Saygı Öztürk

 

Gazeteci Yazar
SAYGI ÖZTÜRK


Saygı Öztürk > Abdullah Öcalan'ın mektubu
7/10/2015

Abdullah Öcalan'ın mektubu

Bölücü terör örgütü (BTÖ) mensupları değil ama Diyarbakır halkı dönemin Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan’ı seviyordu. Diyarbakırlı ona âşıktı. Terör örgütü, devlet ile vatandaşının arasının alabildiğine açılması için çabalıyordu. Emniyet Müdürü Recep Güven, 21 Ocak 2001’de şehit edilen Gaffar Okkan ve beraberindeki 5 polis için şehit düştükleri yerde anıt dikmek için belediyeye defalarca başvurdu. İzin verilmedi. Açıkçası Okkan ve arkadaşlarını unutturmak istiyorlardı.


Emniyet Müdürü Recep Güven, daha önce İstihbarat Dairesi Başkan Yardımcılığı, başkan vekili olarak görev yapmıştı. Yasadışı dinleme iddiaları nedeniyle tutuklu. “Çözüm süreci”nde yaşanılanlar başta olmak üzere mahkemeye sunulmak üzere avukatına verdiği “savunması”nda yer alan ilginç bilgi ve yorumlarını okumayı sürdürelim:

HER ŞEY O MEKTUPLA BİTTİ

“2013 Nevruzu’ndan önce gelen talimat yazılarında ‘vatandaşı kontrol noktalarında çok sıkmayın’ deniliyordu. Valiler de aranıyor, sözlü olarak benzer uyarılar yapılıyordu.
Nevruz günü jandarma alay komutanı ‘hayırdır moralin çok bozuk” deyince kendisine ‘ha Abdullah Öcalan gelmiş, ha mektubu okunmuş bundan sonra nasıl döndüreceğiz bu gidişi? Bunu göreceğime ilk görevimde ben de arkadaşlarım gibi ölseydim’ demiştim.

MÜSTEŞAR AYRI, VALİ AYRI TELDEN

Nusaybin’de sınıra çekilen duvar sorun olmuş illerden protesto için gidenler oluyordu. İçişleri Bakanlığı Müsteşarı imzalı gelen yazıda ‘gidişlere izin verilmeyecek, kesinlikle engellenecek’ deniliyordu. Sabah erkenden personeli evinden aldık. Mardin yoluna döndük.
Saat 09.30-10.00 arası valimiz aradı, ‘bırakın gitsinler’ diye talimat verdi. Ben müdür yardımcısını arayıp, ‘böyle bir durum var, personele hissettirmeden zamana yayarak peyderpey gidişlerine izin verin’ dedim. Üç defa valim telefonla arayıp ‘hâlâ bırakmamışsınız’ dediğinde ‘peyderpey bırakıyoruz sayın valim’ dedim. Personelimi görevden soğutmamak için neler çektiğimi ben bilirim.

ÖCALAN’I CİLALAMA OPERASYONU

Görevden alındıktan sonra hâlâ AKP’li, HDP’li milletvekilleri ve vatandaşla görüşmelerim oldu. Kendisine çok değer verdiğim bir korucu Ankara’ya yerleşti. ‘İşin sonu iyi değil’ diyordu. ‘Malımı satayım tamamen ayrılayım’ diyorum ama sattırmıyorlar. Almak isteyene de aldırtmıyorlar. Her şey tükendi’ diyordu.
Kobani eylemleri (6-11 Ekim) başladığında Diyarbakır’dan arandım. Kimisi ‘Diyarbakır çok kötü yanıyoruz’ diyorlardı. Mesaja cevap verdim. ‘Bu yangın değil, ben Diyarbakır’ın potansiyelini biliyorum. Bu, Apo’yu cilalama operasyonu. Bir mesaj yayınlar, yangını söndüren asrın lideri olur’ demiştim. Öyle de oldu.
Seçimden üç ay önce eski emniyet müdürü olarak milletvekili Altan Tan ile görüştük. ‘Sayın vekilim masa devrilecek ve ben kan görüyorum. Ya siz ne görüyorsunuz?’ dediğimde Altan Tan da ‘Ben de çok kan görüyorum. İş bilmezler insanların kanını dökecekler’ demişti. Dediği gibi oldu. Bilmek yetmiyor.

‘BENİ KORKUTAMAZSINIZ’

2006 yılında Diyarbakır’da yağma olayları yaşanmıştı. Bu olaylar, Kobani eylemlerine çok benziyordu. Ben Diyarbakır’dan ayrılmadan önce, benden sonraki emniyet müdürüne ‘izlenim’ diye bilgisayara eldeki tüm görüntüleri bırakmıştım.
2011 Nevruz eylemleri ile 2006 yağma olaylarını seyreden, bu ilin tehdit boyutlarını, potansiyelini görür, yarın olası bir durumda da ona göre tedbir alırsınız’ demiştim. Yeni müdür, kendisini korkutmaya çalıştığımı düşünmüş olacak ki şube müdürlerine ‘beni korkutmaya mı çalışıyorsunuz?’ diye sormuş. Maalesef 2006 olaylarının çok daha dehşet verici olanı yaşandı.

DEVLET OPERASYON YEDİ

Dağlıca ve Aktütün’den sonra terör örgütü Şemdinli eylemlerini gerçekleştirdi. Burada ciddi kayıplar, sıkıntılar yaşandı. 2. Ordu Komutanlığı Kazan Vadisi’nde öyle bir müdahalede bulundu ki örgüt silahlı gücü noktasında tükenmişliği yaşamaya başlamıştı. ‘Böyle giderse askeri anlamda bu iş tamam’ demiştik. Demiştik ki hemen can simidi Roboski istihbaratı ve operasyonu (Uludere’de 35 kişinin öldürülmesi) geldi. Devlet korucu ve kaçakçıları vurmuştu
Hemen gidip yaraları sarmayınca, tabutlara PKK çaputları sarıldı. Ondan sonrası malum. Operasyon yaparken operasyon yemiştik. Bu kaçıncıydı? Operasyon yaparken bir taşla iki kuş vurmuşlardı. Hem BT֒ye moral kazandırdılar, hem de devlete korucuları vurdurdular.”
Cezaevindeki Emniyet Müdürü Recep Güven, “Evet sayın başkan saygıdeğer mahkeme heyeti” diyor ve savunmasını şu cümlelerle bitiriyor:
“Biz bu gerçekleri bildiğimiz ve rahat durmadığımız için cezaevine alındık. Ama şu sıralar içerisi dışarıdan daha güvenli.”

Facebook'ta paylaş    Twitter'da paylaş



Saygı Öztürk > Abdullah Öcalan'ın mektubu

Diğer Yazıları:
  4/10/2017 Bunun kaybedeni Türkiye olur…
  3/10/2017 13 yılın en ağır kaybı
  1/10/2017 Danıştay’ın bu kararı yargılatmayanlara ders olsun
29/9/2017 Onlar parsel parsel kazanırken…
27/9/2017 Bu bayramı siz yine mi unuttunuz?
26/9/2017 HSK Başkanvekili, davaları SÖZCܒye anlattı
24/9/2017 Milletvekili rantına CHP’den veto
22/9/2017 Gerilim artıyor; Kerkük korkutuyor
20/9/2017 Barzani’nin mektubu… Nereden nereye?
19/9/2017 Barzani, baba vasiyetini unuttu mu?
17/9/2017 Hakkını yemeyelim bunlar hep AKP’nin eseri
15/9/2017 Bunlar, tehlikeli tırmanışlar
13/9/2017 İHA’nın ve SİHA’nın gördükleri
12/9/2017 Özel Kuvvetler Komutanlığı davasında ilginç sorular
10/9/2017 Çağlayan: Ben hesabını verdim
  8/9/2017 Yaklaşan tehlike, Cumhurbaşkanı’na 2.5 ay önce söylenmiş
  6/9/2017 Evet, gerçekten herkese lazım…
  5/9/2017 Öldürmeyin, yaşama döndürün
  3/9/2017 Gençlik bunlara mı emanet?
  1/9/2017 Bu nasıl sığınmacılık?
30/8/2017 Biri ‘Yeşil’ biri ‘Öksüz’
29/8/2017 İddianamenin “siyasi baskı” bölümü niçin kısaltıldı?
27/8/2017 Öksüz skandalında yeni perde
25/8/2017 Zekai Paşa SÖZCܒye konuştu
23/8/2017 Komutanların istifasının nedeni ByLock mu?


 


..:: KİTAPLARI ::..

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010


Kod Adı Mürted Tanıklar ve belgeler ışığında 15 temmuz
Kod Adı Mürted
Tanıklar ve Belgeler Işığında 15 Temmuz
2016

Balyoz'da Kumpas

Balyoz'da Kumpas
Belgeleriyle Balyoz Davası ve Sonrası
2014

Örgüt Pazarı

Örgüt Pazarı
Sağ-Sol Örgütler, Kürtçülük ve Tarikatlar
2013

Belgelerle 28 Şubat

Belgelerle 28 Şubat
Dünü ve bugünü ile 28 Şubat
2013

Son Babalar
Son Babalar
Türkiye'deki yeraltı örgütlenmesinin değişen yüzü, değişen kimlikleri...
2011

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010

MGK
MGK
28 Şubat'ta kapalı kapılar ardında neler yaşandı. Belgeleriyle bu kitapta..
2011

Taşeron Mesih
Taşeron Mesih
Mehmet Ali Ağca’yı belge ve bilgilerin ışığında daha yakından tanıyacaksınız
2010

Ölüm Kuyuları
Ölüm Kuyuları
İddiadan gerçeğe Şemdinli olayları
2009

Belgelerle Ergenekon
Belgelerle Ergenekon
Herşey Ümraniye'de bulunan bombalarla başladı..
2008

5-6-2 Tamam Reis
5-6-2 Tamam Reis
Kırcı, Ağca ve bir dönemin cinayetleri
2008

Apo Olayının Perde Arkası
Apo Olayının Perde Arkası
Abdullah Öcalan'ın yakalanışının ve sonrasının belgeler ile anlatımı
2009

33 Kurşun
33 Kurşun
33 erimizin şehit edildiği katliamın tanıkları anlatıyor
2008

İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşanın gizli raporu 75 yıl sonra ortaya çıktı
2007

Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
1. Kuzey Irak Harekatı'nn Öyküsü
2007

Devletin Derinliklerinde
Devletin Derinliklerinde
Belgelerle Sususrluk'un perde arkası
2002

Madalyalı Mahkum
Madalyalı Mahkum
Korkut Eken Olayı
2007


twitter.com/saygi_ozturk
tr.linkedin.com/in/saygiozturk
facebook.com/saygiozturk

Saygı Öztürk Kimdir

webmaster Site Haritası

© 2018  www.saygiozturk.com I www.saygiozturk.net Saygı Öztürk kitapları ve yazıları