde Arkası
Apo Olayının Perde Arkası
Abdullah Öcalan'ın yakalanışının ve sonrasının belgeler ile anlatımı
6.Baskı

33 Kurşun
33 Kurşun
33 erimizin şehit edildiği katliamın tanıkları anlatıyor
6.Baskı

İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşanın gizli raporu 75 yıl sonra ortaya çıktı
6.Baskı

Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
1. Kuzey Irak Harekatı'nn Öyküsü
5.Baskı

Devletin Derinliklerinde
Devletin Derinliklerinde
Belgelerle Sususrluk'un perde arkası
18.Baskı

Madalyalı Mahkum
Madalyalı Mahkum
Korkut Eken Olayı
11. Baskı

 

webmaster

© 2011  www.saygiozturk.com I www.saygiozturk.net Saygı Öztürk kitapları ve yazıları