Saygı Öztürk

 

Gazeteci Yazar
SAYGI ÖZTÜRK


Saygı Öztürk > 10 bin polis, topun ağzında
26/11/2014

10 bin polis, topun ağzında

Bu köşenin okurlarına 19 Kasım’da “Parti polisi dönemine geçiliyor” demiş ve yasa tasarısıyla getirilen hükümlerin bazılarını aktarmıştık. İşte “tasfiye” amaçlı tasarı TBMM’ye sunuldu. Sanmayın gönderileceklerin hepsinin “Cemaatçi” olduğunu… Solcu, Alevi ve yasadışı emirleri yapmayacakları bilinenler de bu furyada gönderilecek.



MİT Yasası’nda da değişiklikler yapılmıştı. Yasanın iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvuruldu. İstihbarat elemanlarına sınırsız ve sorumsuz yetkiler verilirken, hukuki denetim ise tamamen devre dışı bırakılmıştı. Prof. Dr. İbrahim Cerrah’ın bu konuda hazırladığı kapsamlı raporda MİT’te oluşturulan Milli İstihbarat Koordinasyon Kurulu’na tanınan “bağlayıcı/belirleyici karar alma yetkisi”yle yürütme ve yargı erklerinin ihlal edildiği belirtiliyor. İşte o rapordan ilginç bazı saptamalar:

Suriye ve İran modeli

“MİT Kanunu’nda yapılan değişikliklerin bazılarının İran’ın Devrim Muhafızları Ordusu ile Suriye’nin El Muhaberat gizli servisinin yapılanma ve yetkilerinden ilham alınarak hazırlandığı izlenimi var.

- Yasadaki bazı muğlak hükümler ‘işkence’ ve ‘faili meçhul cinayet’ gibi istihbarat örgütleri tarafından geçmişte kullanılmış olan hukuki ve insanlık dışı yöntemlerin yeniden kullanılacağı endişesini doğuruyor.

- Yasada, MİT elemanlarına adeta bir tür dokunulmazlık veriliyor. Hangi suçu işlerlerse işlesinler MİT elemanları hakkında yargı kurumları tamamen etkisiz hale getiriliyor.

- MİT elemanlarına her türlü hukuksuz dinleme, fişleme ve vatandaşlar arasında ayrımcılık yapma yetkisi veriliyor.
Yasa bu haliyle, MİT’in toplumsal yarara hizmet etmekten uzaklaşarak adeta bir siyasi partinin iktidarda kalmasına hizmet eden kuruma dönüştürülüyor.”

Eleştirilerden sadece birkaçını sıraladığım bu raporun yargı, üst düzey bürokratlara, emniyet mensuplarına ve değişik meslek gruplarına da gönderildiğini öğreniyorum. MİT ve emniyeti yakından tanıyan Cerrah’ın, MİT Yasası’nın “özgürlük, güvenlik” dengesi ve demokratik hukuk devleti açısından taşıdığını öne sürdüğü risklerle ilgili çalışması bu nedenle raporu daha da önemli hale getiriyor.

Emniyette herkes diken üstünde

Örnekleri bazı Batı ülkelerinde de bulunan polis koleji, Atatürk’ün emriyle 1937 yılında eğitim-öğretime açıldı. Kolejden 10 bin 864 öğrenci mezun oldu ve üst öğrenimden sonra emniyet teşkilatının amir ve müdür sınıfını oluşturdu. Şimdi, bu kolej kapatılıyor. Gerekçe olarak da, Fethullah Gülen cemaatinin polis kolejini tam anlamıyla kontrol altında tuttuğu, öğrencilerin yüzde 90’ının ışıkevlerinden geçmiş olduğu gösteriliyor.
Yazıklar olsun size! Siz bunları yeni mi öğreniyorsunuz? Emniyette böyle bir yapılanmaya dikkat çekildiği 10 Mart 1992 tarihli raporu unuttunuz mu? Bu konudaki belgelerin “Okyanus Ötesindeki Vaiz” isimli kitabımda olduğunu da hatırlatayım.
İçişleri Bakanlığı’na göre, Fethullahçı yapılanma 1989 yılından itibaren koleje ve akademiye tam hakim olmuş. Şimdi 2. sınıf emniyet müdürlüğüne kadar yükselmiş olan o dönemin mezunlarından başlamak üzere diğer kademelerde bulunanların yasayla görevlerine son verilmesi planlanıyor.

Yalnız onlar değil hükümetin üniversite mezunları arasından aldığı ve “özel sınıflar” açtığı, AKP döneminde de alınanlar bu “kara liste”de yar alıyor. Üstelik bunların en kritik ve kilit görevlerde bulunduklarını da hatırlatalım. Cemaatçilerle bağlantılı olduğu düşünülen polisler de eklendiğinde şu anda kontrol altında tutulan komiser yardımcısından, üst rütbelere ve onlarla bağlantılı olduğu düşünülen yaklaşık 10 bin kişinin meslekten çıkarılması, emekliye sevk edilmeleri gündemde… O yüzdendir ki emniyette herkes diken üstünde… Emniyet müdürlerinden AKP’li olmayanlar, yasanın yürürlük tarihinden itibaren 3 ay içinde re’sen emekliye sevk edilecek.
Peki polis kolejini niçin kapatırsınız? Bunun gerekçesini de bir yetkiliden dinliyorum:

“Emniyette kolejliler birbirlerini tutuyor, okul taassubu var. Ağabey-kardeş ilişkisi ve bu amaçla kollamalar oluyor. O yüzden okulu tümden kapatmak gerekiyor. Yine aynı şekilde kolejliler akademiye gidiyor. Akademi de bu yüzden kapatılacak.”
17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk olayı patlayıncaya kadar koalisyonun bir ayağını cemaatin oluşturmasına AKP hep destek olmadı mı? Şimdi, her sorumluluğu cemaatin üzerine yıkmak da ne oluyor? Bu yaşanan olumsuzluklarda sahi siyasi partinin hiçbir sorumluluğu yok mu?
Bu haliyle yasalaşırsa, tıpkı MİT Yasası’nda olduğu gibi “özgürlük-güvenlik dengesini bozacağı” kaygısına neden oluyor. “Misliyle mukabele” anlayışının da şiddeti artıracağı değerlendiriliyor. Emniyet teşkilatı, disiplin hükümlerinin en katı uygulandığı bir kuruluştur. Şimdi daha da katılaştırılıyor, her kademeye ceza verme yetkisi tanınıyor.
Açıkçası polise “Benim polisim olacaksın, benim dediğimden dışarı çıkmayacaksın” deniliyor

Facebook'ta paylaş    Twitter'da paylaş



Saygı Öztürk > 10 bin polis, topun ağzında

Diğer Yazıları:
  4/10/2017 Bunun kaybedeni Türkiye olur…
  3/10/2017 13 yılın en ağır kaybı
  1/10/2017 Danıştay’ın bu kararı yargılatmayanlara ders olsun
29/9/2017 Onlar parsel parsel kazanırken…
27/9/2017 Bu bayramı siz yine mi unuttunuz?
26/9/2017 HSK Başkanvekili, davaları SÖZCܒye anlattı
24/9/2017 Milletvekili rantına CHP’den veto
22/9/2017 Gerilim artıyor; Kerkük korkutuyor
20/9/2017 Barzani’nin mektubu… Nereden nereye?
19/9/2017 Barzani, baba vasiyetini unuttu mu?
17/9/2017 Hakkını yemeyelim bunlar hep AKP’nin eseri
15/9/2017 Bunlar, tehlikeli tırmanışlar
13/9/2017 İHA’nın ve SİHA’nın gördükleri
12/9/2017 Özel Kuvvetler Komutanlığı davasında ilginç sorular
10/9/2017 Çağlayan: Ben hesabını verdim
  8/9/2017 Yaklaşan tehlike, Cumhurbaşkanı’na 2.5 ay önce söylenmiş
  6/9/2017 Evet, gerçekten herkese lazım…
  5/9/2017 Öldürmeyin, yaşama döndürün
  3/9/2017 Gençlik bunlara mı emanet?
  1/9/2017 Bu nasıl sığınmacılık?
30/8/2017 Biri ‘Yeşil’ biri ‘Öksüz’
29/8/2017 İddianamenin “siyasi baskı” bölümü niçin kısaltıldı?
27/8/2017 Öksüz skandalında yeni perde
25/8/2017 Zekai Paşa SÖZCܒye konuştu
23/8/2017 Komutanların istifasının nedeni ByLock mu?


 


..:: KİTAPLARI ::..

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010


Kod Adı Mürted Tanıklar ve belgeler ışığında 15 temmuz
Kod Adı Mürted
Tanıklar ve Belgeler Işığında 15 Temmuz
2016

Balyoz'da Kumpas

Balyoz'da Kumpas
Belgeleriyle Balyoz Davası ve Sonrası
2014

Örgüt Pazarı

Örgüt Pazarı
Sağ-Sol Örgütler, Kürtçülük ve Tarikatlar
2013

Belgelerle 28 Şubat

Belgelerle 28 Şubat
Dünü ve bugünü ile 28 Şubat
2013

Son Babalar
Son Babalar
Türkiye'deki yeraltı örgütlenmesinin değişen yüzü, değişen kimlikleri...
2011

Okyanus Ötesindeki Vaiz fetö kitabı
Okyanus Ötesindeki Vaiz
Çok gizli damgalı raporların ışığında MİT-Emniyet-Yargı üçgeninde Fethullah Gülen Gerçeği
2010

MGK
MGK
28 Şubat'ta kapalı kapılar ardında neler yaşandı. Belgeleriyle bu kitapta..
2011

Taşeron Mesih
Taşeron Mesih
Mehmet Ali Ağca’yı belge ve bilgilerin ışığında daha yakından tanıyacaksınız
2010

Ölüm Kuyuları
Ölüm Kuyuları
İddiadan gerçeğe Şemdinli olayları
2009

Belgelerle Ergenekon
Belgelerle Ergenekon
Herşey Ümraniye'de bulunan bombalarla başladı..
2008

5-6-2 Tamam Reis
5-6-2 Tamam Reis
Kırcı, Ağca ve bir dönemin cinayetleri
2008

Apo Olayının Perde Arkası
Apo Olayının Perde Arkası
Abdullah Öcalan'ın yakalanışının ve sonrasının belgeler ile anlatımı
2009

33 Kurşun
33 Kurşun
33 erimizin şehit edildiği katliamın tanıkları anlatıyor
2008

İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşa'nın Kürt Raporu
İsmet Paşanın gizli raporu 75 yıl sonra ortaya çıktı
2007

Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
Sınır Ötesi Savaş'ın Kurmay Günlüğü
1. Kuzey Irak Harekatı'nn Öyküsü
2007

Devletin Derinliklerinde
Devletin Derinliklerinde
Belgelerle Sususrluk'un perde arkası
2002

Madalyalı Mahkum
Madalyalı Mahkum
Korkut Eken Olayı
2007


twitter.com/saygi_ozturk
tr.linkedin.com/in/saygiozturk
facebook.com/saygiozturk

Saygı Öztürk Kimdir

webmaster Site Haritası

© 2018  www.saygiozturk.com I www.saygiozturk.net Saygı Öztürk kitapları ve yazıları