Saygı Öztürk

 

Gazeteci Yazar
SAYGI ÖZTÜRK


Saygı Öztürk > Bunları görmüyor, sadece eleştçiriyorlar
24/5/2016

Bunları görmüyor, sadece eleştçiriyorlar

Recep Tayyip Erdoğan'la “partili cumhurbaşkanlığı” dönemiyle birlikte “herkesi kucaklayan tarafsız cumhurbaşkanlığı” da bitti. CHP'yi yıpratma, etkisizleştirme çabalarına Cumhurbaşkanı doğrudan karışacağı için zaten gerilimli olan siyasi ortamın daha da gerileceğinin işaretleri şimdiden görülüyor.


Siyasetteki gelişmeleri, siyasetin içinde olanlar da anlayamaz hale geldi. Siyaseti dizayn etme çabalarının yanı sıra “reform” adı altında yargının tam anlamıyla kontrol altına alınma sürecine de girildi. Yargıda “cemaatçi yapılanmayı temizleyeceğiz” adı altında Atatürkçü, laik, çağdaş yargı mensuplarını etkisizleştirme planının da uygulamaya konulacağı biliniyor. Yalnız yargıda değil diğer bakanlıklarda da benzer çalışmalar yürütülüyor.
ÜLKEDE YAŞANAN SENDROM

İsveç'in başkenti Stockholm'da 1973 yılındaki banka soygunundan sonra yaşananlara psikiyatr Bejerot “Stockholm Sendromu” adını verdi. Banka soyguncusu ile banka çalışanları arasında kişilerin ruhsal anlamda birbirini rehin alması gibi bir tablo gelişir ve sonuçta banka çalışanları soyguncuyu korumaya karar verir. Aleyhinde şahitlik yapmazlar, avukat ücretini aralarında toplayıp soyguncuya yardımcı olmaya çalışırlar. Bu sendromun nedenleri sürekli gergin ortam, izolasyon, çaresizlik…
Psikiyatrlar bu sendromu “İnsanın kendini zora sokan, üzen koşulları benimsemesi, savunması ve bu koşulları yaratan nedenleri görmemesi, ezenin yanında yer alması” olarak tarif ediyor. Şiddet uygulayanın, baskı yapanın ilk hedefi kurbanı köleleştirmektir ve bu amacına da kurbanın hayatının her alanında despotça bir denetim kurarak ulaşır. Ancak salt boyun eğme onu nadiren tatmin eder, suçlarını haklı göstermenin psikolojik ihtiyacı içindedir ve bunun için de kurbanın onayına ihtiyaç duyar. Bu yüzden de durmaksızın kurbanından saygı, minnet ve hatta sevgi göstermesini ister. Saldırganın nihai hedefi gönüllü bir kurban yaratmaktır. Sonuçta saldırganın yaptığı küçük iyilikler, kurbanın gözünde büyür, zamanla kurban kendisini saldırganın yerine koyup onun gözünden görmeye, yaptıklarına hak vermeye başlar.
Prof. Dr. Nusret Akyürek de “Bu sendromun tezahür alanlarından bir tanesi de siyasi baskı ortamlarıdır. Tedavisi ise güvenliğin tesisi, hayatla yeniden gerçekçi bağ kurulmasıdır” diyor.
LİMA SENDROMU

“Stockholm Sendromu”nun tersi de “Lima Sendromu”. Güney Amerika ülkelerinden Peru'nun başkenti Lima'da 17 Aralık 1996'da özgürlükçü 14 kişilik bir grup Japonya Büyükelçiliği'ni basar, çok sayıda kişiyi rehin alır. Uzun süre devam eden bu eylemde saldırganlar, rehin aldıkları kişilere günlerce hizmet etti. Rehineler bunların saldırgan olacağına inanmamaya başladı. Sonunda eylemciler öldürüldü. Rehineler ise gelişen hukuki sürece katılmayıp onların aleyhinde ifade vermedi. Prof. Dr. Nusret Akyürek “Bakalım ülkemizin haline” diyor ve şunları söylüyor:
“Son 13 yıllık süreçte ülkemizde ‘AKP Devleti' kuruldu. Parti içi revizyonların da nedenleri incelendiğinde hiç devlet bekası, ya da rejim uyuşmazlığı değil hep örtülü ya da yüksek aşikar yolsuzluk, hırsızlık söylemleri-kokusu nedeniyle iç çatışmalar oldu.”
EN KOLAYI CHP'Yİ ELEŞTİRMEK

Cumhurbaşkanı memleketi Rize'ye çay toplamaya Yargıtay, Sayıştay, Danıştay başkanlarıyla gitti. Yargıtay Başkanı'nın, MHP kurultayının gündemde, o camianın sıkıntılarının olduğu bu dönemde Cumhurbaşkanı ile çay toplama merakını gidermesinin öncelikli tercihi olması da şaşırtıcı. “Tarafsız Yargıtay Başkanı” çay toplama merakını giderirken, Yargıtay'ın MHP ile ilgili nasıl karar vermesi konuşulmasa bile başkanın “çay toplamaya fırsatı” bulma gerekçesini açıklaması da beklenir.
Türkiye'de gerilim inanılmaz bir biçimde artıyor. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da, kendisine yapılan hakaretlere ağır cevaplar veriyor. Ancak bunlar etkisiz kaldığı gibi ardından Kılıçdaroğlu hakkında hemen davalar açılıyor. CHP'liler, genel başkanı eleştirmeyi alışkanlık haline getirmiş. Ancak eleştirenlerin de ne yaptıklarına bir bakmak gerekir. Örneğin, 19 Mayıs yürüyüşünde siz neredeydiniz? AKP'den, kurumların içine düşürüldüğü durumu hiç görmeyenler, onlara ses çıkartmayanların kolayına CHP'yi eleştirmek gelir.
Türkiye'de sendromlar yaşanıyor. Ancak ne Stockholm ne de Lima sendromları sağlıklı siyasi topluluklarda görülen ve kabul edilen bir durum değildir. Bunun sonu nereye gider bilinmez.

Facebook'ta paylaş    Twitter'da paylaş



Saygı Öztürk > Bunları görmüyor, sadece eleştçiriyorlar

Diğer Yazıları:
  4/10/2017 Bunun kaybedeni Türkiye olur…
  3/10/2017 13 yılın en ağır kaybı
  1/10/2017 Danıştay’ın bu kararı yargılatmayanlara ders olsun
29/9/2017 Onlar parsel parsel kazanırken…
27/9/2017 Bu bayramı siz yine mi unuttunuz?
26/9/2017 HSK Başkanvekili, davaları SÖZCܒye anlattı
24/9/2017 Milletvekili rantına CHP’den veto
22/9/2017 Gerilim artıyor; Kerkük korkutuyor
20/9/2017 Barzani’nin mektubu… Nereden nereye?
19/9/2017 Barzani, baba vasiyetini unuttu mu?
17/9/2017 Hakkını yemeyelim bunlar hep AKP’nin eseri
15/9/2017 Bunlar, tehlikeli tırmanışlar
13/9/2017 İHA’nın ve SİHA’nın gördükleri
12/9/2017 Özel Kuvvetler Komutanlığı davasında ilginç sorular
10/9/2017 Çağlayan: Ben hesabını verdim
  8/9/2017 Yaklaşan tehlike, Cumhurbaşkanı’na 2.5 ay önce söylenmiş
  6/9/2017 Evet, gerçekten herkese lazım…
  5/9/2017 Öldürmeyin, yaşama döndürün
  3/9/2017 Gençlik bunlara mı emanet?
  1/9/2017 Bu nasıl sığınmacılık?
30/8/2017 Biri ‘Yeşil’ biri ‘Öksüz’
29/8/2017 İddianamenin “siyasi baskı” bölümü niçin kısaltıldı?
27/8/2017 Öksüz skandalında yeni perde
25/8/2017 Zekai Paşa SÖZCܒye konuştu
23/8/2017 Komutanların istifasının nedeni ByLock mu?


 


..:: KİTAPLARI ::..

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010


Kod Adı Mürted Tanıklar ve belgeler ışığında 15 temmuz
Kod Adı Mürted
Tanıklar ve Belgeler Işığında 15 Temmuz
2016

Balyoz'da Kumpas

Balyoz'da Kumpas
Belgeleriyle Balyoz Davası ve Sonrası
2014

Örgüt Pazarı

Örgüt Pazarı
Sağ-Sol Örgütler, Kürtçülük ve Tarikatlar
2013

Belgelerle 28 Şubat

Belgelerle 28 Şubat
Dünü ve bugünü ile 28 Şubat
2013

Son Babalar
Son Babalar
Türkiye'deki yeraltı örgütlenmesinin değişen yüzü, değişen kimlikleri...
2011

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010

MGK
MGK
28 Şubat'ta kapalı kapılar ardında neler yaşandı. Belgeleriyle bu kitapta..
2011

Taşeron Mesih
Taşeron Mesih
Mehmet Ali Ağca’yı belge ve bilgilerin ışığında daha yakından tanıyacaksınız
2010

Ölüm Kuyuları
Ölüm Kuyuları
İddiadan gerçeğe Şemdinli olayları
2009

Belgelerle Ergenekon
Belgelerle Ergenekon
Herşey Ümraniye'de bulunan bombalarla başladı..
2008

5-6-2 Tamam Reis
5-6-2 Tamam Reis
Kırcı, Ağca ve bir dönemin cinayetleri
2008

Apo Olayının Perde Arkası
Apo Olayının Perde Arkası
Abdullah Öcalan'ın yakalanışının ve sonrasının belgeler ile anlatımı
2009

33 Kurşun
33 Kurşun
33 erimizin şehit edildiği katliamın tanıkları anlatıyor
2008

İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşanın gizli raporu 75 yıl sonra ortaya çıktı
2007

Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
1. Kuzey Irak Harekatı'nn Öyküsü
2007

Devletin Derinliklerinde
Devletin Derinliklerinde
Belgelerle Sususrluk'un perde arkası
2002

Madalyalı Mahkum
Madalyalı Mahkum
Korkut Eken Olayı
2007


twitter.com/saygi_ozturk
tr.linkedin.com/in/saygiozturk
facebook.com/saygiozturk

Saygı Öztürk Kimdir

webmaster Site Haritası

© 2018  www.saygiozturk.com I www.saygiozturk.net Saygı Öztürk kitapları ve yazıları